{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACI\t: ...-T.C. Kimlik no:...-..<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVALI\t: ...- <br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna, davacı vekili tarafından katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı kooperatifin uzun yıllar başkanlığını yaptığını ve 2020 yılı Eylül ayında kaza geçirmesi sebebiyle başkanlıktan ayrılmış eski üyesi olduğunu, davacının başkanlığı döneminde kooperatifin ve üyelerin zarar görmemesi adına kooperatifin kestiği çeklerin vadesi geldiğinde davalı kooperatifin çek borçlarını ödemesi ancak davalının bu borçlarını müvekkiline ödememesi ve davalının, müvekkiline olan 4 aylık huzur hakkı borcunu ödememesi nedeniyle hakkında ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe konu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin icra dosyasında belirtilen şekilde yasal faiziyle birlikte devamına, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamananaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın işbu davada haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın davalı kooperatifte 19/12/2016 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul ile 4 yıl süre ile Yönetim Kurulu Üyeliğine ve oradan da başkanlığa seçildiğini, 19/12/2016 tarih, 21 nolu karar ile davacı ve ...'nın müşterek imza ile Kooperatif iş ve işlemlerinde görevlendirildiklerini, 28/08/2020 tarihinde Y.K. üyesi ... tarafından davacı ve diğer Yönetim Kurulu üyesi ... hakkında, usulsüz iş ve işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, bunun ardından başkan olan davacı tarafın 03/09/2020 tarihinde Yönetim Kurulu Başkanlığından istifa ettiğini, istifa üzerine boşalan üyelik yerine yedek üye ...'ın getirildiğini, 01/03/2021 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında ise Yönetim ve Denetim Kurulu oy birliği ile ibra edilmediğini, şikayet üzerine ... Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde; dava dışı ... ve davacı taraf hakkında ... Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile zimmet suçu sebebiyle dava açıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan  bilirkişi raporuna göre; kooperatifin tüketim kooperatifi olmasına karşın, servis taşımacılığı işi yaparak amacı dışında hareket ettiği, kooperatifin bir tüccar gibi hareket ederek araçlar satın aldığı, ortaklarının menfaatini gözetmeden Kooperatifi zarara uğrattığı, toplam 483.000,00 TL çeklerden, 320.000,00 TL sinin kime ve hangi iş karşılığında verildiğinin defter ve belgelerden tespit edilemediği, kooperatifin çalıştırmış olduğu işçi ücretlerinden kesilen sigorta primleri ile vergilerin ilgili yerlere yatırılmayarak 1.604.695,38 TL kooperatifin borçlandırıldığının tespit edildiğini, dolayısıyla işin cezai boyutunda davacının ve diğer dava dışı ...'nın avans olarak gösterilen 483.000,00 TL paranın nereye ve hangi amaçla harcandığını açıklayamadıkları, kooperatifin SGK ve vergi borçlarını da ödemeyerek Kooperatifi zarar uğrattıklarının ortada olduğunu, hal böyle iken; davacı tarafın iş bu davayı açmış olmasının kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın uhdesinde iş avansları, nakit paralar bulunduğu halde, önce ... Noterliğinin 28/04/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iddia ettiği alacakları talep ettiğini, ardından ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile kooperatif hakkında icra takibi başlattığını, davalı müvekkilinin  kooperatif ise hem ihtara cevabında hem de icra takibine itirazında soruşturmanın ve kooperatifin kendi iç denetiminin devam ettiğini, üzerinde avans bulunan davacıya böyle bir ödemenin yapılamayacağını bildirmek suretiyle bu alacak kalemlerine itiraz ettiğini, ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine esasen davacının eylemleri sebebiyle davalı kooperatifin zarar gördüğünü, şimdi de kendi kusurundan faydalanmak suretiyle hak talep ettiğini, bu sebeple davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak alacak talep etmiş olmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın kestiği çeklerin ... isimli inşaat malzemesi satan firmaya çek bedeli açıklaması ile kooperatifin banka hesabına göndermiş olması, bu ödemeyi kendisinin yaptığı ve borcu kendi uhdesinden yaptığı anlamına gelmeyeceğini, zira davacı tarafın kendi uhdesinde bulunan 483.000,00 TL iş avansının nereye harcandığını ve hangi amaçla kullanıldığını açıklayamadığı için davacı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemenin zaten kooperatife ait olan paradan ödenmiş olma ihtimali de bulunduğunu, öte yandan kooperatif çeklerinin kooperatif adına kullanılıp kullanılmadığı, çeklerin ödendiği ... ve ...İnşaat firmalarından kooperatif kayıtlarına yansıtılan mal ve hizmet olup olmadığının dahi belirli olmadığını, davacı tarafın iş bu çek ödemelerinde dayandığı inşaat işine ilişkin sözleşmesini de varsa sunması gerektiğini, kooperatif kayıtlarında yaptıkları araştırmalarda bu inşaat firmalarından kooperatife teslim edilen mal yada hizmetin olmadığının görüldüğünü, davacı tarafın vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanabilmesi için \"  hukuken yetkili ve yükümlü olmadan, başka bir kişinin işini, o kişinin veya kendisinin veyahut da 3. bir kişinin yararına olarak yerine getirmesi\" gerektiğini, davacı tarafın zaten kooperatif başkanı olarak yetkilendirildiğini, çek kesmeye yetkili iki kişiden biri olduğunu, hukuken yetkili ve yükümlü olduğu sıralarda Genel Kuruldan inşaat faaliyetleri ile ilgili yetki almaksızın,Yönetim Kurulu kararı olmadan, bir inşaat işi varsa ilgili taraf ile inşaat sözleşmesi imzalamaksızın kooperatifin yükümlülük altına girmesine kusurlu hareketleriyle sebep olduğunu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan bir zararı yasal olarak talep etmek hakkı bulunmadığı gibi, bu durumu bir vekaletsiz iş görme olarak adlandırmak suretiyle alacaklı olduğunu iddia etmenin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın çekle yaptığı ödemelerin dayanağına ilişkin imzaladığı sözleşme vb. evrakları mahkemeye sunması gerektiğini, davalı müvekkili olan kooperatifin davacıya herhangi bir mal yada para borcu olmadığı gibi, aslen davacının davalı müvekkiline borcu bulunduğunu, yine davacı tarafın, huzur hakkına yönelik taleplerinin de mahkeme tarafından reddi gerektiğini, zira kooperatifin tüm para çekme, banka işlemleri yapma yetkisinin davacı ve diğer dava dışı ...'da olduğunu, davacı tarafın başkanı bulunduğu kooperatifi kötü yönetmesi sebebiyle kooperatif borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, ödenmeyen vergi borçları ve SGK borçları sebebiyle kooperatifin büyük ölçüde zarara uğradığını, davacı tarafın alacağını kabul anlamına gelmemekle birlikte ve  davacı tarafın herhangi bir alacağının çıkması halinde, davacının müvekkili kooperatifi zarara uğratması ve zimmetinde kooperatif kaynak ve gelirlerinin olmasından dolayı kooperatife borçlu olması nedeniyle takas-mahsup def'iinde bulunduklarını, takas-mahsup defiilerinin de değerlendirilmesini talep ettilerini ayrıca işbu dosyanın yargılamasının ...Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yargılaması yapılıncaya kadar bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, celp edilen banka kayıtları ve bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının davalı kooperatif adına 2 kez çek ödemesi yaptığı, bunun da banka kayıtlarıyla  ispat edildiği, yine davacıya ödenmesi gereken Mayıs ve Ağustos 2020 maaşının ödenmediğinin tespit edildiğini, takipten önce davalı tarafa noter marifetiyle ihtarname gönderildiğinden davalı tarafın temerrüde düştüğü gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 4.000,00 TL Mayıs 2020 ve Ağustos 2020 huzur hakkı bedeli ve 159.500,00 TL çek bedeli olan asıl alacak ve 1.073,74 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın açmış olduğu iş bu icra takibinde ve devamında açmış olduğu itirazın iptali davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında; hukuki