{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2025/637 <br>KARAR NO: 2025/902 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/01/2025<br>NUMARASI: 2024/86 (E) - 2025/11 (K)<br>DAVANIN KONUSU: SİSBİS Kaydının Silinmesi<br>KARAR TARİHİ: 20/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı ... plakalı traktörün 28/02/2013 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle olayın davalı sigorta şirketine intikal ettiğini, davalı tarafından ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu ve bağımsız eksper tarafından rapor tanzim edildiğini, taraflara hasar ödemesi yapılmadığını, oluşturulan rapor ile de davalı şirketin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBGM) bildirimde bulunduğunu ve davaya konu hatalı ve haksız kaydın oluşturulduğunu, müvekkili tarafından merkeze yapılan düzeltme taleplerinin 25/10/2022 ve 06/12/2022 tarihli bildirimler ile reddedildiğini, müvekkilinin söz konusu kazanın meydana gelmesinde, kaza sonrası yapılan tespit tutanakları ile hasar dosyasının oluşum sürecinde hiçbir dahlinin olmadığını, kaza tespit tutanağında ve sonraki süreçte hep kardeşinin imzasının olduğunu, müvekkilinin taşımacılık işi ile uğraştığını ve kullandığı araçların büyük ticari araçlar olduğunu, hem zorunlu trafik poliçeleri hem de kasko poliçelerinin haksız oluşturulan bu kayıt nedeniyle yüksek çıktığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davalı sigorta şirketince Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 11. maddesine aykırı olarak müvekkilinin SİSBİS veri tabanına kaydı yapıldığını, SİSBİS kaydı nedeniyle de Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca sigorta şirketlerince araç sigortası için teklif verilmemiş yahut fahiş derecede yüksek fiyat verilerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini belirterek 28/02/2013 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS) veri tabanına ... plakalı araç yönünden oluşturulan haksız kaydın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak ZMSS poliçesinde davacının sigorta ettiren olduğunu, dava dışı ... tarafından sigortalı aracın 28/02/2013 tarihinde uğramış olduğu hasara istinaden hasarın giderilmesi ve zarar tutarının karşılanması amacıyla müvekkili şirkete hasar başvurusunda bulunulduğunu ve ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar konusunun sigortalı aracın ...'a ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucu oluşan maddi zararın tazminine ilişkin olduğunu, uzman görüşü kapsamında hasar dosyasına konu edilen kazanın sigorta ettiren ve mağdur araç sahibinin beyanlarında ifade ettikleri şekilde gerçekleşemeyeceği ve sigortalı araca bağlı römork üzerinde ilgili kazanın gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir ize rastlanılmadığının tespit edildiğini, eksper incelemeleri sonrasında sigorta ettiren ... tarafından sigorta teminatının ödenmesinden feragat edildiğine yönelik yazı ve mağdur sürücü ... tarafından da sigorta teminatının ödenmesinden feragat ettiği bilgisi ekspere iletilmiş olup uzman raporu içerisinde bu hususun bildirildiğini, uzman raporu ve iletilen feragatlar kapsamında ilgili hasar dosyasının “yanlış sigorta uygulaması şüphesiyle tazminat taleplerin reddi” kanaatiyle kapatıldığını, sigorta dolandırıcılığı şüphesi devam ettiğinden ilgili kaydın kaldırılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın kabulü ile ... plakalı araca ilişkin ... numaralı poliçeye dayalı ... numaralı hasar dosyasından kaynaklı olarak 28/02/2013 tarihli trafik kazası nedeniyle Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS) veri tabanında oluşturulan kaydın ortadan kaldırılmasına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; TTK'nin 1420. maddesi uyarınca ve 1482. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ancak mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda her ne kadar zarar görenin tazminat talebinden feragat etmiş olması nedeniyle hasar tazmininin reddi ile dosyanın kapatıldığı belirtilmişse de dosyanın yanlış sigorta uygulaması şüphesiyle tazminat taleplerinin reddi kanaatiyle kapatıldığını, 28/02/2013 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkil şirket nezdinde açılan ... numaralı hasar dosyasında eksper incelemesi yapıldığını ve uzman raporu da alındığını, ilgili incelemeler kapsamında kazanın beyan edilen şekilde gerçekleşmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, bu kapsamda sigortalıya ve hasar dosyasında mağdur araç sürücüsüne ilgili hususun bildirildiğini ve bu bildirim neticesinde hasarın uyumsuzluğunun tespit edildiği bildirilen taraflarca ilgili hasarın sigorta teminatından ödenmesinden vazgeçildiğinin bildirildiğini, belirtilen kapsamda müvekkili şirket tarafından ilgili hasar dosyası \"yanlış sigorta uygulaması şüphesiyle tazminat taleplerin reddi” kanaati ile sonuçlandırıldığını, tarafların feragatinin burada yalnızca hasar dosyasının bu şekilde kapatılmasına ilişkin bir itirazları olmadığı yönündeki feragat olduğunu, kaldı ki zorunlu trafik sigortalarında sigortalının hasar ödemesinden feragat etmesi gibi bir durumun da mevzuat gereği mümkün olmadığını, ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesinde yer alan \"Ancak sigortacının yazılı izni olmadıkça, sigortalı tazminat talebini kısmen veya tamamen kabule yetkili olmadığı gibi zarar görenlere herhangi bir tazminat ödemesinde de bulunamaz.\" hükmü ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/1. maddesinde yer alan \"Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.\" hükmü kapsamında sigortalı davacının tazminat talebinin kabule veya ödenmemesi yönünde feragate yetkili olmadığını, hasar dosyasına konu kazanın tarafları bakımından bildirimin anılan mevzuat hükümleri de gözetildiğinde hasar ödemesinden feragat değil tarafların ilgili tespitleri kabul ettiğini, itiraz etmeyeceklerine yönelik feragat olduğunu, zaten feragatin işbu hasar dosyasına verilip verilmeyeceğine ilişkin değerlendirmenin bu davanın konusu da olmayıp ilgili hususun tazminat ödeme yükümlülüğünü içeren, sigorta şirketinin TTK'nin 1427. maddesi ve devamında düzenlenen bir husus olduğunu, KTK 111. maddesi kapsamında tazminat davası açısından feragatin herhangi bir hükmü olmayıp müvekkili açısından tazminat davası ile karşılaşma riskinin bulunduğunu, bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve sunulan emsal kararların dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olmadığını, bu davaya konu hasar dosyasında eksper raporunda da açıkça delillendirildiği üzere beyan uyuşmazlığı tespit edilmiş olup herhangi bir maddi hata bulunmadığını, SİSBİS kaydının oluşturulmasında herhangi bir eksik inceleme yahut maddi hata yokken emsal olarak sunulan kararlara dayanarak bir hükme varılmasının haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden müvekkili şirketin yalnızca mevzuat kapsamında yasal olarak yükümlü olduğu işlemi yerine getirdiğinden müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (SİSBİS) kaydının kaldırılması istemine ilişkindir.Dosya kapsamından kaza tarihi itibarıyla davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı, davacıya ait ... plakalı araca ilişkin olarak davalı ... Sigorta AŞ tarafından 12818 bildirim numarası ile 29/03/2013 tarihinde SİSBİS kaydının oluşturulduğu anlaşılmıştır. Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11. Maddesine göre sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar. İlk derece mahkemesince alınan 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından hasardan feragat edilmiş olması hasarlardaki uyumsuzluğun kabul edildiği anlamına gelmediği, bu yönde tek cümlenin olmadığı, mevcut bilgi ve belgeler ışığında, davalı ... Sigorta AŞ’nin 28/02/2013 tarihinde kazaya karışan araçlardaki hasarlar ile ekspertiz raporunda tespiti yapılan kazanın uyumsuz olduğu yönündeki tespitler doğrultusunda ... plakalı araç hakkında Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 11. Maddesi kapsamında SİSBİS veri tabanına kaydı yapılmış olması sebebiyle, davacının, Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca sigorta şirketlerince araç sigortası için teklif verilmemiş yahut fahiş derecede yüksek fiyat verilerek sigortalının mağduriyetine sebep olduğundan davacı tarafından hasardan feragat edilmiş olması sebebiyle SİSBİS kaydının kaldırılması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacının talebinin sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin olmamasına ve SİSBİS'e işlenen kaydın dava tarihi itibarıyla devam etmesine göre  zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa174b6188b6acb2","SID":"d4086720a3a4e687"}}