{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/176 - 2025/1096<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/176 <br>KARAR NO\t: 2025/1096<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t              :19/10/2023<br>NUMARASI\t:2022/141 Esas - 2023/568 Karar<br><br>DAVACI\t:MURAT HAN PUL CIVATA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0624001513100014 - Mescit Mah/semt Demokrasi Cad. Kapı No: 3 B11-16 Daire No: 1 Tuzla/İSTANBUL<br>VEKİLLERİ\t:Av...<br>DAVALILAR \t:1- ÖZTORUN OTO SERVİS VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0708002924700010 Yenişehir Mh. Araç Sk. No:...  İzmit / KOCAELİ<br>VEKİLİ\t:Av...<br>\t:2- BORUSAN OTOMOTİV İTHALAT VE DAĞITIM A.Ş. - 0180006132300015 Firuzköy Bulvarı No:21 Avcılar / İSTANBUL<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>DAVA\t:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:21/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t:30/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :23/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin şirket ortak ve yetkililerinin kullanımına sunmak üzere BMW marka araç almak düşüncesi ile Öztorun Oto Şirketine başvurduklarını ve 28.02.2017 tarihli faturaya konu bir adet BMW 320İ EfficientDynamics Sedan marka model ... plakalı aracı satın aldıklarını, müvekkilinin aracı bir süre kullanımdan sonra motorda titremeler başladığını, bu titremelerin bir süre sonra sarsıntılı çalışmaya döndüğünü, bu hususta birkaç kez servise giden müvekkilinin olumlu bir netice elde edemediğini, son olarak sarsıntının oldukça ileri boyuta ulaşması üzerine de müvekkilinin aracı Kosifler Oto A.Ş. Bostancı servisine götürdüğünü, serviste yapılan incelemede şifahen 3 numaralı silindirde bir sorun olduğu söylendiğini ancak bunun garanti kapsamına girip girmediği hususunda bir geri dönüş olmadığını, müvekkil şirketin tüm çabalarına rağmen daha 100.000 KM yi bile bulmamış aracın motorundaki müvekkilinin müdahalesinin mümkün olmadığı bir yerdeki arızanın giderilmediğini, davalı tarafça arızanın giderilmemesi üzerine müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığını ve araçtaki motor arızasının varlığı tespit edilerek bunun giderilme bedelinin 57.225,08 TL olduğu tespit ve rapor edildiğini, müvekkil şirketin aracın tamirat bedelini ödeyerek tamir ettirdiğini, taraflarınca Kartal 23.Noterliği'nin 23.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek durumun davalı tarafa bildirildiğini ve yapılan masrafların talep edildiğini ancak davalı tarafça müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya dair tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile davalı taraftan 35.505,02 TL tazminat ile 1.000,00 TL değer kaybından doğan tazminat olmak üzere toplam 36.505,02 TLtazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Borusan vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazlarının dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olup; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın delillerine itiraz ve karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın sunacağı delil listesinin kabul edilmemesini ve davanın reddini talep etiklerini esasa ilişkin itirazlarının ise dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmamakta olup; davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayanmakta olduğunu, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığı belirsiz olup, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değer kaybı meydana gelmediğini, davacının dayanak olarak gösterdiği raporun müvekkili şirkete tebligat yapılmadan gıyapta yapılmış olup, taraflarından itiraz edilmiş olan raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte bilirkişi raporunun hiçbir teknik ve bilimsel inceleme içermemekte olup; gerekli teknik ve bilimsel inceleme varsayımlara dayanılarak düzenlenmediğinden bahisle zamanaşımı ve ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmaması sebepleriyle usulden reddine, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Öztorun vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin Yenişehir Mahallesi Araç Sokak No:... Bekirpaşa İzmit / Kocaeli olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunarak Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Kocaeli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, aracın garanti süresi dolduktan sonra arızalandığı için zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkilinin satış yapan bayi olup sorumluluğu bulunmadığını, aracın kullanım hatasından kaynaklı arızalanmış olabileceğinden bahisle öncelikle yetki ve husumet itirazının kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;  <br>a-35.505,02-TL onarım bedelinden kaynaklanan tazminatın dava tarihi olan 21.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>b-Davacının değer kaybı tazminatı istemine ilişkin talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Borusan Otomativ İthalat ve Dağıtım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araç için dava tarihi itibariyle yasal garanti süresi ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda motorda yaşanan arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespiti hatalı olup taraflarınca  kabul edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu araç satılmış olduğundan araç üzerinde fiziki inceleme yapılmadan gizli ayıbın varlığı tespit edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı Öztorun Oto Servis ve Tic. Ltd.  Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen hadise tarihinde, davacıya ait aracın yasal garanti süresi ve zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, Karara dayanak olarak alınan bilirkişi raporunda, motorda yaşanan arızanın gizli ayıp olarak nitelendirilmesine dair ortada somut bir kanıt ve fiziki inceleme yapılmaksızın varsayımsal kanaate dayalı yapılan tespit hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığından bahisle istinaf edilmesi yalnızca süreyi uzatmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını, huzurdaki dava açısından hem yetkili servis hem diğer davalı Borusan Otomotiv Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi ise Bmw markasının Türkiye distribütörü olması hasebiyle ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2022/141 Esas - 2023/568 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının, ithalatçı ve satıcı olan davalılara karşı dava konusu aracın üretimden kaynaklanan ayıp barındırması nedeniyle zarar olarak, onarım bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacının 28.02.2017 tarihli faturaya konu bir adet BMW 320İ EfficientDynamics Sedan marka model ... plakalı aracı satın aldıkları, aracı bir süre kullanımdan sonra motorda titremeler başladığı, bu titremelerin bir süre sonra sarsıntılı çalışmaya döndüğü, birkaç kez servise gittiği, en son serviste yapılan incelemede şifahen 3 numaralı silindirde bir sorun olduğu söylendiği, süreçte arızanın giderilmediği, İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/55 D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığı, arızanın giderilme bedelinin 57.225,08 TL olduğu tespit ve rapor edildiği, aracın tamirat bedelini ödeyerek tamir ettirdiği, Kartal 23.Noterliği'nin 23.