{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/404 <br>KARAR NO: 2025/1700<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/11/2024<br>NUMARASI: 2023/274 E - 2024/760 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>Birleşen İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/702 Esas sayılı dosyasında; <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyerine davalı kurum tarafından 03/03/2023 tarih ve ... seri numaralı  Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı kapsamında 07/03/2023 tarihli ... Seri Numaralı 1.891.368,48 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve 07/03/2023 tarihli ... Seri Numaralı 679.121,25 TL  bedelli ek tüketim faturası düzenlendiğini, toplam 2.570.489,73 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığını, tutanağın ve faturanın usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini ve müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle söz konusu faturalardan tahakkuk ettirilen 2.570.489,73-TL'nın şimdilik 500,00-TL kısmından  dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığını, davaya konu faturalar 2.570.489,73 TL iken huzurdaki davanın 500,00 TL üzerinden kısmi dava olarak açılmış olduğunu ve menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, İst. 18. ATM' nin 2023/121 D. İş sayılı dosyası ile elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, dava dilekçesinde bildirilen iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu mahalde bulunan sayaç üzerinde yapılan kontrolde eksik kayıp yapıldığının tespit edilmesi üzerine davacı adına 03/03/2023 tarihinde ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanağa istinaden 17.03.2023 son ödeme tarihli 1.891.368,48 TL bedelli ve 17.03.2023 son ödeme tarihli 679.121,25 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davaya konu mahalde bulunan işletmenin davacıya ait olduğunu ve davacının haksız fiilden kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yapı Ltd. Şti.'nin aboneliğinde olan ... Mah. ... Sok. No:... Avcılar/İstanbul adresinde bulunan tesisatta 03.03.2023 tarihinde müvekkili ... çalışanlarının yapmış oldukları keşifte kaçak enerji kullanımı yapıldığının tespit edildiğini ve ... seri numaralı kaçak zaptının düzenlendiğini, dava konusu ... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanaklarına istinaden 17.03.2023 son ödeme tarihli 679.121,25-TL bedelli kaçak elektrik faturası, 17.03.2023 son ödeme tarihli 1.891.368,48-TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, dava konusu borca istinaden toplam 2.570.489,73 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 2.623.570,34 TL'nin tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile de ödeme emri gönderildiğini ancak davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamına ve karşı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde 03/03/2023 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen 07.03.2023 tarihli, ... no’lu ve 1.891.368,48-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve 07.03.2023 tarihli, ... no’lu ve 679.121,25-TL bedelli ek tüketim faturası ile toplam 2.570.489,73-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini ve bu bedelin, faiz, faizin KDV’si ile birlikte tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme; davacı şirketin elektrik abonesi olan davalının kullanımında olduğu elektrik sayacından geçirilmeden harici hat çekilerek enerji kullanımı nedeniyle kaçak elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştirildiği, davalının kaçak kullanımdan kaynaklı toplam enerji bedelinin 1.795.047,17 TL olduğu,  bu durumda davacının davalıdan 1.795.047,17 TL asıl alacak (enerji bedeli) ve tutanağın düzenlendiği 03/03/2023 tarihinden davalı hakkında takibin başlatıldığı 10/04/2023 tarihine kadar mahkemee hesaplanan 20.089,77 TL işlemiş avans faizi ve bu  faizin %18 oranındaki 3.616,15 TL  KDV'si olmak üzere toplam 1.818.753,09 TL alacaklı olduğu, bu miktarı aşan davacı taraf isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı, alacağın yargılama ile tespit edilmesi nedeniyle likit olmadığı ve davacının da reddedilen alacağının tahsili yönündeki isteminde kötüniyeti kanıtlanamadığı gerekçesi ile; \"Asıl Davada; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tutanağına bağlı olarak davalı tarafça düzenlenen, a)07/03/2023 tarihli ... numaralı ve 1.891.368,48 TL bedelli faturanın 587.551,46 TL' lik kısmı ve, b)07/03/2023 tarihli ... numaralı ve 679.121,25 TL bedelli faturanın 187.891,10 TL'lık kısmı olmak üzere, -Toplam 775.442,56 TL' lik miktar yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3- Koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine, Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/702 E Sayılı Dosyasında; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafça talep edilen 1.795.047,17 TL asıl alacak, 20.089,77 TL işlemiş faiz ve 3.616,15 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 1.818.753,09 TL ' ye yönelik  itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ve faize %18 oranında KDV eklenmek suretiyle takibin devamına, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3-Koşulları gerçekleşmediğinden her iki tarafın tazminat isteminin reddine\" karar vermiştir. Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir. Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalıları vekili istinaf dilekçesinde;n “asıl davanın kısmen reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne” dair kısımlarının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, yeniden esas hakkında asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, mümkün görülmediği takdirde ise dosyanın, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini,hükme esas alınan bilirkişi raporlarının kaçak elektrik kullanıldığına yönelik tespit ve hesaplamalarının hatalı olduğunu,asıl davada davacının kaçak elektrik kullanmadığını,kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olmadığını,kaçak elektrik kullanımInın ispat edilemediğini,sayaca müdahale olmadığını,bilirkişi raporundaki kaçak tahakkuk ve ek tahakkuk hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığını,kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,çalışma saatinin günlük 8 saat olarak alınması gerektiğini,ayrıca 1,5 katsayı yerine 2 katsayı alınmasının da hatalı olduğunu,asıl davada davacının HMK 109.maddeye göre  kısmi  dava açtığını, İlk derece mahkemesi tarafından huzurdaki menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı kabul edilmiş ve bu kabule göre taraflarına  uyuşmazlık miktarını ıslah etmek üzere süre verilmeden harcın tamamlanmasının  istendiği,bu durum karşısında, taraflarınca asıl davanın harcının  bilirkişi raporlarında, dava konusu faturalardan müvekkilinin  borçlu olmadığı kısım olarak gösterilen 775.442,56-TL üzerinden ikmal edildiğini, bilirkişi raporlarında dava konusu faturalardan müvekkilinin  borçlu olmadığı kısım olarak gösterilen 775.442,56-TL üzerinden harç ikmal edildiği ve ilk derece mahkemesince bu bedel üzerinden asıl davanın kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi, davanın kısmi dava niteliğini kabul etmeyip uyuşmazlığı tüm fatura bedelleri üzerinden değerlendirdiğinden, asıl davada ayrıca kısmen ret hükmü kurmak suretiyle, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu,hâl böyle olmakla, ilk derece mahkemesinin, huzurdaki asıl davanın kısmi dava olarak açılamayacağını kabul ederek taraflarına  ıslah için süre vermemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi taraflarınca asıl davanın harcı, bilirkişi raporlarında, dava konusu faturalardan müvekkilin borçlu olmadığı kısım olarak gösterilen 775.442,56-TL üzerinden ikmal edilmiş ve bu bedel üzerinden dava tümden kabul edilmiş olduğu halde, asıl davada ayrıca kısmen ret hükmü kurularak, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu,birleşen davada davalı ... hakkında hüküm tesis edilmediğini,birleşen davada davalı ... yönünden davanın reddine karar verilerek bu davalı için yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,birleşen davada faizin son ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken tutanak tarihinden itibaren işletilmesi ve buna KDv işletilmesinin de yerinde olmadığını,ayrıca haksız fiilde işlemiş faizin matraha dahil olmadığı ve faize KDV işletilmemesi gerektiğini belirterek asıl ve birleşen davadaki kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen  davada davacı,asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın huzurdaki dava ikame edilmiş olup huzurdaki asıl davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin  hukuka aykırı olduğunu,menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, mahkemenin 21.11.2024 tarihli duruşmasında:açık yargılamaya devam olundu,heyet değişikliği nedeniyle önceki tutanaklar okundu,sözlü yargılamaya geçildiği anlaşıldı,davanın bitirileceği bildirildi denilmiş olmakla sözlü yargılamaya geçildiği ve davanın bitirileceği; yani tahkikatın sona erdiği taraflara bildirildiği,bu aşamaya kadar da davacı tarafça dosyaya yazılı veya sözlü hiçbir ıslah talebi sunulmadığı,buna rağmen yerel mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 500,00-TL üzerinden değil de, HMK 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle bilirkişi raporunda tespit edilen bedel üzerinden hüküm tesis etmesi kabul edilemez nitelikte olup hukuka aykırı olduğu,düzenlenen kaçak tespit tutanakları ile kaçak ve ek tahakkuk düzenlenmesinin mevzuata uygun olduğunu,kaçak tutanağında karşı taraf çalışanının da imzasının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından güç tespiti yapılmış ve işbu harici hattan beslenen cihazların kurulu gücünün  tespit edildiğini,kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu,alacağın likit olduğunu,birleşen davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek,asıl davanın reddine,birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava kaçak ve ek tahakkuk sebebiyle menfi tespit,birleşen davada ise kaçak ve ek tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı   itirazın iptali ve icra inkar