nitelendirme yapmaksızın hiçbir gerekçeye dayanmadan sadece bilirkişi raporlarını hükme esas aldığını, oysa ki davacının alacağının varlığına kanaat getirmiş olması halinde bunu sebepsiz zenginleşme mi yoksa vekaletsiz iş görme hükümlerine göre mi değerlendirme yaptığını açıkça belirtmesi gerekirken kararında bu hususlara hiç değinmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki nitelendirme yapılmaksızın, gerekçe belirtmeksizin kabulüne karar verilen iş bu dava yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın alacağının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına ilişkin defilerinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın 2016 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul ile 4 yıl süre ile Yönetim Kurulu üyeliğine ve oradan da başkanlığa seçildiğini, ancak 2020 yılında bir üyenin usulsüz iş ve işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunması sebebiyle 03/09/2020 tarihinde Y.K. Başkanlığından istifa ettiğini, 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında mevcut başkan ve yönetimi Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin oy birliği ile davacı mevcut başkan ve yönetimi ibra edilemediğini, dolayısıyla esasen davacının kooperatifin kuruluş amacını aşan eylemleri sebebiyle davalı kooperatifin amacı dışında Genel Kurul kararı olmaksızın mevcut başkan olan davacının insiyatifiyle servis taşımacılığı işine ve çeşitli inşaaat faaliyetlerine giriştiğini, kusurlu hareketleriyle kooperatifi borçlandırdığını ve kooperatif adına söz konusu çekleri kestiğini, kendi menfaatine yapmış olduğu inşaat faaliyetlerinde taşınmazlardan birini YK üyesi ... üzerine tapuda kayıt ve tescil ettirdiğini, davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklanan bir zararını yasal olarak talep etme hakkının bulunmadığını, ayrıca bu durumu bir vekaletsiz iş görme olarak adlandırıp, alacaklı olduğunu iddia etmiş olan davacı tarafın kendi kusurundan faydalanmak suretiyle alacak talep etmiş olmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın Genel Kurul kararı olmaksızın hukuka aykırı bir biçimde, kendisine kanunen açıkça izin verilmemiş bir işlem ve eylemde bulunarak hukuka ve ahlaka aykırı hareket ettiğini, davacı tarafın kendi menfaatine olacak biçimde inşaat işlerine girdiğini, elde ettiği menfaatin kooperatif yararına olmadığı gibi kooperatifi maddi olarak zarara uğrattığını, kooperatif yönetimi olarak davacı tarafın inşaat işlerine girmemiş olsaydı iş bu zarar meydana gelmeyeceği için ortada vekaletsiz iş görmeden de söz edilemeyeceğini, davalı müvekkilinin kooperatifin o dönem ki mevcut yönetiminde olan davacı tarafın kooperatifin tüketim kooperatifi olmasına karşın servis taşımacılığı işi yaparak amacı dışında hareket ettiği, kooperatifin tüccar gibi hareket ederek araçlar satın aldığı, toplam 483.000,00 TL çeklerden 320.000,00 TL sinin kime ve hangi iş karşılığında verildiğinin defter ve belgelerden tespit edilemediği, kesilen sigorta primleri ile vergilerin kurumdan tahsil edilen paralara rağmen borçlara yatırılmayarak kooperatifi zarara uğrattıkları ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, savcılık tarafından yürütülen soruşturma sonrasında davacı ve kooperatifin o tarihte YK üyesi olan dava dışı ... hakkında ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sanıklar hakkında Zimmet suçu işlediği iddiasıyla dava açıldığını, ceza dosyasında yargılama devam ettiğinden ve bugüne kadar halen bir gerçek zarar tespiti yapılmadığı hususu da gözönüne alındığında mahkemenin gerekçeli kararında bir cümle ile \"Koop. Yöneticisinin sorumluluğu için ayrı bir dava açılabileceği, ceza yargılamasının sonucunun bu davayı etkilemeyeceği kanaatiyle bekletici mesele yapılmadığına karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Davacı tarafın vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanabilmesi için hukuken yetkili ve yükümlü olmadan başka bir kişinin işini o kişinin veya kendisinin veyahut da 3. Bir