{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/33 Esas<br>KARAR NO:2025/657<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/09/2022<br>NUMARASI:2019/416 E. - 2022/144 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, uzun yıllardır ticari faaliyetlerine devam eden, basın'magazin sektöründe tanınmış, yeme/içme sektöründe yüksek itibara sahip, köklü ve güvenilir bir firma olup, ..., ..., ... isimli internet sitelerinin ve ..., ..., ... isimli dergilerin de sahibi olduğu, \"...” markası 15.04.2010 Tarihinden, “..” markası 25.01.2001 Tarihinden, “...” markası 04.06.2002 tarihinden, \"...\" markası 19.07.2013 tarihinden bu yana Türk Patent Enstitüsünde 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu koruması altında olduğunu, müvekkilinin “...”markalarını çok yaygın bir kesime tanıttığını, özellikle müvekkili şirketin her sene yeme-içme ve restoran sektörüne büyük ölçüde ses getiren ve öncülük eden \"...\" örenlerini gerçekleştirerek markayı tanınmışlık seviyesine yükselttiğini, \"...\" markasının davalı tarafça uzun yıllardan bu yana çok iyi bilinmesine rağmen müvekkilinin yaptığı yatırımlardan ve - tanınmışlıklardan faydalanmak suretiyle \"...\" markasını kullanmış ve bu kullanıma ilişkin olarak tarafınca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2018/101 E. Sayılı dosyası ile markanın izinsiz kullanımı sebebiyle tazminat davası açıldığı, davalı taraf bu defa da aşağıda belirtildiği şekilde \" ...\" olarak TPE'ye kötüniyetli olarak 41.ve 43. Sınıflar için tescil başvurusunda bulunduğu ve ilgili ibarenin tesciline karar verildiği,Davacı müvekkili 2001 yılından bu yana yeme-içme, restoran ve magazin sektöründe esas unsuru \" ...\" ibareli olan markaları kullanarak, \"...\" ibaresi çift hilal şeklinde uzun süreli kullanımı neticesinde toplum nezdinde ayırt edici nitelik kazandırdığını, keza davacı müvekkiline ait markalarını aktif olarak da hala kullanılmaya devam ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık ve bilinirlikten kötüniyetle istifade etmekten başka bir amaç gütmediğini, ... sayı ile tescilli \" ...\" markasını da bu amaç için kullandığını, delil dilekçesinde sunduğu müvekkiline ait olan görseller, müvekkiline ait web sitesi incelendiğinde de görüleceği üzere, müvekkili tarafından çok uzun yıllardan bu yana ilgili markaların hem magazin sektöründe hem de restoran, yeme- içme sektöründe kullanıldığını, ... markası adı altında düzenlenen “...” ödül töreninde konusunda uzman ve tecrübeli gurme kurulu tarafından her yıl düzenlenen törenle yılın en iyi restaurantları seçildiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından kendi alanında en iyi restaurantlara ödül verilerek, yeme içme sektörünün nabzının tutulduğunu belirtmiş ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana restoran ve yiyecek içecek hizmetleri alanında, eğlence merkezi işletmeciliği de dahil olmak üzere başarıyla faaliyet gösterdiği İstanbul Anadolu yakasının sayılı eğlence merkezlerinden olan ...'yi hayata geçirmiş bu kapsamda TPMK nezdinde ... nolu başvuru ile 41 ve 43 sınıflarında tescil ettirdiği restoran yeme ve içme alanı faaliyet gösteren müvekkilinin yegane markası dava konusu marka olmayıp yine 41 ve 43. Sınıfları kapsar başka bir çok markası, marka başvurusu da bulunduğunu, davacının restoran yeme içme hizmetleri alanında faaliyet göstermediği gibi bu alanda tanınırlığı da bulunmadığını, davacının sözde benzerlik ayırt edilmezlik iddiasında bulunduğu markaların aynı sınıfta tescilli dahi olmadığını, davacının ve müvekkili şirketin markalarını karıştırabilir nitelikte olmadığını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, davacının ... numaralı ...-... ibareli, ... numaralı ... ibareli, ... numaralı ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu. Davalının, davaya konu ... numaralı ... markasının davacı markasında yer alan ... ibaresinden faydalanılarak kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini. Davalının, davacının markasının bilinirliğinden faydalanmaya yönelik tescilinin hükümsüz kılınmasını talep ettiği. Davalı vekilince cevap dilekçesi ile; davacının Restoran yemi ve içme hizmetleri alanında faaliyet göstermediğini. Markaların aynı sınıfta tescilli olmadığını. Markaların karıştırılabilir nitelikte olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın marka bilirkişisine tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporunda markaların benzer olmadığı tescilin kötü