{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">     <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1978 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1093<br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/666 Esas 2021/317 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi - Manevi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/05/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait  ... model ...marka ...  motor seri nolu ve ... tescil plakalı ve 16.11.2015 tescil tarihli iş makinesinin leasing aracığıyla alındığını ve müşterilere kiralandığını, herhangi bir kazaya ya da şirketten kaynaklanan bir etken olmamasına rağmen  yürüyüş takımlarında meydana gelen arızaların giderilebilmesi için makinenin 08.05.2018 tarihinde davalı servis firmasına gönderildiğini, davalı tarafından müvekkili adına 1 adet forklift parça karşılığı 08.05.2018 tarih, 819042 no’lu 20.380,96-TL bedelli fatura kesildiğini, yapılan tamir ile ilgili  davalı firmadan servis formu talep edilmiş olmasına rağmen davalı  tarafından iş makinesinin hangi şikayetler ile geldiğine, şikayetlerin giderilmesi için hangi yedek parçaların kullanıldığına ve işçilik yapıldığına, onarımının yapılıp teslim edildiğine ilişkin hiçbir belge verilmediğini, gerekli tamiratın yapıldığı ve arızanın giderildiği iddia edilerek müvekkiline teslim edilen iş makinesinin, yürüyüş takımlarında aynı arızanın tekrarlandığını, 07.06.2018 tarihinde bir kez daha davalı firmaya gönderildiğini, davalı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 07.06.2018 tarih 819079 sıra no’lu fatura ile makinenin hız ayar valfinin yenilendiğini, valf ve servis hizmet bedeli olarak 9.213,88-TL tahakkuk ettirildiğini, davalının tamiratları gerektiği şekilde ve özende yapmaması sebebiyle arızaların düzelmediği gibi, tamirler sırasında makinenin hidrolik hortum bağlantılarını gerektiği şekilde yapmaması nedeniyle mevcut arızaların dışında  hidrolik hortum arızası meydana geldiğini, makinenin alındığı günden beri beklenen performansı göstermemesi ve sürekli arızalanması nedeniyle müvekkili şirketin günlük kazanç kaybına uğradığını, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2018/104 D. İş. sayılı tespit davasında alınan 17.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda  “forkliftte arızaların devam ettiği, gerçek performansını göstermediği, davalı tarafın kestiği 08.05.2018 tarih ve 819042 no’lu faturada onarımda kullanıldığı ileri sürülen parçaların belirtilmemesi sebebiyle hangi parçaların kullanıldığının, gereksiz kullanılan parça olup olmadığının saptanamadığı, 20.880,96-TL bedelin hangi yedek parça ve işçilik karşılığı olduğunun anlaşılmadığı, servis sırasında hidrolik hortumların gerekli şekilde, düzende ve özende bağlantılarının yapılmadığı, ana hortumlardan birinin şafta dolaşması neticesinde patladığı, mevcut arızaların giderilme tahmini bedelinin 6.500,00-TL olacağı”nın belirtildiğini, müvekkilinin iş makinesinin gerekli bakım ve kontrollerini gerçekleştirdiğini, düzenli kontrol, revizyon ve periyodik bakımını yaptırdığını, tavsiye edilen ürünlerinin kullanımı ve çalıştırılması konusunda gerekli bilgilerin müşterileri ile daimi olarak paylaşıldığını, davalıya keşide edilen .... 