{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/170 - 2025/1032<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/170 <br>KARAR NO\t: 2025/1032<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t              : 13/07/2023<br>NUMARASI\t: 2020/250 Esas - 2023/389 Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br><br>DAVA\t              : Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t  : 28/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ  : 28/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirketin alt işverenlik sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu sözleşmenin, davalı şirketin yarı ürün ve ürünlerinin paketlenmesi için ”Bobin Paketleme Hizmeti” sözleşmesinin eki olan” Bobin Paketleme İşlem Teknik Şartnamesi” ne uygun olarak davacı şirket tarafından yerine getirilmesi ile ilgili olduğu, söz konusu sözleşme ve eklerine göre, müvekkili şirketin çalıştırmış olduğu personelin maaş, tazminat vergi vb. giderlerini karşılayacağı, bu ödemeleri yaptıktan sonra teklif formunda göre davalı şirkete fatura edeceği,sözleşme ve davacının fiyat teklifi birlikte değerlendirildiğinde, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının davalı şirket tarafından ödeneceğinin belirtildiği, ... isimli işçinin kıdem ve ihbar tazminatının müvekkili şirket tarafından ödendiği, ancak söz konusu ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığı, sözleşmeye göre, asıl işverenin belirleyeceği şekil ve şartlarda zamanında, niteliklerine ve standartlarına uygun olarak yapılması karşılığında alt işverenin fiyat teklifinde belirtildiği şekilde ödeme yapması gerektiği, diğer tüm işçiler için yapılan ödemeler ile tazminata hak kazananların tazminatlarının davalı şirket tarafından ödendiği, ekte sunulan banka dekontları ve tazminat bordrolarından görüldüğü üzere, söz konusu ödemelerin davacı şirket tarafından banka yoluyla ödendiği, işçi için brüt kıdem tazminatı 5.707,87 TL, brüt ihbar tazminatı 2.684,30 TL olmak üzere toplamda 8.392,17 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin söz konusu iş için 17 personel üzerinden teklif verdiğini ve davalı şirketin de bu teklifi kabul ettiğini, sözleşmenin çeşitli hükümlerinde bu durumun ortaya konulduğunu, söz konusu personel sayısının ihtiyaca göre arttırılabileceği öngörülmüş ise de personel sayısının azaltılmasının söz konusu olmadığı, ancak davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak çalışan personel sayısını 14'e düşürdüğünü, müvekkili şirketin bir ayda bir personel üzerinden 1.272,55 TL kar ettiğini, teklif formunda gözüken giderlerin müvekkili şirkete doğrudan kar ettiren kalemler olduğu, teklif formunun da buna göre hazırlandığını, davalı şirketin söz konusu teklif formunu ve her ay tüm kalemleri ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili şirketi 6 ay süre (01.01.2019-01.07.2019) ile 3 eksik personelle çalışmaya zorlaması sonucu 22.905,90 TL (1.272,55X3 personel—3.817,65 TLX6 ay-22.905,90 TL) zarara uğrattığını, ayrıca müvekkilin 17 personel ile çalışırken SGK asgari destek tutarından da yararlandığı, fiyat teklifi verilirken 17 personel üzerinden verilmesinin sebeplerinden birisinin de söz konusu destekten yararlanma amacı olduğu, söz konusu destek tutarının personel başına 150,00 TL lolduğu, davalı şirketin müvekkili sözleşmeye aykırı olarak 14 personelle çalışmaya zorlaması üzerine, müvekkili şirketin söz konusu destekten mahrum kaldığını, bu sebeple müvekkili şirketin toplamda 15.300,00 TL (150,00 TLX17 personel—2.550,00 TLX6 ay-15.300,00 TL) zararı meydana geldiği, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle müvekkili şirketin toplam 46.598,07 TL