{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1982 Esas<br>KARAR NO: 2025/833<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2019/680 Esas, 2021/750 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, kendisine ait araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçları ile 04/09/2016-12/09/2017 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve yasal ceza bedellerinin tahsili için Pınarhisar İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 45.423,80 TL üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borcun sebebi kısmında ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücreti ve para cezalarının belirtildiğini, fakat toplam tutarın ne kadarlık kısmının geçiş ücreti ne kadarlık kısmının para cezası olduğunun belirgin olmadığını, bununla birlikte ödeme emriyle birlikte takibe dayanak belgelerinde gönderilmediğini, müvekkil şirketin davacı şirkete borcunun olmaması sebebiyle müvekkil şirket tarafından borca itiraz edildiğini, davacı şirketin 6001 sayılı Kara Yolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve görevleri Hakkında Kanunun 30. Maddesinin 5. Fıkrasında 25/05/2018 tarihinde yapılan değişiklikten sonra yapmış olduğu icra takibinde müvekkil şirketten haksız ve kötüniyetli bir şekilde geçiş ücretine 10 katı tutarında ceza ekleyerek ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, icra takibi yapıldığı tarih itibarıyla davacı şirketin yasal değişiklikten haberdar olduğunu, müvekkili şirkete yapılan icra takibinin fazla alacak içerdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin haklı olarak borca itiraz ettiğini, icra takibine konu yapılan geçiş ve cezalara ilişkin araçların bir kısmının yarı römork, bir kısmının çekici, bir kısmının ise damperli kamyon olduğunu, hem çekiciye hem de çekiciye bağlı yarı römorka ayrı ayrı ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu, araçlara ilişkin geçiş bedelinin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, ödemesi yapılmayan geçişler var ise sorumlusunun davacı şirket ve ödemeyi yapan aracı kurum olduğunu, HGS ve OGS banka hesabında yeterli bakiye olduğunu, bu hesaplardan çekim yapılması gerektiğini, bunun yapılmamış olması ihtimalinde dahi müvekkili şirkete herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, aynı zamanda müvekkili şirkete ihlalli geçiş tutanağı düzenlenmediğini, herhangi bir ihtar yapılmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın ve icra inkar tazminat talebinin reddine,  davacı takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkili lehine %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalıya ait araçların davacıya ait otoyollardan ücret ödenmeksizin toplam 114 adet geçiş yaptığı, bu geçişlerin toplam bedelinin 4.024,45 TL olduğu, davalı tarafından ücret ödemesi yapıldığına dair delil veya belge sunulmadığı, davalının 6001 sayılı Kanun'un 30. Maddesinin (5) ve (7) numaralı bentleri uyarınca 4.024,45 TL tutarında geçiş ücretini ve bunun 4 katı tutarındaki 15.625,20 TL gecikme cezasını ödemekle yükümlü olduğu, davacının talep edebileceği toplam alacağın 19.649,65 TL olduğu, ancak davacı talebinin 19.472,05 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince 19.472,05 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, davalının mükerrer ücretlendirme yönündeki itirazının yerinde olmadığı, dava konusu geçiş ücretlerinin geçiş ihlalinin gerçekleştiği anda muaccel olduğu, geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde ceza kesileceği düzenleme konusu yapıldığından davacının muaccel olan geçiş ihlali ve ceza bedeli alacaklarına ilişkin olarak faiz talebinde bulunabilmesi için davalıyı ayrıca bir ihtar ile temerrüte düşürmesi