{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/735 - Karar No:2025/694<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/735 <br>KARAR NO\t: 2025/694<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/720 E-2020/642 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/06/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında imzalanan yapım işi sözleşmesi kapsamında çalışan -dava dışı- işçi ...'ın işten çıkarılması üzerine ...'ye karşı açtığı davada yapılan yargılama sonucunda, Ankara 6. İş Mahkemesi'nin (Ankara BAM 8. HD'nin 18.04.2019 tarih ve 2018/445 E- 2019/1071 K sayılı  kararı ile istinaf talebi reddedilerek kesinleşen) 25.10.2017 tarih ve 2016/1505 Esas- 2017/526 Karar sayılı kararında, ...'nin asıl işveren olarak kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, UBGT, yıllık izin, hafta sonu çalışma ücreti alacakları ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu,  bu mahkeme kararına dayanılarak müvekkili aleyhine yapılan takip sonucu , müvekkili tarafından Ankara 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22291 sayılı icra dosyasına 15.12.2017 tarihinde 27.161,55 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin avans faizi ile birlikte davacıya iadesi konusunda arabulucu önünde bir anlaşmaya varılamadığını ve davalı ödenen bu bedellerden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 27.161,55 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; taraflar arasında 08.12.2014 tarihinde 2014/128941 İ.K. no'lu \"Altındağ Şb. Müdürlüğü Sorumluluk Sahalarında Yapılacak İçme Suyu ve Kanalizasyon Hatları Arıza, Yenileme, Yeni İmalat, Temizlik ve Rehabilitasyon Yapım İşine Ait Sözleşme\" imzalandığını, sözleşme kapsamındaki işin 30.07.2015 tarihinde imzalanan Alt Yüklenici Sözleşmesi ile ... Merkezi Yapı İşletme Yönetim ve Temizlik Hizmetleri Peyzaj İnş. Taah. San.ve Tic. A.Ş'ye devredildiğini, ... Merkezi Yapı İşletme Yönetim Ve Temizlik Hizmetleri Peyzaj İnş. Taah. San.ve Tic. A.Ş'nin ise 01.08.2015-31.12.2015 tarihleri arasında ... Petrol Ürünleri Gıda İnş. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti 01.01.2016-29.07.2016 arasında ise ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ni alt yüklenici olarak çalıştırıldığını, -dava dışı işçi- ...'ın ise 09.08.2015- 31.12.2015 tarihleri arasında ... Petrol Ürünleri Gıda İnş. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti 01.01.2016-13.06.2016 arasında ise ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi emrinde istihdam edildiğini ve kendi bünyelerinde hiç istihdam edilmediğini, dolayısıyla sorumluluğun bu şirketlere ait olacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamalara  göre; davacı ile davalı şirket arasında 08.12.2014 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşme kapsamında işçi olarak çalışmakta olan dava dışı işçi ...'ın iş akdinin feshi ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemi yapılan ilama bağlı işçilik alacaklarına istinaden açılmış bulunan Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22291 sayılı ilamlı icra takip dosyasına davacı tarafından 15.12.2017 tarihinde ödemiş olduğu toplam 27.161,55. TL bakımından, davalının ihbar tazminatı ve doğurduğu fer'ilerin tamamı olan 2.649,61 TL ile diğer alacaklar ve doğurdukları fer'ilerin 1/2'si olan 12.255,97 TL  olmak üzere toplam 14.905,58 TL'sini rücuan talep edebileceğinin  anlaşıldığı, dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere; taraflar arasında akdedilen sözleşme ve bu sözleşmede atıf yapılan Genel Şartnamede, davacı ... tarafından icra dosyasına ödenen işçilik alacakları ve bu alacakların doğurduğu fer’iler bakımından iç ilişkideki sorumluluğa dair bir düzenleme bulunmamakla birlikte yargısal içtihatlar gereğince ihbar tazminatı ve doğurduğu fer’iler haricindeki işçilik alacakları ve doğurduğu fer’ilerden dolayı taraflar arasındaki sorumluluğun eşit olarak takdiri gerekeceği, ihbar tazminatından sorumluluğun ise davalıya ait olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 14.905,58 TL'nin 15.12.