{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1236 <br>KARAR NO: 2025/1922<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2025<br>NUMARASI: 2025/173 2025/176<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>KARAR Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; mahkeme heyeti tarafından, 10/10/2024 tarihli celse sonunda davalı müvekkilinin kardeşi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve akabinde bir sonraki celse olan 06/03/2025 tarihli celsede de direkt olarak davalı asil olan müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, art arda yaşanan olaylar silsilesi ile müvekkili ile heyet arasında açık bir husumet oluştuğunu, bu zamana kadar mahkeme heyetinin vermiş olduğu kanunun emredici hükümlerine aykırı kararların da bunun en tabi göstergesi olduğunu, her ne kadar mahkemenin kanunun emredici hükümlerine aykırı kararlar tesis etmesi HMK kapsamında ret gerekçeleri arasında gösterilmemiş olsa dahi müvekkili ile mahkeme heyeti arasında oluşan husumetin, mahkemenin objektif karar verebilme yetisini etkilediğinin izahtan vareste bir durum olduğunu, zira heyet tarafından verilen kararların başka bir açıklaması olamayacağını, izah olunan sebeplerden dolayı öncelikli olarak heyet olarak davadan çekilinmesini, davadan çekilinmemesi halinde heyeti reddettiğini, ret dilekçesinin ivedilikle İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.HMK 41.maddesi  red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup, hakimin reddini talep eden tarafın  red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir. Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa m.9) Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanuni çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hakim bir olay ile ilgili kuracağı hükümle tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hakim tarafların geçerli ve kanuni delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hakimlerin yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır. Yargılama sırasında, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hakiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması) ...nın 36/1-d maddesindeki \"davalı olmak\" anlamında yorumlanamaz. Suç duyurusunda bulunulması hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez.Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin ve zabıt katibinin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, davalı tarafça yargılamaya ilişkin yapılan duruşmada celse sonunda davalının kardeşi ve davalı asil hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş olması hasebiyle aralarında husumet oluşması, emredici hükümlere aykırı davranıldığı, adli yardıma ilişkin kararda yasal prosedüre uyulmadığı, davacıyı 3 kere isticvaba davet etmiş olmasına rağmen davacı bu davetlere icabet etmeyerek hakkındaki yakalama kararı nedeniyle yurt dışına firar ettiği,  mahkemenin davacının bu hareketi adeta ödüllendirilerek önceki isticvap kararlarından verilen kesin sürelere rağmen feragat edilerek davacının istinabe yoluyla isticvabına karar verildiği, sayın mahkeme 06/03/2025 tarihli duruşmada sözlü olarak, verilen istinabe kararının sağlık raporu ile ilgisinin olmadığını tarafımıza beyan etmiş ancak bu husus tutanağa geçirilmediği, davacının istinabe yoluyla isticvabına karar verilmesinin gerekçesi, sunmuş olduğu sahte sağlık raporları değilse gerekçesi tarafımıza ivedi bir şekilde açıklanmasının gerektiği,  sayın heyet, daha önce defalarca kere tekrarladığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici hükümlerine açık bir şekilde aykırı hareket ettiği, şikayet edilmesi nedeni ile  husumet oluştuğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, tahkikatın yürütülmesi,  delil toplama istiçvap ve tedbire ililkin hussuları bakımından yapılan değerlendirme  bakımından mahkeme hakimin taktir hakkı bulunduğu, yargılama devam ederken bir kısım beyanları nedeni ile ilgili mahkemece yapılan suç duyurusu ile  yargılama sırasında  HSK'ya ve diğer birimlere şikayette bulunulmasının HMK'nın 36/1-d maddesi uyarınca davalı- husumetli olarak yorumlanamayacağı,  mercice verilen ret  kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2013/7323 Esas, 2013/8986 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hakimin şikayet edilmesi, tarafların anayasal dilekçe hakkı kapsamında kalan haklarının kullanılması niteliğinde olup, tarafların bu haklarını kullanmaları hakim ile ilgili taraf arasında husumet olduğu anlamına gelmez. <br>İncelenen dosya kapsamına göre, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya hakimce suç duyurusunda bulunulmasının HMK'nın 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamayacağı, aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına geleceği, hiçbir hukuk kuralının, kötü niyetliyi korumayacağı, aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabii hakim ilkesini de zedeleyeceğinden konuyu inceleyen mercinin HMK'nın 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlaması usul ve yasalara uygun görülmüştür.(T.C. YARGITAY 20. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/7091 -KARAR NO: 2016/10107; ESAS NO: 2012/3824 -KARAR NO: 2012/6674)<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/173 D.İş, 2025/176 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 24/06/2025 tarihinde  oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"338c35d1e139b328","SID":"2a8a4c3c2b04184f"}}