gerektiği, somut olayda temerrüte ilişkin ihtar bulunmadığından işlemiş faiz talebi ve buna bağlı KDV talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Pınarhisar İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 19.472,05 TL üzerinden devamına, asıl alacak 19.472,05 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9.75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak;  icra takibi yapıldığı tarih itibariyle davacı şirketin yasal değişiklikten haberdar olduğunu, müvekkili tarafından borca itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında alacağın 45.423,80 TL den 20.000 TL ye düşürüldüğünü, bu durumda müvekkili şirkete yapılan icra takibinin hukuka aykırı olarak fazla alacak içermesi nedeniyle haklı olarak borca itiraz edildiğini, bilirkişi tarafından banka kayıtlarının incelenip geçişlerin yapıldığı tarihte hesapta para bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bunun sağlanabilmesi amacıyla dosyada banka kayıtları mevcut değil ise kayıtlar geldikten sonra karşılaştırma yapılarak bu konuda ek rapor alınması gerektiğini, ülke çapında geçişlerle ilgili sıkıntılar yaşandığını, hesapta yeterli bakiye olmasına rağmen ihlalli geçiş yapıldığı kabul edilerek cezalar kesildiğini, bu hususun da bilirkişi raporuyla açıklığa kavuşturulması gerektiğini, araçlara ilişkin geçiş bedelinin müvekkil tarafından ödendiğini, ödemesi yapılmayan geçişler var ise bunun sorumlusunun davacı şirket ya da ödemeyi yapan aracı kurumlar olduğunu, nitekim dosyada mevcut olan davacı şirketin PTT Genel Müdürlüğüne yazdığı 23.10.2017 tarihli yazıda yaşanan sorunlara ilişkin tespitlerin yapıldığını, gerçek zamanlı ihlalli geçiş tahsilatı, geçiş anını takip eden 15 günlük süre içerisinde tahsilat yapılamadığı, sistem provizyon hızı düşük-arızalı etiket ve okumama problemi-çoklu tahsilat sorunu yaşandığı, ülke çapında HGS kesintileri yaşandığı yönünde tespitler yapıldığını, buna ilişkin yaşanan mağduriyetlerin dile getirildiğini, mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucu hangi geçişlere ilişkin ücretin ödenmediği ve hangi sebeple ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, nitekim müvekkilinin HGS hesabında sürekli bakiye bulunduğundan cezalı geçişin olmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin tüm geçiş ücretlerini ödediğini, HGS veya OGS kartlarının banka hesabında yeterli bakiye olduğunu, bu hesaplardan çekim yapılması gerektiğini, bunun yapılmamış olması ihtimalinde dahi müvekkili şirkete herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, davacı kurumun bilişim ve teknik donanımının eksikliği nedeni ile sebep olduğu arızalara dayalı olarak imza karşılığı verilmeyen ihlalli geçiş bildirimi ile ücret talep edilmesinin geçiş ücreti ödenmesine müsait banka hesabına rağmen 15 günlük cezasızlık süresi içinde tahsilat yapmayan davacı kurumun 10 kat veya 4 kat cezalı ücret talebinin haksız kazanç teşkil ettiğini, uygulamada Karayollarına bağlı otoyol, köprü vs. HGS ve OGS kaçak geçişlerinde Karayolları tarafından ruhsat sürücüsüne SMS yolu ile bilgilendirme yapılmakta iken davacı şirket veya aracı kurumlar tarafından herhangi bir bilgilendirmenin de yapılmadığını, mahkeme tarafından davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatı kararının da yerinde olmadığını, alacak likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının ödeme emrinin gönderildiği tarih itibariyle yasal değişiklik yapılmış olmasına rağmen geçiş ücretlerine 10 kat ceza uygulayarak bu miktar üzerinden faiz ve KDV hesaplayarak ödeme emri göndererek yaptığı hukuka aykırılığı itirazın iptali davasında hukuka uygun hale getirmeye çalıştığını, açıklanan