{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....  <br>KARAR NO\t: ... <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: ......<br>NUMARASI\t\t: .... E.  ... K.<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av.....\t  <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2024<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2021 tarih, 2016/721 Esas, 2021/520 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin Bursa Organize Sanayi Bölgesi içerisinde elektrik piyasasında elektrik üretim faaliyet gösteren perakende elektrik satış lisansı olan bir şirket olduğunu, davalının, müvekkilinin sattığı elektrik enerjisi miktarını ve faturalandırmaya esas bilgileri sayaç okuyarak belirlediğini, ancak sayaç okuma bedeli olarak sabit bir ücret alması gerekirken nisbi olarak tahsil ettiğini, bu hatalı hesaplama nedeniyle yaptıkları itirazları davalının kabul etmediğini ancak Danıştay ...Dairesinin ... tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile abone başına sabit ücret alınması gerektiğine hükmedildiğini belirterek 01/09/2006 ile 31/12/2010 tarihleri arasında perakende satış hizmet  bedeli olarak fazladan ödendiği iddia edilen 100.000,00 TL alacağın fazlaya ait dava haklarının saklı tutularak ödeme tarihlerinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan faiz oranı ve yargılama masrafları ile  birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yargı yolu ve zamanaşımı itirazıyla birlikte  açılan davayı kabul etmediklerini, mevzuat hükümleri ile davacının imzaladığı anlaşma hükümleri ne davacının hatalı olarak ödediği bir fazla ödeme ile bu ödemenin iadesi ne de kamu alacaklarına ilişkin faizin istenmesinin söz konusu olduğunu, davacı dağıtım şirketinin tacir olduğunu, tacir olmanın yükümlülüğü gereği basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğini, davacı tacirin imzaladığı ve uymakla yükümlü olduğu anlaşma ve mevzuat hükümlerine aykırı talepleri ile bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacının 01.09.2006 ile 31/12/2010 tarihleri arasında ödediğini ve fazla ödeme olarak nitelendirdiği ödemelerin mevzuat sözleşme hükümleri nedeniyle fazla ödeme olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı hususunun dikkate alınarak, basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı düşen davasının esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporları uyarınca; davanın,  davalı ...'ın sayaç okuma bedeli olarak sayaç başına sabit bir ücret alması gerekir iken, tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi olarak tahsil etmesi nedeniyle, davacı ...i'nin fazladan ödediğini iddia ettiği 01/09/2006 ile 31/12/2010 tarihleri arasındaki PSHB'nin, fazlaya dair hakları saklı kalrrtak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline yönelik olduğu, davacının 09/03/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen alacaklarının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 1.207.523,38 TL arttırarak toplam 1.307.523,38 TL olarak ıslah ettiğini, davalı tarafından davacının sattığı elektiriğe ilişkin olarak sayaç okumaları yapılmış ve davalı tarafından bu okumalardan nispi ücret tahsil edildiğini, Danıştay ...Dairesinin ... tarih ... Esas, ... sayılı kararı üzerine, serbest tüketici olan davacıdan abone başına maktu olarak alınması gerektiği halde davalının nispi  hesaplayarak hatalı tahsilat yaptığı ve PSH bedelinin EPDK'nın belirlediği rakamlar doğrultusunda abone başına maktu bir ücret olarak alması gerektiğine hükmedildiği ve bu karar geçmişe etkili olup, davalının tahsil ettiği okuma bedellerinin sayaç başına sabit ücret olarak hesaplanması gerektiği, bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporunda da davalının 1.307.523,28 TL fazladan tahsilat yaptığı davanın, dava değeri 100.000 TL gösterilerek kısmi dava olarak açıldığı ıslahın  09/03/2021 tarihinde yapıldığı, davalı tarafından 31/12/2010 tarihine kadar yapılan fazladan tahsilatın iadesinin talep edildiği TBK 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, ıslah tarihi itibarıyla bu süre dolduğundan ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, 100.000,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek amme alacaklarına ilişkin uygulanan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusunun HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, sabit bedel miktarının belirlenmesinin hesaplamayı gerektirdiğini, bu itibarla bilirkişi raporu sonrası verilen dilekçenin ıslah değil belirli hale getirme dilekçesi niteliğinde olduğunu, davanın kısmi dava olarak açıldığına yönelik bir beyan olmamasına rağmen kısmi dava açıldığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, davanın kısmi dava olarak kabulü halinde dahi Danıştay nezdinde açılan dayanak davanın 2012 yılında kesinleşmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin bu tarihten yeniden başlaması gerektiği ve 10 yıllık sürenin dilekçe tarihinde tamamlanmadığını, ayrıca fazladan ödenen miktarlara ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının fazladan tahsil edildiği iddia edilen PSH bedeli için eldeki davayı açtığı, Danıştay kararının taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmasını etkilemeyeceğini dolayısıyla sayaç okuma bedelinin iadesinin talep edilemeyeceğini belirterek hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması uyarınca fazladan ödenen perakende satış hizmet bedelinin geri alımına yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı, davalı dağıtım firması tarafından 01/09/2006 ile 31/12/2010 tarihleri arasında düzenlenen faturalarda perakende satış hizmet bedelinin (sayaç okuma bedeli) nispi tarife üzerinden düzenlenip tahsil edildiğini, bu işleme dayanak tutulan EPDK'nın 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı kararının Danıştay 13.Dairesinin 06/04/2011 tarih ve 2008/2695 Esas, 2011/1368 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iptal edildiğini, bu durumda perakende satış hizmet bedelinin her sayaç başına sabit ücret olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek fazladan ödendiği iddia edilen 100.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, akabinde 09/03/2021 tarihinde dava değerini ıslahla 1.307.523,38 TL'ye artırmıştır. <br>İlk derece mahkemesince Danıştay.... Dairesinin kararının geçmişe etkili olduğu, davalının tahsil ettiği okuma bedellerinin sayaç başına sabit ücret olarak hesaplanması gerektiği, bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporunda da davalının 1.307.523,28 TL fazladan tahsilat yaptığı, ancak ıslah ile artırılan miktarın 10 yıllık zamanaşımına uğradığı belirlemesi ile  ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, 100.000,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek amme alacaklarına ilişkin uygulanan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.<br> Bu itibarla, zamanaşımına yönelik davacı istinaf sebebi yönünden yapılan inceleme de; dava, 23/08/2011 tarihli dava dilekçesi ile açılmış olup belirsiz alacak davasının yer aldığı yasal düzenleme (6100 sayılı HMK) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bunun yanında, dava dilekçesinde davanın belirsiz  alacak davası olduğuna dair bir ifadenin de yer almadığı, davanın fazlaya ilişkin haklar açıkça saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden ıslahla artırılan kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Somut olayda davaya konu alacağın taraflar arasındaki sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle 10 yıllık genel zamanaşımına tabi bulunduğu, ıslah tarihi itibariyle ıslah ile artırılan miktarın zamanaşımına uğradığı, davacı tarafından davaya dayanak gösterilen idari işlemlere yönelik açılan davaların zamanaşımını keser nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin ıslahla artırılan miktara yönelik zamanaşımı değerlendirmesinin isabetli olduğu davacı istinaf sebebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Ancak, Danıştay ... Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kesinleşen ilamı sonrası elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketilen kwh bazında nisbi olarak tahsil edilen PSHB'nin yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle davalının nisbi ücret ile maktu ücret farkı kadar zenginleştiği açıktır. Ancak zenginleşmenin davacı aleyhine değil doğrudan tüketici aleyhine olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine tüketiciler tarafından bu bedelin tahsili için dava açılması ve davacı tarafından ödenmesi halinde davacı bu bedeli talep edebilecektir. Davacının bu bedeli tüketiciye ödediğine ilişkin bir iddia da ileri sürülmediğine göre bu aşamada mahkemece kısmi olarak talep edilen 100.000,00 TL yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile bu miktarın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. ( Emsal;Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E: 2021/1507 K: 2022/875 sayılı ilamı)<br>Hal böyle olunca mahkemece, kısmi alacağın yukarıda belirtilen sebeplerle, ıslah ile artırılan miktarın ise zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan bu nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının davalı lehine kaldırılmasına, söz konusu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve toplanacak delil de bulunmadığından dava hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... tarih,... Esas, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1-b/2 maddesine göre yeniden hüküm kurulmasına;<br>Buna göre;<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin ve ıslah ile birlikte alınan toplam 22.106,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.678,88 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>e-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 195.053,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları<br>a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>b-Davalı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,<br>e-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,<br>f-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>........<br>Başkan<br>.......<br> e-imza<br>.....<br>Üye<br>........<br> e-imza<br>..........<br>Üye<br>.....<br> e-imza<br>.......<br>Katip<br>.....<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1775f47d89423fd","SID":"e4c37e7c02721b1d"}}