{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">       <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1934 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1021<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/624 Esas 2021/33 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Ltd Şti arasında imzalanan 10/11/2014 tarihli sözleşme ile müvekkilinin ihtiyacı olan ve teknik şartnamede özellikleri belirtilen bağımsız yapıların davalıdan  kiralanmasının kararlaştırıldığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ... fuarı organizasyonu kapsamında kullanılmak üzere davalı şirketçe monte edilen 2 adet geçici bağımsız yapının, montajın ardından  rüzgarın etkisiyle yıkılarak kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili firmanın  davalının şartnameye aykırı yapılarından  hiçbir surette faydalanamadığını,  18.900,00 TL yi ödeme tarihi olan 23/01/2015 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının çadır kiralanması montaj ve demontajı hususunda sözleşme yaptıklarını, müvekkilince çadır kiralama işleminin gerçekleştirildiğini, bu tür davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, mahkememizin görevsiz olduğunu, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, söz konusu hizmetin 10/11/2014 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından talebin zamanaşımına uğradığını,  bu nedenlerle davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Dava; eserin ayıplı imal edilmesi nedeniyle davacı işverenin sözleşmeden dönme ve avans olarak ödenen eser bedelinin iadesi davasıdır. <br>Davalı zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de; eser sözleşmesinden doğan alacakların TBK'nun 147/6. Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sözleşmenin 10.11.2014  tarihinde imzalandığı, dava tarihinin 26.08.2016 olduğu davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, su deposu inşaatı dilatasyon ve izolasyon yapılmasına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın çözümlenmesinde uygulanması gereken hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleridir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı BK'nın  474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş   sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını  yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır.  Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. İş sahibi daha sonra ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle talepte bulunmuş ise, iş sahibi teslimden sonra ortaya çıkan bu gizli ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayiç fiyatlarla isteyebilir.<br>Somut olayda; davalı yüklenici ile davacı işveren arasında 10.11.2014 tarihli ... Fuarında Kullanılacak Olan Alüminyum Konstrüksiyonlu Geçici Bağımsız Yapı İmalat, Montaj ve Kiralama İşine İlişkin Sözleşme ve eki niteliğineki teknik şartname imzalandığı, teknik şartnamenin 8.2. Maddesine göre çatı ve dış cephe kaplamasında kullanılacak olan PVC kaplı polyester örtülerin taşıyıcı alüminyum profile tespitinde kullanılan detaylar, örüntünün kendi ağırlığı ile rüzgar ve kar yüklerinin bağlantı hattı boyunca olabildiğince homojen dağılımını sağlayacak şekilde tasarlanması gerektiği, 9.12. Maddesinde taşıyıcı yapının 128 km/h rüzgar hızının sebep olacağı yüke ya da 0,8 kn/m2'lik yayılı yüke dayanacak şekilde tasarlanması gerektiği, gerek delil tespiti dosyasında gerekse görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davalı tarafından imal edilen ve montajı yapılan taşıyıcı yapının olay gecesi maksimum 31 km/h ve takip eden günde de maksimum 67 km/h hızda esen rüzgarın yapı brandasında oluşturduğu yüke dayanamayarak ek yerlerinden yırtıldığı, çadır-branda sisteminin teknik şartnamede öngörülen rüzgar yükünün çok altında bir yükle yıkıldığı, çadır-branda sisteminde meydana gelen yırtılma ve yıkılmanın davacı işveren tarafından çadır içine kurulan ses ve ışık sistemi ile bir ilgisinin bulunmadığı, eserin davalı yüklenici tarafından ayıplı imal edildiği, davacının sözleşmeden dönme ve avans olarak ödenen eser bedeli alacağını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesiyle; \"1-Davacının davasının KABULÜ ile 18.900,00 TL nin dava tarihi olan 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas teşkil ettiği belirtilen bilirkişi raporunun yetersiz incelemeye dayalı itirazlarının hiç değerlendirilmediği ve iddialarının hiç dikkate alınmadığı bir rapor olduğunu, müvekkilinin sağladığı hizmetin çadır kiralama olduğu bu nedenle de Sulh hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun açıkça bildirilmiş olup görevsiz mahkemece verilen kararın usule aykırı olduğunu, davacının talebinin 10.11.2014 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yerine getirilen hizmete ilişkin olup zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket tarafından dava konusu çadırın teknik sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, çadırın