{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. BURSA BAM   4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>  G E R E K Ç E L İ  İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2023<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVACI\t: ... -...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... -...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)<br><br><br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin  belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi.            <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu ... İlçesi ... Mahallesi 3079 parsel sayılı zeytinlik vasfındaki taşınmazını 07.02.2020 tarihli yazılı protokol ile davalı tarafa sattığını, bu satış nedeni ile 60.000 USD 'lik kısmın müvekkili tarafından alındığını ancak bakiye 100.000 TL'lik kısmın sözleşme tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerekmesine rağmen davalı tarafın müvekkiline ödenmediğini, satış sözleşmesinin her iki tarafın da kabulünde olduğunu, tanzim edilen sözleşmede tanık imzası da bulunduğunu, müvekkilinin takip dosyası ile talep ettiği alacağına itiraz ederek müvekkiline ödeme yapmaktan imtina ettiğini, İcra takibi sonrasında arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu bir sonuç alınamadığını beyanla ; henüz ödenmemiş bulunan 100.000 TL alacağın temerrüt tarihinden (07.03.2020) itibaren ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>... 1.  Asliye Hukuk Mahkemesince 17/01/2023  tarihli  .../...   Esas,  .../... Karar sayılı karar ile, Somut olayımızda, davanın 16/01/2023 tarihinde  İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebi ile açıldığı, bu itibarla mahkememizde görülmekte olan iş bu dava yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı ve davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açıldığı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup mahkememizce resen gözetilebileceğinden Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 07/07/2021 tarih ve 608 karar sayılı kararı ile Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çerçevesinin Bursa ilinin mülki sınırları içinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. <br>   ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, somut olay yönünden satış sözleşmesinin bir mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple her iki tarafın sözleşme tarihi  07/02/2020 tarihi itibariyle tacir olup olmadıklarına bakılması gerektiği, tarafların kayıtlı oldukları vergi dairelerine ayrı ayrı yazılan müzekkere cevaplarında; davalının 2020 tarihi itibariyle bilanço usulüne göre defter tuttuğu, ancak davacının bilanço ya da işletme hesabına göre defter tutmadığının belirtildiği, bu durumda davalının tacir olduğunun anlaşıldığı ise de davacının tacir olmadığı anlaşıldığı, bu durumda tarafların her ikisinin tacir olmaması dikkate alındığından eldeki davanın nisbi ticari dava olduğunu söyleyebilmeye olanak olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; <br>Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.<br>Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. <br>Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. <br>Somut olayda; davanın  harici satım sonucu eksik ödendiği iddia edilen  bedele dair itirazın iptali talebine ilişkin  olduğu, davacının bilanço  veya işletme usulüne göre defter tutmadığının, davalının da  2020 yılında  ticareti terkettiğinin, faaliyette iken bilanço hesabına göre defter  tuttuğunun,  gerçek usulde vergilendirildiğinin belirtildiği, mevcut durumda  görevli mahkemenin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin olduğu  ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. <br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 12/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>KANUN YOLU\t: HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 13/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza <br>...<br>Üye <br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"910f6c93f3329535","SID":"fb3c581d05b40943"}}