{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1162 - 2025/1269<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1162 <br>KARAR NO\t: 2025/1269<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/320 E.  -  2023/131 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/320 E. - 2023/131 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 06. Sınıftaki malları kapsayacak şekilde 2020/132251 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına müvekkili şirket tarafından ... markası ile iltibas yarattığı iddiasıyla itiraz edildiğini, söz konusu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz edildiğini, ancak 2022-M-749 numaralı YİDK kararı ile itirazın reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin “...” markasının da itiraza konu “...” markasının da “...” kelimesinin sonuna ek alarak kurgulanmış kelimeler olduğunu, bu eklerin herhangi bir dilde herhangi bir anlama gelmediğini, kavramsal olarak herhangi spesik bütünlük taşımadığını, bu nedenle markalar arasında kavramsal benzerlik bulunduğunu, öte yandan müvekkili şirketin markasının sonundaki “SAN” ekinin Türkiye’de özellikle sınai sektörlerde “...” kelimesinin kısaltılması olarak anıldığını ve bu kısaltmanın yaygın olarak bu amaçla kullanıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin “...” kelimesine “SAN” eki koyarak oluşturduğu marka örneğinin ortalama tüketici açısından “... ...” anlamı taşıdığını ve müvekkili şirketin ticari faaliyet yoğunluğunun başlı başına bir ... dalı olduğunu vurguladığını, davalı şirketin tescilini talep ettiği marka işaretinde “...” kelimesine “...” eki getirilerek bir kurgu kelime ortaya konduğunu, “...” ekinin Türkçe dil yapısı gereği çift “N” sesiyle değil, ancak “...” olarak okunacağını, “...” ekinin Türkçe dilinde ya da herhangi bir dilde ek olarak kullanıldığında bir anlam ifade etmediğini, dolayısıyla itiraza konu “...” ibaresinin ortalama tüketici zihninde soyut bir kavram olarak kalacağını ve doğrudan hem sektörel hem de Türkiye çarpında tanınmış bir marka olan “...” markasını akla getireceğini, markaların ... kelimesinin yanı sıra ... ve SAN eklerinin okunuşu itibariyle işitsel açıdan da benzer olduklarını, markaların 06. Sınıftaki aynı malları kapsadığını, ... markasının gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, ... markasının tanınmışlığı sebebiyle davalının haksız yarar elde edeceğini, markanın itibarının ve ayırt ediciliğinin mezkur tescil ile zarar göreceğini ileri sürerek 2022-M-74911 numaralı YİDK kararının iptaline, 2020/132251 no’lu “...” ibareli markanın 06. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden iptali ile bu kısımlar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, dava konusu 2020/132251 kod numaralı markanın kırmızı üzerine beyaz ve büyük harflerle yazılmış “...” ve devamında siyah ve büyük harflerle oluşturulmuş “...” ibaresinden oluştuğunu, davacının itiraz konusu markalarının ise siyah ve küçük harflerle yazılmış “...” ibaresi ile bu ibarenin sol tarafında yer alan turuncu ve siyah renkli bir şekil unsurundan oluştuğunu, ... sözcüğünün Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’te “Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça” olarak tanımlandığını, davacıya ait “...” ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların ayırt edici niteliği düşük olduğunu, zira “...” ibaresinin herkesin kullanabileceği türden, tüketicilerin hemen hemen her sektörde maruz kaldıkları, özellikle başvuru kapsamında yer alan 6’ncı sınıftaki emtia bakımından, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğunu, ortalama tüketici bu ibareye sürekli maruz kaldığından bu ibareyi her duyduğunda veya gördüğünde belirli bir firma ile ilişkilendirme yoluna gitmeyeceğini, dolayısıyla eski markanın ayırt edici gücü yönünden markalar ele alındığında düşük düzeyde ayırt ediciliği haiz “...” ibareli davacı markaları ile davaya konu “... ...” ibaresinin karıştırılmasının olası olmadığını, markaların bütünsel algılamada benzerlik taşımadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, ... ... ve ... markalarının her ikisinin de “...” kelimesine ek getirilmek suretiyle oluşturulduğunu, “...” kelimesinin Türk Dil Kurumunca “Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça” olarak tanımlandığını, ilgili malın özelliğini belirten bir cins isim olduğunu, tek başına markayı ayırt edici bir niteliği bulunamayacağını, SMK madde 5/1-c uyarınca tek başına marka olarak kullanılamayacağını, müvekkiline ait ... ... markasının ve davacıya ait ... markasının SMK madde 5/1-c’de yer alan hüküm uyarınca esas unsur olan “...” kelimesine ek getirilmek suretiyle oluşturulduğunu, bunun doğal sonucu olarak ayırt ediciliğin eklerde ve marka şekillerinde aranması gerektiğini, ortalama bir tüketicinin karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, markalar benzer olmadığından gerçek hak sahipliği ve tanınmışlıktan kaynaklı tescil engelinden söz edilemeyeceğini, kaldı ki davacının ... markasının tanınmışlığını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... ... ibareli davalı marka başvurusunun 06. Sınıftaki bir kısım malları kapsadığı, iş bu malların 2018 96135 sayılı ve 2004 41252 sayılı ibareli davacı markası kapsamında yer aldığı, yani taraf markalarının emtia listelerinin çekişmeli 06. sınıf bakımından aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, iş bu davada çekişme konusu olanın; “06. sınıf: Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri: inşaat demirleri; inşaatlar için adi metalden hasır ve etriyeler; levha, kütük, çubuk, profil, tabaka, sac halinde adi metaller. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme amaçlı metalden malzemeler ve araçlar: metalden mamul yapılar, metal kutular, metal ambalajlar, alüminyum folyo, metalden çitler, korkuluklar, metalden tüpler, metal kaplar, madeni depolar, metal nakliye sandıkları, metal portatif merdivenler. Eleme, filtreleme ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Metal yapı panelleri.” malları olduğu, bu malların çoğunlukla inşaat, nakliye, tabela, döküm gibi işler ile iştigal eden profesyonel iş ve meslek sahiplerine hitap etmekte olup, ilgili tüketicilerin ürünü satın alırken ortalamanın üzerinde dikkat ve özen gösterecekleri, kullanım deneyime dayalı bilgilerinin ve marka bağlılıklarının/ farkındalıklarının da oldukça yüksek seviyede olacağı, bu nedenle iş bu mallar yönünden üst seviyedeki tüketicilerin algısının değerlendirmeye esas alınması gerektiği, 2020/132251 sayılı ... ibareli davalı marka başvurusunun, çatılı ev görünümündeki kırmızı zemin üstüne beyaz renkte yazılmış ... kelimesi ile beyaz zemin üzerine siyah renkte yazılmış ... ibaresinden oluştuğu, müstakil yazımı nedeniyle marka bütünü içinde ayrıca algılanan ... kelimesinin TDK Güncel Türkçe sözlük uyarınca; “Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça.” anlamına geldiği, bu sözcüğe eklenen ... ibaresinin ise Almanca’da “adam, erkek” demek olduğu, bütün olarak ... ... ibaresinin ise herhangi bir anlamı bulunmamakla birlikte, ... kelimesini telmih eden fantezi bir kelime olduğu, itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının ise “kelime+şekil”den oluştuğu, ... markasındaki ... ibaresinin,“Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça.” anlamını haiz olduğu, bu kelimeye eklenmiş SAN ibaresinin ülkemizde “...” kelimesinin yaygın kısaltması olarak kullanılan bir son ek olduğu, bütün olarak ... ibaresinin ise herhangi bir anlamının bulunmadığı, ... kelimesinin, çekişme konusu mallar (06. sınıf) bakımından herkesin kullanımına açık olan, tanımlayıcılık içeren, emtiayı tarif ya da telmih eden bir ibare olduğu, dolayısıyla da ... ibaresinin 06. Sınıftaki emtia bakımından kullanılması ve/veya bu ibare ile marka yaratılması konusunda davacı tekel hakkına sahip bulunmadığı, markaların genel kompozisyonları, yazım stilleri ve şekil unsurları dikkate alındığında görsel açıdan farklı oldukları, markalar bir bütün olarak ele alındığında anlamsal ya da kavramsal bir