{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1965 Esas<br>KARAR NO: 2025/857<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2021<br>NUMARASI: 2016/1063 Esas, 2021/512 Karar<br>DAVA: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/01/2013 tarihinde kırım, döküm, nakliye  işleri sözleşmesi akdedildiğini, müvekkillerinin organik bağlı şirketler olduğunu, şirket sahipleri ve yetkililerinin aynı kişiler olduğunu, söz konusu edimin her üç davacı açısından belli periyotlarda devam ettiğini, müvekkili davacılardan ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. üzerine kayıtlı araçlarla hafriyat taşıma işlemi gerçekleştirdiğini, sözleşme imzalandıktan sonra davalının kusurlu davranışları, ortaklar arasında yaşanan sorunlar, çalıma izinlerinin iptal edilmesi ve çalışma ruhsatlarının alınamaması nedeniyle müvekkili davacının çalışmasının davalılardan kaynaklanan sebeplerle hukuken durdurulduğunu, işin bitiş süresinin revize edilerek uzatıldığını, bu süre içerisinde müvekkili davacının araçlarını çalıştıramadığını, başkaca bir iş de alamadığını, bu haliyle de zararı olduğunu, işin başlamasından evvel müvekkilinin davalıya 300.000,00 TL bedelli teminat senedi ile birden fazla teminat mektubu verdiğini, iş durdurulduktan sonra davalı tarafından söz konusu teminat senedi ile teminat mektuplarının bozulacağı tehdidi ile müvekkili davacıya idari para cezası kesildiğini, müvekkili davacının üstlendiği edimini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı tarafından hekediş bedeli olan 159.917,08 TL bedelin halen müvekkili davacıya ödenmediğini, davalının müvekkili davacının hak ediş bedelini ödememek amacı ile müvekkili davacıya 159.917,08 TL bedelli fatura kestiğini, söz konusu faturanın herhangi bir dayanağının olmadığını, davalıya  Bakırköy ... Noterliğinin 27/09/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı gönderildiğini, iş bu ihtar ile hakediş bedeli olan 4.197,82 TL ve iade fatura bedeli olan 159.917,08 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesini talep ettiklerini, 7 günlük süreye rağmen davaya konu bedelin ödenmediğini, bu sebeple 164.114,90 TL bedelin hakediş tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, müvekkiline kesilmiş olan idari para cezaları ve döküm fiş bedellerinin tam tespiti ile faizi ile davalı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının aksine, davacı ....'nin müvekkili şirket nezdinde 159.917,08 TL tutarında hakedişinin bulunmadığını, davacı ...  San. Tic. Ltd. Şti. müvekkili şirket ile akdettiği 01/01/2013 imza tarihli ... Hafriyat İşleri Sözleşmesi uyarınca ... Projesi'ne hafriyat işlerinin, ekli proje şartname ve keşif özetinde belirtilen hafriyat yapılması, yasal döküm yerinin bulunması, hafredilen malzemenin yasal dökümü yerine nakliyesi, bir kısım malzemenin saha içerisinde stoklanması ve bu malzemenin inşaatın geri dolgusunda kullanılması stok sahasında kalabilecek malzemenin şantiye döküm yerine nakliyesi, her türlü ekipman ve yardımcı malzemenin temini ve işçiliğinin üstlenildiğini, ancak sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerin davacı ... tarafından tam ve gerektiği şekilde yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin tüm ihtarlarına rağmen yeterli sayıda teçhizat ve personelin temin edilmediğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 26/02/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, Bakırköy ... Noterliğinin 15/11/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, Beyoğlu ... Noterliğinin 27/11/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı ... şirketinin taahhüdündeki işlerin bir bölümün sözleşmenin 17. 35. maddeleri uyarınca müvekkili şirketçe temin edilen personel ve ekipmanla tamamlandığını ve söz konusu iş kalemlerine ilişkin masrafların 33.830,00 TL personel hizmeti yansıtma bedeli, 170,00 TL JCB çalışması yansıtma bedeli, 52.690,00 TL eksvatör çalışması yansıtma bedeli, 48.832,95 TL eksvatör mazot yansıtma bedeli olmak üzere ... tarafından karşılanması için müvekkili şirket tarafından 31/12/2013 tarih ... No'lu ve 159.917,08 bedelli irsaliye faturasının düzenlenerek ihtarname yoluyla davacı ...'a gönderildiğini, davacı ...'