{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/175 <br>KARAR NO\t: 2025/1030<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:05/10/2023<br>NUMARASI\t:2015/106 Esas - 2023/513 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:02/02/2015<br>KARAR TARİHİ\t:28/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :26/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Körfez İcra Dairesinin 2014/2731 Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, borçlunun iş bu takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini, davacının ağaç palet üretimi yaptığını, davacının, davalı şirketin istediği ebatlarda ve miktarda paleti farklı zamanlarda, davalı şirkete sattığını, bu satımlara ilişkin faturalar ve imzalı irsaliye suretlerini dilekçe ekinde sunduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki çalışma işleyişi, Ana Gıda tarafından mail ve telefon yolu ile davacıya sipariş verildiğini ve sipariş üzerine istenilen gün ve saatte teslimat yapıldığını, teslimat sırasında irsaliyelerin davalı firma  çalışanları tarafından imzalandığını, davalı şirkete ait fabrikanın büyük ve kurumsal bir iş yeri olduğundan zaten sipariş verilmemiş olması halinde içeriye mal girmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafça Kartal 5. Noterliğinin ... yevmiye ve 13/11/2014 tarihli ihtarnamesi ile davacıya “palet alımlarında bazı usulsüzlükler tespit edildiği” gerekçe gösterilerek mutabakatsızlık belgesi ve iade fatura gönderildiğini, davacı tarafından bu ihtarnameye Kocaeli 3. Noterliğinin ... yevmiye ve 24/11/2014 tarihli ihtarnamesi ile cevaplarını sunarak, davacıya gönderilmiş bulunan faturayı iade ettiklerini ve borçlu bulundukları 406.579,70-TL'nin davacıya ödenmesini talep ettiklerini, ayrıca bu ihtarnamede temlik sözleşmesinden kaynaklı olarak Alternatif Bank'a bir ödeme yapılmış olması halinde bu miktarın düşülmesinin de ihtar olunduğunu, davalı tarafın da bu ihtarnameye Kartal 5. Noterliğinin 26537 yevmiye ve 01/12/2014 tarihli ihtarnamesi ile cevap verdiğini ve tekrar faturayı davacıya iade ettiğini, yine ihtarnamesinde “temlik beyanının hileli davranış ve usulsüz işlemlere dayalı olması nedeni ile bu beyanlarından dönüldüğünü” belirtildiğini, sonrasında davacı tarafından Körfez İcra Dairesinin 2014/2731 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibine geçilmiş olup, davalı şirketin yapmış olduğu itiraz neticesinde iş bu takibin durduğunu, davalının yine palet satımında usulsüzlükler yapıldığını iddia ettiğini, davalının borca itirazı haksız ve hukuki dayanakta yoksun olup, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket görevlileri tarafından Ağustos 2014 ayında yapılan araştırmalarda palet stokları ile ilgili sorunlar tespit edildiğini, bir süre sorun çözülemeyince 19.10.2014 tarihinde stok sayımı gerçekleştiğini, bu sayımda eksikliklerin tespit edildiğini, ayrıca bu sayımın sonuçlarının yıl içinde mamul ambar sorumlusu dava dışı ... kontrolünde yapılan sayım sonuçlarından farklı olduğunun ortaya çıktığını, yapılan incelemelerde davacı ...'e ait ... firması tarafından gönderilen evraklarda oynama ve teslim edilmemiş bulunan malların evrakının sisteme kaydının yapılması suretiyle davalı şirketin zarara uğratıldığının tespit olunduğunu, incelenen sevk irsaliyelerinde 2013 yılına ait toplam 132 adet irsaliyenin 44'ünde sorun olduğunu, toplam 352.127,80-TL+KDV'lik usulsüzlük yapıldığının tespit olunduğunu, burada toplam işlem başına %30 oranında usulsüzlük bulunduğunu, 2014 yılında 20.10.2014 tarihine kadar 97 işlemden 49'unda usulsüzlük tespit edildiğini, toplam değerin 422.844.50-TL+KDV olduğunu, usulsüzlük oranının %50'den fazla olduğunu, usulsüzlüklerden 35'inin irsaliyelerde oynama şeklinde olduğunu, davacı ...'in çeşitli tarihlerde kendisi ile yapılan görüşmelerde usulsüzlükleri kabul ettiğini ancak zararı kısmen tazmin edebileceğini beyan ettiğini, davacının bu görüşmelerde dava dışı ... ile irtibatının bulunmadığını şirkette satın alma bölümü ile görüştüğünü beyan ettiğini, ... ile irtibatını gizlediğini, diğer yandan davacının, davalı şirketten alacaklı olmamakla beraber, davalı şirketteki  alacaklarını 23.09.2014 tarihli temlikname ile Alternatifbank A.