{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">nT.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1803 Esas<br>KARAR NO:2025/972 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/1138 Esas- 2022/260 Karar<br>TARİH:24/03/2022<br>DAVA:Menfi Tespit- ipoteğin fekki<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... adına kayıtlı bulunan Adana, Seyhan, ... Mah., ... Blok, ... Kat, ... nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmaza ... Bank ... Şubesi tarafından üçüncü kişi olan ...'ın bankadan kullandığı kredi borcunun kefaleti olarak tapuda ipotek işlemi yapıldığını, davacı müvekkili ... hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra emri gönderildiğini, takibe konu icra dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takibin iptalinin gerektiğini, davacılardan ...'nun, diğer davacı ...’nun eşi olduğunu, ...'nun Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/345 E ve 761 K Sayılı dosyasında kısıtlandığını, kendisine ...' nun  vasi olarak atandığını, taraflarınca  huzurdaki davayı açmak üzere mahkemeye müracaat edildiğini ve 30.06.2017 tarihli ek karar ile dava açılması konusunda husumete izin kararı alındığını, müvekkili ... hakkındaki İstanbul ...İcra Müdürlüğü'ndeki icra takibinin, davaya konu gayrimenkul üzerine konulan ipoteğin yasal şartları taşımaması nedeni ile hem ipoteğin fekki, hem de icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti gerektiğini,  dilekçe ekinde  bulunan ipoteğe ilişkin resmi senedin son sayfasında ipoteği alan davalı banka tarafından “Kefalet ya da kişisel güvence sağlayan diğer sözleşmelere ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 589 ve 603. maddeleri kapsamında belirtilen hususların taraflarınca yerine getirildiğini, söz konusu hususlara ilişkin tüm hukuki sorumluluğun  taraflarına ait olduğu\"  şeklinde taahhütte bulunduğunu, bilindiği üzere BK’nun 589 ve 603. maddelerinin üçüncü kişi lehine kefalet veren eşin, diğer eşinden muvafakat alınması hükmünü içerdiğini, yani davalı banka tarafından müvekkilinden ipotek alınır iken diğer davalı eşin muvafakati alınması zorunlu olup, bu hususları yerine getirdiğinin bankaca taahhüt edilmesi halinde tapu müdürlüklerince ipotek işlemi tahsisi edileceğini, davalı bankanın  bu taahhütte bulunduğunu,  bankacılık ilkelerine aykırı şekilde diğer davacı ...’ndan da davacı eşi için dilekçeleri ekindeki muvafakat belgesinin alındığını, davacı ...’nun, eşi için alındığı iddia edilen muvafakat belgesi geçersiz olup bu nedenle şekil şartlarını taşımayan ipotek belgesinin de geçersiz olduğunu, zira ...'nun muvafakatinin alındığı 13.01.2017 tarihi itibarı ile hukuki haklarını kullanma ehliyetinin bulunmadığını, davacı ...'nun  manik depresif psikotik bozukluk ve ağır psikolojik rahatsızlıkları, bi polar mizaç bozukluğu bulunduğunu, davacının uzun yıllar öncesinden olan bu rahatsızlığı nedeniyle zaman zaman evden ayrılıp gittiğini, evini ailesini hatırlamadığını, bu rahatsızlığının yaklaşık olarak 10 yıldır devam ettiğini, rahatsızlığı nedeniyle tedavi evrakları celp edilerek bu konuda rapor alınması durumunda muvafakat tarihinde hukuki ehliyetin olmadığının tespit edilebileceğini, davalı banka tarafından usul ve uygulamaya aykırı bir şekilde müvekkili ...’nun hastalık durumunu bilmesine rağmen planlı bir şekilde ipotek tesisi için muvafakatini alındığını, muvafakat beyanı dikkatlice incelendiğinde evrakın maktu olduğunun, müvekkili ...’nun sadece ad soyadı ve imzasının alındığının, yazının içeriğinin banka yetkilisi tarafından tartışılmadığının ve müvekkili ...’in muvafakatnameyi okuduğuna ve anladığına ve açık onayına dair hiçbir ibarenin olmadığının, matbu evrakın boş kısımlarının banka memuru tarafından doldurulduğunun görüldüğünü,  bununla  birlikte TMK'nın 194. maddesi ve yönetmelik gereğince kendi el yazısı ile “Eşim adına kayıtlı bulunan ………Taşınmaz üzerine ipotek konulmasını arz ediyorum. İpoteğin tüm sonuçlarını anladım. ” şeklinde açık el yazılı beyanı alınması gerekirken böyle bir ibare ve belge bulunmadığını, bu imzalanan evraklara banka şubesi bünyesinde değil banka memurlarının müvekkillerinin evine gelip öyle imza attırıldığını, müvekkili ...’nun eşi ...’nun adının bile muvafakatnamede  geçmediğini, bu durumun da evrakın müvekkilinin iradesini tam anlamıyla yansıtmadığının göstergesi olduğunu, baştan sona şekil ve esasa aykırılık nedeniyle ...’ndan alınan muvafakatin yasal ve geçerli bir muvafakat olmadığını, öncelikle  bu nedenle menfi tespit davasının kabulü ve ipoteğin fekki gerektiğini, davacı müvekkili ...'nun hile ile kandırılmak sureti ile gerçekte yapmak istediği işlemin dışında işlem yapılarak kendisinden ipotek alındığını, müvekkili  tapu sahibi ...'nun gerek banka şubesi çalışanları ve gerekse üçüncü kişilerin birlikte çalışması neticesinde kandırıldığını, gerçek iradesinin dışında tapuda yapılacak işlem konusunda yanıltılarak sahibi bulunduğu gayrimenkul üzerine ipotek konulduğunu, akabinde ise üçüncü kişi ... isimli kişiye kredi kullandırıldığını ve kredi kartı kartı tahsis edildiğini, ayrıca çek yaprakları verildiğini ve bu kredi kartı sözleşmesinin ve çek yapraklarının teminatı olarak davaya konu ipotek işleminin tahsis edildiğini, banka tarafından müvekkilinden alınan ipotek yasal olmayıp fekki gerekmekte olup bu hususta ... Bank A.Ş ye taraflarınca Adana ...Noterliği' nin 13 Temmuz 2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin 18.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu güne kadar müvekkilinin  gayrimenkulünün  üzerindeki ipoteğin fek edilmediğini, akabinde ise ... Adana Şubesi tarafından Adana ... Noterliği' nin 12 Eylül 2017 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile müvekkili ...’dan ...'ın borcunun ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili ... yaşlı bir kişi olup, yaptığı işlemlerin ne anlama geldiğini anlama yeteneğinin bulunmadığını, kendisi parkinson, demans, şeker ve ağır böbrek hastası olup vücut fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediğini, şu anda da diyaliz makinasına girdiğini, müvekkilinin sahibi bulunduğu dairesini satmak istediğini, bunun için müvekkilinin oğlu ... ile daha önceden çalıştığı iş yerinin sahibi olan ve müvekkilini de şahsen tanıyan ...'ın evi satın almak istediğini müvekkili ...’na söylediğini, ...'in kredi başvurusunda bulunacağını ancak hepsine kredi kullanamayacağını söylediğini ve kalan miktarı için senet vermeyi taahhüt ettiğini, ... ve eşi ...'ın davacı müvekkiline senet verdiklerini ayrıca davacı müvekkilinden ...'ın tapu fotokopisini istediğini, kendisine tapu fotokopisinin verildiğini, bahsettikleri görüşmelere ... ve ...’nun çalıştığı iş yerinde çalışan ... ile ...'ın da tanık olduğunu, hatta kalan miktar için öngörülen senetleri şüpheli ...' in evine giderek bizzat ... isimli tanığın imzalandığını, müvekkilinin yapılan işlemi, üçüncü kişinin borcu nedeni ile ipotek vermek olarak değil, evini ...’e satıp bankadan kullandırılacak kredi parasının kendisine ödenmesi olarak bildiğini, tapuda ipotek işleminden sonra kullandırılacak kredinin evin satış bedeli olarak  müvekkilinin kendisine verilmesini beklerken paranın kendisine ödenmediğini, parası gelmeyince bu kez ...’e parasının neden gelmediği sorulduğunda ...'in cep telefonuyla banka müdürünü aradığını söyleyip telefonu müvekkiline verdiğini, müvekkili ile telefonda görüşen ve kendini banka müdürü olarak tanıtan kişinin şu an bankada para olmadığını para geldiğinde ...’e verip kendisine göndereceğini söylediğini,  ancak  daha sonradan anlaşıldığına göre kendini banka müdürü olarak tanıtan kişinin bu dolandırıcılığı organize eden ve bankada çalışanlar ile iş birliğini gerçekleştiren ... olduğunu, mevcut durum karşısında müvekkilinin bankaya banka müdürünün yanına görüşmeye gittiğini, banka müdürünün müvekkili ile görüşmeyi kabul dahi etmeden müvekkilini ... isimli banka personeli bayana yönlendirdiğini, ...'in  müvekkiline  \"... garibandır, ben şahsen tanırım, kendisiyle görüşüp bu sorunu çözeceğim\" şeklinde beyanda bulunduğunu, ...'