{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1996 <br>KARAR NO\t\t: 2025/778<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/203 Esas 2021/600 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/04/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı tarafın müvekkili aleyhine İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13416 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiğini, ancak müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı ile müvekkilinin öğretmen olduğunu, davalının, müvekkilinin yetkilisi olduğu .... ... Ltd. Şti için soru ve deneme sınavı hazırlaması konusunda anlaştıklarını, ancak davalının işini tamamlamadığı gibi, müvekkilinin elinden takibe konu senedi hile ile aldığını, bu hususun tanık beyanları ve şirket kayıtları ile ispatlanacağından bahisle  müvekkilinin davalıya dava konusu icra dosyasından dolayı 16.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin  uzun yıllardır kimya öğretmenliği yapan başarılı biri olduğunu,  davacı ile aynı meslekte olmalarından dolayı tanışıklıklarını, davacı ...'in müvekkiline olan borcundan dolayı davaya konu 16.000,00-TL bedelli senedi müvekkiline verdiğini, işbu senedin ödeme tarihinin 15/06/2016 tarihi olup senedin ödeme günün yaklaşık 5 ay geçtiğini, müvekkilinin senedin vade tarihi olan Haziran ayında davacıyı aradığını ve ödeme gününü hatırlattığını, bunun üzerine davacının senedi haziran ayında ödeyemeyeceğini, ancak eylül ayında ödeyebileceğini beyan ettiğini, ancak eylül ayı geldiğinde davacı yanın yine ödeme yapmadığı gibi müvekkilin telefonlarına dahi yanıt vermediğini, müvekkilinin uzun uğraşları neticesinde davacıya ulaştığında ise davacı 15 Temmuz olaylarından dolayı işlerinin çok bozulduğunu, hatta eski eşinin soruşturma geçirdiği bu sebeplerle çok büyük sıkıntı içinde olduğunu söylediğini ve senedi ödeyemeyeceği yönünde beyanlarda bulunduğunu, tüm çabaları sonuçsuz kalan müvekkilinin davacı aleyhine İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13416 E. sayılı dosyası ile takip açtığını, davacının açılan takibin hemen akabinde işbu davayı açtığından bahisle davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \".... Bozma Öncesi; Dava,   menfi tespit davası olup, Mahkememizin  10/07/2018 tarih ve 2016/1333 Esas 2018/857 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, <br>Bölge Adliye Mah.17.Hukuk Dairesinin 14/01/2021 tarih ve 2018/2153 Esas 2021/68  Karar sayılı bozma ilamı ile \"..Hile iddiası tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.Davacı tanıklarının bir kısmı dinlenmiş olup, davacı tanığı ...'nin senet düzenlenirken hazır olmadığı gerekçesi ile reddedilmesi, usule aykırıdır. Ayrıca davacı taraf açıkça yemin deliline dayanmış olup,davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır.\" gerekçesi ile kaldırılmıştır. <br>Mahkememizin 2021/203 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda; <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;<br>1-Dava, hile-aldatma iddiasına dayalı açılan menfi tespit davasıdır.<br>2-Hile veya kanunda geçen ifadeyle aldatma, 6098 sayılı TBK'nın 36. Maddesinde düzenlenmiştir. <br>\"MADDE 36- Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.<br>Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.\"<br>3-6100 sayılı HMK'nın 201.maddesinde senede karşı tanıkla ispat yasağı düzenlenmiş olup, bu kuralın istinası olarak da 6098 Sayılı TBK'nın 30 ve devamı maddelerinde düzenlenen irade bozukluğu hallerinde iddianın tanıkla ispat edilebileceği uygulamada kabul edilmiştir.<br>4-Hile/aldatma, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36/1.  (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen  koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. <br>Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.<br>5-Somut olayda davacı tarafça davalının soru ve deneme sınavı hazırlanması konusunda davacı ile sözlü olarak anlaştığı, yazılı sözleşme imzalanmaksızın davalının ısrarları sonucu sözleşme sonucunda kendisine ödenecek bedel kadar senedin davacının hile ile aldatılması sonucu davalıya verildiğini, davalının sözleşmeyi imzalamadığı gibi teslim etmesi gereken işi de gereği gibi yerine getirmediğini, gerçekte senet bedelinin hak edilmediği halde davalının ısrarları sonucu kendisine bu senedin verildiğini ileri sürerek hile hukuki nedenine dayalı olarak menfi tespit talep etmiştir.<br>6-Davacı tarafın dayandığı irade fesadını oluşturan davranış, davalının gerçekte bir alacağı bulunmamasına rağmen kişisel durumunu gerekçe göstermek suretiyle davacının iradesini etkilediği ve bu hileli hareketle dava konusu senedin düzenlenmesini sağladığı yönündedir.