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.11.2020 tarih ve 2019/720 E. ve 2020/642 K. sayılı kararının aleyhlerine olan kısımları yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, sadece aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılarak, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun aleyhlerine olan kısımları yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihbar tazminatı ve doğurduğu ferilerin tamamı ile diğer alacaklar ve doğurdukları ferilerin yarısı olmak üzere toplam 14.905,58 TL'nin davalıdan rücuen talep edilebileceğinin belirtildiğini, halbuki bilirkişi raporunda ihbar tazminatı ve ferilerinden davalının sorumlu olacağı yönündeki tespite katılmakla birlikte, diğer alacaklar ve doğurdukları ferilerin 1/2'sinin rücuen davalıdan talep edilebileceği ile ilgili değerlendirmede aleyhlerine olan hususları kabul etmemekle birlikte, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 27.161,55 TL'nin sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri ve sözleşmenin ekleri ve diğer yasal hükümler gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuan talep edilebileceğini, sözleşmenin yapım işi sözleşmesi olup, İş Kanunu'nun 36.maddesine göre “...Ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.” denildiğini, ayrıca müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan dava konusu yapım işine ait sözleşmenin 22. maddesinde yüklenici ve alt yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağının, 29. maddesinde ise, yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda, yine Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığını, YİGŞ'nin \"Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanları Hakları ve Çalışma Şartları\" başlıklı 35.maddesinin 6. bendinde “...Bu tür alacakların üç aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez...” hükmünün bulunduğunu, bu açık düzenlemeler nedeniyle de davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının ve ihbar olunanların itirazlarından, beyanlarından, taleplerinden, delillerinden aleyhlerine olanlarını kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap hataları veya diğer hatalar olması halinde, bu tür hataların aleyhlerine olanlarını kabul etmediklerini, yargılama giderleri (harçlar, masraflar vs...) ve avukatlık ücreti bakımından da müvekkili aleyhine yanlış hesaplamalar olması durumunda da mahkeme kararının lehlerine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, <br>davacı ile müvekkili şirket arasında 08.12.2014 tarihinde 2014/128941 ik numaralı “Altındağ Şube Müdürlüğü Sorumluluk Sahalarında Yapılacak İçme Suyu Ve Kanalizasyon Hatları Arıza, Yenileme, Yeni İmalat, Temizlik Ve Rehabilitasyon Yapım İşine Ait Sözleşme” imzalandığını, <br>sözleşme kapsamında yüklenilen iş 30.07.2015 tarihinde imzalanan alt yüklenici sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından anahtar teslim olarak ... Merkezi Yapı İşletme Yönetim Ve Temizlik Hizmetleri Peyzaj İnşaat Taah. San. Tic. A.Ş.’ye devredildiğini ve 01.08.2015 – 31.12.2015 tarihleri arasında ... Petrol Ürünleri Gıda İnş. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin; 01.01.2016 – 29.07.2016 tarihleri arasında ise ... İnşaat Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin alt yüklenici olarak çalıştırıldığını, davada idare tarafından talep edilen davaya konu tazminatın ödendiği ... isimli çalışanın ise sözleşme konusu iş kapsamında 09.08.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında ... Petrol bünyesinde; 01.01.2016 - 13.06.2016 tarihleri arasında ise ihale konusu iş kapsamında ... İnşaat bünyesinde çalıştığını, davaya müvekkili şirket bünyesinde hiç çalışmadığını, <br>...’ın müvekkili şirket bünyesinde hiç çalışmamış olması sebebiyle, çalışanın sigorta kaydı incelendiğinde de görüleceği üzere sigorta primleri ve dolayısıyla tüm işçilik alacaklarından bordrolu olduğu şirketlerin (... Petrol ve ... İnşaat) sorumlu olup, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile çalışanın bordrolu olduğu diğer şirketler arasında gerçek bir alt işverenlik ilişkisi bulunmadığından müvekkili şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı doğrultusunda alt işverenlik ilişkisinin kurulabilmesi bir takım niteliklerin bulunmasının zorunlu olduğunu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548), müvekkilinin sözleşme kapsamındaki işin tamamını ... İnşaat’a anahtar teslim verdiğinin dosyaya sunulan sözleşmeden görüleceğini, bu bağlamda müvekkilinin sözleşme konusu iş kapsamında işçi çalıştırmadığının açık olduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, ...'