{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1990 <br>KARAR NO\t: 2025/1090<br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İZMİR\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR NUMARASI\t : 2017/1330 Esas 2021/457 Karar<br>                                       2017/1330 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 29/11/2017<br>BİRLEŞEN İZMİR 2. ATM'NİN 2018/26 ESAS - 2018/581 KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/05/2025<br><br>Davalı - birleşen dosya davacısı ... AŞ.  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA DOSYASI AÇISINDAN;\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  Alacaklı müvekkili şirket adıyla borçlu .... A.Ş. aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişilmiş olup 7 örnek ödeme emrinin 09/11/2017 tarihinde karşı yana tebliğ edildiği, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki mevcut olup, taraflar arasında yaşanan bir carinin söz konusu olduğu, zira itiraz dilekçesinde de işbu yönde herhangi bir itirazda bulunulmamış olup işbu hususların davalı yanca da zımni olarak kabul gördüğü, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca müvekkili şirket tarafından davalı yana hizmet/hizmetler verildiği ve yüklenilen edimler yerine getirilmiş ise de davalı borçlu tarafından ödenmesi gereken 09/09/2017 tarih 7.080,00 TL bedelli, 09/09/2017 tarih  7.080,0 TL bedelli, 15/09/2017 tarih  2.065,00 TL bedelli, 19/09/2017 tarih 1.770,00 TL bedelli, 20/09/2017 tarih 1.770,00 TL bedelli, 20/09/2017 tarih 1.298,00 TL bedelli, 23/09/2017 tarih 2.360,00 TL bedelli, 25/09/2017 tarih  1.770,00 TL bedelli, 25/09/2017 tarih 3.835,00 TL bedelli, 26/09/2017 tarih 1.770,00 TL bedelli faturalardan kaynaklanan cari hesap borcunun müvekkili şirkete ödenmediği, işbu durum üzerine İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişilmiş ise de, davalı yan tarafından takip dayanağı cari hesap nedeniyle borçlu olunmasına rağmen müvekkili şirkete karşı bir borcu olmadığını beyan etmek suretiyle alacağı sürüncemede bırakma amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğu ve takibin durduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle borçlu tarafından haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına karşı yapılan itirazın iptali ile %9,75 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda avans faiziyle birlikte hesaplanacak miktar üzerinden takibin devamı ve yine davalı likit bir alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br> Davalı   vekili tarafından sunulan  cevap dilekçesinde ; Müvekkili ile davacı  arasında bir kısım yüklerin taşınması hususunda anlaşma olduğu, söz konusu anlaşma uyarınca müvekkilinin müşterilerine ait emtiaları değişik destinasyonlardaki ana dağıtıcı firmalara taşımak hususunda anlaştıkları, müvekkili ile davacı yan arasında dava dilekçesine belirtilmiş olduğu gibi bir cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığı, bu hususun taraflarınca zımnen dahi kabul edilmediği, cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gereken geçerlilik şartı yazılı olan sözleşmelerden olduğu, bu sebeple yazılı olarak bir cari hesap sözleşmesi mevcut olmamasından mütevellit taraflar arasında bu şekilde bir sözleşmenin varlığından bahsedilemeyeceği, bu gerekçe ile davacı tarafın yapmış olduğu takipte takip dayanağı olarak belirtilen cari hesabın doğru olmadığı, davacı yanın, müvekkilinin müşterisi konumundaki dava dışı ....A.Ş. firmasından 07/03/2017 tarihinde teslim aldığı ve 100673 numaralı irsaliye ve ... plakalı araç ile Manisa 'dan İstanbul 'a yaptığı taşıma sonucunda taşıdığı ürünlerin nihai alıcısı .... Ticaret olan 1 palet ürünü kaybetmiş olmasından dolayı İstanbul  'da bulunan ana dağıtıcı firmaya (dava dışı .... Ltd. Şti.) teslim edemediği, söz konusu ürünün eksik olduğuna ilişkin şerhin dilekçe ekinde sunulmuş olup teslim irsaliyesinde davacının şoförünün imzası ve teslim ambarı yetkilisi olan dava dışı ... Ltd. Şti'nin kaşe ve imzasının tespit edildiği, taşıma sözleşmesinde taşıyıcı yükün teslim alınmasından teslim edilinceye kadar olan hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı hususu TTK m. 875 kapsamında düzenlendiği, hal böyle iken sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal eden davacının karşı davalı tarafın taşına ücretine hak kazanamayacağının izahtan vareste olduğu, bu sebeple karşı yanın talep etmiş olduğu taşıma ücretleri yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle talep edilebilir olmaktan çıktığı, davacı yanın kaybetmiş olduğu ürünlerin değerine ilişkin olarak müvekkilinin dava dışı  .... A.