{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/523 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2025/546<br><br>DAVA\t\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 22/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 18/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarihinde dava konusu olan ... plakalı ... marka aracı sosyal medyadan görmüş olduğu ilan sonucunda aldığını, ilanda bakımlarının yapıldığının yazılmış olmasına rağmen 30 KM'lik bir kullanımdan sonra aracın motor aksamında sıkıntı meydana geldiğini, aracın hareket edemez hale geldiğini, işbu nedenle aracı satın aldığı ...'a Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesine karşı tarafa ihtar ettiğini, özel servisin raporlarında da görüleceği üzere aracın ayıplı olduğu tespit edildiğini, arabuculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk yolunun anlaşamama ile sonuçlandığını, zararın tespiti için Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İŞ dosyası ile tespit edildiğini, aracın tamiri için gerekli toplam bedelin ...-TL olduğunu, davalı tarafından söz konusu ayıbın reddedildiğini, işbu nedenle zararın tazmini amacıyla aracın onarım ve bakı masrafları için şimdilik ...-TL, ... tarihli ihtardan başlayacak avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasını, yargılama giderleri, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>Davalıya aynı konutta ikametgah eden oğluna usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. <br>Dava, taraflar arasında satım sözleşmesine konu olan ... Marka araçtaki gizli ayıp olduğu, gizli ayıp sonucu uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır.<br>Davalının tacir olup olmadığının tespiti için ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve ... Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalının 2008-2010 yılları arasında çeşitli esnaflık faaliyetlerinin bulunduğu ancak terk ettiği, şu an aktif kaydının bulunmadığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Ticaret ve Sanayi Odasında kaydının bulunmadığı, ... tarihinde ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıt olduğu, ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile üyeliğinin sonlandırıldığı, vergi kaydının ticari mahiyette olmadığı, defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı hususlarının  bildirildiği görülmüştür.<br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede  ticari davalara Ticaret Mahkemelerince  bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.<br>Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının tacir ve esnaf kaydının olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı ticari şirket olup uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:<br>a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, <br>b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.18/06/2025<br><br>Katip ...<br> (e-imzalıdır)<br> <br> <br>Hakim ...<br> (e-imzalıdır)<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eed82c0d19f809c8","SID":"eae60cd8f86dcdef"}}