{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   10. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  10. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: 2...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BBAŞKAN\t\t: ...         (...)<br>ÜYE\t\t: ...                     (...).<br>ÜYE\t\t: ...                               (...)<br>KATİP\t\t: ...                    (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2020<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t:... <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br><br>DAVALILAR\t: 1 -N...<br>VEKİLİ\t:Av. ...-...<br>\t2 -... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br><br>DAVA\t\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/10/2023<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;  <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... ili ... ilçesi ... Köyü / Mahallesi 5805 Ada, 10 numaralı parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, diğer davalı ... ... ise, davalıların kendi aralarında akdetmiş oldukları Bursa 16. Noterliği'nin 17/02/2017 tarih ve 07622 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince ilgili taşınmaz üzerine 16 bağımsız bölümden müteşekkil bir inşaatı yapmayı üstlenmiş müteahhit olduğunu,  sözleşmeye göre müteahhit ... ... ... sözleşmenin imzalanmasını müteakip 4 bağımsız bölüm, kaba inşaatın tamamlanmasından sonra 2 bağımsız bölüm ve inşaatın tamamlanmasından sonra 2 bağımsız bölüm almaya hak kazandığını, inşaatın henüz kaba inşaat aşaması tamamlanmamış ve ancak ikinci katının çıkılmış bulunduğu dönemde müteahhit ... ... ... müvekkili şirkete borçlarına binaen 23/06/2017 tarihli temlikname ile inşaatın 16 numaralı giriş katta bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazına ilişkin tüm haklarını devrettiğini, ilgili taşınmazın kaba inşaat işlemlerinin tamamlanmadığı, çatısının kapandığı, pvc doğramaları takıldığı, dış boyası dahi yapıldığını dolayısıyla inşaat bitme aşamasına geldiğini, fakat gerek müteahhit ... ... ..., gerekse mal sahibi ...'in 16 numaralı bağımsız bölümü müvekkili şirkete devretmeye yanaşmadığını, gerekçe olarak da inşaatın bitmemiş olduğu iddiasını ileri sürdüklerini, devir işleminin had safhada gecikmesinden sonra müvekkilinin araştırması sonucu müteahhit ... ... ... çok sayıda daireyi mal sahibinin onayı ile aldığını ve üçüncü şahıslara devrettiğini öğrendiğini, mal sahibi ... ile yapılan telefon görüşmelerinde mal sahibinin de bu hususu doğruladığını, müteahhidin hak edeceği ilk taşınmazın müvekkili şirkete devri gerekirken, başka şahıslara taşınmaz satışı ve devirlerinin yapıldığını, müvekkilin atlanarak hakkından mahrum bırakıldığını kabul ettiğini, mal sahibi ...'in alacağın devrinden haberdar olduğu, dolayısıyla TBK'nun 186. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olmadığını  belirterek, taşınmazın müvekkil adına tesciline, taşınmazın müvekkil adına tescili mümkün olmaz ise taşınmazın tespit edilecek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescili davalarında görevli mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu,  davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı  ile müvekkili ... arasında ticari ya da şahsi bağlantısı bulunmadığını, davacının muhattabının iş yaptığı ...... ... ... olduğunu, müvekkiline karşı davanın yöneltilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan  reddine, görev itirazının kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediğini, taraflar arasında kurulan sözleşmelerle davacının söz konusu bağımsız bölümü devre hak kazanmasının inşaatın tamamlanmasından sonra olacağını, söz konusu inşaatın henüz tamamlanmadığını, yapılan sözleşme ile alacağın henüz doğmadığını, davanın konusuz olması, aceleci davranılarak alacağı alma yolu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından; müteahhidin mal sahibi ile aralarındaki sözleşme gereği almaya hak kazanacağı ilk bağımsız bölümü davacı şirkete devri gerekirken, davalıların beraber hareket etmesi nedeniyle birçok üçüncü şahıs müvekkilden önce ilgili inşaattan daire alarak davacının her iki davalının da haberdar olduğu temliknameye rağmen hakkı olan bağımsız bölümden mahrum bırakılması ve 23.06.2017 tarihli Temliknamenin ikinci paragrafının onuncu satırında temlik borçlusu ... den hak edişe göre devralınacak ilk dairenin iş bu temlikname ile temlik edilen 16 nolu bağımsız bölüm (dükkan) olacağını şeklinde belirtilmesi, tapu kayıtlarına göre 3 şahıslara devri yapıldığı, temlikname ile temlik edilen 16 nolu bağımsız bölüm ilk daire olacağı belirtildiğinden davacı adına tescil hakkı olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  TBK'nun 194. maddesi gereği davaya konu temliknamenin kamu düzeninden olan şekil şartına uyulmadığı sebebiyle geçersiz