{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/177 - 2025/1107<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/177 <br>KARAR NO\t: 2025/1107<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t              :25/10/2023<br>NUMARASI\t:2021/698 Esas -  2023/577 Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t:30/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :23/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmaca dava dışı “Tarımcılar Kimyasal Maddeler Tarım İnşaat Geri Dönüşüm Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti.'nin“ müvekkil şirkete olan borçlarını tazmin edebilmesi adına 500.000 (beşyüzbin) TL’lik 11.12.2015 tarihli kesin teminat mektubu alınmış, davalı bankaca,  07.04.2016 tarih ve ... sayılı ve yine 05.04.2017 tarih ve 2332312 sayılı yazıları ile teminat mektubunun 05.04.2018 tarihine kadar geçerli olduğu  belirtilmiş olup 11.12.2015 tarihli ... sayılı 500.000 (beşyüzbin) TL bedelli kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi için müvekkil şirketçe 07.11.2017 tarihinde Davacı Bankanın İzmit Şubesinden talepte bulunulmuş ve teminat mektup asılları İzmit Şubesince teslim alındığını, Davalı bankaca düzenlenen 07.11.2017 tarih ve 2397930 sayılı yazıda, teminat mektubunun ödenmesi tedbiren Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin durdurma kararı gerekçe gösterilerek teminat mektubunun paraya çevrilme işlemi durdurulduğu ancak Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/863 Esas sayılı dosyasından verilen 17.01.2019 tarihli kararla kaldırılmış ve Mahkemece 07.03.2019 tarihli ACELE İŞ yazısıyla davalı bankaya müzekkere ve Bankaca Mahkemeye verilen 28.01.2019 tarihli cevabi yazıda  “ihtiyati tedbir talebinin kaldırıldığı” hususunda müzekkere yazılmış ise de,  davalı tarafça müvekkil şirkete bir ödeme yapılmadığını, Müvekkil firmaca davalı bankaya Körfez 1. Noterliğinin 30.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtanamesi gönderilmiş ise de bankaca işbu ihtarnameye cevap verilmemiş ve teminat mektubu paraya da çevrilmediğini, Son olarak,  müvekkil şirketçe davalı bankaya karşı icra takibi başlatılmış ise ( Kocaeli 8.İcra Müdürlüğü 2021/ 93697 ) de davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, Uyuşmazlığın çözülebilmesi için 6102 sayılı Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olup, 2020/872 Başvuru numaralı ve 2020/85344 Dosya numaralı son tutanak ekte olduğunu, Tüm bu sebepler nedeniyle, Mahkemece verilen karara aykırı davranarak keyfi işlem yapan ve teminat mektubunu paraya çevirmeyen davalı bankaya karşı huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile dava değerinin %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi için Mahkemeye başvurulması zorunluluğu hasıl olmuş olup, dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; Borçlunun haksız itirazının iptaline, Kocaeli İcra Müdürlüğü 2021/93697 Esas sayılı dosyasından takibin devamına, kötüniyeli olarak itirazda bulunan borçlu hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin, arabuluculuk vekalet ücreti ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"11.12.2015 tarihinde, Şekerbank T.A.Ş. / İzmit Şubesi tarafından, davacı / muhatap İGSAŞ İstanbul Gübre Sanayi A.Ş.'ne hitaben, dava dışı / Tarımcılar Kimyasal Maddeler Tarım İnşaat Geri Dönüşüm Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. lehine keşide edilen, ... no.lu, 500.000,00 TL limitli vadeli/kesin Teminat mektubunun keşide tarihinde belirlenmiş olan vadesi 16.04.2016 olduğu, Mektup metnindeki vade klozu, BK md 128 / II hükmü düzenlemesine uygun olarak, “İşbu teminat mektubu kesin ve 16.04.2016 tarihi mesai saati sonuna kadar geçerli olup, bu tarih ve saate kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır.\" Şeklinde açıklıkla kaleme alındığı, Dolayısıyla, mektupta taahhüt edilen riskin vade içerisinde doğması ve lehtarın vade sonuna kadar yazılı tazmin talebinde bulunması şart olduğu, Teminat mektubunun keşide edilmesinden takriben ( 11 ) ay sonra, 22.03.2016 tarihinde, davacı İGSAŞ firmasının Bankaya başvuru yaptığını, \"İGSAŞ Bayii olan lehtar firma mektubunun vade sonunda yenilenmesi, yenileme veya vade uzatımı yapılmaması halinde nakde çevrilmesi\" yönünde istemde bulunduğunu, Yüksek Mahkeme kararlarında defaten vurgulandığı üzere, riskin gerçekleştiği açıklamasını içermeyen \"soyut\" mahiyetteki tazmin talepleri geçersiz olduğu, Keza, taahhüt edilen riskin doğduğuna dair bir açıklama ihtiva etmezken, mektup vadesinin uzatılması veya bedelinin tazmini yönünde kaleme alınan lehtar taleplerinin, hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilmesi de mümkün olduğu, 04.04.2016 tarihinde, mektup muhatabının usulsüz başvurusuna rağmen, mektup lehtarı / banka müşterisi firmadan yazılı talep almak suretiyle, mektup vadesi 05.04.2017 tarihine kadar uzatılmıştır. 05.04.2017 tarihine gelindiğinde, lehtarın yeni bir vade uzatım talebi olması üzerine 05.04.2017 tarihli, 2332312 sayılı Şekerbank T.A.Ş. Akdeniz Şubesi yazısıyla mektup vadesi 05.04.2018 tarihine kadar uzatıldığı, Teminat mektubu vadesinin 05.04.2018 tarihine kadar uzatılmasının akabinde Bankaya ibraz ve tebliğ edilen mahkeme evrakları içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla, 17.08.2017 tarihinde, mektup lehtarı/ Tarımcılar Kimyasal Maddeler Tarım İnş. Geri Dönüşüm Taşımacılık San. ve Tic, Ltd. Şti., Serik (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017 / 340 Esas sayılı dosyası üzerinden bizzat ikame ettiği davayla, iflasının açılmasını talep etmesi ile 14.09.2017 tarihinde verdiği ara kararla, Serik (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi, huzurdaki davaya konu olan teminat mektubunun nakde çevrilmesini önleyen bir ihtiyati tedbir kararı kaleme aldığı, 22.09.2017 tarihinde, Mahkemenin tedbir kararı Bankanın Akdeniz Şubesine iletildiği, mahkeme müzekkeresine, şube tarafından 25.09.2017 tarihli yazıyla yanıt verildiği 07.11.2017 tarihinde, Bankamız İzmit Şubesine ibraz edilen 07.11.2017 tarihli ... sayılı muhatap firma tazmin talebinin reddedilmesi gerekçesini de evvelce tebellüğ edilen Serik (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi ihtiyati tedbir kararı teşkil ettiği, Mahkemeden  ihtiyati tedbir kararı verilerek teminat mektuplarının tazmininin önlenmesi hukuken mümkün olduğu, olayımızda da Serik (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi, iflasın açılması davasını ikame eden davacı mektup lehtarının \"Muhatabın kötü niyetli olarak tazminini önlemek\" gerekçesiyle talep ettiği tedbir kararını, 14.09.2017 tarihinde verdiğini, Bankanın, konumu gereği kendisine bildirilmiş olan Mahkeme Tedbir Kararına riayet etmek, ödeme talebini tedbir kararına binaen reddetmek mecburiyetinde olduğu, Aksi hal, yasal müeyyidesi olan bir suç teşkil edeceğini, İhtiyati tedbir kararıyla mektubun paraya çevrilmesinin önlemesinin ardından, takriben bir buçuk sene boyunca, ilgili teminat mektubuna dair Bankaya muhatap, lehtar, mahkeme veya herhangi bir üçüncü şahıs tarafından hiçbir yazılı veya sözlü başvuru-bildirim yapılmadığı Bu süre zarfında, lehtar talebiyle 05.04.2018 tarihine kadar uzatılmış olan mektup vadesi de dolduğu, İhtiyati Tedbir kararının akabinde yargılama sürecinin uzayabileceğini düşünen Bankanın lehtar veya muhatabın taleplerini beklemeksizin mektup vadesini 05.04.2019 tarihine kadar tekrar uzatma kararını re'sen alarak, lehtar ve muhataba karşı olan sorumluluğunu yerine getirdiğini, 17.01.2019 tarihinde, Antalya (3.) Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018 / 863 Esas sayılı dosyası üzerinden vermiş olduğu kararla, Serik (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017 / 340 Esas sayılı 14.09.2017 tarihli tedbir kararını kaldırdığını ve 12.03.2019 tarihinde, Antalya (3.) Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararını Bankaya bildirdiğini, 12.03.2019 tarihinde, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararı Bankaya bildirildiğine göre, mektup lehtarının takriben 2019 yılı Eylül ayı sonuna kadar tazmin talebinde bulunması gerektiği. Ancak, 2021 yılı Mayıs ayına gelene kadar davacının bu yönde hiç bir başvurusu olmadığı, Davacı  şirketin  tedbir kararına  itiraz  etmediğini,  tazmin talebinin gerçekleştirilemeyeceğine dair Bankadan aldığı 07.11.2017 tarihli cevap ekinde tedbir kararı sureti kendisine sunulmuş olmasına rağmen, muhatap / şirketin tedbirin kaldırılması yönünde hiçbir girişimi olmadığını, Davacı şirketin tazmin talebinin ihtiyati tedbir kararının varlığı nedeniyle reddedildiği tarihten, Körfez 1. Noterliği vasıtasıyla Bankaya hitaben ihtarname keşide ettiği tarihe kadar, üç sene beş ay süreyle tamamen devinimsiz kaldığını, İşbu durumun hayatın olağan akışına aykırılığı izahtan vareste olduğu, Bankanın, her daim mektup lehtarı ve muhatabı arasındaki ilişkinin dışında bir konumda olarak, Mahkemenin verdiği tedbir kararına uymak da yasal zorunluluğu olduğu, İcra takibinde, 500.000,00 TL limitli teminat mektubu bedelinin yanı sıra, -Bankanın temerrüttü varmışcasına 105.708,82 TL işlemiş faiz talep edilen, davanın reddine, Takip ve davasında kötü niyetli olan davacı aleyhinde, İİK Md 67 hükmü gereği, 9020'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleriyle ücreti vekâletin karşı taraf/davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmektedir.\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;<br>-Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/93697 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, -Takibin 500.000,00-TL asıl alacak, 3.375,00-TL faiz olmak üzere toplam 503.375,00-TL üzerinden takibin devamına, fazla ilişkin istemin reddine, -Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itirazları ve sair dilekçelerinde belirtilen vadeli teminat mektuplarında tedbir kararı uygulamasına dair doktrin görüşünün dikkate alınmadığını,  davacı / mektup muhatabı, ticari ilişkisinde teminat mektubu kabul etmekle birlikte, teminat mektubunun hukuki vasfı ve uygulamasından tamamen bihabermiş gibi hareket etmekte ancak, davacı şirket çapında bir anonim şirketin gerçekten de teminat mektubu uygulamasına vakıf olmaması ihtimaline inanmanın mümkün olmadığını, 2021 yılı sonunda açılmış olan dava dosyasında, iki seneye yaklaşan yargılama sürecinde yapılan yegane kayda değer inceleme, itirazın iptali davasına mesnet icra takibi dosyasına dair hesap bilirkişisinden rapor alınmasından ibaret olduğu ancak hesap bilirkişinin hukuki itirazlarını değerlendirme imkanı olmadığını, buna rağmen, kendi uzmanlık alanında yaptığı inceleme neticesinde kaleme aldığı raporunda,  mektup bedeli haricinde afaki bir hesaplamayla tazmin talebine dahil edilmiş olan 102.405,52 TL işlemiş faiz miktarının fahişliğini tespit ettiğini, yerel mahkemece verilen karar Ticaret Hukuku kaidelerinin yanında, İcra İflas Hukuku kaidelerini de dikkate almayan, emsal içtihatlara aykırı, hatalı bir karar olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının iddiaları mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğundan reddi gerektiğini, ayrıca, davalı banka ısrarla \"tedbir kararının bankaya bildirildiği tarihte vadenin bitimine kaç gün kalmışsa o