kişinin yararına olarak yerine getirmesi \" gerektiğini, davacı tarafın hukuken yetkili ve yükümlü olduğu sıralarda Genel Kuruldan inşaat faaliyetleri ile ilgili yetki almaksızın Yönetim ve Genel Kurul kararı olmadan ilgili taraf ile inşaat sözleşmesi imzalamaksızın kooperatifin yükümlülük altına girmesine kusurlu hareketleriyle sebep olduğunu, davacı tarafın banka kayıtları ve ödeme belgeleri ile alacağının varlığını kanıtlamış olduğu gerekçesiyle mahkemece kabul kararı verilmiş olması nedeniyle yargılamanın sağlıklı yapılmadığını, mahkemecenin  yargılama sırasında ileri sürdükleri takas mahsup iddialarının da ceza dosyasında zarar miktarının henüz belli olmaması ve bu dava açıldığında ve cevap verme aşamasında henüz ağır ceza mahkemesinin yargılamaya başlamamış olması, davanın ilk duruşmasının dahi yapılmamış olması sebebiyle davayı doğrudan etkileyebilecek bir iddia olmasına rağmen yerel mahkemece ceza yargılamasının sonucunun iş bu davayı doğrudan etkileyecek olması sebebiyle beklenmeksizin hüküm verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında; takibin devamına karar verilirken asıl alacak ve işlemiş faiz kalemleri üzerinden takibin devamına karar verilen kısımda da hesaplama hatası bulunduğunu, 1.073,74 TL  takipteki ödeme emrine bakıldığında takip konusu her bir alacağın ayrı ayrı faiz hesaplaması yapılması sonucunda ulaşılan rakam olduğunu, ancak takip konusu huzur hakkının takipte 8.000 TL olarak talep edildiği halde mahkeme kararında 4.000 TL sine karar verildiğini, dolayısıyla faizin 4.000 TL üzerinden ancak talep edilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte takibin devamına karar verilmiş olması yapılan hesaplamalar ve işlemiş faiz kısmının kararda bu şekilde belirtilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kooperatifin davacıya herhangi bir mal yada para borcu olmadığı gibi aslen davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafın kooperatifin hesaplarında ve nakit akışında nereye kullanıldığı izah edilemeyen paraları uhdesinde tutmak suretiyle kooperatifi zarara uğrattığını, kooperatifin herhangi bir inşaatının bulunmadığı gibi inşaat malzemelerinin nerede kullanıldığının da belli olmadığını, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı halde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına da hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru-istinafa cevap dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun haksız ve mesnetsiz olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı defiinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin, davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde hiçbir şekilde kendisine veya başkasına menfaat sağlamadığını, işini iyi yürüttüğünü, bunun aksini gösterir hiçbir yargı kararı bulunmadığını, davacının, davalı kooperatif lehine iş yaptığını, ceza yargılamasındaki herhangi bir kusur ve bilirkişi raporunun işbu dava ile ilgisi bulunmadığını, dolayısıyla ceza yargılamasının beklenilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu ve müvekkilinin uğradığı zararların tazmin süresini daha da uzatacağını, davalının takas ve mahsup taleplerinin de zamanaşımı defi gibi hukuka aykırı, mesnetsiz ve sorumluluktan kaçmaya yönelik olduğunu, davacının yaptığı ödemelere ilişkin dekontları, alamadığı huzur haklarına ilişkin banka kayıtları olmasına karşılık davalı tarafın itirazında borcunun olmadığını gösterir, müvekkiline ödeme yaptığını gösterir herhangi bir belge sunamadığını, keza davalının, davacıya olan borçlarını ödemediği için bu belgeleri sunabilmesinin de mümkün olmadığını, bu sebeplerle davalının takibe itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacıyı mağdur etme amaçlı olduğundan davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olduğunu, dava konusu alacağın likit olduğunu, istinaf taleplerine ilişkin olarak ise; yerel mahkemenin kabule dair kararı ve kısımları, gerekçesi ve hukuki temelinin doğru olduğunu, keza davanın somut belgelerle, objektif