{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1086 <br>KARAR NO\t: 2025/1247<br>    T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/84 E.  -  2020/398 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali,Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2020 Tarih ve 2020/84 Esas - 2020/398 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davacının 1923 yılından beri faaliyette bulunarak et ve et ürünleri ürettiğini, “...” ibareli başvurunun “...” ibareli tescili markalarıyla iltibasa yol açacak düzeyde benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu,  kapsamlarının aynı veya aynı tür olduğunu, “...” markalarının tanımış olduğunu, anılan ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduklarını, davalının kötüniyetli başvuruda bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 30/12/2019 tarih ve 2019/M-11345 sayılı kararının iptaline, 2018/94502 sayılı ve \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu markanın bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırt ediciliği gibi unsurlar sebebi ile dava konusu marka ile davacı markasının iltibasa sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, kavramsal ve görsel yönden bıraktıkları toplu intiba açısından farklılık bulunduğunu, davalının başvurusunun “...”, davacı tescilinin ise “...” ibaresini çağrıştırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2018/94502 sayılı ve \"...\" ibareli marka ile davacı ... arasında, marka işaretleri bakımından iltibasa neden olacak işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu markanın kapsamındaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. zeytin, zeytin ezmeleri hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil) yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar” ın davacının tescilli markasının kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan dava konusu markanın, yine aynı ya da benzer tür mal/hizmet sınıflarında tescil edilmek istendiğini, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının göz ardı edildiğini, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair iddialarının değerlendirilmediğini, tacir olduğu için basiretli davranmakla yükümlü bulunan davalı Şirket'in, tanınmış markalarının varlığından haberdar olmamasının ve dava konusu ibareyi tesadüfen seçmesinin beklenemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/94502 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı markasının <br>“...” şehrini çağrıştırdığı, dava konusu başvurunun ise İngilizce 'de “...” anlamına gelen <br>“...” kelimesinden oluştuğu, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markasından yeterince ayrıştığı, aralarında karıştırılma ihtimalinin doğmadığı, SMK'nın 6/5.maddesinde düzenlenen şartların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Davacı tarafça, diğer iddiaların yanında, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmamış, davacı vekilince de ilk derece mahkemesince değerlendirilmeyen kötüniyet iddiası istinaf sebepleri arasında gösterilmiştir.<br>\tSMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. <br>                       Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı mahkemece isabetli şekilde belirlenmiştir. Kaldı ki sırf benzer marka başvurusunda bulunulması kötüniyeti göstermediği gibi bunun dışında da davacının, dava konusu başvurunun tescille sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır.<br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/12/2020 gün ve 2020/84 Esas - 2020/398 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 561,00-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t5-Davalı Kurum vekille temsil edildiğinden, ancak istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından, ilk derece mahkemesince davalı taraf yararına belirlenen 5.900,00-TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\t<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,\t\t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b641cfd61c306ebb","SID":"89f2e082dfb7f11a"}}