zarar görmesinin sebebinin iddia edildiği gibi rüzgar değil davalının müvekkilinden habersiz olarak çadırların taşıyıcı kolonlarına yerleştirdiği ses ve ışık sistemi olduğunu, müvekkiline ait ve kiraya verilen branda çadırın davacının kusuru ile yırtılmasına karşın müvekkili şirketin teknik ekibi ile fuar boyunca hizmet verdiğini, ısıtma sisteminin fuarın yapılacağı boş alana taşıyarak montajını ve demontajını gerçekleştirdğini, fuar bitiminde de alanı boş olarak davacıya teslim ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>  Dava, eser  sözleşmesi kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davanın açıldığı mahkemece  2016/1044 Esas,  2016/1044 Esas 2017/909 Karar sayılı dosyasında 19.10.2017 tarihli kararı ile uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/101 Esas 2019/1205 Karar sayılı 15.10.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2020/726 esas, 2020/632 karar sayılı kararı ile \" Eldeki uyuşmazlıkta, fuar alanında sergilenecek ürünler  ve tanıtım faaliyetleri için sözleşmede  belirtilen şekilde geçici yapıların  montajı, teknik donanımının  tamamlanması  ve iş bitiminde sökülmesi , tüm bu işlerin  davalının malzemesi ve elemanları  ile yapılması şeklindeki kararlaştırma  kira sözleşmesi olmayıp '' eser ve hizmet sözleşmeleri'' niteliğindedir. Tarafların sözleşmeye verdikleri isim sonuca etkili değildir. Kaldı ki, insan kira sözleşmesinin  konusu olamayacağında, montaj, işçilik, teknik donanım işçiliğine  ilişkin unsurlarıyla birlikte sözleşme  bir bütün olarak değerlendirildiğinde kira sözleşmesi  niteliğinde değildir.Uyuşmazlığın  genel hükümlere göre ve tarafların sıfatına göre Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir. Mahkeme görev hususu gözetilmeksizin karar verilmesi doğru değildir. \" şeklinde gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\"...Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen türden ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. Ayıplı iş ile eksik iş birbirinden farklıdır. Ayıplı işvasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. <br>Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (6098 sayılı TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 359/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aynı kanunun 362/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. BK'nın 362/I. maddesine göre de eserin sarahaten veya zımmen kabulünü müteakip yüklenici her türlü mesuliyetten kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur. BK'nın 359/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 362/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur. Ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 359/I. ve 363/III. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla BK'nın 360. (TBK'nın 475.) maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Kanun koyucu, ayıp halinde işsahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır...\"(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarih ve 2021/3983 esas 2022/1336 karar sayılı emsal ilamı)   <br>İşsahibinin Seçimlik Hakları başlıklı TBK'nın 475. maddesi;<br>\" Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:<br>    1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.<br>    2.Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.<br>    3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>    Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Somut olayda ; Davacı tarafça davalı ile yapılan ... Fuarında Kullanılacak Olan Alüminyum Konstrüksiyonlu Geçici Bağımsız Yapı İmalat, Montaj ve Kiralama İşine İlişkin Sözleşme ve eki niteliğineki teknik şartname imzalandığı, çadır-branda sisteminin teknik şartnamede öngörülen rüzgar yükünün çok altında bir yükle yıkıldığı, eserin davalı yüklenici tarafından ayıplı imal edildiği iddiasıyla avans olarak ödenen eser bedelinin iadesi talebiyle dava açılmıştır. Davalı tarafın davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, göreve ilişkin itirazın  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2020/726 esas, 2020/632 karar sayılı kararı ile giderilmiş olmasına, dava tarihi itibariyle zamanaşımı itirazının yerinde olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi  raporlarının oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, iş sahibinin eser sözleşmesinden dönme seçimlik hakkını kullanabilmesi için \" kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması\" gerekmekte olup tespit edilen ayıbın bu kapsamda olmasına, göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2021 tarih, 2020/624 Esas ve 2021/33 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.291,06 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 323,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 968,06 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 15/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c6c1b92ada227d7","SID":"31474cca904bbae0"}}