sebeplerle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 43.087,45 TL asıl alacak, 1.979,96 TL faiz, 356,39 TL KDV olmak üzere toplam 45.423,81 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla takibe itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili, gecikme cezalarının yasal değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmesi sebebiyle harca esas değerin yasaya uyarlandığını belirterek dava değerini 19.472,05 TL asıl alacak, 894,78 TL işlemiş faiz ve 161,06 TL KDV olmak üzere toplam 20.527,89 TL olarak güncellemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiştir.  Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından dava dosyasına sunulan CD içeriği ile icra takip talebi içeriği karşılaştırılmış olup, dava konusu ihlalli geçişlerin; icra takip talebinde yer alan ve icra takip talebinde yer almayan ihlalli geçişler olarak ikiye ayrılarak hesaplamalar yapıldığı, 17.11.2017 tarihli icra takip talebinde yer alan ihlalli geçiş kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davalıya ait ticari plaka araçlar ile otoyollardan toplam  105 kez 3.357,70 TL + 12.958,20 TL = 16.315,90 TL (Geçiş Ücreti-Para Cezası) tutarında genellikle “İPTAL ÜRÜN, KAYIT BULUNAMADI, ÜRÜN KARA LİSTEDE” gerekçeli provizyon alınamaması sonucu ihlalli geçişlerin gerçekleştiği, davalının cevap dilekçesinde anılan itirazının değerlendirmesinde; araç ve çekicilere bağlı olarak dorse ile yapılan geçişlerde mükerrer kayıtlar tespit edilmediği, T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü 54951570-640/E.155347 sayılı sayın mahkemeye hitaben cevap yazısında; ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...plakalı araçların “... Bankası OGS cihazı tanımlanmış, hesapları açık durumdadır.” şeklinde açıklandığı, ayrıca; “Karayolları Genel Müdürlüğü ile OGS satışına yetkili bankalar arasında yapılan protokol gereği OGS hesaplarının açılışı, kapatılması, kara listeye eklenmesi-çıkarılması ve benzeri OGS işlemlerinin bankanın sorumluluğunda olduğu, bu nedenle OGS hesap bakiyelerinin kurum tarafından takip edilmemekte olup, bankaların iletmiş oldukları kara liste ekleme-çıkarma bildirimleri ve OGS geçiş ücretinin tahsil edilip- edilmemesi referans alınmadığı” belirtildiği, dava konusu ücretli otoyol geçişlerinde HGS/OGS hesapları üzerinden tahsilatların  yapılmakta olduğu, geçişler esnasında HGS/OGS cihaz ve etiketlerinin takılı ve hesaplarda yeter bakiye bulunması gerekeceği, davalı tarafça bu hususta (yeter bakiye üzerinden ödemenin yapıldığı) bir belge sunulmadığı, davalının 6001 Sayılı Kanun uyarınca ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 (onbeş) gün  içinde geçiş ücretini cezasız ödeyebileceği, davacının bu nedenle ayrıca bir tebliğ yükümlülüğü bulunmadığı, 15 (onbeş) günlük sürenin sonunda mütemerrit olduğu,  İhlalli Geçiş  Bedeli :  3.357,70 TL,  Gecikme Cezası Bedeli : 12.958,20 TL, faiz (Yıllık %9,75) : 714,24 TL, KDV (%18) 128,56 TL, Toplam : 17.158,70 TL davacının davalıdan 17.11.2017 takiptarihi itibariyle (asıl alacak+faiz+KDV dahil) 17.158,70 TL alacaklı olduğu, şayet; icra takip talebinde yer almayan ihlalli geçişlerin de hesaplamalara dahil edilmesine karar verilir ise; İhlalli Geçiş Bedeli : 666,75 TL, Gecikme Cezası Bedeli: 2.667,00 TL, faiz (Yıllık %9,75) : 185,75 TL,  KDV (%18): 3,44 TL  Toplam : 3.552,94 TL 17.11.2017 takip tarihi itibariyle icra takip talebinde yer alan ve icra takip talebinde yer  almayan ihlalli geçişler olarak davacının davalıdan toplam (4.723,78 TL + 3.921,91 TL) = 20.711,64 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 22/09/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafından 01.03.2021 tarihi itibariyle dava dosyasına sunulan CD içeriği