5. Noterliği’nin 28.09.2018 tarih 29227 sayılı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının mevcut arızaların gerekli şekilde, düzende ve özende tamamen giderileceğini teklif ve taahhüt ettiğini, arıza sebebiyle makinenin  kullanılamadığı süre boyunca şirketin uğradığı kazanç kaybı nedeniyle doğmuş hakları konusunda her türlü yasal hakkı saklı tutularak, makine arızaların giderilmesi için  03.10.2018 tarihli tutanak ile davalı firmaya teslim edildiğini, davalının aracın teslimini izleyen 4 iş günü içinde tespit raporunda belirtili hortum arızasının bedelsiz olarak giderdiğini ve sorunsuz olduğunu ileri sürerek 08.10.2018 tarihti teslim tesellüm tutanağı ile makineyi müvekkiline teslim ettiğini,  yapılan kontrollerde  aynı arızaların devam ettiğinin, sorunun giderilmediğinin anlaşıldığını ileri sürerek, müvekkilinin mağduriyetine neden olan eylem  nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 50.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00-TL tazminatın aracın servis firmasına teslim edildiği 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yasal faaliyet adresi ile işin yapıldığı yerin ...olması nedeni ile yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunarak mahkemenin yetkisine itirazda bulunulduğu,  davacının  ... model ...marka ...motor seri nolu ve ... tescil plakalı ve 16.11.2015 tescil tarihli iş makinesini 30.11.2015 tarihinde leasing ile teslim aldığını,  müvekkilinin makinenin arıza tespitini davacının iş yerinde yaptığını, davacının makineyi davalı şirketin ...adresine naklettiğini, tamirat işlemi için 04.05.2018 tarih 003552 no’lu  servis raporu açıldığını, davacıya servis formunda yazılı parçaların bozuk olduğu ve değişmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, arıza tespitinin sadece hidrolik pompa-yürüyüş pompası revizyonu için yapıldığını, davacıya bu sorun haricinde makinenin teleskobik bomunun çatlak olduğu, fren sisteminde arıza olduğu söylenmesine rağmen davacının diğer tamir işlemlerinin yapılmasını istemediğinden ilk tamir işleminde servis formunda ve faturada belirtili parçalar  ile ilgili olarak tamir işlemi yapıldığını,  tamir işleminin bitmesinden sonra davacı çalışanı .. ve operatörü .. isimli kişilerin müvekkilinin servisine gelerek kontrol ve test ettikten sonra servis formu ve faturası ile birlikte kendilerine teslim edilen makinenin  yaklaşık bir ay sonra farklı bir problem olan \"yürüyüş sistem revizyonunda sıkma\" şikayeti ile müvekkilinin iş yerine getirildiğini, arızanın \"el fren sistemi ve diferansiyel sıkması\" olarak tespit edildiğini, hız ayar valfinin değiştirildiğini,  basınç ayarlarının yapıldığını ve davacıya fren problemini olduğu bilgisinin  verildiğini, ancak davacının fren merkezi tedariği yapmadığı ve tamirini de istememesi sebebiyle makinenin davacı adına ....’a teslim edildiğini, 06.06.2018 tarihinde davacı çalışanı ... ve operatör ....’ın müvekkilinin iş yerine geldiğini, makinenin  arazide test ve kontrolünde basınç değerlerinin sıcak ve soğukken katalog değerleri ile aynı  olduğunu tespit ederek tamirin eksiksiz yapıldığı onayı ile imza karşılığında teslim alındığını, 04.05.2018 tarihli 003552 servis form numarasında hangi parçaların kullanıldığının ve fatura tutarının açıkça yazılarak davacı çalışanı .... imzası ile davacıya teslim edildiğini, davacının  dosyaya ve 2018/104 D. İş s. dosyaya sunmuş olduğu \"522 cari hesap kodu” ibaresinin yer aldığı ve adına fatura dediği belgenin, müvekkil firmanın davacıya teslim ettiği fatura olmadığını,  davacının kendi iç muhasebesini tuttuğu bir evrak olduğu, belge  üzerinde davalının kaşesi ve imzasının bulunmadığını, 06.06.2018 tarih 003483 servis numaralı ve 07.06.2018 tarih 819079 numaralı faturada yapılan tamirden davacının şikayetinin olmadığını,  06.06.2018 tarihinde makineyi getirmesinin ayrı ve ilkinden bağımsız ikinci bir arıza için olduğunu, 04.05.2018 tarihinden 06.06.2018 tarihine kadar sorun yaşanmaması, davacının tamircisi ve operatörü tarafından kontrol ve test edildikten sonra teslim alınması, 6102 sayılı TTK.’nun 23. maddesinde yer alan ihbar süreleri içinde bildirimlerin yapılmaması ve tamir yapıldıktan sonra neredeyse 3 ay sonra  makine sürekli olarak davacının veya kiraya verdiği 3. kişilerin kullanımında iken bilirkişi raporu alınmasının ve oluşan arızanın davalıya yüklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının keşide ettiği .... 