niyetli olmadığı yönünde görüş bildirildiği. Mahkememize davacı vekilinin itirazları doğrultusunda içerisinde sektör bilirkişinin de olduğu yeni bir heyete dosyanın tevdi edildiği. Alınan 04/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; markaların benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği. Raporlar arasında çelişki olması nedeni ile aldırılan 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda  taraf markalarının benzer olduğunun ve hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri dışında kalan sınıflar bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği. Buna göre de mahkememizce tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde. Davacının 2001/01424 numaralı ... ibareli markanın 35,38,40,41,42,43,44 ve 45. Sınıfta tescilli sahibi olduğu. Yine, ... numaralı... ibareli markanın 16,25 ve 32. Sınıfta,... numaralı ...-...  ibareli markanın 38 ve 41. Sınıfta ve ... numaralı ... ibareli markanın 38, 41 ve 42. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu. Davalının ise davaya konu ... numaralı ...  ibareli markanın 41 ve 43. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu. Markaların davacının markaları ile benzer olarak 41 ve 43. Sınıflarda tescilli olduğu. Taraf markalarının  kelime yapısı itibari ile karşılaştırıldığında davacı markalarının esas unsurunun ..., davalı markasının ise ... ibaresi olduğu. Bu yönü ile, ...  ve .... ibareleri'nin benzer olduğu. Mahkememizce hükme esas alınan 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda ...-...ibaresinin eğlence hizmetleri bakımından tasfiri mahiyette olmadığı yönünde görüş bildirildiği, özellikle davacının çift C ve Hilal şeklinde kullanımları ile markaya ayırt edicilik sağladığı, davalı markasında yer alan ... ibareli markanın da davacı markalarında yer alan Hilal şekline benzetilerek hilal şekline markada yer verilmiş olması davacının uzun süredir özellikle Eğlence sektöründe ... markası ile faaliyette bulunmuş olması sebebi ile davalının, davacı markalarından haberdar olduğu ve davacının eğlence hizmetleri bakımından  davacının ... markasından faydalanmaya yönelik haksız bir tescilde bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, eğlence hizmetleri ile yiyecek içecek sektörünün içiçe olduğu, davalı kullanımlarının da eğlence hizmetleri ve yiyecek içecek hizmetleri alanında kullanılmak için tescilde bulunulduğu. Davalı şirketçe seçenek özgürlüğü kapsamında tescil ettirebileceği marka ismi olmasına rağmen davacı markalarına benzer şekilde ... ibaresi ve yine davacı markalarında yer alan hilal şekline benzetilmek sureti ile hilal şeklini marka olarak tescil ettirmesinin kötü niyetli bir tescil olduğu kanaatine ulaşıldığı ayrıca davalı markalarında yer alan ... ve ... ibarelerinin yardımcı mahiyette olup markayı farklılaştırmaya yetmediği, bu şekilde hem markalar arası benzerlik hem davacının ... markası üzerinde eğlence hizmetleri ve yiyecek içecek hizmetleri bakımından davalıya nazaran üstün hak sahibi olması hem de davalı tescilinin kötü niyetli olduğu sonucuna oluşulduğundan hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş her ne kadar davalı vekilince süresinde olmayan kullanmama definde bulunmuş ise de, SMK. 25/7. Maddesinde  yer alan kullanmama definin kullanılması bakımından hem cevap dilekçesi ile kullanmama definde bulunulmamış olması hem hangi markaya ilişkin kullanmama definde bulunulduğu açıkça belirtilmemiş olması hem de kötü niyetli tescil iddiası yönünden kullanmama defi dikkate alınamayacağından bu yöndeki taleplerin de reddine karar verilek neticeten, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde gerekmiştir.\" şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın KABULÜ  ile, davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve düplik dilekçelerinde kullanmama def'i ileri sürülmesine rağmen bu hususun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davacının müvekkilinin markasını tescil edip kullandığı alanlarda markasını kullanmadığının defaatle belirtildiğini, bu beyanlarına istinaden davacının markasını kullandığını ispatlamaya çalışmış olmasına rağmen mahkemenin bu beyanlarını ve davacının ispat amaçlı sunduğu delilleri dikkate almadığını, defi ileri sürerken \"...