Ş. İzmit Şubesine temlik ettiğinden bu alacaklar üzerinde tasarruf yetkisi de kalmadığını, davacının davalı şirkete borçlu olduğunu, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep, dava ve cezai şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız davanın reddine, davacının kötü niyetli bulunması nedeni ile en az %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece söz konusu faturalar ve irsaliyelerin incelenmesi yönünde bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalı şirketten takip miktarı tutarında alacaklı olduğumuz aşikar olduğunu, davalı şirket yalnızca borçtan kurtulma maksadı ile hareket ettiğini, TTK'da belirtilen basiretli tacir gibi hareket etmediğini, yine; yerel mahkeme tarafından Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/312 Esas sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın kesinleştiği ve güveni kötüye kullanma suçlaması bakımından cezanın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı belirtilmişse de bu durumun kabul edilebilir olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2023 tarih, 2015/106 Esas - 2023/513 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının davalıya ağaç palet satımından kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla, taraflarından borçlu şirket aleyhine Körfez İcra Dairesinin 2014/2731 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun takibe, borcun tamamına, takibin ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği, davalı cevap dilekçesi ile davalı şirketin başta Komili ve Kırlangıç markaları olmak üzere zeytinyağı ve ayçicek yağı üretim ve pazarlama işi ile iştigal ettiğini, davacının mamul malların taşınması esnasında kullanılan paletlerin alımının yapıldığı firmanın sahibi olduğunu, davacı, davalı şirketin eski çalışanı dava dışı ... ile birlikte hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve sair fiiller ile davacı şirket aleyhine suç işlediğini,  davacı şirket görevlileri tarafından Ağustos 2014 ayında yapılan araştırmalarda palet stokları ile ilgili sorunlar tespit edildiğini, yapılan incelemelerde davacı ...'e ait ... firması tarafından gönderilen evraklarda oynama ve teslim edilmemiş bulunan malların evrakının sisteme kaydının yapılması suretiyle davacı şirketin zarara uğratıldığı tespit olunduğunu, bu sistem çerçevesinde incelenen sevk irsaliyelerinde 2013 - yılına ait toplam 132 adet irsaliyenin 44'ünde sorun olduğunu, toplam 352.127,80-TL+KDV'lik usulsüzlük yapıldığı tespit olunduğunu, 2014 yılında 20.10.2014 tarihine kadar 97 işlemden 49'unda usulsüzlük tespit edildiğini, toplam değeri 422.844.50-TL+KDV olduğunu, usulsüzlüklerden 35'i irsaliyelerde oynama şeklinde olduğunu, düzeltme şeklindeki usulsüzlükler mal miktarını artıracak şekilde gerçekleştiğini, ikinci grup usulsüzlükler ise kapı giriş kaydı, kalite kontrol tetkiki ve forklift sayımı olmaksızın, bu iki birimde kayıt bulunmaksızın doğrudan dava dışı ... tarafından girişi yapılan irsaliyeler olduğunu, davacının davalı şirkete borçlu olduğunu belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli bulunması nedeni ile en az % 20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece; davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2022 2016/312 (E) ve 2022/20 (K) sayılı ilamı ile; Yukarıda bahsedilen ve kabul edilen ... kapsamında 19/03/2018 tarihli Bilirkişi heyet raporunda belirtildiği  üzere; orijinal sevk irsaliyesindeki Sipariş Numarası ile ... Orman Ürünleri firması tarafından aynı Sipariş ve Sevk İrsaliyesi numarası kullanılıp, üzerinde miktarı değiştirilerek arttırılmış Sevk İrsaliyelerindeki miktar esas alınarak Ana Gıda İht. Mad. San. ve Tic. A.