5. Noterliği’nin 28.09.2018 tarih 29227 sayılı ihtarnamesi ile “arızanın ücretsiz onarımı” talebi karşında  müvekkilin ayıbı kabul anlamına gelmemek üzere iyi niyetli olarak ücretsiz onarım yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"....Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih, 2018/619 E, 2019/6 K sayılı kararı ile Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, dosya Mahkememize tevzi edilmiştir. <br>Mahkememizce 06/11/2019 tarihli celsede davalı tarafın ... AŞ'nin davaya dahil edilmesi talebinin dosya kapsamı ve HMK hükümleri kapsamında reddine karar verilmiştir. <br>... Trafik Tescil İl Büro Amirliği'ne, ....Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları dosya içerisine alınmıştır.<br>Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/104 D.İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda özetle; İş makinesindeki hidrolik hortum arızası giderilme tahmini bedelinin 6.500 TL olduğu, gerekli onarımın yapılma süresinin 3 gün olduğu, sorun giderildiği takdirde makinada değer kaybı oluşmayacağı bildirilmiştir. <br>Dosya İş Makinalarından ... Mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, Bilirkişi .... 07/01/2020 tarihli raporunda özetle; Tespit bilirkişi raporunda tespit edilmiş tek arıza olan hidrolik hortum arızasının davalı tarafından bedelsiz olarak giderildiği ve iş makinasının sorunsuz olarak davacı firma yetkililerine teslim edildiği dikkate alındığında davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. <br>Mahkememizce 29/01/2020 tarihli celsede Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile Karşıyaka 1.ASHM'nin 2018/104 D.İş sayılı dosyası kapsamında yaptırılan bilirkişi incelenmesi kapsamında her iki bilirkişi raporunun da değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusunda inceleme yapılmak üzere dosyanın yeni bir Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, Bilirkişi .... 11/05/2020 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın davalı taraftan onarım bedeli açısından herhangi bir alacağının bulunmadığı, kazanç kaybı olduğu iddiasına istinaden davacı tarafın dosyaya bir delil/belge/kayıt sunmadığı, davalı servisçi firmanın kusurunun ve ayıplı mal hizmetinin onarım sırasındaki özensizliğinden kaynaklı aracın hidrolik hortumlarına zarar vermesi olduğu, araçta kazanç kaybı zararının doğup doğmadığının tespiti için ticari kayıtların uzman(Mali Müşavir/Muhasebeci)  bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği, ücretsiz onarımın yapıldığı 4 günlük süreçte kazanç kaybı olacağı çünkü diğer süreçlerde aracın hidrolik hortumlardaki kaçak kaynaklı çalıştırılamadığı veya tamirde kaldığı yönünde dosyada delil sunulu olmadığı bildirilmiştir.  30/09/2020 tarihli celsede davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları kapsamında değerlendirme yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi 10/11/2020 tarihli ek raporunda özetle; Kök rapordaki görüş, kanaat ve tespitlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. <br>08/02/2021 tarihli celsede bilirkişi kök raporunda belirtilen 4 günlük kazanç kaybının hesaplanması için ....uzmanı da eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, Bilirkişiler....ve ....05/04/2021 tarihli raporda özetle; İş makinasının serviste olduğu 4 günlük süre içerisinde muadil bir iş makinesinin kiralanması halinde davacının katlanacağı maliyetinin 4.000 TL+KDV olarak belirlendiği, 4 günlük süreçte olaı kazanç