sürenin saklı kalarak tedbirin kaldırılacağı güne ekleneceğini, bu sebeple talebimizin süresinde olmadığını\" iddia etse de müvekkil tarafça gerek bankaya yazılan 07.11.2017 tarihli yazı, gerekse iflas erteleme neticesinde Mahkemenin tedbir kararı vermesi ve sonrasında Mahkemenin 17.01.2019 tarihinde işbu ihtiyati tedbiri kaldırması ve bu hususta davalı bankaya müzekkere yazması, hukuki olarak tüm süreleri kestiğini beyan ile tüm bu nedenlerle davalının istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarih, 2021/698 Esas - 25/10/2023 sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından, davalıdan 500.000 (beşyüzbin) TL’lik 11.12.2015 tarihli kesin teminat mektubu alınmış, davalı bankaca 07.04.2016 tarih ve ... sayılı ve yine 05.04.2017 tarih ve 2332312 sayılı yazıları ile teminat mektubunun 05.04.2018 tarihine kadar geçerli olduğu  belirtilmiş olup 11.12.2015 tarihli ... sayılı 500.000 (beşyüzbin) TL bedelli kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi için 07.11.2017 tarihinde Davacı Bankanın İzmit Şubesinden talepte bulunulmuştur. Davalı bankanın İzmit Şubesince teminat mektup asılları teslim alınmıştır. Davalı bankaca düzenlenen 07.11.2017 tarih ve 2397930 sayılı yazıda, teminat mektubunun ödenmesi tedbiren Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin durdurma kararı gerekçe gösterilerek teminat mektubunun paraya çevrilme işlemi durdurulduğu ancak Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/863 Esas sayılı dosyasından verilen 17.01.2019 tarihli kararla kaldırıldığı ve Mahkemece 07.03.2019 tarihli ACELE İŞ yazısıyla davalı bankaya müzekkere ve Bankaca Mahkemeye verilen 28.01.2019 tarihli cevabi yazıda  “ihtiyati tedbir talebinin kaldırıldığı” hususunda müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça davacıya ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından davalı bankaya Körfez 1. Noterliğinin 30.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtanamesi gönderilmiş ve sonrasında Kocaeli 8.İcra Müdürlüğü 2021/93697 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine eldeki dava açılmış, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı tarafından karar istinaf edilmiştir.<br>Mevzuatımızda  Garanti Akdine ilişkin bir düzenleme mevcut olmamakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Kurulu'nun 1.12.1967 gün 1966/16 esas, 1967/7 karar sayılı ve 11.6.1969 gün 1969/4-6 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide baskın şekilde kabul edildiği gibi Banka Teminat Mektupları Garanti Akdi niteliğinde bulunduğu kabul edilmektedir. Bunun doğal sonucu olarak banka, teminat mektubu vermekle bir asli borç yüklenmiş olmaktadır. Teminat mektubunu öderken kendi borcunu ödemiş olmaktadır. Banka mücbir sebepleri, beklenmeyen halleri imkansızlığı, muhatap ile lehtar arasındaki aktin geçersizliğini, lehtarın ölümünü, iflasını ileri sürerek tazmin talebini reddedemez. Banka teminat mektubunun geçersiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını mahkemece ödememe konusunda tedbir bulunduğu gibi sırf kendisine ait defileri ileri sürmek suretiyle mektup bedelini ödemekten kaçınabilir ( YHGK. E: 1979/11-1941 K:1981/560, aynı kurulun 19.4.1995 gün 5:1995/11-124 K:1995/408, Y. 11. H.D. 22.3.1985 gün E:1001/1619 aynı dairenin 2.11.1993 gün E:1992/5977 K:7001 ).<br>Banka teminat mektupları süreleri bakımından, vadeli-vadesiz teminat mektupları olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Söz konusu ayrım teminat mektubu veren bankanın sorumluluk süresinin tespiti bakımından önem arz etmektedir. Bankaların verdikleri teminat mektuplarından doğan sorumluluklarının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı teminat mektupları, vadeli teminat mektupları olarak kabul edilmektedir. <br>Vadeli teminat mektuplarında riskin öngörülen vade içinde gerçekleşmesi gerekmektedir. Vade risk içinde gerçekleşmez ise, bankanın sorumluluğu da söz konusu olmayacaktır. Ayrıca vadeli teminat mektuplarında muhatabın riskin vade içinde doğduğunu ispat etmesi koşulu ile bankanın sorumluluğu on yıl süre ile devam etmektedir.