ın müvekkilinin oğlu ...’nu cep telefonundan arayıp bankaya neden şikayette bulunduğunu sorduğunu ve ...'ın dolandırıldığımızı anladığımız için sizi şikayet ettik dediğini, müvekkilinin oğlu ...'ın ...’a yapılan işlemi düzeltmez iseniz hukuki işlem başlatacağız dediğini, bunun üzerine ...'ın ... ile görüşüp durumu anlattığını, daha sonra ertesi gün ...' ın çekilen parayı geri ödeyeceğini söyleyip ...’nu da yanına alarak ...in iş yerine gittiğini, hukuki işlem başlatmayın paranın geri kalanının tamamını en kısa zamanda ödeyeceğiz denildiğini, mevcut durumu  müvekkiline oğlu ...'ın arayarak bildirdiğini,  aynı  günün akşamında ise ...'in yanında üç kişi ile birlikte müvekkilinin evine gidip kapıyı çalıp müvekkili ile görüşmek istediğini söyleyerek müvekkiline \"siz bizi Bankaya şikayet etmişsiniz sizinle görüşmemiz lazım\" dediğini ancak gerek müvekkili, gerekse eşinin yaşlı olması nedeni ile müvekkilinin kapıyı açamadığını ve oğlu ...'ın telefonunu verip şüpheli ...’in müvekkilinin oğlu ... ile görüşmesini söylendiğini, bu arada ...' in müvekkilinin evini banka aracılığı ile sattırmakla tehdit ettiğini, ...'in müvekkilinin oğlu ...’ı arayarak görüşmek istemesi üzerine ...'ın ...’in işyeri adresi yazılı kartvizitindeki adrese gittiğini, belirtilen adreste takım elbiseli 5 adam bulunduğunu, ... 'in neden bizi bankaya şikayet ettiniz demesi üzerine ...' ın da siz kimsiniz ki sizi şikayet edelim demesi üzerine ...'in kendilerinin paraya ihtiyacı olanlarla ipotek verebilecekleri bir araya getirip, kredi işleri yapıp, kendi komisyonlarını ve bankadakilerin de komisyonlarını aldıklarını söylediğini, bu arada müvekkillerinin dolandıranların banka şubesinde çalışanlar ile de işbirliği içerisine girdiklerini,  müvekkilinin kendisine karşı planlanan bu hususlardan habersiz olarak tapuya götürüldüğünü,  kendisine gösterilen yeri imzalaması istenmiş olup yapılan işlem sonucunda müvekkili ...'nun banka yetkilisi olan ...'den imzaladığı evrakların fotokopisini istediğini fakat ...'in tüm fotokopileri ...'a verdiğini beyan ettiğini,  ayrıca ... Bank personelinin ...'nun müvekkilinin ikamet ettiği eve giderek tek başına iken bankacılık ilkelerine aykırı bir şekilde müvekkilinin kısıtlı olan eşine ipoteğe ilişkin muvafakatname  veya bilmediği bazı evraklar imzalattırdığını,  müvekkilinin  gerçekte yaptığı işlemin üçüncü kişi lehine ipotek olduğunu bilmeden evrakları imzaladığını, akabinde ...'ın  paranın geleceği bahanesiyle müşteki müvekkilini tam iki saat oyalayarak beklettiğini, daha sonra tapu müdürlüğünde şüpheli ...' ın müvekkiline paranın hemen ödenmeyeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin durumu çocuklarına bildirdiğini ve çocuklarının yaptığı araştırma sonucunda gerçekte yapılan işlemin müvekkilinin hayatı boyunca hiç görmediği, halen de görse tanıyamayacağı, belirli işi dahi olmayan ... isimli şahsın kullandığı kredinin teminatı olan ipotek olduğunun tespit edildiğini, kullandırılan kredi parasının ...'ın vekâlet verdiği ... isimli şahsa banka aracılığı ile ödendiğini, müvekkili  ...'nun eşi ... ve çocuğu ... ile ... arasında hiçbir ekonomik ve sosyal bir bağ veya ilişki olmadığı gibi tarafların birbirini tanımadığını, banka çalışanları ile birlikte krediyi kullanan kişilerin müvekkilini yanıltarak hiç tanımadığı üçüncü bir kişi lehine ipotek tesisi şeklinde işlemi müvekkiline yaptırdığını, ...'nun Adana 6.Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/345 esas sayılı dosyasında kısıtlanmasına karar verilmiş olup ipotek tesis ve muvafakat işleminin yapıldığı tarih itibariyle de hukuki ehliyetinin bulunmadığını,  müvekkilinin hayatında tanımadığı ve görmediği, ne iş yaptığını ve kim olduğunu dahi bilmediği ... isimli kişinin kullandığı kredinin teminatı olarak kendi evini ipotek olarak vermesini gerektirir hiçbir somut durumun söz konusu olmadığını beyanla İstanbul ...İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile Adana Seyhan ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... blok .... Kat ... nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına, davalı aleyhine takip miktarının %20' si oranında tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı  tarafın soyut ve hiçbir dayanağı olmayan iddialarının reddi gerektiğini, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 06.01.2017 tarihinde 750.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve davacı tarafından Adana ili, Seyhan ilçesi, ...Mah., ... ada, ... parsel’de tapuya kayıtlı ... Blok  ... numaralı bağımsız bölüm üzerine müvekkili banka lehine dava dışı ... tarafından kullanılacak her türlü kredinin teminatı olarak 13.01.2017 tarihinde 960.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmeyince müvekkili banka  tarafından dava dışı ...’a ve davacıya Adana ... Noterliği'nin 12.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun 1 gün içinde ödenmesi, aksi halde kanuni takip işlemlerine başlanacağının bildirildiğini,  ihtarnameye  rağmen borcun ödenmemesi sebebi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, icra emrinin davacıya 18.10.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının takibe herhangi bir itirazda bulunmadığını, icra müdürlüğü tarafından yaptırılan gayrimenkul kıymet takdir raporuna davacı tarafın itiraz ettiğini ve Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1187 E., 2018/948 K. sayılı ilamı ile gayrimenkulün değerinin 601.989,67 TL olarak tespit edildiğini, davacı aleyhine yapılan icra takibinden haberdar olup, icra dosyası satış aşamasına gelinceye kadar herhangi bir dava açmadığını, davacı tarafından açılan işbu davanın  müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini geciktirmek amacı ile kötü niyetli olarak açıldığını,  davacı tarafından eşinin kısıtlı olduğu, bu nedenle ipotek tesisi işlemine vermiş olduğu muvaffakatin geçersiz olduğunun iddia edildiğini, oysa ki davacıya ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği tarihin 13.01.2017 olduğunu, bu tarihte davacının eşi için verilmiş kısıtlılık kararı bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen kısıtlılık kararı 23.06.2017 tarihinde verilmiş olup, davacı tarafından maddi vakıaların çarptırıldığını, davacı  tarafın, banka çalışanlarının iş birliği ile dolandırıldığı iddiası tamamen gerçek dışı olup zaten savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini ve işbu kararın kesinleşmiş olduğunu, ipotek tesisi işlemi tapu müdürünün huzurunda atılan imzalar neticesinde yapılan bir işlem olup,  tapu müdürü tarafından yapılan işlemle ilgili tarafların açıkça bilgilendirilmemesi, davacı tarafın gayrimenkulü üzerine iradesinin aksine ipotek tesis edilmesinin mümkün olmadığını, tapuda geçerli olarak tesis edilmiş bir ipotek işlemi mevcut olup, aksinin tanıkla ispat edilemeyeceğini, davacı tarafın bu konuda tanık dinletmesine muvakkatlerinin bulunmadığını, davacı tarafın iddiaları abartılı, tamamen gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olup, maddi gerçeklerle de çeliştiğini beyanla açıklanan nedenler ile haksız açılan davanın reddine, davacının %20 oranında tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih 2018/1138 Esas- 2022/260 Karar sayılı kararında;\"... Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde,  davacı vekilinin dava dilekçesi ile müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazı satma niyetindeyken banka çalışanları ve üçüncü kişiler tarafından yanıltılarak gayrimenkulü üzerine hiç tanımadığı bir kişi lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin eşinin kısıtlı olduğunu, bu nedenle ipotek tesisine verdiği muvafakatin geçersiz olduğunu iddia ederek müvekkilinin bankaya borçlu olmadığının tespiti ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesini talep ettiği,  açılan davanın hile hukuksal nedenine dayalı menfi tespit ve ipoteğin fekki, terditli olarak alacak talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1.  (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Diğer taraftan, hemen belirtilmelidir ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde, \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.\" hükmüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi ise \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.\" Hükmüne yer verilmiş olup,  açılmış bir davada ispat sorumluluğunun kural olarak davacıya yüklendiği tartışmasızdır. Dava konusu olayda, müteveffa davacı ...' nun, adına kayıtlı taşınmazı hakkında davalı bankanın Adana Şubesi çalışanları ve dava dışı  3. Kişilerin hilesi ile davadışı ...'ın bankadan kullandığı kredi borcunun kefaleti olarak tapuda ipotek işlemi yapıldığını ifade ettiği, Adana C. Başsavcılığı' nın  2017/67412 soruşturma no,  2018/29687 karar sayılı kesinleşen kararında da ifade edildiği üzere,  usulsüz çekildiği iddia edilen kredinin 13/01/2017 tarihinde çekilmesine rağmen davacının vekili vasıtası ile ancak 9 ay kadar sonra 04/10/2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, davacının tapuda ve bankadaki imzalarının tamamının kendisine ait olduğu, savcılık değerlendirmesine göre ... ile davacının oğlu olan ...'nun yazışmalarının şüpheli ve aleyhe görüldüğü, banka tarafından da olayın şüpheli görülmeyip teftiş başlatılmadığı dolayısıyla hilenin davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki uyuşmazlıklardan diğeri de; ipotek tesisi sırasında eş rızasının aranıp aranmayacağı, davacının eşinin ehliyet yoksunluğu bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içerisinde yer alan tapu kaydından ipoteğe konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Dava konusu konutun aile konutu olup olmadığı hususunda mahkememizce yapılan değerlendirmede, Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı' nın 09.07.2021 tarihli yazı cevabı ekleri incelendiğinde, sunulan kira sözleşmesine göre; davacı müteveffanın kiraya veren, dava dışı ...' in kiralayan sıfatları ile imzalarının bulunduğunun, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15.01.2015 tarihi olduğunun görüldüğü, yine  icra dosyasının içeriğinde mevcut Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayılı dosyasındaki 17.07.2019 tarihli  haciz tutanağında taşınmazda dava dışı ...' in oturduğunun tespit edildiği, itiraz eden ...' in 16.09.2019 tarihli dilekçesi ekinde 04.03.2019 başlangıç tarihli yeni kira sözleşmesini de sunduğu, bu haliyle tanık ...' in beyanının aksine tanığın davaya konu konutta kiracı sıfatıyla ikamet ettiği, konutun aile konutu olmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki davacıya ait taşınmaz üzerine ipotek tesis tarihinin 13.01.2017 olduğu, bu tarihte davacının eşi için verilmiş kısıtlılık kararı bulunmadığı, Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kısıtlılık kararının tarihinin daha sonraki tarih olan  23.06.2017 tarihi olduğu anlaşılmakla dayanılan her iki hukuki sebep açısından da davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile \"Davanın Reddine'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ettiklerini, olay bütün halinde değerlendirildiğinde gerek müteveffa, gerekse eşi ...'nun iradesinin kısıtlanmayla olmadığı bir ortamda mahkemenin, tarafların gerçek hür