olduğunu, bu sebeple davacının tapu tescili talebinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece kararı neticesinde inşaat tamamlanmadan taşınmazın devrinin gerçekleşmesi sağlandığını, bu durumun müvekkilinin teminatını ihlal niteliğinde olduğunu, müvekkilinin temlik borcu altına girdiği 16 numaralı bağımsız bölüme yönelik devir gerçekleştirmediğini, diğer bağımsız bölümlerin devrine yönelik beyanların ise bu dava ile hukuki yarar şartı gereği ileri sürülemeyeceğini, davada temlik sözleşmesinde alacağın neye karşı temliki altına girildiği hususlarının değerlendirilmediğini, temlik sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin  itirazlarımız saklı olmakla sözleşmede müvekkilin davacıya doğan borçlarını teminat altına almak adına tapu devri öngörüldüğünü, müstakbel alacağın toptan temliki sebebiyle davacının olası alacak miktarı belirsiz olduğundan müvekkilin aşırı taahhüt altına girmiş olma riski olduğunu, mahkmenin hüküm kısmının 2,3 ve 5 numaralı bentlerinde “davalıya” yükletilen sorumluluğun “davalılara” şeklinde değiştirilmesi gerektiğini, mahkemece davanın esası hakkında eksik inceleme yapıldığını, davada bilirkişi raporu ile tamamlanmayan kısım belirlenmiş ve Yargıtay ilamında %18 oranındaki noksanlığın devre engel görülmesine rağmen mahkemece tapunun devri kabil görüldüğünü belirterek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması istemiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davaya konu ettiği temliknamenin hukuki geçerliliğe ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının iddiaları yersiz ve mesnetsiz olup davacı  ile müvekkil ... arasında ticari ya da şahsi  bağlantı bulunmadığını, davacının muhattabı müvekkili olmayıp, diğer davalı ... ... olduğunu, diğer davalı sözleşmesel edimlerini yerine getirmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, temlik alanın müteahhitin bu daire için sözlşeme bazında halefi kabul edildiğinde dahi, müteahhit sözleşmesel edimini ifa etmediği ve dolayısıyla mülkiyete hak kazanamadığı sözleşme için 3. kişi davacı temlik alan da hak iddia edemeyeceğini,  bilirkişi raporunun yasalara ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Dava, temlik sözleşmesine dayalı olarak tapu iptal ve tesciline ilişkin bir davadır.<br>    Her ne kadar davalı ... ... vekili ile davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle mahkemece verilen karara karşı  istinaf talebinde bulunulmuş ise de, mütahitin ile arsa sahibi arasında imzalamış olduğu  Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği kendi uhdesine bırakılan bağımsız bölümü, haberdar olduğu temlik sözleşmesine istinaden lehdar davacıya devir yükümlülüğünde olduğu, zira 23.06.2017 tarihli Temlikname içeriğinde temlik borçlusu ... den hak edişe göre devralınacak ilk dairenin iş bu temlikname ile temlik edilen 16 nolu bağımsız bölüm (dükkan) olacağını kararlaştırmış oldukları, buna göre dosya içerisindeki mevcut delil durumuna göre  mütahidin hem sözleşme hem de haberdar olduğu temlikname gereği 16 nolu bağımsız bölüm yönüyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu görülmekle ilk derece mahkemesince yapılmış olan değerlendirme ve kabulde dosya içeriğine nazaran bir isabetsizlik görülmediğinden,  davalı ... ... vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılmış olan istinaf başvurularının reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.\t... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  .../... Esas,  .../... Karar<br> sayılı ve 25/02/2020 tarihli kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, davalı ... ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı  REDDİNE,<br>2.\tHarçlar Kanununa göre alınması gereken  18.785,25 TL nispi karar harcından peşin alınan 4.696,31 TL’nin mahsubu ile bakiye 14.088,94 TL harcın davalı ... ... alınarak Hazineye irat kaydına <br>3.\tHarçlar Kanununa göre alınması gereken  18.785,25 TL nispi karar harcından peşin alınan 4.697,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 14.088,95 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına <br>4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5.\tİstinaf yargılama giderlerinin başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde artan gider avanslarının ilgililerine iadesine<br>6.\tHarç tahsil işlemlerinin temyiz halinde dairemiz tarafından yerine getirilmesine, temyiz talebinde bulunulmadığı takdirde ise ilk derece mahkemesince ikmal edilmesine<br>Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  HMK.nun 353/1-b.1 ve 361. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/10/2023<br><br>Başkan ...                      Üye ...                       Üye ...                       Katip ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94c9f21d2e778646","SID":"abfea8d87ccfa6ec"}}