{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1049 <br>KARAR NO: 2025/905 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/03/2021<br>NUMARASI: 2020/79 (E) - 2021/336 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 20/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı araca seyir halindeyken ... plakalı ticari taksinin çarptığını, müvekkilinin aracının  çarpmanın etkisiyle sol ön tarafının bariyerlere çarptığını, akabinde aracın arka sağ tarafına davalı  ...'nin ait ... plakalı aracın çarptığını, ve müvekkiline ait araçta  maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracındaki hasarı tespit etmek için İstanbul  7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/99 D.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda   araçta 414.486,40 TL hasar ve 108.273 TL değer kaybı tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 90.000 TL hasar bedeli ve 10.000 TL değer kaybı ile aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile 1.000 TL mahrum kalınan kar kaybı olmak üzere toplam 101.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince \"Açılan davanın ispat edilemediğinden reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle;  müvekkil şirkete ait lüks segment araçta meydana gelen hasarın tespiti için  İstanbul 7. Sulh  Hukuk Mahkemesi’nin 2019/99 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını ve alınan bilirkişi raporunda araçtaki hasar ve bu hasarın giderilmesi için gerekli masrafın 414,486,40 TL, araçtaki değer kaybının 108.273 TL olarak tespit edildiğini, dosya içerisinde haklılıklarını ispat eden kaza tespit tutanağı ve araçta meydana gelen maddi hasar ve değer kaybını gösteren mahkeme tarafından tespit edilmiş bilirkişi raporu bulunmasına rağmen mahkemece usul ve yasaya aykırı verildiğini, bilirkişi masrafının yatırılmaması sebebiyle dosyanın bilirkişiye gönderilmemiş olmasının davanın reddi sebebi olamayacağını, mahkeme tarafından yapılan kesin sürenin sonuçlarının ihtarının yeterli ve geçerli olmadığını, \"kesin sürenin sonuçları ihtar edildi\" şeklindeki uyarının yeterli ve geçerli olmadığını, bu sonucun ne olduğu, davanın reddedileceği vs. doğacak hukuki neticenin açıkça anlatılması gerektiğini,  mevcut dosyada mahkeme tarafından dosya bilirkişiye gönderilmese dahi eldeki belgelerle müvekkilinin zararının tespitinin mümkün olduğunu, haklı oldukları davada dosyanın bilirkişiye gönderilmesi durumunda sadece zarar kalemlerinin tespitinin yapılacağını, kusur durumunun zaten dosyada mevcut olan kaza tespit tutanağı ve kaza anında olan fotoğraf görüntüleri ile ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, trafik kazasından kaynaklanan  hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince  30/12/2020 tarihli duruşmanın (4) nolu ara kararı gereğince davaya konu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumları ile davacının  aracında hasar bedeli, değer kaybı ve yoksun kalınan kar olup olmadığı var ise miktarının hesaplanması için bir makine mühendisi bilirkişisine dosyanın tevdii edilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi için 700 TL, posta masrafı için 150 TL olmak üzere toplam 850 TL'den davacının yatırdığı 138 TL'nin mahsubu ile kalan 712 TL'yi yatırması için davacı tarafa 2 hafta kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde iş bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre davaya devam olunacağının ihtarına karar verildiği, ara karar gereğinin davacı tarafça  yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece davacı vekiline HMK’nin 324. maddesi uyarınca delil avansını yatırması için usule uygun şekilde süre verildiği ve gerekli delil avansı yatırılmadığı takdirde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının HMK'nin 94. maddesindeki usule uygun olarak ihtar edildiği, dosya kapsamında bulunan mevcut delil durumuna göre de dava ispatlanamadığından yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"534f082b43bb9f45","SID":"a01479421a433624"}}