iradesiyle bu satış işlemine gerçekleştirdiğine kanaat getirdiğini; Mahkemece kararda müteveffa müvekkilinin eşi olan ...'nun 23.06.2017 tarihinde Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığına dair bilgiye yer verilmiş ise de, ...'nun bu mevcut durumu ve kullandığı ilaçlar ile sabit olacağı üzere 24.02.2014 tarihinden itibaren kendisine vasi tayin yapılmasını gerektiren hastalığının mevcut olduğunun raporla tespit edildiğini, dava konusu ipotek tesis tarihinin 13.01.2017 olduğunu, Mahkemenin davacı ...'nun Adana 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu 23.06.2017 tarihli kısıtlama kararını başlangıç tarihi olarak kabul ettiğini, 24.02.2014 tarihinden beri hasta olan kişinin hukuki işlem ehliyetinin olmayacağının Mahkemece değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edildiğini; Mahkemenin dava konusu olan Adana İli, Seyhan İlçesi, ...Mah., ... Ada, ... Parsel de kayıtlı, ... blok ... Numaralı Bağımsız Bölüm ile ilgili açılan davada söz konusu taşınmazın 2015- 2019 yılları arasında 3. şahıs ve taşınmazda müvekkilinin kiracısı gözüken ... tarafından kullanıla geldiği için dava konusu taşınmazdaki aile konutu iddiasının reddedildiğini, 3. şahıs ve tanık da olan ...'in dava konusu taşınmazı o yıldaki çocuğunun okul kaydını yaptırabilmek ve o mahallede ve adreste oturduğunu gösterebilmek için sembolik olarak kira sözleşmesi yaptığını ve su aboneliği aldığını beyan ettiğini, zaten bilineceği üzere o dönemde tüm okulların sadece kira sözleşmesini yeterli bulmadığını, abonelik şartının da bulunmasını istediği için bu şahsın zorunlu olarak abonelik alarak işlemi gerçekleştirdiğini, aynı şekilde nüfus müdürlüklerinin de eskisi gibi beyana dayalı adres değişikliğine izin vermediğini; Mahkemenin, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/67412 Soruşturma numaralı ve 2018/29687 K. Sayılı soruşturma dosyasında verilen ve sadece müteveffanın mağduriyetine sebep verenlerden ... ile müvekkilinin oğlu olan ...'nun yazışmalarının şüpheli ve aleyhe görülmesine dayanan kararı ile bankanın da olayı şüpheli görmeyip teftiş başlatmayarak hilenin müvekkili tarafından ispatlanamadığı yönündeki karara itibar ettiğini, bu dosya tetkik edildiğinde her ne kadar ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, kararın kesinleşmesinden sonra ...'ın Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 09.11.2018 tarihinde vermiş olduğu kendi ıslak imzalı dilekçesiyle yaşadığı tüm süreci anlattığını, itirafında müvekkilinin ve ailesinin iradesini fesada uğrattığını, bu işlemleri banka personeli ile birlikte gerçekleştirdiklerini, bu insanların dolandırıcı, tefeci, haksız kazanç elde ederek  insanların iyi niyetlerini kullanan art niyetli insanlar olduğunu gördüğünü, ..., ..., ...'nın bu işi tezgahlayarak 13.01.2017 tarihinde müvekkili ...’nu nitelikli bir şekilde dolandırarak mağdur ettiklerini, kendisini de bu sürece alet ederek kullandıklarını ve vicdanen bu durumdan çok rahatsız olduğunu  itiraf ettiğini, işbu dava dosyasındaki olaya sebep veren kişinin bu yöndeki yazılı beyanının hiçbir şekilde hükme esas alınmadığını, bu nedenle eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı olan hükmün ortadan kaldırılmasına, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ipoteğin fekki taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; müteveffa davacı ...'nun eşi olan mirasçısı davacı ...'nun 2014 yılından itibaren hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olmadığı, bu nedenle adı geçen tarafından verilen muvafakatname ve dolayısıyla ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğu, takip konusu taşınmazda kiracı olarak gözüken kişinin esasen taşınmazda yaşamadığı, çocuğunun okul kaydını yaptırmak için kira sözleşmesi ve abonelik işlemleri yaptığı, her ne kadar Mahkemece, savcılık tarafından verilmiş