{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/598 Esas  - 2025/636 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/598 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/636<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/743 Esas  2024/900 Karar<br><br>DAVA\t : Şirketin Fesih ve Tasfiyesi<br>DAVA TARİHİ\t : 31/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı;  Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/12/2009 - 30/04/2017  tarihleri arasında faaliyet gösteren 7640013894 vergi kimlik numaralı mükellefi Tasfiye Halinde ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti 'nin, 07/08/2024 tarihi itibariyle davacıya 599.143,90-TL vergi borcu bulunduğunu, şirketin tek ortağı ve müdürü olan ...'un ise 14/04/2017 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiğini, ...'un yasal mirasçıları tarafından açılan davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/477 esas, 2017/709 karar nolu gerekçeli kararı ile mirasın kayıtsız şartsız reddine karar verildiğini, 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince cebri takip ve tahsilat yapılamayacağı için davalı şirketin haklı nedenle feshi ile şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın satışı sağlanarak vergi borcunun ödenmesi amacıyla işbu davanın açılmış olduğunu belirterek şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 636/2. maddesi uyarınca haklı nedenle feshine ve tasfiyesinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini, yapılacak bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin haklı nedenle feshi hususunda takdirin mahkemede olduğunu bildirmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Davalı şirketten alacaklı olan davacı tarafından TTK 636/2 maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talebi ile işbu dava açılmış ise de; davalı şirketin dava tarihinden önce tasfiyeye girdiği ve halen tasfiye kapanışının yapılmamış olduğu görüldüğünden davacının fesih ve tasfiye talebinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle; \" davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine\" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; TTK 636/2 maddesi uyarınca tasfiyesi tamamlanmamış şirkete yeni bir tasfiye memuru atanarak tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına, şirkete ait aracın satılması suretiyle vergi borcunun ödenmesinin sağlanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava; TTK 636 maddesi kapsamında davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Davacı; tasfiye halindeki davalı şirketin, vergi borcu bulunduğunu, halen şirket adına kayıtlı bir araç bulunmakla tasfiye sürecinin tamamlanması suretiyle söz konusu aracın satışı sağlanarak vergi borcunun kapatılması istemiyle elde ki davayı açmış, Mahkemece; halen tasfiye kapanışı yapılmadığı, davacının, elde ki dava da hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.<br>Ankara Ticaret Sicil  Müdürlüğünden getirtilen davalı şirkete ait sicil özeti ile sicil dosyası örneğinin incelenmesinden; davalı şirketin tek ortağı yetkilisi/tasfiye memurunun ... olduğu, dosyada mevcut Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/477 esas 2017/709 karar sayılı ilamı kapsamından, ...'un, 14/04/2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçısı davacıların mirasın reddinin tesciline ilişkin karar verilmiş olduğu görülmüş, davalı şirketin yetkili/tasfiye memurunun vefatı nedeniyle mahkemece, davalı şirketin işbu davada temsili bakımından ...'in temsil kayyımı olarak atandığı anlaşılmıştır.<br>Davalı şirketin sicil kayıtlarından; şirketin, 26/06/2013 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği ve ...'un tasfiye memuru olarak atandığı tasfiye kapanışının yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. <br>Hal böyle olunca; davalı şirketten alacaklı olan davacı tarafından, TTK 636/2 maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli işbu dava açılmış ise de; davalı şirketin dava tarihinden önce tasfiyeye girdiği ve halen tasfiye kapanışının yapılmamış olduğunun ve şirkete tasfiye memuru atandığının anlaşılması karşısında, davacının, fesih ve tasfiye talebinde hukuki yararının bulunmadığına yönelik mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı harçtan muaf olup harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025<br><br>  Başkan-       Üye -                 Üye -   Zabıt Katibi-<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13bf1efb3b3341f6","SID":"948051d9b7884019"}}