ın söz konusu faturaya süresinde itiraz etmediğini, müvekkil şirket tarafından münakit sözleşme konusu işlerin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle katlanılan işlere ilişkin olarak tanzim edilen bahse konu faturada davacıların Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, buna karşın davacıların işbu faturanın tebliğinden yaklaşık 3 yıl sonra müvekkili şirketten alacakları bulunduğu iddiasıyla işbu davayı ikame etmelerinin haksız ve kötü niyetli bir tutum olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ve davalı tarafın incelenen 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, birbirini teyit eder şekilde tutulduğu ve delil vasfını haiz olduğu, taraflar arasında 01/01/2013 tarihli ...Projesi Hafriyat İşleri Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça eldeki davada anılan sözleşme kapsamında ödenmeyen hak ediş bedeli ile davalının tehditleri nedeniyle izin alınmadan yaptığı çalışmalar nedeniyle kesilen idari para cezaları ve döküm fiş bedellerinin tahsilinin talep edildiği, davalı taraf ise sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerin davacı tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmediğinden, idari para cezalarının davalıdan kaynaklandığına ilişkin belge sunulmadığından ve fiş bedellerine ilişkin yükümlülüğü olmadığından davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının savunulduğu, teknik yönden yapılan inceleme ile davacının, ödenmediğini iddia ettiği 159.917,08 TL hak ediş dosyaya sunulmadığından imalat kalemleri, cinsi, miktarı ve bedellerinin tespit edilemediği, ayrıca işin bitirilip geçici kabulün yapıldığına dair belge de sunulmadığı, davacı taraf yaptığı iş miktarını kanıtlayacak nitelikte belge sunmadığından bakiye hak ediş alacağı hesaplanamadığı, davacının davalıdan talep edebileceği hak ediş alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacı adına kesildiği belirtilen idari para cezalarına ilişkin dosya kapsamında bulunan ... plakalı araca ilişkin 12/02/2012, ... plakalı araca ilişkin 14/02/2012 tarihli, ... plakalı araca ilişkin 14/02/2012 tarihli, ... plakalı araca ilişkin 14/02/2012 tarihli çevre denetim ve tespit tutanaklarında davacıya ait hafriyat kamyonunun takip edildiği ve araç sürücüsüne, taşıdığı hafriyat toprağı ile ilgili evraklar sorulduğu, herhangi bir belgenin ibraz edilmediğinin kayıt altına alındığı, buna istinaden düzenlenen idari yaptırım kararlarında da davacının aracına ait ... taşıma kabul ve izin belgelerinin ibraz edilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda 2011 ve 2013 yılı için Hafriyat Toprağı Taşıma ve İzin Belgesi alındığı, 2012 yılına ait Hafriyat Toprağı Taşıma ve İzin Belgesi alınmadığı ve sadece yüklenici firmanın adı geçen belgeyi alamayacağı belirtilmişse de davacıya ait hafriyat kamyonlarının taşıdığı hafriyat toprağı ile ilgili kesilen cezaların 2012 yılı 2. ayına ait olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 01/01/2013 tarihli olduğu, idari para cezalarına konu olan ve taşınan hafriyatın davalı ile akdedilen sözleşmeye konu olan ve davalıya ait arazinin hafriyatı olduğuna dair bir bilgi olmadığı, sözleşmenin akdedilmesinden önce kesildiğinden mevcut bilgilere göre kesilen idari para cezalarından davalının sorumlu tutulmasının mümkün görülmediği, ayrıca raporda belirlendiği üzere hafriyat işlerinde döküm için verilen fişlerin davacı yüklenici firmada bulunacağı değerlendirildiğinden ve döküm fişlerine dayalı alacak talebine ilişken belge sunulmadığından alacağın hesaplanamadığı, davacının döküm fiş bedellerine ilişkin davalıdan talep edebileceği alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında  01/01/2013 tarihinde kırım, döküm, nakliye ve döküm işleri sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarında müvekkillerine ait hak edişlerin %5'inin teminat olarak kesildiğini, iş bitiminde bu rakamın 159.917.08 TL'ye ulaştığını, müvekkili şirketlerin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına rağmen davalının müvekkili şirketlerden yaptığı kesintileri bu güne kadar müvekkile ödemediğini, mahkemenin davacının davalıdan talep edebileceği hak ediş alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile haklı davalarını reddetmiş ise de usul ve yasaya aykırı ve hatalı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, şöyle ki mahkemenin gerekçeli kararı irdelendiğinde mahkemenin dava konusu olayı tam olarak kavrayamadığını, taraflar arasında 159.917,08 TL'nin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, hatta davalı tarafından dava konusu miktarın eksik yapılan işlerin tamamlanması için sarf edildiği iddia edilerek dosyaya bir takım  fatura, işçi ve Sgk belgeleri ibraz edildiğini, bu durumda taraflar arasında yapılan %5 lik kesinti konusunda ihtilaf olmadığı gibi davalının beyanları ile ispat yükünün de yer değiştirdiğini, artık davalının yaptığı kesintileri hangi nedenle iade etmediğini ispat etmek zorunda olduğunu, zira davalı burada evet kesinti yaptık ama şundan dolayı kesinti yaptık diyerek dosyaya fatura, sevk irsaliyeleri ve Sgk dökümlerini sunduğunu, davalı bu iddiasını ispat etmek için dosyaya bir kısım faturalar ibraz etmiş ise de bu fatura ve sevk irsaliyelerinin davalının iddiasını ispat etmekten uzak olduğunu, zira dosyaya ibraz edilen faturaların incelenmesinde