kovuşturmaya yer olmadığı kararına göre müteveffa davacı ...'nun ipotek sözleşmesini hile sonucu yapmadığı kanaatine varılmış ise de, söz konusu dosyaya daha sonra lehine ipotek verilen ... tarafından, müteveffa davacının soruşturma dosyasındaki şüphelilerce dolandırıldığı ve kendisinin de bu işlemlere ortak edildiği yönünde beyan sunulduğu, bu beyanın Mahkemece nazara alınmadığına ilişkindir. Davacı tarafça ileri sürülen ve ... tarafından savcılık soruşturma dosyasına, müteveffa davacının dolandırıldığı itirafını içerir dilekçe sunulduğuna ilişkin sebep dışında kalan tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davalı banka ile dava dışı ... arasında 06/01/2017 tarihli ve 750.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve müteveffa davacı ...'nun maliki olduğu Adana ili, Seyhan ilçesi, ...mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, ... nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmazı üzerinde, 13/01/2017 tarihli ipotek senedi ile, adı geçen ...'ın davalı banka ile imzaladığı ve imzalayacağı kredi sözleşmeleri uyarınca adı geçene kullandırılmış ve kullandırılacak tüm krediler ve adı geçenin davalı banka nezdinde doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere 960.000 TL tutarında ipotek tesis edildiği, ipotek tescil belgesinin müteveffa davacı tarafından imzalandığı, her ne kadar müteveffa davacı tarafından banka çalışanları ile dava dışı ... ve ... tarafından kandırıldığı ve esasen evini ... isimli kişiye sattığını düşünerek tapudaki evrakları imzaladığı, ipotek sözleşmesinin hile nedeniyle geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de, bu hususta yaptığı şikayet üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/67412 sayılı dosyası ile banka çalışanları, ... ve ... hakkında banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, yine banka çalışanları hakkında davalı banka tarafından somut bir veri olmadığından bahisle idari bir işlem/soruşturma yapılmadığı, dosya kapsamında davacı tarafın hile iddiasını ispata yarar somut bir delil bulunmadığı, ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülen ve lehine ipotek tesis edilen ...'ın savcılığa sunduğu iddia edilen dilekçe örneğinin dosyaya sunulmadığı, İlk derece mahkemesince devam eden yargılamada bu iddianın ileri sürülmediği,Dairemizce Uyap üzerinden izin talep edilerek incelenen soruşturma dosyasında söz konusu beyana rastlanmadığı, her ne  kadar davacı tarafça, ipotek sözleşmesinin geçerliliği için taşınmaz maliki ve ipotek veren müteveffa davacı ...'nun eşi tarafından sözleşmeye muvafakat edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de,  taşınmaz ipoteğine ilişkin hükümlerin 4721 sayılı TMK'nın 850 ve devamı maddelerinde ayrı şekilde düzenlendiği ve 6098 sayılı TBK'nın 603. maddesine göre kişisel güvence niteliği taşımayan, ayni güvence niteliğinde olan ipotek tesisinde eş rızasının aranmasına gerek olmadığı, öte yandan her ne kadar dava dilekçesinde ipotekli taşınmazın aile konutu olduğu ve bu nedenle eş muvafakatinin aranması gerektiği açık bir şekilde ileri sürülmemiş ise de, TMK'nın 194. maddesinden bahsedilmesi sebebiyle Mahkemece taşınmazın aile konutu olup olmadığının araştırıldığı, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi olmadığı, ipotek tesis tarihinde dava dışı ... tarafından kiralık konut olarak kullanıldığının gerek dosyada mübrez kira ve abonelik sözleşmeleri, gerekse takip dosyasında düzenlenen kıymet takdir raporu ve ipotek tesisinden önce alınan ekspertiz raporu ile sabit olduğu, açıklanan gerekçelerle müteveffa davacı tarafından imzalanan ipotek sözleşmesi geçerli ve alınan bilirkişi raporuna göre takip ve dava tarihi itibariyle dava dışı ...'ın bankaya borçlu olduğu tespit edildiğinden Mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2aa20565058c5687","SID":"177209bdb81f242f"}}