{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:... - ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ... E. ....K.<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI\t:....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ayıplı Satıma Dayalı<br>DAVA TARİHİ\t: 24/06/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2024<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas,... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket tarafından Volkswagen Arteon 2.0 TDI SCR 240 PS Elegance 2017 model aracın 18/04/2018 tarihinde davalı firmadan satın alındığını ve müvekkili adına ..........plaka kaydı ile tescil ettirildiğini, satın alınan  aracın motorundan 28/03/2019 tarihinde farklı bir ses gelmesi üzerine, müvekkil şirket tarafından aynı gün davalı şirketin servisine götürüldüğünü, aracın halen serviste olduğunu, yapılan ilk incelemede subap iticilerinin koptuğu, silindir içindeki pistonların ve silindir kapağı ile diğer kısımların büyük oranda zarar gördüğünün anlaşıldığını, davalı firmaya Bursa 10. Noterliğinin .... tarih, ... nolu ihtarnamenin gönderildiğini ve satın alınan araçta meydana gelen gizli ayıp gereğince, aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini,  ihtarnamenin 22/04/2019 tarihinde davalı firmaya tebliğ edilmesine rağmen, davalı firmadan olumlu bir cevap alınamadığını, bunun üzerine Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesine ait .... D.İş sayılı dosya ile tespit yaptırılarak 29/05/2019 tarihinde alınan bilirkişi raporunda meydana gelen arızanın imalat hatasından kaynaklandığını, gizli ayıplı olduğu ve arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığı hususlarının açıkça belirtildiğini, müvekkil şirket davalı firmadan sıfır yeni araç satın almış olmasına rağmen, araçta üretim hatası olduğunun aşikar olduğunu belirterek aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, bu talebin  kabul edilmemesi durumunda aracın satın alma bedeli olan 324.833.81 TL'nin satın alma tarihi olan 18/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, aracın servise getirilmesi üzerine incelendiğini, motorun 3. silindir subabında hasar meydana geldiğini, arızanın tamamlayıcı üretici kalite standartlarında parça değişimleri ile giderildiğini davacıya haber verildiğini ancak teslim alınmadığını, onarım sonrası değişim talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, aracın sorunsuz hale geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, dosya kapsamı deliller, alınan bilirkişi raporları uyarınca; davacı şirket tarafından davalı firmadan satın alınan ve ... plaka ile şirket adına tescili yaptırılan Volkswagen marka, Arteon 2.0 TDI SCR 240 PS Elegance 2017 model araçtaki imalat hatası nedeniyle araç motorundaki egsoz subabının arıza yaptığı ve  motor ikinci silindiri içine düşerek diğer parçalara zarar verdiği ancak yargılama sırasında davalı şirket servisi tarafından bu arıza ve ayıbın giderildiği anlaşılmış olup davacı tarafça arızanın yinelediği veya devam ettiği yönünde bir beyanda bulunulmamıştır. Bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere bu ayıp imalat hatasından kaynaklanmakta olup gizli ayıp niteliğindedir. Dava konusu araçtaki arıza, araç yaklaşık 1 yıl kullanıldıktan sonra ve 35.666 km de meydana gelmiş olup davalı şirket servisi tarafından arızalı tüm parçalar orijinaliyle değiştirilmiştir. Alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamakta olup değer kaybı yönünden küçük bir farklılık vardır.Ancak son alınan bilirkişi kurulu raporundaki değer kaybı hesaplaması Yargıtay içtihatlarına uygun bulunduğundan bu rapor hükme esas alınmıştır. İkinci bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı ile dava konusu aracın değeri arasında çok ciddi fark vardır. Aracın yaklaşık 1 yıl kullanıldıktan sonra arızalandığı, araçtaki arızanın orijinal parçalar kullanılmak suretiyle giderildiği, sonradan yeni bir arıza vermediği ve araç bedeli ile değer kaybı arasındaki farkta gözetildiğinde alıcının sözleşmeden dönmesi hakkaniyete aykırı bulunduğundan TBK 227 maddesi uyarınca araçtaki değer kaybının davacıya iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacının davacının aracının yenisi ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin reddine, 19.107,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin satıştan dönme gibi bir talebinin bulunmadığını istemin aracın yenisi ile değişimine yönelik olduğunu, ihtarname, dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanın bu yönde olmasına rağmen mahkemece sözleşmeden talebi varmış gibi değerlendirme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, aracın mahkeme kararı sonrası servisten teslim alındığını yargılama süresince serviste kaldığını, bu nedenle mahkemenin arızanın yenilenmediği ve devam ettiği yönünde beyanın bulunmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, araçtaki arızanın üretim kaynaklı gizli ayıp olduğunun raporlarla belirlendiğini, arızanın orijinal parça değişimi ile giderildiği gerekçesiyle yenisi ile değişimin hakkaniyete aykırı olacağı belirtilmiş ise de; tek piston onarımının aracın randımanı için yetersiz olacağını, sıfır alınan 1 yıl içerisinde böylesi bir üretim hatası sebebiyle yenisi ile değişim talebinin tabii ve makul hak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının düşük belirlenerek aleyhe vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; süresinde usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, çelişkili raporlara istinaden eksik inceleme ile karar verildiğini, orijinal parça ile onarım sonrası değer kaybının oluşmayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle ayıplı aracın misli ile değişimini, mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne hesaplanan değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davaya konu aracın davalıdan 18/04/2018 tarihinde satın alındığı, 28/03/2019 tarihinde 35666 km'de aracın motor arızası ile davalı şirket servisine bırakıldığı, davalı tarafından 12/04/2019 tarihinde gönderilen mail ile parça değişimi ile arızanın giderileceğinin davacıya bildirildiği, davacının 18/04/2019 tarihli ihtarnamesi ile aracın gizli ayıbı sebebiyle yenisiyle değişiminin talep edildiği, akabinde serviste bulunan araca yönelik eldeki davanın açıldığı, yargılama sırasında araçtaki arızanın tamir suretiyle giderildiği, davacı tarafından yerel mahkeme kararı sonrası aracın teslim alındığı anlaşılmaktadır. <br>Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre; dava konusu aracın motor aksamındaki egzoz supabının yerinden çıkması sonrası motor 2. Silindir içine düşerek diğer parçalara zarar verdiği, söz konusu arızanın üretimden kaynaklı, gizli ayıp niteliğinde olduğu sabittir. Bu itibarla somut olay yönünden gizli ayıbın ortaya çıkar çıkmaz aracın servise bırakılması sonrası ihbarın süresinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu hükümle kanun koyucu tarafından öngörülmüş olup, bu hükümle yasa koyucu temel hukuk prensibi olarak iyiniyet kurallarının hayata geçirilmesini hedeflemekte ve her ne kadar seçimlik yasa ile sayılmış ve bu seçimlik hakların içerisinde herhangi birini tercih etme bakımından alıcı serbest bırakılmış ise de, bunun sınırı olarak iyiniyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesi nazara alınmak suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması sağlanırken varlığı tespit ve kabul edilen ayıp nedeniyle alıcının bir kayıp veya zarara uğramasının da önüne geçilmesi hedeflenmiştir.<br> Başka bir ifade ile, kullanılan seçimlik hakkın ortaya çıkaracağı sonucun karşı taraf için orantısızlık yaratması ve durumun bunu haklı göstermemesi gibi özünde Türk Hukuk sisteminin temelini oluşturan hakkaniyet ilkesine dayanmakta olup; somut olayın yapısı ve bu ilkenin uygulanırlığı noktasında takdir hakkını da hakime yüklemiştir. <br> Somut  olayda, dava konusu aracın bırakıldığı serviste garanti kapsamında orijinal parça değişimi ile ücretsiz tamirinin yapılması, söz konusu tamir sonrası aracın mevcut halinin sorunsuz kullanımı ve beklenen faydayı sağlaması bu durumun aksine dair delilin gelinen aşamada bulunmaması,  dava konusu  araç  bedeli  ile  ayıp  nedeniyle  doğan  değer  kaybı  dikkate  alındığında, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim ya da bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının TMK’nin 2 ve TBK’nin 227/4 maddeleri gözetilerek hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olduğu dolayısıyla mahkemece nispi metoda göre yöntemince hesaplanan değer kaybı üzerinden karar verilmesinin doğru olduğu, aksine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Ancak,  hakimin takdiri ile davacının talebinin hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle kabul edilmiş olması halinde davacı tarafın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Mahkemece davacının talebine ilişkin olarak takdir hakkı kullanılmak suretiyle ulaşılan sonuç nedeniyle davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükme yönelik istinaf sebebinin sadece vekalet ücretine yönelik olması sebebiyle kararın davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti sebebiyle kaldırılması gerekmiştir. (Bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/4229-2020/5417 E. K. sayılı ilamı)<br>Açıklanan bu nedenle, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı istinaf başvurusunun esastan reddine, yerel mahkeme kararının davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik yanılgılı değerlendirme sebebiyle kaldırılmasına, Dairemizce belirtilen gerekçeler doğrultusunda istinaf itirazları ve kazanılmış haklar gözetilerek dava hakkında HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği  yeniden  hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle KABULÜNE,<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1-b/2  maddesine göre dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;<br>a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının aracının yenisi ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin REDDİNE,<br>19.107,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.305,23 TL harçtan peşin alınan 5.547,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.242,12 TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde yatırına iadesine,  <br>c-Davacı tarafından yapılan 6.054,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 356,11 TL yargılama gider ile  peşin alınan 1.305,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 19.107,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>e-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları<br>a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.305,23 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.245,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>b-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>c-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>d-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,<br>e-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br> <br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>....<br>Üye<br>.........<br> e-imza<br>...........<br>Üye<br>...........<br> e-imza<br>........<br>Katip<br>........<br> e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f453e790808d8969","SID":"781cd34753cb9190"}}