kaybının 5.540,10 TL olduğu, kazanç kaybının tespit edilmesinde 4 günlük muadil bir makinanın kiralanma maliyeti olan 4.000 TL+KDV bedelin mi yoksa 4 gün serviste kalan makinanın davacı elinde olsa idi kazanması muhtemel gelir olan 5.840,10 TL nin mi dikkate alınacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, teknik inceleme ve değerledirmeleri içeren 09/11/2020 tarihli ek raporda belirtilen görüş ve kanaatlerinde değişiklik olmadığı bildirilmiştir. <br>02/06/2021 tarihli celsede davacı vekilinin yeniden bilirkişi raporu alınması talebinin dosyadaki raporların denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğundan reddine karar verilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte  değerlendirildiğinde; Davaya konu ... model .... marka iş makinasının arıza nedeniyle geldiği serviste iş emrine istinaden yapılan işlemlerin fatura ile uyumlu olduğu, makinadaki mevcut parçaların değişip değişmediğine ilişkin delil bulunmadığı, Karşıyaka 1.ASHM'nin 2018/104 D.İş sayılı dosyasında aracın yürüyen aksamında bir problem olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, raporda iş makinesinin sadece hortum arızalarının olduğunun tespit edildiği,  aracın serviste kaldığı onarım süresinin 4 gün olduğu, 4 gün boyunca aracın kazanç kaybının 5.840,10 TL olduğu tespit edilmekle, davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; Maddi zarar içerisinde yer alan 4 günlük kazanç kaybı bedeli olan 5.840,10 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Manevi tazminata ilişkin yasal şartların oluşmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  \" şeklindeki gerekçe ile;\"Davacının maddi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile; Maddi zarar içerisinde yer alan 4 günlük kazanç kaybı bedeli olan 5.840,10 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,<br>2-Manevi tazminata ilişkin yasal şartların oluşmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yaşanan uyuşmazlık konusunun iş, tavır ve hizmet; haksız, hukuksuz ve müvekkili şirketin tüm işleyişini, ticari anlamda taahhüt zincirlerini, aylık planlamalarını, yeni iş alma potansiyellerini ve prestijlerini derinden sarstığı,  etkilediği ve kurumsal sürece zarar verdiğini, ilama konu raporda yazıldığı gibi sadece 4 günlük kayıp olmadığını,  bu zihniyetle de izahı mümkün olmadığını, kazanç kaybı bilindiği üzere ticari aracın onarım süresi boyunca kullanılamamasından dolayı ortaya çıkan gelir kaybı olarak nitelendirildiğini,  somut olayda her ne kadar bu hesaplamanın dikkatlice yapıldığı kanısından hareketle bilirkişi raporları esas alınıp aracın bakımda kaldığı gün sayısı 4 olarak belirlenip, 5.840.10 TL lik bir kazanç kaybı belirlenmiş olsa da müvekkili şirketin yaklaşık 4 ay boyunca bu arızalardan, gidip gelen teşhis konulamayan ve  onarımın hatalı yapılmasından, makinenin istenilen verimde çalışmamasından ötürü mağdur olduğunu, gerçekte yaşanan bu mağduriyetin, süresinin tam ve doğru yansıtılmadığı ve hesap edilmediği,  dolayısıyla daha fazla kazanç kaybına hükmedilmesi gerektiğini belgelerle, raporlarla ispat edilen ve neticesinde gerçekte olan kazanç kaybının çok altında bir meblağya hükmedilen bir duruma geldiğini, bu sürecin 4 ay sürdüğünü, cihazın defalarca gidip geldiği,  yanlış teşhis yönlendirme ve gereksiz çözümlemelerle ek masraflarda çıkarılarak verim alınamayan çalışmayan yeni işlerin kaçırıldığı, yeni kazançların elde edilemediği büyük bir yıkım halini aldığını, davalının makinayı, nasıl tamir edileceğini bizzzat müvekkilinin maliki olduğu cihazda öğrendiğini, uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceğini, bu maddenin de göz önünde bulundurularak gerçek kazanç kaybına  ulaşmayı ve yine bu