{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 26/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>NUMARASI\t\t:..<br>DAVACI\t: ...  - ... - <br>DAVALI\t: ... - <br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali İstemli<br>TALEP\t\t: İcranın Geri Bırakılması (İhtiyati Tedbir)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/01/2023<br>Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih,.... Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin 1988 yılında .... tarafından aile şirketi olarak kurulduğunu, hissedarların eşit pay sahibi ve yönetici olduklarını, müvekkili ile diğer ortaklar arasında müvekkili aleyhine yargıya intikal eden ihtilafların bulunduğunu, şirketten ve yönetimden uzaklaştırıldığını, pay sahipliğinden kaynaklı hakların kullanılmasının engellendiğini, şirketin mali ve finansal kayıtların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek 24/08/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine aksi kanaat halinde iptaline karar verilmesi istemi ile birlikte yargılama sonuçlanıncaya kadar aleyhe olan tüm kararların icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin görüşü sonrası 13/09/2023 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin davalı şirkete ait 28/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan genel kurul kararlarının icrasının durdurulması/geri bırakılması talepleri yönünden yapılan incelemede alınan kararların olağan iş ve işleyişe ilişkin olup icra edilmesinin şirket ve davacı menfaatlerine aykırı durum oluşturmadığı taktir edilmekle yerinde görülmeyen talebin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin olguları tekrarla genel kurulda alınan kararların icrasının müvekkilinin pay sahipliğinden doğan haklarını zedelediğini ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında ve TTK'nın 395 ve 396. maddelerindeki yetkilerin yönetim kurulu üyelerine verilmesinde yönetim kurulu üyelerinin oy kullandığını, mali tabloların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davaya konu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; genel kurul kararlarının kanuna ve şirket ana sözleşmesine uygun alındığını, kararların şirketin günlük işleyişine yönelik olduğunu, şirketin aynı düzen ve karlılık üzerine faaliyetini devam ettirdiğini belirterek yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kurul kararlarının yokluk ile malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde iptali istemine yönelik olup, talep genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına dairdir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>TTK 449. maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir.<br>HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"<br>Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.<br>Somut olayda; gıda ve temizlik sektöründe faaliyet yürüten şirketin davacının da içinde bulunduğu eşit hisseye sahip (4) ortaklı olduğu, dava konusu genel kurul toplantısına kadar ortakların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi oldukları, 28/04/2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında davalı şirketin 2022 yılı finansal tabloları, yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, bağımsız denetim kurulu, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi yönelik alınan kararlara davacının muhalefet şerhi ile birlikte olumsuz oy kullandığı, yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve yetki verilmesine olumsuz oy, kar payı dağıtımı yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi kararlarına davacının olumlu oy kullandığı görülmektedir. <br>    6102 sayılı TTK’nın ''Oydan Yoksunluk'' başlıklı 436. maddesinde ''Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.'' hükmü yer almaktadır. <br>Bu itibarla, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesi kararları yönünden oy kullanan pay sahiplerinin durumu itibariyle belirtilen hüküm gereği yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden mahkemece bu genel kurul kararları yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmesi, diğer kararlar yönünden ise bu aşamada delil durumu itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirime ile talebin tümden reddi doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacının istinaf başvurususun kısmen kabulüne,  yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talep hakkında yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden dairemizce HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,<br>2-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih, ... Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, tedbir talebi hakkında yeniden karar kurulmasına;<br>Buna göre;<br>a-Davaya konu 28/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı \"Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası\" ve 10 numaralı \"Yönetim Kurulu Üyelerine TTK’nın 395 ve 396 Madde Hükümlerine Göre İzin Verilmesi\" kararlarının yürütmesinin TTK'nın 449/1. maddesi uyarınca GERİ BIRAKILMASINA, sair tedbir taleplerinin reddine<br>b-Karar gereği işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine<br>c-Tedbir talebi dava içinde olduğundan vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları<br>a-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>b-Yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>c-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,<br>d-Kararın  tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de1ed2598e5527ee","SID":"2bf5e6e48e8fe787"}}