{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2068 <br>KARAR NO: 2025/658<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2021<br>NUMARASI: 2019/1101 Esas -  2021/668 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı şirketin eski ünvanının ... Ticaret Ltd.Şti. olduğu, 22.07.2010 tarihli 30.10.2010 vade tarihli 2.500.-TL tutarlı olan 2 adet senedin davalı şirket tarafından davacı şirkette verildiği, iş bu senetlerin ödenmediği iş bu senetler için protesto düzenlediği, davalı şirketin tarafında senetlerin ödeneceği beyan edilmesi üzerine icra takibi başlatılmadığı, davalıların kötüniyetli hareket etmesinden sonra 2018 yılında icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafında itiraz edildiğini ancak imzaya itiraz edilmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alamadıklarını, davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetle takibi durduran borçluların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın itirazın iptali davası olup hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediğini, takip tarihinin nisan 2018 olduğunu alacaklı takipten haberdar olduğunu, T.C. İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkeme nezdinde 2019/144 E. Sayı ile dava açtığını, ardından arabuluculuk faaliyetine gittiğini ve huzurdaki davayı açtığını ancak bir yıl içinde davayı açmasının gerektiği iş bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davalının davacıya bir borcunun bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından dava cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Davacının ticari defterleri kapanış tasdiklerinin usulune uygun yapılmadığı anlaşıldığından lehine delil olarak değerlendirilmemiştir. Davalı taraf verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini incelemeye sunmamışlardır. Davacı delil listesinde yemin deliline dayandığı ve kendisine hatırlatıldığında davacı 30/06/2021 tarihli dilekçesinde yemin teklifinde bulunmuş ve yemin metni hazırlamış , mahkememizce taraflara ihtar edilerek yemin metni usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalı asiller yemin için yapılan duruşmada hazır bulunmayarak yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmışlardır. Tüm nedenler doğrultusunda davalıların itirazlarının iptaline, davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davaları itirazın tebliği (yahut ıttıla tarihinden) itibaren bir yıl içinde açılması gerekmekte olup hak düşürücü süreye riayet edilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, davacının her ne kadar taraflar arasında bir borç ilişkisinden bahsetmekte ise de borcun kaynağı yönünde bir husus belirtmediğini, dava dilekçesi incelendiğinde iddianın temelini bono teşkil etmiş görünmekte ise de davalının bu yönde davacıya bir borcu bulunmadığını, yine alacağın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile vade tarihi itibariyle de zamanaşımı dolmuş olup alacak iddiasının hukuken himayesiz kaldığını, karara dayanak 05.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; davacı şirket ticari defterleri kayıt nizamına uygun olmadığını, takip konusu senetlerin davacının ticari defterlerine kayıtlı olmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının iş bu davada alacaklı olduğu kabul edilemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, temel ilişkide borcun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"30/10/2010 vadeli iki adet senet\" sebebine dayalı olarak 5.000,00 TL asıl alacağın 3.408,76 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 18/04/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/1. Maddesine göre, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davaya konu icra takibine yapılan itirazlar, davacı takip alacaklısına tebliğ edilmemiştir. Daha önce aynı takip için İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/1101 esas sayılı dosyasında 19/04/2019 tarihinde itirazın iptali davası açılmış olup, bu dava tarihinden  eldeki dava tarihi olan 25/12/2019 tarihine kadar da 1(bir) yıllık hak düşürücü süre geçmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 229/1. maddesine göre, yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Davacı tarafından, davalılara yemin teklif edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince davalılara yemin davetiyesi çıkarılmış, ancak davalılar yemin duruşmasına mazeretsiz olarak katılmamışlardır. Bu halde, davalılarca yemin konusu vakıalar ikrar edilmiş sayıldıklarından, yemin konusu vakıaların davacı tarafından ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 143,60 TL harcın, alınması gerekli olan 574,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 430,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1257deb644b2f5d","SID":"0a41eea5c8243557"}}