ın ... Petrol ve ... İnşaat Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığının görüldüğünü, dolayısıyla Yargıtay içtihadı doğrultusunda müvekkili şirketin işveren sıfatına hait olmayıp, kanunun tanımladığı anlamda bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığından, işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmede de idarenin müvekkili şirkete rücu edebileceğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDava, davacı ile davalı arasında imzalanan 08.12.2014 tarihli \"Altındağ Şb. Müdürlüğü Sorumluluk Sahalarında Yapılacak İçme Suyu ve Kanalizasyon Hatları Arıza, Yenileme, Yeni İmalat, Temizlik ve Rehabilitasyon Yapım İşine Ait\" eser sözleşme kapsamında, dava dışı işçi ... tarafından asıl işveren davacı aleyhine Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2018/445 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilen karar sonucu ödenen 27.161,55 TL'nin rücuen tahsili istemine  ilişkindir.  <br>\tMahkemece, davacı tarafça ödenen alacak kalemlerinden, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve bu sözleşmede atıf yapılan Genel Şartnamede, davacı ... tarafından icra dosyasına ödenen işçilik alacakları ve bu alacakların doğurduğu fer’iler bakımından iç ilişkideki sorumluluğa dair bir düzenleme bulunmamakla birlikte yargısal içtihatlar gereğince ihbar tazminatı ve doğurduğu fer’ilerin tamamından davalının sorumlu olduğu ve bunun  haricindeki işçilik alacakları ve doğurduğu fer’ilerden dolayı taraflar arasındaki sorumluluğun eşit olarak takdiri gerekeceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde, dava konusu sözleşme kapsamında yüklenici işçilerine ödenen bedeller yönünden açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, \"Sözleşmenin Ekleri\" başlıklı 8.maddesi gereğince YİGŞ'nin sözleşmenin eki olup, sözleşmenin 15.2 maddesinde alt yüklenicilerin yaptıkları işlerle ilgili sorumluluğun yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, yine YİGŞ'nin \"Yüklenicilerin/ Alt yüklenicilerin Sorumluluğu\" başlıklı 22.maddesinde yüklenici ve alt yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin hususlarda YİGŞ'nde yer alan hükümlerin uygulanacağı, yine şartnamenin \"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personeli ilişkin sorumlulukları\" başlıklı 29.maddesinde yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda YİGŞ hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmış ise de, sözleşmenin eki olup, 6100 sayılı HMK'nın 193/1. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olan Yapım İşleri Genel Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin ise mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmediği gibi, mahkemece de gerekçeli kararda bu hususla ilgili herhangi bir irdelemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tYine, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşmenin devri yasağı bulunduğu gibi, yüklenici tarafından işin taşeronlara taşere edilmesi  davalının bu bedelin tamamından iş sahibine karşı  sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.<br>\tTüm bu açıklamalar kapsamında, mahkemece alınan bilirkişi raporuna tarafların itirazları kapsamında ek rapor alınmadığı gibi, dosya kapsamında dava dışı işçiye ödenen ve rücu davasına konu edilen alacağın tamamının davaya konu sözleşme  kapsamında davalı tarafından ödenmesinin gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi raporunda denetime elverişli şekilde yeterli inceleme yapılarak değerlendirme yapılmamıştır. <br>\tBuna göre mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri dikkate alınarak, tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazlarını da değerlendirir şekilde rücuen alacağa konu edilen ve davacı tarafça ödenen bedelin tamamının taraflar arasındaki dava konusu sözleşme kapsamında olup olmadığı da incelenecek şekilde ek rapor alınarak ve sonucuna göre itirazların olması durumunda bu husus da değerlendirilerek  karar verilmesidir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t\t\t\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t<br>\t\t\t\t2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2020 tarih ve 2019/720 Esas- 2020/642 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t\t\t\t4-Davacı tarafından yatırılan 1.018,20 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t  5-Davalı tarafından yatırılan 179,90 TL + 75,00 TL olmak üzere toplam 254,9‬0 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t  6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3351195b33081cf","SID":"4876dda80f8e59f4"}}