Ş.'nin ürün bedeli olarak kesmiş olduğu 34.456,00 TL bedelli, faturayı davacıya fatura ettiği, ancak davacı yanın yükü kaybetmiş olmasına ve bu sebeple bu zarara sebep olmasına rağmen söz konusu fatura bedelini ödemediği belirtilerek açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacının davasının reddine, davanın kötü niyetli açılmış olması sebebiyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>BİRLEŞEN DAVA DOSYASI AÇISINDAN;<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ; Müvekkili ile  davalı arasında bir kısım yüklerin taşınması hususunda anlaşma mevcut olduğu, söz konusu anlaşma uyarınca davacı yanın, müvekkilinin müşterilerine ait emtiaları değişik destinasyonlardaki ana dağıtıcı firmalara taşımak hususunda anlaştıkları, karşı tarafın müvekkilinin müşterisi konumundaki dava dışı .... A.Ş. firmasından 07/03/2017 tarihinde teslim aldığı ve 100673 numaralı irsaliye ve .... plakalı araç ile Manisa  'dan İstanbul  'a yaptığı taşıma sonucunda taşığı ürünlerin nihai alıcısı .... Ticaret olan 1 palet ürünü kaybetmiş olmasından dolayı İstanbul 'da bulunan ana dağıtıcı firmaya (dava dışı .... Ltd. Şti.) teslim edemediği, söz konusu ürünün eksik olduğuna ilişkin şerh ekte sunulmuş olmakla teslim irsaliyesinde davacının şoförünün imzası ve teslim ambarı yetkilisi olan dava dışı ... Ltd. Şti'nin kaşe ve imzası ile tespit edildiği, 1 palet yükü teslim edemediği ve söz konusu yükü zayi ettiği, davacı yanın kaybetmiş olduğu ürünlerin değerine ilişkin olarak müvekkilinin dava dışı ...'un ürün bedeli olarak kesmiş olduğu 34.456,00 TL bedelli OER2017000001428 nolu faturayı davacıya fatura ettiği, ancak davacı yanın yükü kaybetmiş olmasına ve bu sebeple bu zarara sebep olmasına rağmen söz konusu fatura bedelini ödemediği, buna müteakip davacı yanca söz konusu zararın tahsili için İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14271 Esas sayılı dosyası kapsamında 7 örnek icra takibi yapıldığı ve ancak davacı yanın haksız bir şekilde söz konusu takibe itiraz ederek takibi durdurduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile davanın kabulü ile İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14271 Esas sayılı dosyası üzerindeki itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit bir alacak olması sebebiyle dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>Davalı vekilince sunulan 14/06/2018 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket aleyhine açılan bu davanın haksız  ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak iddia edilen ürünün .... AŞ'ye ait olmadığı gibi bedelinin de ödendiği yönünde herhangi bir belgenin sunulmadığını, dolayısıyla davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından malların dava dışı 3.kişilere tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili şirkete yasal süre içerisinde herhangi bir bildirimde ya da ihbarda bulunulmadığını, ayrıca müvekkili tarafından düzenlenen faturaya dahi herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturanın, fatura içeriğinin ve malın teslim edildiği karşı tarafça kabul gördüğünü, bu nedenle de fatura bedelinin müvekkili şirkete ödendiğini,  TTK 21 maddesine göre de fatura içeriği hakkında bir itirazda bulunulmamış ise kabul etmiş sayılacağını, karşı tarafın iddia edilen iş bu taşımanın üzerinden yaklaşık 7,5 ay sonra asıl davada müvekkili şirkete borçlu oldukları tutara yakın olmak üzere haksız ve kötü niyetli olarak 34.456,00 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, müvekkili tarafından bu faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini ve anılı faturanın karşı yana iade edildiğini, karşı tarafın asıl davaya konu icra takibinin başlatılması akabinde İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14271 Esas sayılı dosyası üzerinden kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, yine karşı tarafça müvekkiline gönderilen 31/12/2017 tarihli mutabakat mektuunda dahi müvekkilince başlatılan takibe konu miktar kadar borçlu olduklarını, gerçek dışı iddia edilen hususlara ilişkin ise müvekkili yanın herhangi bir borcu bulunmadığının kabulleri dahilinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, karşı tarafça sunulan belgeler incelendiğinde bu davada kötü niyetli olduklarının açık olduğunu, karşı tarafça belirtilen 07/03/2017 tarihli, A100673 sayılı irsaliyenin şoför tarafından imzalanan bir belge olduğunu, 1 paletin kamyondan çıkmadığı yönündeki iddianın kabul edildiği anlamı taşımadığını, ayrıca \".... Ticaretin 1 Paleti Kamyondan Çıkmadı\" yazısındaki yazı karakterinin farklı nitelikte olduğu, dolayısıyla şoför tarafından yazılmadığını, 1 paletin eksik olduğu iddialarına yönelik olarak usulüne uygun herhangi bir tutanak tutulmadığını, dosyaya da sunulmadığını, karşı yan tarafından iddia edilen 1 palet ürünün içerisindeki malların neye ilişkin olduğu, miktarı veya değeri müvekkili tarafından bilinemeyeceği gibi bu hususlar belirsiz olup, likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğinden bahisle  davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; asıl davada davacı ... Ltd. Şti. Tarafından davalı ile taşıma akdinden doğan cari hesap alacakları olduğundan bahisle 30.798,00TL alacağın tahsili için davalı aleyhine izmir 21. İcra Dairesinin 2017/14623 esas sayılı takibine girişildiği, davalının haksız borca itirazı nedeni ile takibin durduğu ileri sürülerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesi talebine karşılık, asıl davada davalı vekilince davacının taşıdığı dava dışı ... a.ş. Firmasından 07.03.2013 tarihinde teslim aldığı ve .... plakalı araç ile Manisadan  İstanbul 'a götürdüğü ürünlerden bir paletini kaybettiği, nihai alıcısına teslim etmediği, bu nedenle kendilerinin ürün bedeli olarak kestiği 34.456,00-TL yi davacının ödemediği, ürünü kaybederek kendilerini zarara uğrattığı ileri sürülerek ve cari hesabın doğru olmadığı belirtilerek, davanın reddinin savunulduğu, bu dava ile ilgili dava tarihinden sonra taraflar arasında hesap mutakabaktının gerçekleştiğinin ve davalının mutabakat belgesi gönderdiğinin davacı tarafça cevaba cevapta ileri sürüldüğü, böylelikle uyuşmazlığın, asıl davada İzmir 21. İcra Dairesinin 2017/14623 esas sayılı takibine konu cari hesap alacağı, nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, birleşen davada ise, davacı .... A.Ş.'nin davalı ... Ltd. Şti. 'ne karşı yukarıda bahsedilen ve birleşen davalının taşıma sıraısnda kaybettiği ürün bedeline ilişkin olarak 34.456,00-Tl nin tahsilinin talep edildiği, birleşen dava yönünden davalı vekilince taşınan her hangi bir ürünün kaybedilmediği, sevk irsaliyesine eklenen ibarenin şoför imzasından sonra eklenndiğinin, bu konuda tutanak tutulması gerekir iken tutulmadığının,dolayısı ile ürün kaybına ilişkin şoförün ve kendilerinin kabulünün söz konusu olmadığı ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu, böylelikle birleşen davada uyuşmazlığın, birleşen davalının taşıma sırasında ürün kaybedilip kaybedilmediği ve bu nedenle birleşen davacıya karşı sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise tutarının ne olduğu konularında açıldığı görülmüştür. <br>Uyuşmazlığın tespit ve değerlendirmesine geçmeden evvel her ne kadar davacı tarafça cari hesap sözleşmesinden kaynaklı esas dava dosyası üzerinden iş bu itirazın iptali davası açılmış ve davalı tarafça ise yine bu cari ilişki nedeniyle davacının üzerine düşen edim yükümünü yerine getirmeme sebebiyle eksik teslim edilen mala ilişkin dava dışı 3. Kişiye ödediği tutarın davacıdan tahsili yönünde birleşen dosya  açılmış ve mahkememizce asıl ve birleşen dosya üzerinden uyuşmazlık tespit edildikten ve deliller dosyaya kazandırıldıktan sonra mali