{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  TC<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:....<br>TARİHİ\t\t: ... <br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t:..<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Sigortası Kaynaklı<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkiline ait ... plakalı araca 06/04/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından .... poliçe numarası ile sigortalanan .... plakalı araç tarafından dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde çarpılması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar sonucu çok fazla tamirat işlemi olduğunu, meydana gelen zarar bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından nihai bir cevap gelmediğini, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış olup anlaşmanın sağlanamadığını, 10,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin talebe ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, 06/06/2024 tarihinde 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin poliçe limiti uyarınca ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğundan dosyada kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından yeterli miktarda ödeme yapıldığını, temerrüt söz konusu olmadığını, davanın bu nedenlerle reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \".. Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde akan trafiği kontrol etmeden geri geri hareket etmesi neticesinde davacı aracına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 25.000,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra 06/06/2024 tarihi itibariyle davacıya 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, bu haliyle davanın konusuz kaldığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına \" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Sigorta eksperi bilirkişi, raporunda yapmış olduğu tespitleri herhangi bir şekilde gerekçelendirmediğini, gerekçesiz olan işbu raporun hükme esas alınması Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda davaya konu aracın kazadan önceki piyasa rayiç bedelinin 570.000,00-TL ve kazadan sonraki piyasa rayiç bedelinin 545.000,00-TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, ancak müvekkilinin aracının kaza tarihindeki piyasa rayiç bedeli daha yüksek olması gerekirken bilirkişi tarafından düşük olarak hesaplandığını,  değer kaybı bir motorlu aracın kazadan önceki hasarsız piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası onarıldıktan sonraki durumu arasındaki fark olduğunu, kaza sonrasında da müvekkilin aracı, oluşan hasar sonucu çok fazla tamirat gördüğünü, ancak kaza sebebiyle aracın hasar kaydı oluştuğunu, muadili araçlara göre aracın piyasadaki değerinde çok büyük düşüş meydana geldiğini, ancak bilirkişi tarafından müvekkilinin aracında daha önceki meydana gelen hasarlardan dolayı 30.000,00-TL değer kaybı oluşacağının hususu eksik ve hatalı olduğunu, mahkeme tarafından tarafları lehine hükmedilmiş olan vekalet ücretinin açıkça AAÜT'nin 6.maddesine aykırı olarak hükmedildiğini, dava konusu taleplerinin, davanın açılış tarihi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi  incelendiğinde anlaşılacaktır ki davalı sigorta şirketi dava konusu taleplerine ilişkin olarak yargılama devam ederken ödeme yaptığını, yürürlükte bulunan ve AAÜT'nin 6. maddesinden de anlaşılacağı üzere yargılama aşamasında yapılan ödeme ön inceleme duruşmasından önce yapılmış ise yarı oranında ön inceleme duruşmasından sonrası ise ödeme miktarı kadar vekalet ücretine mahkemece hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ödeme miktarının yarısı oranında tarafları lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, bu davada ödeme miktarı 25.000,00-TL olduğundan 12.500,00-TL karşı vekalet ücretinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun esastan kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dosyanın incelenmesinde, iş bu davanın 03/06/2024 tarihinde açıldığı, 06/06/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekili hesabına 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, mahkemece, davaya konu edilen araç değer kaybı zararının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta dava konusu kaza sonrası kaza tarihine göre 25.000,00 TL araç değer kaybı oluştuğunun görüş ve mütalaa olunduğu, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yasal süre içerisinde yazılı beyanda bulunarak raporda belirlenen değerin düşük hesaplandığına ilişkin itirazlarını mahkemeye bildirdiği, mahkemece 16/01/2025 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddine karar verildiği ve aynı tarihli karar  ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, verilen hükümde davacı lehine 10,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verildiği, davacı vekilinin ise vekalet ücretine  ve 25.000,00 TL olarak tespit edilen değer kaybına ilişkin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Öncelikle tespit edilen değer kaybı yönünden istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde;<br>Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay .... K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli...... sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.  <br>Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (... HD ..... sayılı ilam).<br>Dosyada alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen şekilde değer kaybının hesaplandığı, raporun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Vekalet ücreti yönünden istinaf itirazının değerlendirilmesinde ise;<br> 03.10.2024 Tarih 32681 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' somut olaya ilişkin düzenlemeleri aşağıdaki şekildedir. <br>\"Ücretin tümünü hak etme<br>MADDE 5- (1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.<br>(2) Gerek kısmi dava gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi, yasal avukatlık ücreti, belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır.<br>Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret<br>MADDE 6- (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.\"<br> Dava değeri üzerinden belirlenecek nispi ücrette, davacının dava dilekçesinde talebine konu ettiği değer esas alınır. Ancak yargılama sırasında davacının belirttiği değer dışında bir değer belirlenmiş ise ve bu değer davacının dilekçesinde belirttiği değerden fazla ise davacının aradaki farka ilişkin harcı tamamlamış olması halinde, harcı tamamlanan bu değer esas alınarak nispi avukatlık ücretine hükmedilir. Tarife'nin 5. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre  davada haklı çıkan taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilebilmesi için, haklı çıkan tarafın davanın başından sonuna kadar avukat tarafından temsil edilmiş olması gerekli değildir. Hangi aşamada olursa olsun, davayı kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirli ücretin tümüne hak kazanır. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemenin ise davacı asıl ile vekili arasındaki vekalet ücretine hak etmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. (Kanun yoluna bozmaya ilişkin.... Hukuk Dairesi'nin ....Esas ve .... Karar sayılı ilamı) <br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, 06/04/2024 tarihinde davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği, davacı vekili tarafından sigorta şirketine 09/05/2024 tarihinde başvurulduğu, aynı tarihte arabuluculuğa da başvurulduğu, 21/05/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi eksperinin 25.000 TL değer kaybı oluştuğuna ilişkin rapor düzenlediği, 28/05/2024 tarihinde arabulucuk anlaşamama son tutanağının düzenlendiği, davacı vekili tarafından 03/06/2024 tarihinde eldeki davanın 10,00 TL bedel gösterilerek belirsiz alacak davası şeklinde  açıldığı, henüz dava dilekçesi tebliğ edilmeden davalı sigorta şirketi tarafından 06/06/2024 tarihinde 25.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı görülmektedir.<br>Eldeki davada, ön inceleme duruşması yapılıp, mahkeme tarafından dava değerinin tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmadan ödeme yapıldığından, ilk derece mahkemesinin harcı yatmış dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde, bir yanlışlık bulunmamaktadır. Nitekim, davalı sigorta şirketine 09/05/2024 tarihinde başvurulduğu, sigorta eksperinin 21/05/2024 tarihinde raporunu düzenlediği, bu tarihten 15 gün sonra da ödeme yapıldığı göz önüne alındığında, sigorta şirketi tarafından makul sürede ödeme yapıldığı da ortadadır. <br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-....Asliye Ticaret mahkemesi'nin  ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 22/05/2025\t\t\t\t<br> ....Başkan<br>...    Üye<br> ...Üye<br>(Karşı Oy)<br>....Katip<br><br>   <br>KARŞI OY:<br>Dosyanın incelenmesinde, 06/04/2024 tarihinde davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği, davacı vekili tarafından sigorta şirketine 09/05/2024 tarihinde  2918 sayılı KTK 97/1 Maddesi uyarınca başvuru yapıldığı, aynı tarihte arabulucuya  da başvurulduğu,  28/05/2024 tarihinde taraflar anlaşamadığından son tutanağının düzenlendiği, davacı vekili tarafından 03/06/2024 tarihinde dava açıldığı,  06/06/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından   25.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı görülmektedir. Yargılama sırasında mahkemece, davaya konu edilen araç değer kaybı zararının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta dava konusu kaza sonrası kaza tarihine göre 25.000,00 TL araç değer kaybı oluştuğunun görüş ve mütalaa olunduğu, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yasal süre içerisinde yazılı beyanda bulunarak raporda belirlenen değerin düşük hesaplandığına ilişkin itirazlarını mahkemeye bildirdiği, mahkemece 16/01/2025 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddine karar verildiği ve aynı tarihli karar  ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, verilen hükümde davacı lehine 10,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verildiği, davacı vekilinin ise vekalet ücretine  ve 25.000,00 TL olarak tespit edilen değer kaybına ilişkin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, tespit edilen değer kaybı miktarına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerektiği yönündeki görüşe katılmakla beraber vekalet ücreti yönünden de istinaf itirazlarının reddi gerektiği yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Zira;<br> 03.10.2024 Tarih 32681 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' somut olaya ilişkin düzenlemeleri aşağıdaki şekildedir. <br>\"Ücretin tümünü hak etme<br>MADDE 5- (1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.<br>(2) Gerek kısmi dava gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi, yasal avukatlık ücreti, belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır.<br>Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret<br>MADDE 6- (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.\" <br>İş bu dosyada davalı sigorta şirketi 09/05/2024 tarihinde kendisine başvuru yapıldıktan sonra temerrüde düştüğü 8 iş günü sonrasında ödeme yapmamış, arabuluculuk süreci de 28/05/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmış, davalı sigorta şirketi iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermiş, davacı alacağına ancak dava açarak kavuşabilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen değer kaybı miktarı  ödenen miktardan fazla olsa idi mahkemece davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı miktar, tespit edilen tutardan tenzil edilerek hüküm kurulacak ve ödeme nedeniyle konusuz kalan tutar için de dava tarihindeki haklılık durumu gözönüne alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekecekti. İş bu dosyada yapılan ödeme tutarının tespit edilen değer kaybı ile eşit çıkması nedeniyle  kararın verildiği celsede 25.000,00 TL olarak dava değeri belirlendikten sonra davanın konusuz kaldığına ilişkin hüküm verilmiştir.<br>Bu durumda dava tarihindeki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir. Dosya kapsamında ise davalı sigorta şirketinin ise KTK 97/1 maddesi uyarınca yapılan başvuru sonrasında ve arabuluculuk sürecinde  ödeme yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği, dava  açıldıktan 3 gün sonra ödeme yaptığı, neticeten   davacı tarafın dava açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Böylelikle dava değerinin 25.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına ve AAÜT'nin MADDE 6- (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.\"<br>Hükmü uyarınca anlaşmazlığın davanın konusuz kalması nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmiş olduğu gözönüne alınarak mahkemece bilirkişi raporu ile belirlenmiş olan 25.000,00 TL dava değerinin yarısı  olan 12.500,00 TL üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, başlangıçta belirtilen değer üzerinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin  yerinde  olmadığı kanaatiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br>                                                                         ...                        Üye<br>                                                             <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2649826dc973bdb2","SID":"a5186bdd0ad87f34"}}