zararı olduğu beyan edilerek, davanın kabulü ile oluşan zararın davalı şirketten tahsilin, hüküm altına alınacak tazminata zarar tarihinden itibaren ticari faiz oranının uygulanmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... isimli işçinin kıdem-ihbar tazminatı talebi olarak, Davalı müvekkili şirketin sözleşme süresi içerisinde ve sözleşmenin bitiminden sonra üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, müvekkilin bu işçi için kıdem-ihbar tazminatı ödemesi yapma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı, adı geçen işçinin davacı tarafından müvekkili şirketin onayı alınmadan ve yasal prosedürlere uyulmadan çıkarıldığı, söz konusu ... isimli işçi için kıdem tazminat ödemesi yapılmayacağının davacı şirkete açıkça bildirildiğini, davacı şirket yetkilisi ile 11.05.2017 tarihinde yapılan yazışmada, müvekkil şirkete işçi ile ilgili bir bilgi ulaşmadığı, tutanak tutulmadığı, işçinin başka bir işçinin üstüne yürüdüğü ve 2 gün üst üste işe gelmediği için çıkarıldığının davacı şirket tarafından beyan edildiği, ancak bunların İş Kanunu kapsamında haklı fesih nedenleri olmasına ve işçinin iş akdinin tazminatsız fesih edilebilecek olmasına rağmen herhangi bir tutanak tutulmadığı, bilgi verilmediğinin söylendiği ve 22.05.2017 tarihli mail yazışmasında ise davacı şirket yetkilisine tazminat ödemesini kabul etmediklerinin açıkça söylendiği, davacı tarafça da kabul edildiği üzere, birçok işçinin tazminat tutarlarının davalı tarafça ödendiği, kendisinin haberi olmaksızın davacı tarafça alınan kararla usulüne uyulmadan yapılan feshe ilişkin bu tutarları ödemek zorunda olmadığı, davacı tarafın 4857 sayılı İş Kanunu gereğince söz konusu işçinin çıkarılmasına bahane olarak gösterilen sebeplerin tazminatsız feshe elverişli olduğu, buna rağmen davacı tarafın kendi isteği ile bu işçiye tazminat ödeme yoluna gittiği, davacının kendi rızası ile ödediği bu tutarı müvekkilinde talep etmesinin kötü niyetli, haksız ve yasal dayanaktan uzak olduğu, Sözleşmeye aykırı olarak personel eksiltildiği iddiasına istinaden talep edilen tazminat ile ilgili olarak; Davacının hangi aylar ve seneler için zarar talebinde bulunduğunun belli olmadığı, davacı tarafından sunulan evrakların kendilerine tebliğ olmadığından ve dava dilekçesine bu konuda bir açıklama yapılamadığından bu konunun aydınlatılması gerektiği, davacı tarafın iddiasının aksine davalı müvekkilin 17 işçi çalıştırma yükümlülüğü bulunmadığı, davacı Kaçkar firmasından davalı firmada üretilen bobinlerin paketlenmesi için hizmet alındığı, 2019 yılında üretim ve satış tonajlarındaki olumsuz değişimden ötürü paketlenen bobin sayısında azalma yaşandığı ve paketleme işi için gereken işgücü sayısına olan ihtiyacın da azaldığı, davacı firma yetkilisine gönderilen 01.07.2019 tarihli mailde, üretimdeki değişimler sebebiyle 14 kişi ile devam edileceğinin açıklandığı, davacı tarafın da bunu kabul ederek personel azaltımına gittiğini, sözleşmenin Mücbir Sebepler başlıklı 12. maddesinde, “ sosyal ve ekonomik sebeplerle satışların azalması veya durması” halinde bunun mücbir sebep olarak kabul edileceğini, bu gibi hallerin gerçekleşmesi halinde asıl işverenin işi tamamen veya kısmen durdurabileceğini, sözleşme konusu işin kısmen veya tamamen durması sebebiyle alt işverenin herhangi bir hak, zarar, ziyan ve tazminat talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiği, söz konusu madde hükmü gereğince davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığı, davacı tarafın 17 işçi için SGK asgari ücret destek tutarı talebinin de yerinde olmadığı, çalışmayan işçiler için asgari destekten yararlanılmasının mümkün olmadığı beyan