{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/182 <br>KARAR NO: 2025/830<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2022<br>NUMARASI: 2019/263 E. - 2022/791 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin lehtarı ve hamili olduğu, keşidecisi ... Sa. Tic. Ltd. Şti. olan, ... bank A.Ş. Üçgen Şubesi’ne ait TR. ...  IBAN numaralı hesaba ait, ... numaralı, 20.09.2018 vadeli, 10.000,00 TL bedelli çekin, davacı şirket çalışanlarınca, davacı nam ve hesabına müşterilerinden tahsilat makbuzu karşılığında teslim alındığını, söz konusu çekin, müvekkil şirketin uhdesine geçtikten sonra cirolanmak ve kayıtlara alınmak üzere müvekkilin merkez adresine kargolandığını, ... Kargo tarafından çekin taşınması sırasında çalındığı bilgisinin verildiğini, çekin müvekkil tarafından arkası cirolanamadan elden çıktığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/963 E. dosyasında çekin ödenmemesine karar verildiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2018/187931 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin arkasında yer alan kaşelerin müvekkil şirkete ait olmayan, daha önce hiç kullanılmamış sahte kaşeler olduğunu ve imzaların da müvekkil şirket yetkililerine ait olmayan sahte imzalarla atıldığını, çekin taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkiye dayalı olarak el değiştirmediğini, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/963 E. sayılı dosyasında, 17.08.2018 tarihli tensip tutanağı ile ödeme yasağı şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı ile birlikte ciro silsilesinde yer alan diğer kişilerin de bu durumu bilebilecek konumda olduklarını, davalının ve diğer cirantaların kötü niyetli ve ağır kusurlu olduklarını, davalının kötü niyetli şekilde hareket ederek, müvekkil şirket müşterisi aleyhine icra takibi başlattığını ve bu suretle sebepsiz zenginleşme yoluna gittiğini, davalının bir faktoring şirketi olduğunu, buna rağmen keşideci ya da müvekkil davacı şirket ile herhangi bir şekilde irtibata geçmeden ya da teyit almadan çeki teslim aldığını ve daha sonra takibe konu ettiğini, bu nedenle ağır kusurlu olduğunu, çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve çekin iadesine karar verilmesini ,  davacının, keşideci dışında, ciro silsilesinde yer alan diğer şirketlerle hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve bu şirketleri tanımadığını beyanla davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti  ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çek bedeli faktoring işleminin müşterisi ...  İnş. ve Tic. Ltd. Şti. 'den tahsil edildiğini, davacının Menfi Tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, menfi tespite konu olabilecek bir borç kalmadığını, Davacı tarafından istirdat davası açılmasında hukuki yarar ve taraf sıfatı bulunmadığını, çek bedeli davacıdan  sonraki ciranta tarafından ödendiğinden,  çek davacının alacaklı olduğu şahıslardan dahi tahsil edilmediğinden,  İİK.md.72 gereğince  istirdat talebi  ancak borcu ödeyen borçlu tarafından ileri sürülebileceğinden, davacı tarafından istirdat davası açılmasında  HMK 114-115 hukuki yarar bulunmadığını, TTK.md.792 hükmüne göre: ‚çeki elinde bulunduran hamilden (müvekkilden)  çekin istirdatının talep edilebilmesi için,  hamilin   çekleri kötü niyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusuru bulunması‛ gerektiğini, bu hususta ispat  yükü davacı tarafta olduğunu, 6361 sayılı Faktoring Kanunu md.9/3’e göre; ‚Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.'' Denildiğini, kanun hükümleri açıkça  iktisap anındaki kötü niyeti arandığını,  Faktoring Sözleşmesi ve eklerinden görüleceği üzere; müvekkilin dava konusu çeki iktisap tarihi 19.07.2018 tarihi olduğunu, iktisap tarihi dikkate alındığında müvekkilin 17.08.2018 tarihli Ödeme Yasağı kararından haberdar olmadığını, çekin iktisabında iyi niyetli hamil olduğunu, bu hususta YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ 2016/10538E- 2017/4836K.12.6.2017 tarih,  Faktoring şirketleri, herhangi bir alacağı temlik alırken; 6361 sayılı Faktoring Kanunundaki usule uygun şekilde müşterinin alacağını fatura ile tevsik etme, aldığı kambiyo senedi ile faturadaki alacağın uyumlu olduğunu kontrol etme, çekin görünüşteki ciro zincirini kontrol etme, ile yükümlü olup;  bunun dışında herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, bu hususta; YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ  2016/10538E- 2017/4836K. 12.6.2017 tarihli ilamı olduğunu, bu yükümlülükler dışında kanunlar tarafından faktoring şirketlerine yüklenen bir yükümlülük bulunmadığından; faktoring şirketlerinin keşideciyi veya cirantaları mutlaka arayarak kendilerinden teyit alma gibi bir zorunluluğu bulunmamakla;  davacının aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını, HMK.md.190 vd. maddelerindeki ispat kuralları gereğince, davanın her aşamasında davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, çek aslının  ''... Cad ... İş Merkezi No:... K:... D:... Şişli/İstanbul'' adresinde kaim olan Av. ...'de olduğunu belirterek davanın reddi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı. <br>İlk Derece Mahkemesi kararı ile; \"Davacının menfi tespit talebinin kabulü ile ... bank A.