<br>7-Davacı taraf her ne kadar davalının kendi kişisel durumu nedeniyle kendisini acındırmak suretiyle senet düzenlenmesini sağladığını ileri sürmüş ise de davalının bir alacağından dolayı senet düzenlenmesini sağlaması için kendi kişisel durumunu gerekçe göstermesi, alacağını güvence altına almak istemesi hile veya aldatma olarak kabul edilemez. Zira aldatmanın oluşması için o an için gerçekte var olmayan bir durumun varmış gibi gösterilmesi, veya gerçekte ortaya çıkan hukuki durum arzu edilmediği halde hile yoluyla arzu edilmeyen bir hukuki durumun ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Somut olayda senet düzenlendiği anda davacının senet düzenleme iradesi bulunmaktadır ve senet düzenlendiği anda -davacı iddiasına göre- davalının kişisel durumu nedeniyle -bekar olması maddi durumunun güç olması vs.- alacağını güvence altına almak maksadıyla senet düzenlenmesini istemesinde davacının yanıltılan bir iradesinden söz edilemez. <br>Hile iddiasında senetle ispat kuralının istisnası olarak tanıkla hilenin ispatı mümkündür. Bununla birlikte tanıkla ispat edilecek husus senet karşılığı davacının bir para borcu alıp almadığı, davalıya borcunun bulunup bulunmadığı değil, senedin düzenlenmesi sırasında gerçek bir borcunun bulunmadığı halde aldatma sonucu bu senedin düzenlendiği noktasındadır. Somut olayda tanık beyanları ekseriyetle senedin öncesi ve sonrasına ilişkin hukuki ilişkiye dair bilgi ve görgüler içermekle birlikte senedin düzenlendiği anda davacının ne şekilde irade fesadına uğratıldığına dair bir bilgi veya görgü içermemektedir. Bozma öncesi dinlenen tanık beyanları ve bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarından davacının mutat olarak soru hazırlayan öğretmenlere senet düzenleyip vermediği anlaşılmaktadır. Yine dosyaya sunulan sözleşme örneklerinden de senet düzenleneceğine dair bir izlenim edinilememiştir. Bu durumda dava konusu senedin düzenlendiği anda, öncesinde veya sonrasında davacı iradesinin ne şekilde fesada uğratıldığının muğlak kalmaktadır. Zira davacı tarafın iddia ettiği hileli hareketler gerçekten bir para borcu bulunmamasına rağmen senet düzenlenmesini sağlayacak düzeyde aldatıcı nitelikte değildir. Kaldı ki davalı taraf savunmasında bir para borcuna karşılık senedin alındığını ileri sürmüştür. Davacı taraf davalının kişisel durumu ve acındırıcı hareketlerinin aldatmaya yönelik hareketler olduğu ileri sürmüş ise de yine senedin düzenlendiği anda davacı tanıklarının hazır bulunmadığı anlaşılmaktadır.  Bir diğer taraftan senet lehtarının kendi kişisel durumunun zorluğundan bahsetmesinin, hiç borcu bulunmayan bir kimseyi senet borçlusu olarak senet düzenlemeye itecek derecede iradeyi fesada uğratabileceğinin kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın hile iddiasını kanıtlayamadığı değerlendirilmiştir.<br>8-Davacı taraf yemin deliline dayanmıştır. Mahkememiz tarafından davacı vekiline yemin teklif edip etmeyecekleri hususu sorulmuş. Yemin teklif edilmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine dosyada toplanan mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucu kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>\" şeklindeki gerekçe ile;\"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tanık ...'ün beyanında\" Davalının da o toplantıya katıldığı söylendi ancak sima olarak tanımam toplantıya 25-30 kişi katılmıştı.\" diyerek davalı ile davacı arasında bir soru hazırlama ilişkisi olduğunu açıkladığını, diğer tanık ...'nun ifadesi ile birlikte değerlendirilince diğer herkesin sözleşme imzaladığı ancak davalının imzalamaktan kaçındığını , başka hiçkimsenin senet almadığı ancak davalının almayı başardığı anlaşıldığını, böylece senedin hile ile alındığı ve bir eser sözleşmesi için verildiğinin ispatlandığını, davalının müvekkiline verdiği bizzat kendi sesi olan soru kayıtlarının delil başlangıcı olarak sunulduğunu, davalı tarafça da bu kayıtların incelendiğini, davalı tarafın bu ses kayıtlarını inkar etmediğini, bu durum da hile iddiasından bağımsız olarak senedin bir eser sözleşmesi için verildiğini ( soru hazırlama ) ispatladığını, delil listesinin ekinde taraflar arasında geçen mesajlaşma dökümleri de hile iddiadan bağımsız olarak senedin bir eser sözleşmesi için verildiğini (soru hazırlama ) ispatladıklarını, mesaj dökümlerini inkar ederlerse tarafların telefon makinesi ile HTS kayıtlarını delil olarak bildirdiklerini, ancak inkar etmediklerini, hatta 3. celsede davalı tarafça ikrar edildiğini, bu durum da hile iddiasından bağımsız olarak senedin bir eser sözleşmesi için verildiğini, davalının eseri yerine getirmediği ( soru hazırlama ) ispatlandığını, görüldüğü gibi senedin bedelsiz olduğu da taraflarınca ispatlandığını, ancak yerel mahkemenin, delil başlangıcı olan soru ses kayıtları ile mesaj dökümlerini hükme esas almadığını, hükme esas alıp almamanın sayın mahkemenin takdiri olduğunu, ancak gerekçesini de açıklaması gerektiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu,  borç ikrarını içeren senetlerde ispat yükünün