edilerek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜ İLE, 5.707,87-TL kıdem tazminatı ödemesinden kaynaklanan, 2.684,30-TL ihbar tazminatı ödemesinden kaynaklanan, 22.905,90-TL mahrum kalınan kar kaybından kaynaklanan, 15.300,00-TL SGK asgari destek tutarından kaynaklanan zarar olmak üzere toplam 46.598,07-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 19.06.2020 tarihinden itibaren  işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ... isimli işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi nedeniyle rücu taleplerinin mahkemece kabulünün haksız olduğunu, davalı şirket davacı tarafça da kabul edildiği üzere bir çok işçinin tazminat tutarlarını davalı tarafa ödemiş olup, davalı şirket kendisinin haberi olmaksızın davacı tarafça alınan bir kararla usulüne dahi uyulmadan yapılan dava konusu feshe ilişkin bu tutarları ödemek zorunda bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı taraf ve davalı şirket arasında yapılan alt işverenlik sözleşmesi gereği tarafların işçilere karşı müteselsil sorumlu olduğunu, davalının yaşanan mücbir sebep nedeniyle haklı olarak iş gücü azaltımına gittiğini, davacının bu nedenle herhangi bir zarar talep etme hakkının bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın 17 işçi için SGK asgari destek tutarı talebinin mahkemece kabulünün de yerinde olmadığını, davalının şirket sözleşme süresi içerinde ve sözleşmenin bitiminden sonra üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacı tarafın da feshe bağlı herhangi bir talebinin bulunmadığını, mahkeme tarafından hatalı değerlendirme yapıldığını, davalı şirketindeki olumsuz durumun mücbir sebep teşkil edip etmediği konusuna hukukçu bilirkişi tarafından ek rapor talebinin reddedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih, 2020/250 Esas - 2023/389 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava alt işverenlik sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında “Alt İşverenlik Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmeye göre davacının davalı şirkette anılan iş için 17 personel çalıştıracağının belirtildiği, ancak davalının sözleşmenin son altı ayında 14 personel çalıştırdığı, davacının çalıştırdığı personel başına kar elde ettiği nazara alındığında bu şekilde davacının zararının oluştuğu, yine aynı dönemde eksik personel çalıştırılması nedeniyle davacının asgari ücret desteğinden de faydalanamadığı bu şekilde de zararının oluştuğu, sözleşmeye göre davacının çalıştırdığı personelin kıdem ve ihbar tazminatlarından davalının sorumlu olmasına rağmen ... isimli işçinin anılan tazminatlarının davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacının ödeme yapmak zorunda kaldığından anılan bedelinden de davalıdan tahsilini talep ettiği, davalı tarafça ...’ın tazminatsız iş akdinin feshi gerekirken bu yola başvurulmaması nedeniyle anılan tazminatlardan davalının sorumlu olmayacağı, işçi azaltılmasının ise ekonomik nedenlerden kaynaklandığı ve bunun da sözleşmenin 12. maddesinde mücbir sebep olarak kararlaştırıldığı, dolayısıyla davanın reddinin gerektiğini savunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasında imzalanan “Alt İşverenlik Sözleşmesi”nin 5.1.maddesinde yapılan işin karşılığında davacının sunduğu fiyat teklifindeki şartlarda ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşmede atıf yapılan teklif formunda ise çalıştırılacak işçi sayısının 17 olduğu, kıdem ve ihbar tazminatından davalının sorumlu olduğunun yazıldığı, teklifin 6.bendinde personel alma ve çıkarma işinin davalı onayının dışında olduğu, sadece bilgi verileceğinin yazıldığı görülmüştür. Dolayısıyla dava dışı işçinin işten çıkarılması hususunda davalının