{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/730 <br>KARAR NO: 2025/869<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2023 ek karar <br>NUMARASI: 2023/512 E. - 2023/510 K.<br>DAVANIN KONUSU: Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan Tedbir Talebi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Bankasına ait 27/04/2023 tarihli, 73.627,42 TL bedelli, ... nolu çek nedeniyle   ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 25/05/2023   tarih ve 2023/512  D. İş Esas, 2023/510 D. İş Karar  sayılı kararı ile, ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek  talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, ihtiyati haciz kararına karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafların vekili tarafından itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesi ile; ihtiyati hacze konu çekin müvekkili elinden rızası hilafına çıktığını, senet üzerinde tahrifat yapılarak sahte ciroların olduğunu,  ihtiyati hacze konu dayanak evrak kambiyo senedinde keşide yerinin sonradan doldurulduğunu,  çekin keşide adresinin Ankara olduğu ve yetkili  mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi ve İcra daireleri olduğunu, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi  20/06/2023 tarihli ek kararı ile; İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak  sınırlandırılmıştır. Somut olayda, talep miktarının %15 oranında teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği, teminat miktarının yasal düzenlemelere ve yerleşik Yargıtay ve BAM kararlarına uygun olarak belirlendiği ve dosya kapsamında  yeterli ve makul olduğu anlaşılmakla itiraz eden vekilinin teminata yaptığı itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. İhtiyati hacze konu çekin keşide yerinin İstanbul olduğu, çek keşide yeri Mahkemesinde de ihtiyati haciz talep edilebileceğinin, itiraz eden vekilinin yetki itirazının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. İtiraz eden vekilinin sair itirazlarının da İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmakla,\" İtiraz eden ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından Mahkememizin 25/05/2023 tarihli ve 2023/512 D.İş Esas, 2023/510 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapmış olduğu itirazın REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Hacze itiraz eden ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin karar gerekçesinde yer alan \"ihtiyati hacze konu çekin keşide yerinin İstanbul\" olduğu beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu senedin keşide yeri kanuna aykırı bir şekilde sonradan doldurulduğunu, çekin nerede düzenlendiğini gösteren keşide yerinin senede yazılması zorunlu olduğunu,  keşide yeri gösterilmemişse, keşidecinin adının yanında yazılı olan yer, keşide yeri sayıldığını, senette keşide yeri gösterilmediğinde ve keşidecinin adının yanında da bir yer adı yer almıyorsa, senet çek niteliği kazanamayacağını, söz konusu çekin müvekkilden kargoya verilmeden önce keşide yerine ilişkin bir bilgi bulunmadığını,  müvekkili şirketin merkez adresi Ankara olduğunu çek tanzimine yetkili kişiler Ankara'da olduğunu, çek üzerinde mevcut ödeme yeri bankası Ankara olduğunu, sonradan keşide yeri İstanbul olarak doldurulan çekin üzerinde tahrifat yapıldığının ortada olduğunu, bunu kabul etmediklerini, bu nedenlerle takipte İstanbul Ticaret Mahkemesinin yetkisi bulunmadığını,  söz konusu çekte lehtar dahil diğer borçlu gözüken cirolar  sahte olduğunu, müvekkilinin ve lehtarın lehtardan  sonra gelen ciranta ile ticari herhangi bir ilişkisi olmadığını, ciro zincirinde müvekkilinin çeki düzenlediği lehtarın kaşe ve imzası sahte olduğunu, sonrasında gelen ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına yapılan cironun gerçeğe aykırı olduğunu, ticari ilişki gereğince, takibe konu yapılan  çekte hukuki temeli olan ticari ilişkilerin doğrulanabilir ve gerçek olması önem taşıdığını, müvekkili şirketin çekleri göndermek istediği tedarikçi firması ... San. ve Tic. A.Ş ile arasında çok uzun yıllardır süregelen yatak satın alımına ilişkin ilişki bulunduğunu, tedarikçi firma lehine cirolanan \"kambiyo senedi\" aslı tedarikçi firmaya iletilmek üzere ... Kargo A.Ş. yetkili kuryesine teslim edildiğini ve ... Kargo A.Ş.'nin zilyetliğinde iken tedarikçi firma'ya teslim edilemeden çalındığını, sonrasında lehtarın imzası sahte bir şekilde çek arkasına eklendiğini ve sahte bir ciro silsilesi yaratıldığını, lehtarın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de bu ciro ilişkisinin sahte olduğu ve Lehtar ile kendinden sonra gelen ... arasında bir ticari ilişki bulunmadığının ortaya çıkacağını, davalının iyi niyetli olmadığını ağır kusurla çeki iktisap ettiğini, Lehtardan sonra gelen cirantanın  gerçek kişi olduğu gerçek kişi ile ticari bir şirket arasındaki ticari ilişkinin ne olabileceği de Factoring şirketi tarafından araştırılması gerektiğini, interten üzerinde yaptıkları araştırmada ...'nın ve ...'