Ş. Adına fatura tanzim edildiğinin, sevk irsaliyelerinin ve faturaların düzenleme tarihleri daha önce olmasına rağmen, üzerinde değişiklik yapılan ya da değişiklik yapılmadan faturadaki miktarı arttırılan sevk irsaliyelerinin ... programına düzenlenme tarihinden sonra, yapılan değişiklik/artırımlara uygun olarak girildiğinin ve ... Orman Ürünleri firması tarafından Ana Gıda İht. Mad. San. Ve Tic. A.Ş. adına 06.09.2014-2209 2014 tarihleri arasında tanzim edilen faturaların önce üzerinde değişiklik yapılan sevk irsaliyelerine göre düzenlendiğinin anlaşılması ile  bu bilirkişi raporu içeriği ile  uyumlu  hükme esas alınan diğer bilirkişi heyet raporları ile katılan şirketin palet ihtiyacının başka firmalar aracılığıyla karşılandığı halde şirketin iç denetim raporunda sanık ...'e  ait  firma ile ilgili irsaliye ve faturalarda usulsüzlüğün tespit edilmesi karşısında, ...'in azmettiren sıfatı ile sanık ...'in eylemine katılarak Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarını işlediklerinin sabit olduğu gözetilerek sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan neticeten 3 yıl 6 ay hapis cezası, güveni kötüye kullanma suçundan neticeten 7 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası verildiği, özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın Sakarya BAM 8. Ceza Dairesinin 28/09/2022 tarih, 2022/814 Esas ve 2022/1379 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aldığı cezanın henüz kesinleşmediği görülmüştür. <br>Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ağaç palet satışı şeklinde devam eden ticari ilişkide davalının davacı tarafından haksız eylemle zarara uğratılıp uğratılmadığı, davacının aynı ticari ilişki nedeniyle alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının ne kadar olduğu noktasındadır.<br>Somut ... bağlamında ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanununun 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. <br>Türk Borçlar Kanununun 74. madde hükmüne göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.<br>Bu anlamda Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarihli ve 2019/10-111 Esas, 2022/948 Karar ile 15.12.2022 tarihli ve 2021/10-292 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararları).<br>Somut olayda; davacı hakkında davaya konu faturalar ile ilgili olarak özel belgede  sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığı, davalı hakkında her iki suçtan da mahkumiyetine daire Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2022 2016/312 (E) ve 2022/20 (K) sayılı ilamı ile karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin  28/09/2022 tarih, 2022/814 Esas ve 2022/1379 Karar sayılı ilamı ile ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık hakkındaki özel belgede sahtecilik suçu yönünden verilen cezanın kesin olarak verildiği ancak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen kararın temyiz edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla henüz anılan hükmün kesinleşmediği görülmektedir. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma eyleminin maddi kabulü ile özel belgede sahtecilik suçunun maddi kabullerinin dava konusu faturaların oluşturulması yönünden aynı eylemleri içerdiği, dolayısıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden dosyanın henüz kesinleşmediği, Yargıtay tarafından verilecek kararın 6098 sayılı Yasanın 74. maddesi gereği eldeki davayı etkileyecek mahiyette olduğu, anlaşıldığından yukarıda yapılan tespitler ve ilkesel değerlendirmeler çerçevesinde İlk Derece Mahkemesince ceza dava dosyasının sonucu beklenilip dosya içesinde yer alan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için anılan kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2023 tarih, 2015/106 Esas ve 2023/513 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.28/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b67d0e5892f5b982","SID":"1171244020ae8aa4"}}