delillerle, ödeme dekontlarıyla, çeklerle ve en nihayetinde bilirkişi raporlarıyla ispat edildiğini, yargılama sonucunda müvekkilinin 8.000,00-TL değil de 4.000,00-TL huzur hakkı alacağı olduğunun kabul edildiğini, bilirkişinin tespitinin bu yönde olduğunu ancak bu tespitin hatalı olduğunu, keza bu tespitin  banka kayıtlarıyla uyuşmadığını, davacıya, davalı kooperatif başkanlığı sebebiyle ödenmesi gereken 2020 yılı Mayıs ayı 2.000,00 TL, 2020 yılı Haziran ayı 2.000,00 TL, 2020 yılı Temmuz ayı 2.000,00 TL, 2020 yılı Ağustos ayı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00-TL huzur hakkı ödenmediğini, kararın bu yönden lehlerine kaldırılması gerektiğini, yargılama sonucunda faizin 1.073,84-TL yerine 1.073,74-TL olarak 10 kuruş eksik takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu icra takibinde toplam işlemiş faizin 1.073,84-TL olduğunu, bilirkişice tespit edilmiş işlemiş faizin ise 2.378,59-TL olduğunu, buna göre taleple bağlılık ilkesi gereği 1.073,84-TL olarak faiz taleplerinin tam kabulü gerekirken 10 kuruş eksik faiz takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bu yönden lehlerine kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kooperatif huzur hakkı ile vekaletsiz iş görmeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Davalı kooperatifin eski başkanı olan davacı tarafından  23.07.2020 tarihinde 58.000,00 TL ve 101.500,00 TL olmak üzere toplam 159.500,00 TL tutarındaki çek borcunun kooperatifin banka hesabına, \"Ömer Tekşahlara kesilen çek bedeli\" ve \"... İnşaat için kesilen çek bedeli\" açıklamalarıyla gönderilerek kooperatifin çek borçlarını kapatıldığı ileri sürülmüş, davalı kooperatif tarafından ... ve ... İnşaat firmalarından kooperatif kayıtlarına yansıtılan mal ve hizmet  olmadığını savunulmuş, ayrıca  davacı tarafın herhangi bir alacağının çıkması halinde davacının kooperatifi zarara uğratması ve zimmetinde kooperatif kaynak ve gelirlerinin olmasından dolayı kooperatife borçlu olması nedeniyle takas-mahsup def'iinde bulunmuştur.<br> Davacı, kooperatif adına bir takım ödemelerde bulunmuş ise, bunları vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebilirse de, bu ödemelerin kooperatifin gerçek borçlarına ilişkin olması gereklidir.  Davalı tarafından, yapılan harcalamalar karşılığında kooperatifinin herhangi bir mal ve hizmet almadığı savunulmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle, mahkemece, davalı kooperatifin davacıdan borçlanmaya gereksiniminin bulunup bulunmadığı, borçlandı ise ödeme yapılıp yapılmadığı, üçüncü kişilere ne amaçla ve ne kadar borçlandığı davacının yaptığı ödemeler karşılığında davalı kooperatife mal, hizmet yada nakit girişinin bulunup bulunmadığı, alanında uzman bilirkişi kurulundan kanun yolu denetimine elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. <br>Kabule göre de, davalı kooperatif tarafından, davacının kooperatifi zarara uğratmasından ve zimmetinde kooperatif kaynak ve gelirlerinin olmasından kaynaklı alacaklarına ilişkin olarak takas-mahsup savunmasında bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir inceleme yapılmaksızın, ayrıca bir dava açılabileceği gerekçesiyle takas savunmasının reddine karar verilmesi, yine işlemiş faiz hesabında 1.073,84-TL yerine  1.073,74-TL yazılarak maddi hata yapılması isabetli olmamıştır.<br>Davacı tarafın, red edilen huzur hakkı ödemesine ilişkin istinaf itirazları ise, banka kayıtlarından 2020 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin maaşların ödendiği göz önüne alınarak, yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazları yerinde görülmeksizin, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; ... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,   <br>4-Davalı tarafından yatırılan 2.792,18 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,   <br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi....<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4125974b3ae41637","SID":"bc41790d026b7517"}}