müşavir ve taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişi heyetinden 03/07/2019 tarihli raporun alınmasından ve taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra davalı - karşı davacı vekili tarafından mahsuptan sonra kalan 4.658,00 TL alacağın tahsilini de içerir kök rapora 10/07/2019 tarihli dilekçe ile beyan verilmiş ise de bunun bir takas mahsup talebini içermediği kanaati ile asıl ve birleşen dosyanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Esas dava dosyası yönünden yapılan inceleme neticesinde her ne kadar yazılı olmasa bile dosya tarafları arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı bir ticari ilişkinin bulunduğu, bu hususun her iki tarafın da kabulünde olduğu, bu ilişkide davalının taşıtan davacının ise taşıyıcı sıfatı sahip bulunduğu, dava dosya dayanağın takip talebine konu asıl alacağın cari hesap ilişkisinden kaynaklandığının belirtildiği, taraf defterlerinin incelenmesi yönünde dosyaya sunulan gerek kök gerekse ek raporda bu ilişkinin 2017 yılı öncesinde başladığı, 2017 yılında da aynen devam ettiği, davacı tarafça davalı aleyhine düzenlenen 26/09/2017 tarihli fatura ile son bulduğu, her iki taraf defterlerine göre de 2016 yılından devreden davacı alacak tutarının aynı olduğu, 2017 yılında davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen 181 adet olmak üzere KDV Dahil toplam 881,436,56 TL tutarında fatura olduğu, ayrıca davacının davalıya 2.273,57 TL tutarında ödeme yaptığı, davalının ise bu fatura ve ödeme karşılığında davacıya 1.030.136,33 TL ödeme yaptığı, buraya kadar açıklanan tüm faturaların her iki taraf defterinde de aynı tutarda kayıtlı olduğu anlaşılmakla davacının iş bu esas dava dosyası yönünden takibe konu ettiği cari hesaptan kaynaklanan davalıdan 30.798,00 TL tutarında alacaklı olduğu görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça davacı aleyhine düzenlemiş olduğu ve fakat İzmir  2. Noterliği'nden davalıya iade edilen 34.456,00 TL tutarında fatura davalının kayıtlarında olsa da bu husus davacının kayıtlarına yansımadığından ve ayrıca bu hususa yönelik konunun birleşen dava dosyasında değerlendirmesinin yapılması gerektiği anlaşılmakla taşıma ilişkisinden kaynaklanan cari hesap nedeniyle neticede davacının takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesabında görülen tutar olan 30.798,00 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla esas dava yönünden açılı davanın kabulü ile İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, şartları oluştuğu kanaati ile İİK 67/son gereği hükmolunan tutarın %20'si olarak hesaplanan 6.159,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen dava dosyası yönünden yapılan inceleme neticesinde esas dava yönünden taraflar arası ilişkiyi tekrarla davalının kendisine teslim olunan ve dosya arasında bir sureti bulunan 100673 Seri No'lu sevk irsaliyesine konu ürünleri taraflar arası ilişkiye mahsuben edim yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla teslim alındığı, bu teslim neticesinde eksik teslim edilmesi iddiası ile alacağın dayanağını oluşturan dava dışı 3. Kişi tarafından davacı aleyhine keşide edilen ve bedeli tahsil edilen 34.456,00 TL tutarında fatura konusu mal ve bunun haricindeki birtakım malların teslimi yönünde taşıma işinin davalı taşıyıcısı şoför ... tarafından .... plakalı araçla yerine getirildiği, irsaliyeye konu tüm malların dava dışı .... Ltd. Şti kaşe ve imzası ile teslimi yönünde irsaliyede kayıt bulunduğu ve ancak söz konusu irsaliyede \".... Ticaret 'in 1 paleti kamyondan çıkmadı\" şeklinde kaydın bulunduğu, dosya kapsamından sabit olduğu üzere bu kaydın şoför tarafından tutanak altına alınmadığının sabit olduğu, taraflar arası ilişkiye mahsuben taşıma ilişkisinin 6102 sayılı TTK'nın 880 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, davalı tarafından yapılan bu toplu taşıma ilişkisine ait düzenlenen faturanın 16/03/2017 tarihli ve A067947 numaralı ve bedelinin 7.611,00 TL olduğu ve bu faturanın her iki tarafın da ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve buna ilişkin itirazi kayıt ileri sürülmediği, her ne kadar eşyanın üstlenilen edim yükümlülüğü kapsamında taşındığı konusunda ispat külfeti taşıyana yani birleşen dosya davalısına ait ise de bahse konu yasanın 889. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının bir bütün olarak değerlendirilmesi ile söz konusu yasadaki karine düzenlemesi göre; yukarıda numarası belirtilen toplu taşımaya yönelik fatura uyarınca taşınan emtianın, dava konusu olayda olduğu gibi eksikliğinin bulunması durumundaki taşıma yönünde belirlenen edim yükümlülüğünün taşıyan tarafından usulüne uygun yerine getirilmediği yönündeki iddiaya yönelik ispatın yer değiştireceği kanaati ile bu husustaki ispatın birleşen dosya davacısına ait olacağı, adı geçen davacı tarafından da irsaliyede bulunan ve davalı tarafça kabul edilmeyen yukarıda bahse konu şerh haricinde bahse konu hususun başkaca bir delille ispatlanamadığı kanaati ile toplu taşıma irsaliyesine konu olan ve birleşen dosyaya dayanak icra takibine konu alacağın tutarını oluşturan eksik teslim nedeniyle talep konusu ödeme tutarının davalıdan tahsili yönünde davacının talepte bulunamayacağı anlaşılmakla açılı davanın reddine davacının iş bu takipte kötü niyeti bulunmadığından davalı tarafça istem konusu edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçe ile;\"A-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davanın KABULÜ ile İzmir  21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 30.798,00 TL alacağın tahsili bakımından aynen devamına, hüküm edilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranından az olmamak üzere ve artan oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2- İİK 67/Son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak hesaplanan 6.159,60 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>B- BİRLEŞEN İZMİR 2. ATM'NİN 2018/26 ESAS  SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; <br>1- Davanın REDDİNE,<br>2- Davalı tarafça istem konusu edilen kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,<br>\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Esas davada davalı- Birleşen dosya da davacı  .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl dava yönünden davacı birleşen dosya davalısının talep ettiği fatura alacağı aslında birleşen dosya yönünden yapılacak inceleme ile sübuta ereceğini, zira müvekkili şirketin, taşıyıcı sıfatına haiz birleşen dosya davalısının gerçekleştirdiği taşımadan kaynaklanan zararı karşılaması neticesinde mahsuplaşma yoluna gitmiş ve neticede herhangi bir alacağı bulunmadığından aleyhine başlatılan İzmir 21.İcra 2017/14623 E. Sayılı dosya borcuna itiraz ettiğini, bu doğrultu da öncelikle araştırılması gereken birleşen dosya yönünden müvekkili şirketin alacağına ilişkin olduğunu, birleşen dosya davalısı ile müvekkil şirketin, bir kısım yüklerin taşınması hususunda anlaştığını,  anlaşma uyarınca müvekkilinin müşterisine ait emtiaların değişik destinasyonlardaki ana dağıtıcı firmalara taşınmasını birleşen davalı yan kabul ettiğini, nitekim birleşen davaya konu, müvekkili şirketin müşterisi dava dışı ... A.Ş. firmasından 07.03.2017 tarihinde teslim aldığı ve 100673 numaralı irsaliye ve ...plakalı araç ile Manisa 'dan  İstanbul  'a yaptığı taşıma sonucunda taşıdığı ürünlerin nihai alıcısı ... Ticaret olan 1 palet ürünü kaybetmiş olmasından dolayı İstanbul  'daki ana dağıtıcı firmaya (dava dışı .... Ltd. Şti.) teslim edemediğini, dosya kapsamında düzenlenen 27.06.2019 tarihli heyet raporu, 20.12.2020 tarihli ek bilirkişi raporu ve yine 28.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ile birleşen dava yönünden haklıkları sübuta ermişken yerel mahkeme tüm raporların aksine karar verdiğini, nitekim 27.06.2019 tarihli kök raporda; davacı birleşen davalı şirket ile müvekkili davalı birleşen davacı şirket arasında bir taşıma sözleşmesi olduğunun kabulünun gerektiğini ,davacı birleşen davalı 07.03.2017 tarih, A-100673 no'lu Toplu Taşıma İrsaliyesi ile Manisa 'dan yüklemesi yapılan, bir adet palet muhteviyatı eşyayı İstanbul  'da bulunan, nihai gönderileni ... Ticaretin adresine taşımak ve teslim etmek üzere akdi sorumluluk üstlendiği, fiili taşıma işini asıl taşıyıcı gibi sorumlu fiili/alt taşıyıcı davacı birleşen davalı taraf yerine getirdiği ancak gereken özenin gösterilmemesi sonucu bir palet yükün zaayi olduğu tespit edildiğini, 17.07.2020 tarihli grafoloji raporunun, 27.06.