Ş. Üçgen Şubesi TR...  IBAN nolu hesaba ait EÜ ... seri numaralı 20.09.2018 keşide tarihli 10.000,00.-TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının çek istirdatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle;  husumet yokluğu ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çek bedelinin faktoring işlemi müşterisi ...  İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilmiş olduğunu, ortada menfi tespite konu olabilecek bir borç kalmadığını, çek bedeli davacıdan tahsil edilmediğinden davacının istirdat davası açmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından istirdat davası açılmasında hukuki yarar ve taraf sıfatı bulunmadığını, kambiyo hukukuna egemen olan kural gereğince ödeme yapan kişinin kambiyo evrakını talep atma hakkı bulunduğunu, davacı çekin istirdadını talep etmişse de bu talebin de hukuki dayanağı olmadığını, talebinin hukuka aykırı olduğunun hem bilirkişi raporunda hem de mahkeme gerekçeli kararında tespit edildiğini, buna rağmen lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, TTK m.792'ye göre çekin istirdadı talebi için hamilin çekleri kötü niyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusuru bulunması gerektiğini, bu hususta ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, 6361 sayılı Faktoring Kanunu'nun da bu hükme paralel olduğunu, kanun hükümlerinin açıkça iktisap alanında kötü niyet aradığını, arz ettikleri faktoring sözleşmesi ve eklerinden açıkça görüleceği üzere müvekkilinin dava konusu çeki iktisap tarihinin 19.07.2018 tarihi olduğunu, çekin iktisap tarihinin dikkate alındığında müvekkilinin 17.08.2018 tarihli ödeme yasağı kararından haberdar olmadığını, dolayısıyla çekin iktisabında iyi niyetli hamil olduğunu, faktoring şirketlerinin keşideciyi veya cirantaları mutlaka arayarak kendilerinden teyit alma gibi bir zorunluluğu bulunmamakla davacının aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de görüleceği gibi müvekkilinin yaptığı faktoring işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının istihbarat yükümlülüğünden bahsetmişse de yönetmeliğin 5. maddesinin düzenlendiği ikinci bölüme bütün olarak bakıldığında \"Mükerrer Fatura Kullanımının Önlenmesi ve Fatura İptali\" bölüm başlığı altında 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin düzenlendiğini, düzenlemenin amacının ise mükerrer fatura kullanımının önüne geçilmesi ve iptal edilmesi olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının iddiasının aynı zamanda borçsuzluk iddiası olduğundan davacı lehtarın ticari defterleri ile kendisinden sonra gelen cirantanın ticari defterleri üzeridne mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu çekin taraf defterlerinde ve kayıtlarında olup olmadığının tespiti ve denetimi yapılması gerekirken yapılmamasının usul ve hukuka aykırı olduğunu, delil listelerinde ticari defterler delillerine dayanmış olmalarına ve duruşmada da dile getirmelerine rağmen talepleri yerine getirilmeden, delilleri toplanmadan eksik inceleme ile aldırılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkindir.  Davacı vekili, müvekkili şirketin,  müşteriden tahsilat makbuzu karşılığında alınan çekin , şirket merkezine kargoyla gönderilirken çalındığını, çekin cirolanmadan elden çıktığını ve daha sonra sahte kaşe ve imzalarla dolaşıma sokulduğunu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ödeme yasağı kararı verildiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, çeki devralan davalı faktoring şirketinin hem keşideci hem de müvekkili ile irtibat kurmadan çeki kabul ettiğini, icra takibi başlatarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, bu nedenle müvekkilinin çekten dolayı sorumlu olmadığının tespitini, çekin iadesini  ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı vekili ise, çekin faktoring sözleşmesi kapsamında müşterisi olan  şirketten usulüne uygun şekilde alındığını, çek bedelinin bu müşteriden tahsil edildiğini, davacının ne menfi tespit ne de istirdat davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zira davacıdan herhangi bir tahsilat yapılmadığını, çekin iktisap tarihinde ödeme yasağı kararının henüz bulunmadığını, dolayısıyla davalının iyiniyetli olduğunu faktoring şirketlerinin yalnızca çekin şekli şartlarını kontrolle yükümlü olduğunu, keşideci ya da cirantaları teyit etme zorunluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmektedir.Dava konusu ,  ... bank /Üçgen Şubesine ait, ...  