\" kelimesini açıkça kullanmalarına gerek olmadığını, beyanlarından kullanmama defi ileri sürdüklerinin açık olduğunu, aynı mahkemede görülen ve tarafları, dava konusu, dava sebebi aynı olan davada verilen karar ile istinaf konusu kararın çelişkili olduğunu, dava konusu markaların aynı hizmet sınıfında yer almadığının mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu, davacı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, davacının markalarını faaliyet konusu olan basın yayın işlerinde kullanırken müvekkilinin faaliyet alanlarında kullanmadığının Yargı kararı ile sabit olduğunu, dava konusu markaların birbirine benzer olmadığını, kötü niyetli olarak tescil edilmediğini, şekil ve içerik olarak da farklı olduğunu, markaların karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimali olmadığını, gece hayatına ilişkin mekanların ortalama tüketici tarafından bilinmesine imkan olmadığından, nitelikli tüketici nezdinde bu markaların karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken böyle bir değerlendirme yapılmdan verilen hükmün eksik ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davalı adına tescilli ... tescil nolu ... şekil markasının hükümsüzlüğü davasıdır.Davacı ... ibareli, ... numaralı ... ibareli markaların  tescilli sahibidir.Davacı dava dilekçesi ile,  6769 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2/A bendi uyarınca “markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması” marka kullanımı olarak kabul edildiğini, davalı tarafından müvekkiline ait “...” markası, tek c ile yazılarak yine hilal şeklinde işaret eklenmiş olmasının  müvekkiline ait esas unsuru “...” markasının aynısının kullanıldığı ve ... markasının ayırt ediciliği ve tanınmışlığından faydalanılarak kötüniyetle tescil yaptırıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini ve davalı tescilinin TMK  2 maddesine aykırı olduğunu belirterek markanın  hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.11/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"1 Davalının davaya konu ...sayılı markanın davacı adına tescilli ... Markaları ile iltibas yaratmadığı ve kötü niyetli olmadığı\" belirtilmiştir.04/07/2021 tarihli  bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Davacı ve davalı markalarının kısmi görsel benzerliği, yüksek derecede işitsel benzerliği, markaların ... şeklinde aynı anlamı taşıması, markaların aynı benzer sektöre (yiyecek içecek sağlanması) işaret etmesi, taraf markalarının kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya  önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağından kavramsal benzerliğin oluşmasından kaynaklı hükümsüzlüğe  konu  ... tescil numaralı...  41. Sınıf kapsamındaki: Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği -metleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri 43. Sınıf kapsamındaki: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, Hizmetlerde davacı markasıyla karıştırılma ihtimali bulunduğuna, Takdiri  Mahkemeye ait olmak üzere SMK m.25 (5) gereği yukarıda verilen  hizmetlerde kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu\" belirtilmiştir. 12/05/2022 tarihli başka bilirkişi heyetine ait  raporda özetle;\" Hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı davalı markası ile davacının... ve ... sayılı markaları arasında, davalı markasının tescilli olduğu “Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” hariç diğer tüm hizmetler açısından “karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali bulunduğu Kötü niyet ile ilgili değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirinde olduğu\"belirtilmiştir.SMK 25/ (7),\" 6 ncı  maddenin  birinci  fıkrası  uyarınca  açılan  hükümsüzlük  davalarında 19 uncu  maddenin  ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.\" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun davalı adına tescilli ... tescil nolu, ...şekil markasının hükümsüzlüğü davası olduğu, davalı tarafından cevap ve 2. cevap dilekçesinde kullanmama definin ileri sürüldüğü mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla öncelikle davalı tarafından ileri sürülen kullanmama definin incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/277 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından markanın hükümsüzlüğü davası açıldığı  anlaşılmakla mahkemece bu dosya getirtilerek bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin  dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2019/416 E. 2022/144 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Sair istinaf sebepleri incelenmeksizin,  dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d09f1b8b6365f066","SID":"c327ac8bed668e64"}}