davacıda olabilirse de davalı taraf borcu somutlaştırarak ispat yükünü tekrar kendi tarafına çektiğini, cevap dilekçelerinde senedin borç ( karz akdi) için verildiğini söylediklerini, ön inceleme zaptında da uyuşmazlık konusu \"Taraflar arasında uyuşmazlığın; takip konusu bononun davalının soru hazırlamasına karşı avans olarak mı verildiği yoksa bu sözleşmeden bağımsız olarak verilen borç paraya karşılık mı verildiği,\" olarak tespit edildiğini, uyuşmazlık konusunun , ön inceleme zabtı imzalanmak suretiyle davalı tarafça ve taraflarınca kabul edildiğini, soyut borcu ikrarı içeren dava konusu senedin karz akdi için verildiği söylenerek , davalı tarafça ta'lil edildiğini, 19.04.2018 tarihli dilekçe ekinde sunulu Y.H.G.K. kararında da senet davalı alacaklı tarafından illete bağlandığı ( ta'lil edildiği) takdirde ispat yükünün tekrar davalı alacaklıya geçtiğini açıkça belirttiğini, delil başlangıcı olarak dosyaya sunulan , davalı tarafından inkar edilmeyen , davalının kendi sesini içeren ve müvekkiline verdiği sesli soru kayıtları ve yine davalı tarafça inkar edilmeyen mesaj dökümlerinin ( bu mesajlar halen müvekkilin telefonunda durmaktadır. H.T.S. Kayıtları ile de uyumlu olduğunu, zaten davalı da inkar etmemiştir.) de senedin bir eser sözleşmesi için verildiğini, ( soru hazırlama ) ve eserin yerine getirilmediği ispatladığını,  Yerel Mahkemenin delil başlangıcı olan belgeleri neden hükme esas almadığını tartışmadığını,  davalı taraf senedi ta'lil ederek ispat yükünü tekrar kendine döndürdüğünü, senet metninde olmayan bir sebep göstererek ispatlaması gereken bir borç sebebi yaptığını,  bu konudaki Y.H.G.K.'nın daha önce sunulduğundan bahisle  istinaf itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne,  istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  Dava, davaya konu icra takibinden ve senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik  menfi tespit davasıdır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde \"Davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davaya konu İzmir 6.İcra Müdürlüğü'nün 2016/13416 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 10/10/2016 tarihinde 16.000,00 TL asıl alacak, 538,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.538,52 TL'lik alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinin başlatıldığı görülmüştür.<br>Takibe konu senedin incelenmesinden, ... tarafından ... lehine keşide edilmiş 05/12/2015 düzenleme, 15/06/2016 vade tarihli 16.000,00 TL bedelli senet olduğu, senedin ön yüzünde ihdas sebebine ilişkin olarak herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 2016/1333 Esas, 2018/857 Karar ve 05/07/2018 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İş bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/2153 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararıyla;<br> \" Dava, kambiyo senedine dayalı İİK'nun 72.maddesi gereğince açılmış menfi tespit davasıdır.<br>           İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13416 E sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı tarafından davacı aleyhine  16.000,00-TL senet, 538,52-TL asıl alacağın işlemiş faizi olmak üzere toplam 16.835,52-TL'nin tahsili için 05.12.2015 tanzim tarihli,15.06.2016 vadeli 16.000,TL bedelli senede istinaden,kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile  icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>           Dava hile iddiasına dayalı olup,senedin düzenleme tarihi ve takip tarihleri dikkate alındığında TBK'nun 36.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>           Hile iddiası tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.Davacı tanıklarının bir kısmı dinlenmiş olup, davacı tanığı ...'nin senet düzenlenirken hazır olmadığı gerekçesi ile reddedilmesi, usule aykırıdır. Ayrıca davacı taraf açıkça yemin deliline dayanmış olup,davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır.\" şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Dairemizce verilen kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince davacı tanığı ... 'in dinlendiği ve yapılan yargılama sırasında davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilince 06/07/2021 tarihli duruşmada karşı tarafa yemin teklif edilmeyeceğinin bildirildiği görülmüştür.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davaya konu senedin hile ile alındığı ve bedelsiz olduğu yönündeki iddianın tüm dosya kapsamına nazaran davacı tarafça kanıtlanamamasına ve yemin delilinin de kullanılmayacağının bildirilmiş olmasına  göre davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br><br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2021 tarih, 2021/203 Esas ve 2021/600 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 15/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54874e476b060efd","SID":"6bf05b430a1e0651"}}