seri nolu, 20.09.2018 keşide tarihli, 10.000,00 TL bedelli çekin , keşidecisinin ... Tic. Ltd. Şti. lehtarının davacı ... Ltd. Şti. olduğu,  sırasıyla  lehtar davacı  ... Paz. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ic. Ltd. Şti., ... Nak. Teks. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti., cirolarının bulunduğu son hamil  davalı ... A.Ş. tarafından ibraz edildiği, ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem  yapılmadığı görülmüştür. 09.11.2021 tarihli  ATK, Fizik İhtisas Dairesi  raporunda ;  İnceleme konusu çek arka yüzde 1. ciro imzası ile ... ve ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. Mali müşavir bilirkişi raporunda ; davacı tarafından  sunulan tahsilat makbuzuna göre; davacının 28.03.2018 tarihli ... seri no.lu (davacı adına antedli olarak sıralı matbaa basımlı) tahsilat makbuzu ile birlikte, çekin keşidecisi olan ... Ltd. Şti.’nden ‚dava konusu ... 314159 no.lu 20.09.2018 vadeli 10.000,00 TL çekle beraber 20.195,00 TL çeklerle tahsilat yapıldığı, dolayısıyla davacının çek keşidecisi ... ile direkt ticari ilişkisinin olduğu, davalının 2018 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları,   İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/09/2018 tarih, 2018/963 esas sayılı ödeme yasağı kararına istinaden  çekin ibrazında ödenmediği, ... A.Ş. nezdindeki muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile; ... Factoring ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 19.07.2018 tarihli Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, 01.08.2018 Tarihli Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu/Ön Ödeme Talimatı ile dava konusu edilen ... bank A.Ş. Üçgen Şb.si  ... no.lu, 20.09.2018 vade tarihli, 10.000,00 TL çekin davalı ... Factoring'e teslim edildiği, karşılığında  davalının müşterisi Damaroğlu Nakliye şirketine ödeme yapıldığı, belirtilmiştir. Davalı vekili çek bedelini tahsil ettiklerini, davacının davayı kendilerine yöneltmekte hukuki yararı olmadığını ileri sürmüş ise de; davalının davacı şirkete  yöneltilmiş bir alacak talebi bulunmamakla birlikte çek hamiline karşı çekte yer alan keşideci ve diğer cirantaların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, davacının kendisi adına atılan imzanın sahte olduğu iddiası ile dava açmakta  hukuki yararı bulunmaktadır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Çekteki  imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti  alacaklıya aittir. “imzanın sahte olması” iddiası , her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre , dava,  imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çekte davacı şirketin lehtar konumunda olduğu, davacı adına atılan 1. Ciro imzasının davacı lehtar şirket  yetkililerine  ait olmadığının adli tıp raporu ile tespit edildiği,  bu durumda  çekin lehtar tarafından ciro edilmemiş olması nedeniyle davacının çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı,  sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak  defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Çek hakkındaki ödeme yasağı kararının 06/09/2018 tarihli olduğu,   davalının 19.07.2018 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden  çeki faturaya bağlı alacağın ödeme aracı olarak 01.08.2018 tarihinde  çek hakkında verilen ödeme yasağı kararından önce  iktisap ettiği,  çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de  ciro zincirini de koparmayacağından ,   6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. Maddesindeki  \"Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" hükmüne göre,   davalı faktoring şirketinin  çeki iktisabında  kötü niyetli yada ağır kusurlu olduğunun  ispat edilmediği , davalının çekin meşru hamili olduğu , bu nedenle çek istirdatı talebinin yerinde olmadığı , mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, istinaf taleplerinin  reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı   vekilinin İstinaf başvurusunun ve davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince  ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 tarih ve 2019/263 E., 2022/791 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa4bf7babc0ce0bd","SID":"3206d27d6991e8d7"}}