ın hiçbir kaydına ulaşılamadığını, adliye tevzii sistemi üzerinden yaptırdıkları sorguda da borçlu görünen şirket ve gerçek kişi ile alacaklı görünen Factoring şirketinin çok fazla benzer nitelikte çek takibinden alacaklı/borçlu sıfatına sahip oldukları anlaşıldığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket 1960 yılından bu yana ... Holding bünyesinde kurulu sektöründe tanınmış ve itibar sahibi bir şirket olduğunu, bu zamana kadar karşılıksız çek vs herhangi bir sürece de asla dahil olmadığını, şirketin ticari defter ve kayıtları tasdikli olduğunu alacaklı ve borçlu olduğu tüm şirketler defterlerinde kayıtlı olduğunu,  müvekkilin ve Lehtarın kendi aralarındaki ticari ilişkiden başka sonradan eklenen   hiçbir şirket ile ticari bağlantısı bulunmadığını, müvekkilin bu şirketlere karşı böyle bir borcu olmadığını, Davalı ihtiyati haciz kararını sadece müvekkil şirket, ... ve ... aleyhine talep konusu yaptığını, davalının müvekkili şirketten sonra lehtar dahil ve diğer cirantalar aleyhine ihtiyati haciz talep etmesi gerektiğini, hayatın olağan akışı gereğince, iyi niyetli bir hak sahibinin, müvekkil şirketin aktif ve faal olması nedeniyle tahsile yönelik ''kaçma/mal saklama'' vb gibi korkusunu, arasında ticari ilişki bulunan ...'a yöneltmesi gerektiğini, davalı Lehtar adına sahte imza atıldığını bildiğinden onu ihtiyati haciz talebine hiç dahil etmediğini  ve ... ve ...  ile ilgili elinde ihtiyati haciz kararı olmasına rağmen Ankara'ya hacze geldiğini, yapılan tüm bu işlemler müvekkili şirketin açık mağduriyetine sebebiyet verdiğini, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının itirazen incelenerek kaldırılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece takdir edilen % 15 oranında teminat tutarı müvekkili şirketin ihtiyati haciz nedeniyle uğradığı / uğrayacağı zararları karşılamaktan uzak olduğunu, ihtiyati haciz nedeniyle müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına, alacaklı olduğu icra dosyalarına, araçlarına, haciz konulduğunu, müvekkili şirketin ticari hayatı kilitlendiğini belirterek usul ve yasaya aykırı  mahkemece verilen ihtiyati haciz  kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlunun mahkemenin yetkisine olan itirazları usul ve yasaya aykırı olduğunu,  yetkili mahkemeler İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, takibe konu çek muhatap bankaya ibraz edildikten sonra götürülerek borç haline dönüştüğünü, TBK md 89 gereğince; alacaklı müvekkilinin yerleşim yeri yetkili hale geldiğinden ilgili icra müdürlükleri İstanbul olduğunu, müvekkili davaya konu çekleri usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap eden iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, ihtiyati haciz müessesesi geçici bir hukuki koruma olduğundan, işbu kararın tesisi için yaklaşık ispat yeterli olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz kararı için gerekli ve yeterli tüm şartlar mevcut olduğunu belirterek  borçlunun haksız istinaf taleplerinin reddi ile, mahkemece verilen ihtiyati hacze itirazın reddi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, 25/05/2023   tarih ve 2023/512  D. İş Esas, 2023/510 D. İş Karar  sayılı kararı ile, ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek  talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiği itiraz üzerine, İİK 265/4. maddesi gereğince itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verildiği, 20/06/2023 tarihinde duruşmalı yapılan inceleme neticesinde istinafa konu ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. İİK. 265/1. maddesine göre; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir.” İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak  sınırlandırılmıştır. İhtiyati hacze itiraz eden vekili,  söz konusu çekin kargoya verilmeden önce keşide yerine ilişkin bir bilgi bulunmadığını,  müvekkili şirketin merkez adresi Ankara olduğunu çek tanzimine yetkili kişilerin Ankara'da olduğunu, çek üzerinde mevcut ödeme yeri bankası Ankara olduğunu, sonradan keşide yerinin İstanbul olarak doldurulan çekin üzerinde tahrifat yapıldığının ortada olduğunu belirtmiş ise de buna ilişkin hiçbir belge bulunmadığından bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili, çekte lehtar dahil diğer borçlu gözüken cirolar  sahte olduğunu, müvekkilinin ve lehtarın lehtardan  sonra gelen ciranta ile ticari herhangi bir ilişkisi olmadığını, ciro zincirinde müvekkilinin çeki düzenlediği lehtarın kaşe ve imzası sahte olduğunu, sonrasında gelen ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına yapılan cironun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de bu husus ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığından yerinde görülmemiştir. Teminata ilişkin istinaf yönünden ise mahkemece %15 teminat alınması olayın oluş şekline ve dosya kapsamına göre yerinde olduğundan bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2023/512 E.,sayılı EK kararına karşı itiraz eden  vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı itiraz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İtiraz eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1764c3882909fb58","SID":"7400316a589fb925"}}