ile icra takip talebi içeriği karşılaştırılmış olup, kayıtların birbirini tevsik ettiği, tarafımızca 17.11.2017 tarihli icra takip talebinde yer alan ihlalli geçiş kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davalıya ait ticari plaka araçlar ile otoyollardan toplam 114 kez ihlalli geçiş yapıldığı, 4.024,45 TL geçiş ücreti, 4.024,45 TL x 4 =16.097,80 TL para cezası olmak üzere toplam 19.649,65 TL (Geçiş Ücreti + Para Cezası) tutarında genellikle “İPTAL ÜRÜN, KAYIT BULUNAMADI, ÜRÜN KARA LİSTEDE” gerekçeli provizyon alınamaması sonucu ihlalli geçişlerin gerçekleştiği, dava konusu ihlalli geçişlere ilişkin gecikme cezasının 4.024,45 TL x 4 =16.097,80 TL olması gerektiği, ancak davacının bazı ihlalli geçişlere gecikme cezası hesaplamadığı, dava dosyasına sunulan CD içeriğinde ihlalli geçişlere ilişkin gecikme cezasının 15.625,20 TL hesaplandığı, çekicilere bağlı olarak çalışan tüm dorse plakalarının bankalar veya PTT tarafından sistemde kayıtlı olması ve ilgili etiket hesabıma bağlanması gerektiği, bankalar ve PTT tarafından dorselerin plakalarına ayrı sanal hesaplar oluşturularak Dorse plakalarının kaydı yapılarak, çekici plakalarına ait hesaptan çekilmeyen geçiş ücretlerinin dorse plakasına ait tanımlı alt hesaptan tahsil edileceği, davalı tarafça bu hususta (dorse plakaların kayıtlı olduğu) bir belge sunulmadığı, dava konusu ücretli otoyol geçişlerinde; araç ve çekicilere bağlı olarak dorse ile yapılan geçişlerde mükerrer kayıtlar tespit edilmediği, T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü... sayılı sayın mahkemeye hitaben cevap yazısında; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların “... Bankası OGS cihazı tanımlanmış, hesapları açık durumdadır.” şeklinde açıklandığı, ayrıca; “Karayolları Genel Müdürlüğü ile OGS satışına yetkili bankalar arasında yapılan protokol gereği OGS hesaplarının açılışı, kapatılması, kara listeye eklenmesi- çıkarılması ve benzeri OGS işlemlerinin bankanın sorumluluğunda olduğu, bu nedenle OGS hesap bakiyelerinin kurum tarafından takip edilmemekte olup, bankaların iletmiş oldukları kara liste ekleme-çıkarma bildirimleri ve OGS geçiş ücretinin tahsil edilip-edilmemesi referans alınmadığı” belirtildiği, dava konusu ücretli otoyol geçişlerinde HGS/OGS hesapları üzerinden tahsilatların yapılmakta olduğu, geçişler esnasında HGS/OGS cihaz ve etiketlerinin takılı ve hesaplarda yeter bakiye bulunması gerekeceği, davalı tarafça bu hususta (yeter bakiye üzerinden ödemenin yapıldığı) bir belge sunulmadığı, davalının 6001 Sayılı Kanun uyarınca ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 (onbeş) gün içinde geçiş ücretini cezasız ödeyebileceği, davacının bu nedenle ayrıca bir tebliğ yükümlülüğü bulunmadığı, 15 (onbeş) günlük sürenin sonunda mütemerrit olduğu, İhlalli Geçiş Bedeli: 4.024,45 TL Gecikme Cezası Bedeli: 15.625,20 TL Faiz (Yıllık %9,75) 975,92 TL , KDV (%18) 175,67 TL Toplam : 20.801,23 TL davacının davalıdan 17.11.2017 takip tarihi itibariyle (asıl alacak+faiz+KDV dahil) alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği,  HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla mahkemece bilirkişi ek raporu ve davacının talebi ile bağlı olarak yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Dosya kapsamında alınan hükme elverişli ek bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarı bedelinin ödenmediği anlaşılmakla ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/680 Esas, 2021/750 Karar sayılı ve 13/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 345,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 270,4‬‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"999d1d189caa671d","SID":"4ca861ef6f986864"}}