muhtelif şirketlerin davalı şirkete kestiği motorin, araç kiralama ve ekskavatör faturaları olduğu görülmekte ise de bu faturaların davalının müvekkili şirketten yaptığı kesinti ile bir ilgisinin bulunmadığı gibi neye ilişkin kesildiğine dair bir açıklamanın da mevcut olmadığını, mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda yansıtma faturasının içeriğinin doğru olup olmadığı iddiasının davacının sunacağı belgeler ile belirlenebileceğini beyan etmesinin de bilirkişinin konudan ne kadar uzak olduğunu gösterdiğini, zira burada davalı tarafın eksik bırakılan işlerin kendileri tarafından yaptırıldığını iddia ettiği, dolayısıyla davacının sunacağı belgeler ile olayın hiç ilgisinin bulunmadığını, diğer taraftan mahkemece müvekkili tarafından ödenen ve fakat aslında Toprak Taşıma Yönetmeliği uyarınca davalı tarafından ödenmesi gereken hafriyat döküm bedeline (fişlerine) ilişkin taleplerinin de bilirkişi raporuna atıfta  bulunularak reddedildiğini, usul ve yasaya aykırı bu kararın da istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, şöyle ki; her ne kadar bilirkişi, döküm fişlerinin davacı tarafta bulunması gerektiğini iddia ederek hesaplama yapmamayı tercih etmiş ise de yapmış olduğu tespitin hiç bir bilimsel açıklamasının bulunmadığını, tamamen varsayımlardan hareket ettiğini, kaldı ki dava konusu olay ile ilgili ...'a müzekkere yazılarak 2013 yılında müvekkili tarafından döküm alanına ne kadar döküm fişi teslim edildiği (26.454 adet)  tespit edilmesine rağmen bu tespit uyarınca bir hesaplama yapılmadığını, burada mahkemece yapılması gerekenin ihtilaf konusu döküm fişlerinin hangi tarafça karşılanması gerektiğini tespit edildikten sonra en azından tespit edilen miktarca hesaplama yapılarak karar verilmesi olduğu halde mahkeme tarafından bu taleplerine ilişkin hiç bir şey yapılmadan taleplerinin reddi cihetine gidildiğini, izah edilen nedenlerden dolayı eksik inceleme ile verilen hatalı mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen 01/01/2013 tarihli sözleşme kapsamında 4.197,82 TL hakediş bedeli ile davalının davacıya düzenlediği 159.917,08 TL tutarlı iade fatura bedeli olmak üzere 164.114,90 TL ile davacıya kesilen idari para cezaları ve döküm fiş bedellerinin davalıdan tahsili davacıya ödenmesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir,Karar davacılar vekili tarafından 159.917,08 TL fatura bedeli ve hafriyat döküm fişlerine ilişkin bedel talepleri yönünden istinaf edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan davacıya ait ihtarnamelerden hafriyat döküm işine ait talep edilen bedelin 490.000 m3 döküm fişi karşılığı 175.000,00 TL olarak belirtildiği, idari para cezaları toplamının ise 37.680,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Nispi karar ve ilâm harcına tâbi davalarda dava değeri üzerinden peşin nispi ilâm harcının alınması zorunludur. Yatırılacak peşin nispi harç tutarı ise Harçlar Yasasının 28 - a maddesi uyarınca talebe konu bedel üzerinden alınması gereken karar ve ilâm harcının dörtte biridir.HMK 119. Madde gereğince dava konusu değerinin davacı tarafından gösterilmesi zorunludur. Mahkemece, davacıya HMK119/2. fıkra gereğince 1 haftalık kesin süre verilerek davacıya kesilen idari para cezaları ve döküm fiş bedellerinin davalıdan tahsili talepleri yönünden dava değerinin gösterilmesi sağlanmalıdır. Daha sonra bu talepler  yönünden gösterilen dava değeri üzerinden dava tarihi itibariyle alınması gereken karar ve ilâm harcının dörtte biri oranındaki peşin nispi harcın, Harçlar Yasasının 30. maddesine göre davacıdan alınması gerekir.  Mahkemece, yukarıda belirtilen dava konusu talepler yönünden davacının dava değerini belirtmesi ve belirttiği dava değeri üzerinden harcı ikmal etmesi için davacıya süre verilmeden yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir. Harçlar Yasası'ndaki düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan görevi gereği mahkemelerce kendiliğinden göz önünde tutulacağı gibi temyiz aşamasında Yargıtay'ca da resen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle; idari para cezaları ve döküm fiş bedellerinin  tahsili davaları yönünden dava değerinin gösterilmesi ve eksik harcın ikmal edilmesi sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin bu kurala riayet edilmemesi yerinde olmadığından mahkeme kararının esasının incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyasının dairemiz kaldırma ilamına uygun şekilde yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1063 Esas, 2021/512 Karar sayılı ve 30/06/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 437,1‬0 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacıların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"618aec91aaa890ab","SID":"c24ae11b31adf76f"}}