<br>Genel olarak kabul edilen görüşe göre, vadeli bir teminat mektubu hakkında ihtiyati tedbir kararı alındığının bankaya bildirildiği gün vadenin dolmasına ne kadar süre kalmışsa, o kadar gün saklı tutulacak ve süre işlemeyecektir. İhtiyati tedbir kararı kalktıktan sonra, saklı tutulan söz konusu gün kadar süre içinde, muhatabın tazmin talebinde bulunabileceği kabul edilmektedir. Aksi takdirde, ihtiyati tedbir kararı alınıp davanın açılırken teminat mektubunun vadesi dolabilecek ve bu da muhatabın zararına olacaktır. (Yargıtay HGK 14.11.2001 tarih ve 11-996 E, 1026 sayılı ilamına atıf yapan, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015 / 2481 E., 2015 / 8540 K. Sayılı kararı )  Ancak, muhatabın ihtiyati tedbir kararından haberdar olmaması ve vade içerisinde tazmin talebinde bulunmaması halinde, daha sonra öğrendiği ihtiyati tedbir kararına dayanarak vadenin uzadığını ileri süremeyecektir. Bu düzenleme, esasen kanunda mevcut olmamakla beraber, kanun boşluğunun doldurulması yoluyla kabul edilmiş genel kabul görmüş bir kuraldır. İhtiyati tedbir kararının alınmasından önce, eğer tazmin talebinde bulunulmuş ise bir sorun olmayacak, yukarıda da bahsedildiği gibi on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava yolu ile bankaya başvurabilecektir, çünkü muhatap tazmin talebi ile bankaya karşı bir alacak hakkı elde etmektedir.<br>Davacı, Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne bizzat iflas başvurusunda bulunmuş, mahkeme, 2017/340 E. sayılı dosyada 14 Eylül 2017 tarihinde teminat mektubunun tazminini engelleyen şekilde ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Karar 22.09.2017 tarihinde bankaya bildirilmiştir. 07.11.2017 tarihinde davacının başvurusu, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle reddedilmiştir. Bu aşamada davalı banka tarafından Mahkeme kararı doğrultusunda teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünde işlem yapılmaması yerindedir. Bu başvurusunda davacı mektup aslını davalı bankaya bırakmıştır. Şu halde, vadeli teminat mektubunun başvuru şartı davacı tarafından, başvuru süresinde yerine getirilmiş, ancak davalı tarafından Mahkeme kararı nedeniyle ödeme yapılamamıştır.  17 Ocak 2019 tarihinde, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/863 Esas sayılı kararı ile tedbir kararı kaldırılmıştır. Bu karar 12 Mart 2019 tarihinde bankaya bildirilmiştir. Bu noktada davalının asli borcu olan teminat mektubunu nakde çevirmektir. Davacı tarafından teminat süresi içerisinde davalı bankaya başvurulduğundan, 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde teminat mektubunun tahsili için davacının dava veya takip yoluna başvura hakkı vardır. Eğer ki davacı tarafından davalı bankaya hiç başvuru yapılmamış olsa idi, davalı tarafından iddia edilen süresinde başvuru yapmama savunmasına itibar edilebilirdi. Şu halde, davalının teminat mektubunu nakde çevirme borcunun devam ettiğinin kabulü gerekmekte olup, bu kapsamda Mahkemece itirazın iptaline karar verilmesinde ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraflar ile vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 34.385,54 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 8.866,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 25.519,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93654db2951c2dcf","SID":"b47e82686b746d9d"}}