benzerliğin bulunmadığı, ... ve ... markalarının 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadığı, davacının, 6769 sayılı SMK’nın 6/3. maddesi kapsamında üstün (gerçek) hak sahibi olduğunu ispatlayan herhangi bir belge bulunmadığı, ayrıca davacının SMK m. 6/3 anlamında ... işareti için hak elde ettiği var sayılsa dahi davacı ve davalı markaları arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının, ... markası karşısında, SMK m. 6/6 kapsamında ticaret unvanından kaynaklı üstün ve öncelikli hakkı bulunmadığı, davacının ... ibareli markasının “tanınmış marka” olduğu iddiasının gerek YİDK nezdinde gerekse huzurdaki davada ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu \"...\" markasını başvuru ve tescillerle koruduğunu, dava konusu YİDK kararına konu davalı şirket adına tescillenen marka ile müvekkili şirket tarafından yapılan 2018/96135 numaralı başvuru neticesinde 06 / 17 / 35 / 37 Nice Sınıflarında tescillenen \"...\" markasının tamamen benzeri olduğunu, müvekkili şirketin markası “...” ibaresinin de, itiraza konu “... ...” ibaresinin de “...” kelimesinin sonuna ek alarak kurgulanmış kelimeler olduğunu, herhangi bir dilde herhangi bir anlama gelmediğini, kavramsal olarak herhangi spesik bütünlük taşıdığını, müvekkili şirketin markası “...”ın sonuna aldığı “SAN” ekinin, Türkiye’de özellikle sınai sektörlerde “...” kelimesinin kısaltılması olarak anılmakta ve bu kısaltma yaygın olarak bu amaçla kullanıldığını, “SAN” eki ile davacı müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği sektörde öne çıkan bir kuruluş olduğu ayrıca vurgulandığını, itiraza konu “...” ifadesinin soyut bir ibare olmasının ortalama tüketici zihninde yalnızca ve doğrudan hem sektörel hem de Türkiye çarpında tanınmış bir marka olan müvekkili şirketin markası “...” ibaresini akla getireceğini, “...” ve “SAN” eklerinin yalnızca bir harf farklılığının bulunduğunu, markaların işitsel olarak neredeyse birebir benzediğini, markaların bütünü itibariyle bıraktıkları etki dikkate alındığında, birbiriyle karışıklığa yol açacak kadar benzer olan bu iki markanın aynı mal ve hizmetler için tescil edilmesi durumunda, hedef alıcılar mal veya hizmeti sunan işletmenin kimliğinde yanılması ile  müvekkilin yoğun emek, zaman ve para harcayarak toplumda kazandığı itibarından haksız bir yarar sağlanacağını, davalı şirket tarafından tescili talep edilen markanın başta aynı, aynı tür mallar olmak üzere benzer ve ilişkili olan tüm mallar için tescil edilmesinin SMK m.6/3 hükmü uyarınca hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin markasının ayırt edici karakterini neredeyse birebir taklit etmek ve müvekkili şirketin özgün markasını çağrıştırmak suretiyle müvekkili şirketin ve markasının ününden ve itibarından haksız fayda sağlayacak olması nedeniyle dava konusu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin \"... ... + ŞEKİL\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...+Şekil\" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan \"...\" kelimesinin TDK Güncel Türkçe sözlük'te; “Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça.” anlamına geldiğinin tespit edildiği, \"...\" kelimesinin, çekişme konusu mallar (06. sınıf) bakımından herkesin kullanımına açık olduğu, tanımlayıcılık içerdiği, markalar bir bütün olarak ele alındığında anlamsal ya da kavramsal bir benzerliğin bulunmadığı, zayıf unsurlara ek ibarelerin yeterli farklılaşmayı sağladığı, davacının, dava konusu \"... ...\" markası karşısında, 06. Sınıftaki çekişme konusu mallar bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/3. maddesi kapsamında üstün (gerçek) hak sahibi olduğunu ispatlayan herhangi bir belge bulunmadığı, SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında ticaret unvanından kaynaklı üstün ve öncelikli hakkı olmadığı, davacının ... ibareli markasının “tanınmış marka” olduğu iddiasının gerek YİDK nezdinde gerekse huzurdaki davada ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d6242c9a62a60a4","SID":"0acf0bd88980f1f7"}}