{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/559 - 2025/845<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/559 <br>KARAR NO\t: 2025/845<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/171 E.  -  2022/431 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2022 tarih ve 2022/171 E. - 2022/431 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/118411 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira söz konusu kararda, müvekkilinin 2010/606282, 2013/13864 ve 99/001458 sayılı markaları ile dava konusu başvurunun benzer olduğunun kabul edildiğini, ancak başvurunun kapsamına giren 17. sınıftaki mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle müvekkili itirazının reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmışlığı karşısında bu kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin Türkiye’de modern perakende sektörünün öncüsü olduğunu, müvekkilinin \"... ...\" markasının \"perakende satış hizmetleri\" yönünden tanınmışlığının, ... tarafından da kabul edildiğini, dava konusu edilen başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayacağını, müvekkili markalarının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ve markanın itibarının zarar göreceğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzediğini, dava konusu edilen markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanması olasılığının yüksek olduğunu, dava konusu edilen markanın, müvekkilinin \"www.....com.tr\" uzantılı alan adına da benzer olması nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-1742 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında kalan mallar açısından taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, zira davacı markalarının, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 17. sınıf mallarda tescilli olmadığını, SMK'nın 6/5,6/6 ve 6/9 maddesi koşullarının oluştuğunun ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\tDiğer davalı, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşılaştırılan markalar arasında, davacının 99/000296 sayılı markası özelinde, dava konusu edilen markanın kapsamında kalan \"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç)\" malları yönünden karıştırılma ihtimalinin kısmen bulunduğu, davacının diğer markaları ve dava konusu markanın kapsamında kalan diğer mallar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacının bu markasını ... nezdindeki itirazlarına mesnet almadığı için YİDK kararının iptali istemli davada bu markanın dikkate alınmaması gerektiği ve sadece hükümsüzlük talepli dava açısından böyle bir tespit yapılabileceği, SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde aranan durumların somut olayda gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, davacının www.....com.tr alan adının 17. sınıfa giren inşaat ve yapı malzemelerinde kullanılmadığı, bu nedenlerle de davacının, SMK'nın 6/6 maddesi hükmüne göre himaye edilmesi gereken bir hakkının bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, hükümsüzlük istemli davanın kısmen kabulü ile 2020/118411 sayılı markanın 17. sınıftaki \"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç)\" malları ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine davanın reddine karar verilmiştir. <br>         <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme kararının aksine davaya konu \"...\" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait \"...\" ibareli seri markalar arasında başvuru markası kapsamındaki tüm mallar yönünden SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi olduğunu, müvekkilinin seri markalarının, yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, bu markaların tanınmış hale geldiğini, müvekkiline ait \"... ...\" markasına ilişkin tanınmışlık başvurusunun, davalı Kurum tarafından da kabul edildiğini, dolayısıyla SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkiline ait tanınmış markanın benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin, davalının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirket'in 02.10.2020 tarihinde 2020/118411 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 17 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacı tarafından \".../...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, diğer fikri mülkiyet hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının itirazına mesnet 99/001458, 2010/60282 ve 2013/13864 sayılı markalarla dava konusu başvuru arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne ve başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, başvurunun tümden reddi istemiyle davacının bu karara yaptığı itirazın ise YİDK'in 08.03.2022 tarih, 2022-M-1742 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 09/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>\tİlk derece mahkemesince, davacının marka başvuru aşamasında dayanmayıp yalnızca hükümsüzlük davasında dayandığı 99/000296 sayılı markanın kapsamındaki emtia ile dava konusu başvuru kapsamında bulunan \"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç)\" malları arasında benzerlik olduğu, marka işaretleri arasında da benzerlik bulunduğundan, sayılan mallar yönünden karıştırılma ihtimalinin doğduğu, bunun dışındaki mallar yönünden ise karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının diğer markaları yönünden de karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının diğer iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olup, davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraf markaları arasında 6769 sayılı  SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olup olmadığı ve dava konusu başvurunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. <br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. <br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 17. sınıf mallar yer almaktadır. Davacı tarafından hem marka başvuru aşamasında hem de hükümsüzlük davasında dayanılan 2018/83525 sayılı markanın kapsamında, başvuru kapsamındaki 17. sınıf malların tamamı bulunmaktadır. Yine davacının marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayandığı 2012/06560, 2013/13864, 2016/103493, 2016/53278, 2018/83521 sayılı markalarının<br> kapsamlarında, 17. sınıf malların satışına özgülenmiş 35 sınıf mağazacılık hizmetleri mevcuttur. Buna göre, başvuru kapsamında yer alan malların tamamı yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. <br>Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru  \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer bir uyuşmazlığa ilişkin 15.12.2022 tarih ve 2021/11-929 E., 2022/1749 K. ayılı kararında; \"... dava konusu markadaki “... ...+Şekil” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları,  davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin olduğu, dolayısıyla davacı markaları ile davalı Şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, bu itibarla davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu...\" belirtilmiştir. Buna göre, somut olayda da \"...\" markasında öne çıkan esas unsurun \"...\" ibaresi olduğu, markadaki \"...\" ibaresinin yardımcı unsur niteliğinde bulunduğu, davacıya ait itiraza mesnet 2018/83525,2012/06560,2013/13864,2016/103493,2016/53278 ve 2018/83521 sayılı \"...\" esas unsurlu markalar ile davalı Şirket'e ait \"...\" ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı kabul edilmiştir.<br>     Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de ihtiyaç duyulmamıştır.<br>                    Diğer taraftan davacı vekili, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de, uyuşmazlık konusu olan tüm mallar bakımından taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, Dairemizce davacının tanınmışlık iddiası yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi kötü niyet iddiası da ispatlanamamıştır.<br>Sonuç olarak; dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının  itirazına mesnet 2018/83525, 2012/06560, 2013/13864, 2016/103493, 2016/53278 ve 2018/83521 sayılı \"...\" asıl  unsurlu  markaları arasında, uyuşmazlık konusu olan  tüm mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2022 Tarih ve 2022/171 Esas - 2022/431 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile YİDK'in 08.03.2022 tarih, 2022-M-1742 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t3-Dava konusu 2020/118411 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.600,00.TL bilirkişi ücreti, 148,48.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 182,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamı 3.422,48‬.TL yargılama giderine, 80,70.TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 3.583,88‬ TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9598e9965cae0f8","SID":"cc89984951c74d83"}}