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonucunda bir değişiklik yaratıp yaratmayacağının tespiti ve dava dışı...'a yapılan ödemenin tespiti ile kök rapora etkisi amacıyla iki farklı ek rapor istemişse de; ek raporlarda gerek grafoloji incelemesi neticesinde 02.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunca gerekse de dava dışı ....'a yapılan ödemenin tespiti neticesinde 27.06.2019 tarihli raporun kök rapora etki etmeyeceği gerektiği kanaatine varıldığını, buna karşın yerel mahkeme bilirkişi raporlarını yok sayarak asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verdiğinden istinaf incelemesinde bu durumunda göz önünde bulundurulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, yerel mahkemenin asıl dava yönünden vermiş olduğu kabul kararında davacı birleşen davalının cari hesaptan kaynaklı alacağı olduğunu gerekçe gösterdiğini, halbuki müvekkili şirketin cari hesaplarında yapılan incelemede herhangi bir alacağın bulunmadığı tespit edilmişse de yerel mahkemece bu durum göz ardı edildiğinden usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, asıl davada davacı birleşen dosyada davalı tarafın akdi taşıyıcı sıfatıyla durumun gerektirdiği bütün özeni göstermediğini, asıl davada dayanak cari hesap alacağının bulunmaması birleşen dosyada beyan edilen hasardan kaynaklandığı ve birleşen dosya davalısının bu hasardan TTK hükümlerince her durumda sorumlu olduğu göz önüne alınması gerektiğini,  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da kanaat bu yönde olduğunu, buna rağmen yerel mahkemece verilen asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine ilişkin karar hukuka aykırı olup, yerel mahkeme kararı kaldırılarak talebimiz doğrultusunda hüküm tesis edilmesi aksi kanaatte ise dosyanın belirtilen ve mahkemenizce resen yapılacak inceleme neticesinde ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.  <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde\" \"Asıl dava dosyası yönünden; davanın kabulü ile İzmir  21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 30.798,00 TL alacağın tahsili bakımından aynen devamına, hüküm edilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranından az olmamak üzere ve artan oranlarda avans faizi uygulanmasına, İİK 67/Son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak hesaplanan 6.159,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Birleşen İzmir 2. Atm'nin 2018/26 esas  sayılı dosyası yönünden davanın reddine, davalı tarafça istem konusu edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İş bu karar esas dava dosyası açısından davalı, birleşen dosya açısından  davacı  konumunda bulunan  .... A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Esas dava dosyasına konu İzmir  21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14623 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça davalı aleyhinde 08/11/2017  tarihinde 30.798,00 TL'lik asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>Birleşen  dava dosyasına konu İzmir  16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14271 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, birleşen dosya davacısı .... A.Ş tarafından .... Ltd.Şti  aleyhinde  07/11/2017 tarihinde 34.456,00 TL'lik asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve ek raporlardaki mali tespitlere göre, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla kayden 30.798 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı ticari defterlerin de de  bu alacağın  320-000-0003-4616-00 nolu davacı cari hesabında davacı lehine alacak olarak aynen kayıtlı olduğu görülmüştür. <br>Yine bilirkişi raporundaki mali kayıtlara göre, birleşen dava dosyasına konu edilen ve  asıl davada davacı konumunda olan ....Ltd Şti  tarafından yapılan taşıma sonrası teslim edilmediği iddia olunan emtialarla ilgili olarak  dava dışı ... ....A.