onayına ihtiyaç olmadığı, sadece davalıya bilgi verileceği anılan düzenlemeden anlaşılacağından davalının işçinin kendi onayları olmadan usulsüz olarak işten çıkarıldığı yönündeki istinaf istemleri yerinde değildir. <br>Yine davalı taraf anılan işçinin iş akdinin haklı nedenle fesih edilmesi gerekirken bunun aksine işlem yapılması nedeniyle davalının kıdem ve ihbar tazminatlarından sorumlu olmayacağı iddia edilmiş ise de, dosyaya gelen tanık beyanları ve mail yazışmalarında, adı geçen işçinin iş akdinin haklı nedenle feshini gerektiren eylemlerin olduğuna dair somut bir anlatım olmadığı, davalı tanıklarının adı geçen işçinin eylemlerine tanık olmadıkları, davacı tanığının anlatımlarında ise yazışma içeriklerindeki eylemleri doğrulayan bir anlatım olmadığından davalının bu yöndeki istinaf istemleri de yerinde görülmemiş ve sözleşmenin 5.1.maddesi atfıyla davalının fiyat teklifindeki şartlar gereği kıdem ve ihbar tazminatından davalının sorumlu olduğu, anılan tazminatların davacı tarafından banka kanalıyla işçiye ödendiği anlaşıldığından mahkemece bu talebin kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.6.maddesi, teknik şartnamenin 7.maddesi ve fiyat teklifi gereği davacının anılan iş için 17 personel çalıştıracağı, sözleşmenin 3.4.maddesi gereği personel sayısının artırılabileceği düzenlenmiş, personel azaltılmasına dair açık bir düzenleme yapılmamıştır. Tarafların da kabulünde olduğu üzere; davacının davalı nezdinde çalışan işçi sayısının son dönemde davalının talebiyle14’e düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Davalı taraf anılan işçi azaltılmasını sözleşmenin 12.maddesi gereği “…sosyal ve ekonomik sebeplerle satışların azalması veya durması…” nedeniyle mücbir sebep olduğunu iddia etmiştir. Dosyaya gelen bilirkişi raporlarında davalının 2018 yılından 2019 yılına geçildiğinde davalının satışlarının durduğuna veya azaldığında dair bir tespit yapılamadığı, aksine satışlarının arttığı görülmektedir. Davalı taraf anılan dönemde stok azalması, şirketin yıl sonu zarar etmesi ve üretimde azalma gibi nedenlerin de mücbir sebep kapsamında olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşmenin 12.maddesinde sadece ekonomik nedenlerle satışların azalmasının mücbir sebep olarak sayıldığı, stok azalması, şirketi zarar etmesi vb hallerin mücbir sebep olarak sayılmadığının anlaşılması karşısında davalının anılan savunmasının yerinde olmadığı, davacının çalıştırılan her bir işçi için kar elde ettiği ve davalının eksik işçi çalıştırarak davacının bu zararından sözleşmenin 4.6.maddesi, teknik şartnamenin 7.maddesi ve fiyat teklifine davalının aykırı davranması nedeniyle 6098 sayılı yasanın 114/2.maddesi atfıyla aynı yasanın 49 vd maddeleri gereği sorumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece bu talebin de kabulü isabetlidir.<br>Dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davalının önceki yıla göre sözleşmenin son altı ayında eksik işçi çalıştırması nedeniyle davacının bu dönemde asgari ücret desteklerinden faydalanamadığı bildirildiğinden az yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin 4.6.maddesi, teknik şartnamenin 7.maddesi ve fiyat teklifine davalının aykırı davranması nedeniyle 6098 sayılı yasanın 114/2. maddesi atfıyla aynı yasanın 49.vd maddeleri gereği davalının bu zarardan da sorumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece bu talebin de kabulü isabetlidir. <br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 3.183,11-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 795,78-TL'nin mahsubu ile kalan 2.387,33-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9228cb2499faf3b8","SID":"c2dfac8320ab0f67"}}