sebeple zedelenmemiş olan ticari itibarı için manevi tazminatın hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, müvekkili firmanın dava konusu iş makinesini leasing aracılığıyla alıp müşterilerine kiralamak maksadıyla kullandığını,  herhangi bir kaza ya da şirketten kaynaklanan bir etken olamamasına rağmen yürüyüş takımlarında meydana gelen arıza sebebiyle defalarca davalı firmaya gönderilen söz konusu makinenin, gerekli özen gösterilmeyip ve uygun tamir işlemin yapılmaması sebebiyle arızanın tekrarlanması üzerine yine yeniden tekrar davalı firmaya gönderildiğini, her gönderimde arızaların düzelmediği gibi mevcut arızaların dışında tamirler sırasında makinenin hidrolik hortum bağlantılarının gerektiği şekilde yapılmaması sonucu hidrolik hortum arızası meydana geldiğini,  dolayısıyla makine alındığı günden beri beklenen performansı gösterememiş ve devamlı olarak arızalanmış olduğunu,  gerekli onarımın davalı firma tarafından yapılamadığını, bu işi sadece bu olan şirketi sürdürülebilir ticari bir işleyişten çıkarmış, kaosa sürüklemiş, öncesinden verilen söz ve taahhütleri yerine getirememesine, birçok işi kaçırmasına, prestij kaybına yol açtığını,  müvekkili konusunda en önlerde yer alan bir firma olduğunu, davaya konu makinanın 3.kişilere kiralanmak amacıyla alındığını,  buna rağmen kiralanan makinede devamlı arızaların yaşanması müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, müvekkili şirketin makinedeki arızalar sebebiyle kazanç kaybına uğramasının yanı sıra işlerin geç teslimi nedeniyle ticari itibarını kaybetmesi  bu nedenle manevi yönden de zararının tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin büyük prestijli ve köklü bir firma olmasından kaynaklı bu tarz durumlar ticari itibarını son derece sarsmış olduğundan bu arızalarının gerektiği gibi giderilmemesi sebebiyle de çalıştığı birçok şirket ile iş ilişkilerini sonlandırdığını, gelinen noktada, aylarca sizi tabiri caizse süründüren, tüm işleyişinizi, programlama yetinizi bitiren, çözüm bulamadıkları için kaos ve kriz iççersinde size 4 ay yaşatan bir sürecin, alınamayan işlerin, kazanç kaybının, menfi ve müspet zararların, prestijin alınamayan veya yapılamayan iş ile sarsılan güvenin karşılığı 5.840.10 TL olduğunu,  bu en başta hayatın olağan akışına, mantık kaidelerine, hakkaniyet ve vicdan muhasebesine, sonrasında yasalara, eksik inceleme ile usul kaidelerine de ters olduğunu,  izahı dahi yapılamayacak derecede hatalı bir çıkarım olduğunu İzmir 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/666 E., 2021/317 K. sayılı dosyasın  gerekçeli kararının istinaf incelemesi doğrultusunda kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesine gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; davaya konu iş makinesinin davalı tarafça  yapıldığı belirtilen  tamiratının ayıplı ve  gereği gibi yapılmadığı iddiası ile  uğranıldığı iddia olunan kazanç ve itibar kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde \"Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; maddi zarar içerisinde yer alan 4 günlük kazanç kaybı bedeli olan 5.840,10 TL' nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminata ilişkin yasal şartların oluşmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı tarafça davaya konu iş makinesinin satın alınmasından sonra arızalandığı ve bu arızanın giderilmesi için 08/05/2018 tarihinde davalı servise götürüldüğü, davalı tarafça yapılan tamirat karşılığında 08/05/2018 tarih ve 20.380,96 TL'lik fatura düzenlendiği, davaya konu iş makinesinin 07/06/2018 tarihinde bir kez daha arızalandığı ve aynı şekilde davalı firmaya götürüldüğü, davalı firma tarafından verilen servis hizmeti gereğince bu kez 07/06/2018 tarih ve 6.213,88 TL'lik faturanın düzenlendiği, ancak davaya konu iş makinesinin arızanın giderilmesi için birden çok kez davalı servise götürülmüş olmasına rağmen tamiratların gerektiği şekilde yapılmadığı gibi bu tamiratlar sırasında iş makinesinin hidrolik hortum bağlantılarını da gerektiği gibi yapmaması nedeniyle mevcut arızaların dışında hidrolik hortum arızası meydana geldiği, bu nedenle Karşıyaka 1.AHM'nin 2018/104 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığı ve .... 