{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/148 - 2025/1106<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/148 <br>KARAR NO\t: 2025/1106<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t              :19/09/2023<br>NUMARASI\t:2023/39 Esas - 2023/861 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVA\t:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:16/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t:30/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:23/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı takip borçlusu Meka Aydınlatma San ve Tic Ltd Şti firması ile davacı firma arasında ticari ilişki olduğunu, herhangi bir borcun olmadığını, <br>Gebze İcra Dairesi 2022/29454 sayılı dosya üzerinden icra takibi kapsamında 3. haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, davacı tarafından bu ihbarnameye uygun şekilde posta aracılığı ile cevap verildiğini, posta işlemlerinin icra dairesine geç ulaştığını, kendisi dışında oluşan sebeplerle menfi tespit davasını açma gereği olduğunu, davalı tarafta davacı ile ilgili takip konusu belgelerin olmadığını beyan etmiş olup bu sebeplerle icra durumunun ortadan kaldırılmasını, davacının dava dışı takip borçlusuna borcunun olmadığının tespiti, davalının haksız ve kötü niyetle takip yapmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ettiğini, posta yolu ile gönderdiğini, icra dairesine itiraz süresinden sonra ulaştığını, itiraz dilekçesinin posta yolu ile tebliğin usulüne uygun olmadığını, davacının haksız davasının reddedilmesini, davacının davasının ve taleplerinin arabulucuya başvurmaması sebebi ve davacının haksız davasının ve taleplerinin reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/29454 Esas sayılı takip dosyası nedeni ile 124.145,47.-TL takip çıkışı miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ile davacı vekili katılma yolu ile istinaf yoluna başvurmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından tüm işlemler usulüne ve İİK'nın 89. maddesine uygun olarak yapıldığını, davacı taraf borcun olmadığına ilişkin evrakı gerekçe göstererek borcun olmadığını beyan etmiş ise de herhangi bir denetime elverişli olmayan  bu evrakı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından bu evraka dayanılarak da  borcun olmadığına ilişkin karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacının dayanmadığı delillerden olan ticari defterlere dayanılarak davanın kabul edilmesi hukuka aykırı bulunduğunu, bir an aksi düşünüldüğünde davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiği için aleyhe  yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ancak davacının davasının kabul edilmesi ile birlikte aleyhe vekalet ve yargılama giderlerine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini (Yargıtay, 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3342, K. 2017/6658, T. 1.11.2017), beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine, lehe tazminat hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine aksi düşünülmesi durumunda iş bu davanın açılmasına bizzat davacı taraf sebebiyet verdiğinden davanın kabul edilmesi durumunda dahi vekalet ücretinin ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili katılma yolu ile kısmi istinaf ve cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak dosya muhteviyatına bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 23.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte raporda da görüleceği üzere müvekkilin takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, <br>nitekim dosyaya sunulan müvekkilinin şirket 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri, kayıt ve belgeler bu tespiti destekler nitelikte olmakla davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamakta olup istinaf konusu avukatlık vekalet ücretine ilişkin olduğunu,  6100 sayılı HMK’nun 326/1. - 312/2. Madde hükümlerine göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu olacağını,  her ne kadar dava açılmasına sebebiyet verilmediği iddia edilsede, ilk duruşmada davayı kabul etmesi halinde sorumluluktan kurtarılacakken bunu yapmayarak davaya devam etmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu olacağını Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de içtihat ettiğini, beyan ile yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden yer alan hususlara ve dosyanın geneline ilişkin olarak davalı tarafça sunulan itirazların reddine; kısmi istinaf başvurusunu kabulü ile avukatlık vekalet ücretinin nisbi olarak AAÜT'te yer alan oran üzerinden hesaplanarak Düzeltelerek Onanmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ayrıca nispi olarak verilmesi gerektiğinden bahisle kararı istinaf ettiği ancak iş bu menfi tespit davası İİK 89. maddeye göre açılan bir menfi tespit davası olup aynı maddede dava açılmasının maktu harca tabi olduğu belirtilmekte ve maktu harca tabi olan bir davanın vekalet ücreti nispi değil maktu olacağını beyan ile karşı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih, 2023/39 Esas - 2023/861 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 3.şahıs tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı  davalı vekili ile davacı vekili katılma yolu ile istinaf yoluna başvurmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Gebz İcra Müdürlüğünün 2022/29454 esas sayılı dosyasından davacıya 2004 sayılı yasanın 89/1. Haciz ihbarnamesinin gönderildiği, 07.12.2022 tarihinde tebliğ edilen ihbarnameye süresinde itiraz etmediği, daha sonra davacıya 89/2.haciz ihbarnamesinin gönderildiği, ihbarnamenin 27.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, buna posta aracılığı ile itiraz edilmesi nedeniyle süresinin kaçırılması nedeniyle, 3. Haciz ihbarnamesi gönderildiğinden eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edildiği görülmektedir.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. <br>Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.  <br>Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.<br>Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.<br>Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır. <br>2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit  davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir<br>6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. <br>Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile  2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olup, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin “Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi” yönündeki 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı ilamına göre; Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile  2004 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek 6100 sayılı yasanın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereği mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilip yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.<br>2-Kabule göre de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 2017/(19)11-946 E., 2021/540 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 2004 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası maktu harca tabi olmakla birlikte, davanın konusu bedele ilişkin olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da hatalıdır.<br>3-Kaldırma sebeplerine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir.<br>Bu nedenlerle; ilk derece mahkemesin kararının açıklanan nedenlerle kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, tarafların istinaf başvurularının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-a)-3) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Tarafların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>1-)Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2021 Tarih - 2020/411 Esas - 2021/463 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın dava şartı (görev) yokluğu nedeniyle HMK'nın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeler gereğince USULDEN REDDİNE, <br>Dairemiz kararı kesin nitelikte olduğundan, HMK'nın 20. maddesi uyarınca bu kararının tebliğ tarihinden itibaren (2) haftalık kesin süre içinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde ilk derece mahkekmesince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,<br>b-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,<br>c-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkemece verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf Karar harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>d-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>e-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40ba7d6a79750dd5","SID":"5219b8062721ab5d"}}