{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:....<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACILAR\t: ....<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>MÜTEVEFFA\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24/07/2023 günü ... mevkiinde meydana gelen kazada, ... adına kayıtlı ve yönetimindeki ... plakalı aracın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile arkadan çarptığını ve kaza sonucu ... plakalı araçta yer alan davacıların annesi ...'in olay mahalinde vefat ettiğini, söz konusu kazada ...'ın, park halindeki araca arkadan çarptığı için ve kazada asli kusurlu olduğunu, ...’in 24/07/2023 günü ölmesiyle, ... ve ...'ın annesi ...'in maddi ve manevi her türlü desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın, sağlığında müvekkili .... ve ...'ın geçimini sağladığını, yaşamını idame ettirmesi için katkı sağladığını, davacı ...'ın 3 tane çocuğu bulunduğunu ve şuan evli olmadığını, aynı durumun diğer davacı ... içinde geçerli olduğunu, her iki davacının da annelerinin ölümünden sonra destekten yoksun kaldıklarını ve ...'a anne evine taşınmak zorunda kaldıklarını, davalı sigorta şirketine yaptıkları 21/08/2023 tarihli başvuru neticesinde sigorta şirketinin cevabi yazısında ''Kaza sonucu sigortalımızın %50 kusurlu olduğunu varsayarak destekten yoksun kalma tazminatı adı altında 25.000,00-TL teklifimiz vardır.'' teklifini taraflarına sunduğunu ancak teklifi kabul etmediklerini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı olmak üzere öncelikle, ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin kabulü ile teminatsız ve ivedi olarak, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davacıların kaza neticesinde kaybetmiş oldukları annelerinden mahrum kaldıkları  destek nedeniyle maddi zararlarının tazmini için şimdilik 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan olay tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 20/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, belirsiz alacak davası niteliğindeki davada ... yönünden dava değerinin 600.000,00 TL, ... yönünden dava değerinin 1.000,00 TL üzerinden olmak üzere yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; KTK 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 05/02/2023-05/02/2024 vadeli sakatlanma ve ölüm hallerinde kişi başına 1.200.000,00 TL limit ile sınırlı olmak üzere Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının her ne kadar, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile kazanın meydana geldiğini beyan etmişse de, kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kazan tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK madde 59 (Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek) maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, öncelikle söz konusu kazada sigortalının zarara sebebiyet verdiğini ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 04/10/2023 tarihinde dava dışı ...'ya 50.000,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile şirketlerinin sorumluluğunun kalmadığını, olayın 24/07/2023 tarihte müteveffanın 65,19 yaşında iken gerçekleştiğini, vefat tarihi ile rapor tarihi arasında geçen ay süresince işlemiş dönem, rapor tarihinden sonra pasif dönem başlangıcı olan 60 yaşına kadar 0,00 yıl aktif dönem, pasif dönem başlangıcından bakiye ömür bitiş yaşı olan 81,67 yaşına kadar 16,67 yıl pasif dönem olarak hesaplama yapılması gerektiğini,  Pasif dönemde destek şahsının hesaplamaya esas gelirinin AGİ hariç net asgari ücret olduğunun kabul edildiğini, Tazminat hesaplamalarının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesi uyarınca TRH-2010 1,65 İskonto Oranı tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, bununla birlikte müteveffanın alt ve üst soyunun incelenmesi ve aile fertlerine ilişkin destek alacağı hesaplaması yapılması gerektiğini, davacı tarafından iddia edilen hasar bedelinin varlığı ve miktarının tespiti için uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılması ve varsa bu tutarın belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından müteveffanın gelirini gösterir herhangi bir belge dosyaya sunulmaması halinde, davacının gelirinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların her ne kadar murisin desteği vasfında iseler de, kaza tarihi itibariyle davacı ...'un 45 davacı ...'in 48 yaşında oldukları yine müteveffanın 91 yaşında olduğu, davacılara destek olduğuna dair tanık beyanını destekleyecek somut herhangi bir delilinin dosya kapsamına sunulmadığı, bu haliyle müteveffanın davacılara destek olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların vefat eden anneleri ...’in sağlığında kendilerine düzenli olarak maddi ve manevi destek sağladığını ispat eden deliller ve tanık beyanlarıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ancak mahkemenin gerekçesinde, müvekkillerinin yaşlarının büyük olması gerekçesiyle davayı haksız yere reddettiğini, destekten yoksun kalma tazminatında yaşın tek başına belirleyici kriter olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre destekten yoksun kalma tazminatında esas olanın, ölenin sağlığında davacılara maddi destek sağlayıp sağlamadığı olduğunu, Mahkemenin, yaş faktörünü tek kıstas olarak kabul ederek hatalı bir değerlendirme yaptığını, ölenin müvekkillerine destek sağladığına dair yeterli delil sunulduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler, tanık beyanları ve diğer delillerle, müvekkillerinin ölen annelerinin maddi desteğiyle yaşamlarını sürdürdükleri, kirada oturdukları, çocuklarına bakmakta zorlandıkları ve günlük ihtiyaçlarından ev eşyalarına kadar annelerinden ekonomik destek aldıklarının ispat edildiğini, Yargıtay’ın benzer durumlara ilişkin emsal kararları göz önüne alınması gerektiğini, mahkemenin, hukuka aykırı bir değerlendirme yaparak, dosyada mevcut delilleri göz ardı ettiğini ve hatalı bir yorum ile davayı reddettiğini, destekten yoksun kalma tazminatında esas olanın, yaş değil, ölenin fiilen sağladığı destek olduğunu<br> ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği  ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Destekten yoksun kalma tazminatı ise Türk Borçlar Kanunu'nun 53/1-3 maddelerinde düzenlenmiş olup, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Burada amaçlanan, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere,  müteveffanın 91 yaşında olduğuna, davacıların ise 45 ve 48 yaşlarında olduğuna, özellikle tanık ...'ın anlatımlarından davacıların çalışarak gelir elde ettiklerinin anlaşılmasına, müteveffa annelerinin gelirine muhtaç olduklarının ispatlanamamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi...\t<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e044ce224e48aad","SID":"8421ad4d87525a9f"}}