Ş tarafından asıl davada davalı konumundaki  .... A.Ş adına 05.05.2017 tarihinde KDV dahil 34.456,00 TL bedelli  faturanın düzenlendiği ve  asıl davada davalı olan .... A.Ş tarafından da bu fatura nedeni ile asıl davanın davacısına  19.10.2017 tarih ve  KDV dahil 34.456,00 TL bedelli  yansıtma faturasının düzenlendiği ve davalı .... A.Ş  ticari defterlerinde 320-000-0003-4616-00 nolu davacı cari hesabına 19.10.2017 tarihinde  borç kaydedildiği ve  128-00-0001-0378-00 nolu hesaba virmanlandığı ve bu şekilde takip tarihi itibarıyla davalı .... A.Ş  ticari defterlerine göre    320-000-0003-4616-00 nolu cari hesapta davacı lehine 30.798 TL alacak kayıtlı iken, 128-00-0001-0378-00 nolu hesapta ise 34.456,00 TL borç kaydının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. <br>Birleşen dosya davacısı olan ... A.Ş tarafından  düzenlenen  19.10.2017 tarih ve  KDV dahil 34.456,00 TL bedelli  yansıtma faturasının  birleşen davanın davalısı olan ...Ltd Şti ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi İzmir  \". Noterliği' nin 24.10.2017 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiği anlaşılmıştır. <br>Birleşen dosyada davacı vekili  07/03/2017 tarihli Toplu Taşıma İrsaliyesi içeriğindeki taşımalardan 1 palet yükün teslim edilmediği, bu durumun aynı tutanak üzerine el yazısı ile şerh edildiği iddia edilmiş olmasına rağmen,  birleşen dava dosyasına  konu  taşımanında arasında bulunduğu 07/03/2017 tarihli Toplu Taşıma İrsaliyesi içeriğindeki taşıma hizmeti için  birleşen dosya davalısı .... ...Ltd.Şti tarafından daha sonraki tarihte düzenlenen 16/03/2017 tarih KDV dahil 7.611,00 TL bedelli faturanın  davalı ticari defterine itirazsız olarak kaydedildiği dosyada bulunan bilirkişi raporundaki mali tespitlerden anlaşılmıştır.<br>Yukarıda anlatılan nedenlerle; Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, esas dava dosyası açısından davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalar nedeni ile takip ve davaya konu 30.798,00 TL bakiye alacağın her iki taraf  ticari defterlerinde aynen kayıtlı bulunmasına, ayrıca birleşen davaya konu 07/03/2017 tarihli sevk irsaliyesi kapsamında verilen taşıma hizmetine ilişkin olarak birleşen dosya davalısı ....Ltd.Şti tarafından düzenlenen 16/03/2017 tarih KDV dahil 7.611,00 TL bedelli faturanın her iki taraf ticari defterlerinde aynen kayıtlı olması nedeni ile  bu fatura muhteviyatı içerisinde bulunan birleşen davaya konu taşıma hizmetinin gereği gibi verilmediği yönündeki ispat külfetinin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiği üzere davalı üzerinde bulunmasına, dosya kapsamına nazaran bu yöndeki iddia ve savunmanın davalı tarafça dava değeri itibariyle yazılı delillerle kanıtlanamamış olmasına ve davalı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmamış bulunulmasına göre, esas dava dosyası açısından davalı ve  birleşen dosya açısında davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih, 2017/1330 Esas ve 2021/457 Karar sayılı kararına karşı esas dava dosyasında  davalı, birleşen dava dosyasında davacı  konumunda bulunan  ... A.Ş. vekilinin  istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Asıl Davada açısından;<br>Asıl dava dosyası açısından istinaf yoluna başvuran davalı taraftan  alınması gereken 2.103,82 TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 525,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.577,87 TL karar ve ilam harcının asıl dava davalısı  ... Tic. A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Birleşen dava açısından ;<br>Birleşen dava açısından istinafa başvuran davacı ... A.Ş.'den  alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL karar ve ilam harcının birleşen dava davacısı  .... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan esas dava dosyasında davalı, birleşen dava dosyasında  davacı .... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden karşı taraf  yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 27/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9b666a349e00559","SID":"bd8f3f0066cae9de"}}