tazminatı  istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı takipte; alacaklı ... tarafından borçlular ... Limited Şirketi  ve ... hakkında  2.570.489,73 TL kaçak elektrik bedeli, 44.983,57 TL gecikmiş gün faizi (İstenen:%30 Yıllık Diğer) ve 8.097,04 TL  Faizin KDV’ si olmak üzere toplam 2.623.570,34 TL  nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Yargılamada alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; davalı şirket görevlilerince 03/03/2024 düzenlenme tarihli ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına istinaden, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1-b maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği; davacı şirket adına 17.03.2023 son ödeme tarihli 1.891.368,48 TL kaçak elektrik tüketim bedeli ve 17.03.2023 son ödeme tarihli 679.121,25 TL kaçak ek normal tüketim bedeli faturalarının düzenlenmiş olduğunu, davalı ... (Birleşen dosyada davacı ...) tarafından 11.04.2023 tarihi itibariyle Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile, davacı (Birleşen dosyada davalı) taraftan 2.570.489,73 TL kaçak elektrik bedeli, 44.983,57 TL gecikmiş gün faizi (İstenen:%30 Yıllık Diğer) ve 8.097,04 faizin KDV’ si olmak üzere toplam 2.623.570,34 TL alacak bedeli talep edildiği, dava konusu faturalara ilişkin kaçak elektrik tüketim bedelinin 1.303.817,02 TL ve kaçak ek normal tüketim bedelinin 491.230,15 TL olmak üzere toplam kaçak enerji bedeli toplamının 1.795.047,17 TL olarak hesaplandığı, davacının 1.795.047,17 TL kaçak tüketim bedelinden sorumlu olduğu, kaçak tüketim bedeli 1.795.047,17 TL, 17.03.2023 fatura son ödeme tarihinden 11.04.2023 icra takip tarihine kadar gecikmiş gün faizi 37.396,81 TL (yıllık %30) ve faizin KDV’ si 6.731,42 TL olmak üzere toplam alacak bedelinin 1.839.175,40 TL elektrik enerji tüketim bedelinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Son celse 21/11/2024 tarihli oturumda \"Davacı- birleşen davalı vekilinden son sözleri soruldu: dosyadaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarımızı aynen tekrar ederiz,  asıl dava yönünden süre verilir ise eksik harcı tamamlayacağız, esasa ilişkin olarak da asıl davamızın kabulüne, karşı tarafın açtığı birleşen davanın da reddine karar verilsin dedi.\" dedi şeklinde asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalı vekilinin beyanının yer aldığı,duruşmaya ara verildiğine dair kayda rastlanmadığı,ancak 12/11/2024 tarihli  saat 14.35 de tamamlama harcı olarak 13.234,08 TLnın asıl dosya davacı şirket tarafından yatırıldığına dair sayman mutemet alındığının uyap kayıtlarında görüldüğü,tamamlama harcının yatırıldığına dair duruşmada kayda rastlanmadığı,hatta karşı taraf Bedaş'ın \"Davalı - birleşen ...  vekilinden son sözleri soruldu: dosyadaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarımızı aynen tekrar ederiz, karşı tarafın bu aşamada ıslah yapması da mümkün değildir, sözlü yargılamaya geçilmiştir, tarafımızca açılan davamızın kabulüne, asıl davanın reddine karar verilsin dedi.\" şeklinde beyanlarının bulunduğu görülmüştür.Neticede asıl dava yönünden  yargılama arasında eksik harcın yatırıldığı görülmüş ise de, asıl davada davacının davasındaki talebini ne miktar arttırdığı yada davasını nasıl ıslah ettiği konusunda dosyada yazılı beyana rastlanmadığı görülmekle,mahkemece harcı yatan  ve bilirkişi raporunda asıl davada davacının borçlu olmadığı tutar olan  775.442,56 TL' lik tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep arttırımı yapılmadan sadece son celse duruşma arasında harç tamamlattırılarak yapılması nedeniyle usul ve hukuka uygun olmadığı,bu durumda arttırılan tutar olan dava değeri  775.442,56 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ,tüm fatura bedeli toplamı olan  2.570.489,73-TL  bazında davanın harcı tamamlanan  775.442,56 TL yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Bunun yanısıra kötüniyet tazminatı koşulları da oluşmadığından bu hususta aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle asıl davada davacı vekiline talep arttırım yada ıslah dilekçesi sunmak üzere istediği süre verilerek davayı arttırdığı tutarı açıkça bildirmesinin istenilmesi,buna yönelik harcın tamamlanması hususunun bundan sonra değerlendirilmesi gerektiğinden,ayrıca birleşen davada gecikme zammının son ödeme tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken kaçak tutanak tarihinden itibaren hesaplandığı yolundaki bilirkişi kök ve ek rapora itirazların değerlendirilip incelenmesi  gerekirken  aksi şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Yine birleşen davada davalı ... yönünden tavzihle hüküm kurulması da uygun değildir. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu yönüyle asıl ve birleşen davada  tarafların istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak belirtilen hususlarda inceleme yapılıp karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davadaki  kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,\tİstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb012e9277d7d69b","SID":"87aaeb93ece3a516"}}