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek durumun davalı tarafa bildirildiği ancak olumlu dönüş alınmadığından eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından istinaf edildiği görülmektedir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesi kapsamında satılan malın ayıplı olup olmadığı ve zamanaşımının dolup dolmadığı noktasındadır.<br>Satış sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümler 6098 sayılı TBK'nın 219. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın 23-(1)-c) maddesi uyarınca; alıcı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (2) gün içinde, açıkça belli değil ise malı teslim aldıktan sonra (8) gün içinde incelemek veya incelettirip mal ayıplı çıkar ise bu süre içinde ayıbı ihbar etmelidir. İhbar ise aynı kanunun 18-(3) maddesi uyarınca, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılmalıdır. <br>Olağan muayene ile tespit edilemeyen gizli ayıp bulunduğu hallerde de, 6098 sayılı TBK'nın 223-(1) maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Taraflar tacir olduğuna göre bu bildirim yukarıda açıklandığı üzere,  6102 sayılı TTK'nın 18-(3) maddesindeki usul ile yapılmalıdır.<br>6098 sayılı TBK'nın 231. maddesine göre; \"satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.<br>Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz\".<br>TBK'nın 231. maddesine göre; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşına uğrar. Maddenin 2. fırkasına göre ise satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz; bu durumda aynı Kanun'un 146.maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. TBK'nın 227. maddesinde, satılanın ayıplı olması hâlinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiş olup davacının talebi, bu maddede düzenlenen seçimlik haklara ilişkindir. Ancak alıcının, bu seçimlik haklarını, aynı Kanun'un 231. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içinde kullanması gerekir. <br>Bu hükümler ile dosyadaki deliller birlikte incelendiğinde; davacının aracı 28.02.2017 tarihinde satın aldığı, 12/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere davacının ayıp olarak ileri sürdüğü motorda titreme ve sarsıntılı çalışmaya ilişkin ilk servis başvurusunun 08/07/2019 tarihinde yapıldığı, önceki servis başvurularının periyodik bakımlar ile kaza hasar tamiratlarına ilişkin olduğu, bu durumda davacının ileri sürdüğü ayıbın satılanın davacı satııcıya teliminden iki geçtikten sonra ortaya çıktığı ve davacının eldeki davayı 21/09/2021 tarihinde açtığı bu durumda zamanaşımının dolduğu görülmektedir.<br>TBK'nın 231. maddesi uyarınca, alıcının daha uzun bir süre için garanti vermiş olması hâlinde, zamanaşımı bakımında da garanti süresinin esas alınması gerekir. Aracın garanti süresi de iki yıl olup, bu sürede dava açıldığı tarih itibariyle dolmuştur.<br>Somut olayda TBK'nın 231. maddesinin son fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı ise araştırılmamıştır. Anılan fıkra uyarınca, satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Böyle bir durumun sabit olması hâlinde uygulanacak zamanaşımı süresi, Kanun'un 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresidir. Bu fıkranın uygulanabilmesi için satıcı davalının, satım sözleşmesi yapılırken aracın ayıplı olduğunu bilerek veya ağır kusurlu olarak satım sözleşmesini yapmış olması gerekir. Somut olayda davalıların satım sözleşmesi kurulurken bu ayıbı bildiğine, davacıya zarar vermek amacıyla ve ayıplı malı satma iradesiyle hareket ettiğine dair bir kanıt yoktur. Satım sözleşmesinin kuruluşu sırasında davalının ağır kusurlu olduğuna dair somut bir olguya da dayanılmamıştır. Davacının dayandığı olaylar, satım sözleşmesi kurulduktan sonra ortaya çıkan ayıp iddialarına ilişkindir. Davacı, aracı aldıktan sonra tamir için servise başvurduğunda, davalının yetkili servisi tarafından gerekli tamir işlemleri yapılmıştır. Bu arızaların bildirilmesi üzerine serviste giderilmeye çalışılmış olması, davalının satım sırasında ayıbı bildiğine ve ağır kusurlu olduğunu göstermez. TBK'nın 231. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, ayıbın gizli olduğu hâllerde de uygulanır. Nitekim maddede, \"...satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile\" tümcesiyle ifade edilmiştir. Yani salt ayıbın gizli olması, on yılık zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirmez.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının aracı 28.02.2017 tarihinde satın aldığı, davacının ayıp olarak ileri sürdüğü motorda titreme ve sarsıntılı çalışmaya ilişkin ilk servis başvurusunun 08/07/2019 tarihinde yapıldığı ve eldeki davayı 21/09/2021 tarihinde açtığı bu durumda zamanaşımının dolduğu, davacının, davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurunu ileri sürüp ispat edemediği, buna göre ayıp ister açık ister gizli ayıp olsun ayıptan doğan def'i hakkının ortadan kalktığı, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davalıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI KABULÜNE;  KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/10/2023 tarih, 2022/141 Esas ve 2023/568 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,<br>b-Alınması gerekli maktu 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 623,42 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 8,02 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>c-Davalının yaptığı masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine,<br>e-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalılara iadesine,<br>c-Davalılar tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davalıların yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalılara iadesine,<br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0a3183cbf52e164","SID":"a6e4f644d4b54614"}}