5.Noterliği'nin 28/09/2018 tarihli ihtarnamesiyle arızaların giderilmesinin davalıdan istendiği ve iş makinesinin 03/10/2018 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı tarafça davaya konu iş makinesinin teslimi izleyen 4 iş günü içinde tespit raporunda belirtilen hortum arızasının bedelsiz olarak giderildiği ve makinenin sorunsuz olduğu ileri sürülerek 08/10/2018 tarihinde tekrardan teslim edildiği, ancak iş makinesindeki arızaların hala devam ettiği ve bu nedenle beklenen performansın alınamadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde, davacı iddialarının yerinde olmadığı, davalı tarafça tamir edilen dava konusu aracın davacı taraf elemanlarınca kontrol ve test edildikten sonra onay verilerek teslim alındığı, davacının TTK 23.maddesi gereğince ihbar süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünde bulunmadığı, karşı tarafça keşide edilen ihtarname kapsamında ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte iyi niyetli olarak ücretsiz onarımın yapıldığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, bilirkişi .... tarafından düzenlenen 07/01/2020 tarihli raporda, Değişik iş tespit bilirkişi raporunda tespit edilen tek arıza olan hidrolik hortum arızasının davalı tarafından bedelsiz olarak giderildiği, iş makinesinin sorunsuz olarak davacı tarafa  teslim edildiği dikkate alındığında davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>Daha sonrasında otomotivci bilirkişi .... alınan 11/05/2020 tarihli rapor ve 09/11/2020 tarihli ek raporda ise, davalı firmanın dava konusu olaydaki kusurunun ve ayıplı hizmetinin onarım sırasındaki özensizliğinden kaynaklı aracın hidrolik hortumlarına zarar vermesi şeklinde olduğu, bu hususun 17/09/2018 tarihli D.İş bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 03/10/2018 tarihindeki teslimden sonra 4 gün içinde bedelsiz onarılıp davacıya teslim edildiği, bu süre içerisinde kazanç kaybının tespiti açısından konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.<br> Daha sonrasında otomotiv bilirkişisi ....ve muhasebe finans uzmanı ...'den alınan 05/04/2021 tarihli raporda ise davaya konu iş makinesinin serviste olduğu 4 günlük süre içinde piyasadan muadil bir iş makinesi kiralanması halinde davacının kazanç kaybının 4.000,00 TL + KDV olmak üzere 5.840,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olup ilk derece mahkemesince maddi tazminat istemi yönünden iş bu bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmüş olmakla; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla maddi tazminat istemi yönünden  mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına ve dava konusu olay nedeni ile davacı şirketin ticari itibar kaybına uğradığının dosya kapsamı deliller ile kanıtlanamamasına ve bu kapsamda  manevi tazminat koşullarının da oluşmamış olmasına göre  ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2021 tarih, 2019/666 Esas ve 2021/317 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekiline resen tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde manevi tazminat istemi yönünden kesin ve maddi tazminat istemi yönünden HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65306820875d8852","SID":"0172ca7f71b35a56"}}