{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/106 Esas  - 2025/524 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/106 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/524<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/100 Esas 2024/489 Karar<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 12/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Limited Şirketinin  iki ortaktan müteşekkil bir ticari ortaklık olduğunu, ortaklardan birisinin ... A.Ş.(%51), diğerinin ise; ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. (%49) olduğunu, ortaklardan ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'nin iflasının açılmasına İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1023 Esas sayılı dosya kapsamında 02/03/2017 tarihinde karar verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 2017/4 sayılı dosyası ile yürütülmekte olduğunu, müflisin malvarlığına dahil olan bu hissenin satışının defalarca kez talep edilmesine rağmen  satımının  engellendiğini, nihayetinde davalı ... Limited Şirketi’nin 23/01/2024 tarihinde yapılan genel kurulunda “... parsel adresindeki Geçici kabulü yapılan 1 Adet (3,6 MWnı/1,2 Mwe) YENİ RES tesisinin satışının ve satış gelirinden borçların ödenerek ortaklara kar payı dağıtılmasının görüşülmesi” hususunun gündeme alındığını, 23/01/2023 tarihli toplantıya ... A.Ş. vekili ... ve müflis ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'yi  temsilen iflas masasının yetkilendirmesi ile vekil olarak Av. ...'in katılım sağladığını, kağıt üzerinde yapılan genel kurulda müflis yetkilisinin çekimser kaldığını, ...'in oyları ile malvarlığının satılmasına karar verildiğini, bu şekilde ... Limited Şirketi'nin tek malvarlığının ortadan kaldırıldığını ve şirket hissesinin değersizleştirildiğini, davacının müflis ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'nin kesinleşmiş sıra cetvelinde 4.073.966,35 TL bedel ile alacaklı olarak 28. sıraya kayıt ve kabul edildiğini, bu nedenle alacaklı sıfatının kesinleştiğini, müflis şirket hakkındaki tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına karar verildiğini, bu nedenle iflas tasfiye işlemlerinin Müdürlük tarafından ikmal edildiğini, ancak  iflas Dairesinin kanuni temsilci sıfatının bulunmadığını, alınan genel kurul kararı ile şirket hissesinin satışı sureti ile elde edilen paranın iflas alacaklarına tahsis edilmesi gerekirken, şirketin içinin boşaltılmasına dair bir işlem ikmal edilerek şirket hisselerinin değeri sıfırlandığını ve neticede şirketin aktiflerinin ayrı satımı yapılarak masadan para kaçırıldığını, davacının da iflas alacaklısı sıfatını haiz olduğundan, yapılan bu haksız eylemden doğrudan zarar gördüğünü, dava konusu genel kurul kararı ile şirket alacaklılarının zarara uğratıldığını, işbu toplantı gündeminde yer alan; “... parsel adresindeki Geçici kabulü yapılan 1 Adet (3,6 MWnı/1,2 Mwe) YENİ RES tesisinin satışının ve satış gelirinden borçların ödenerek ortaklara kar payı dağıtılmasının görüşülmesi” hususunun masa menfaati dolayısıyla masada alacaklı kaydı bulunan müvekkili yakinen ilgilendiren bir husus olduğunu bildirerek, dava konusu 23/01/2024 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının butlan olduğunun tespiti ile iptaline, söz konusu talepleri kabul edilmediği takdirde ise; belirsiz alacak usulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL (garame oranı dikkate alınarak) tazminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 17/11/2011 tarihli ve EÜ/3498-2/2144 numaralı üretim lisansının sahibi olup %51 hissesi ... A.Ş, %49 hissesi ise Tasfiye Halinde ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olduğunu, müvekkili şirketin %49 hisse sahibi müflis ... Enerji San. ve Tic. A.Ş'nin tasfiye işlemleri İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün 2017/4 İflas sayılı dosyasıyla yürütülmekte olduğunu,  dava konusu genel kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, TTK 446.m. gereğince davacının taraf ehliyetinin mevcut olmadığını, davacının hukuki yararı mevcut olmadığı gibi iflas masasının davaya taraf olarak eklenmesinin mümkün olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının kabulünün sermaye şirketlerinin genel kurullarına  şirket hissedarlarının alacaklılarının dahi  müdahale etmesine yol açacağını, davalı şirketin ortağı olan müflis ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin sermaye borcunu dahi yerine getirmemiş halde olduğunu,  şirketin dolaylı ortakları sayesinde ayakta durabilen şirket tükenme noktasına doğru gelmekte olduğunu,  şirketin ... Parsel adresindeki geçici kabulü yapılan 1 adet (3,6 MWe/1,2 MWe) Yeni RES tesisinin satılarak davalı şirketin borçlarının ödenmesi ve bakiye ile de ticari faaliyetlere devam edebilmek yönünde  tek çare kaldığını, huzurdaki dava nedeniyle tesis satışı gerçekleşemezse  davalı şirketin de icra ve hatta iflas takiplerine uğrayabilmesinin muhtemel olduğunu, davacının şirketin içerisinin boşaltılmasından bahisle sanki tesis satışı yapılınca satış bedelinin tamamı şirket hesabına değil de şirketle alakası olmayan III. şahıslara ödenecekmiş gibi bir intiba yaratmakta olduğunu, dava konusu genel kurul kararı ile müflisin alacaklılarıyla yapılan 04/03/2024 tarihli olağanüstü alacaklar toplantısında açıkça beyan ettikleri üzere, tesisin satışından tahsil edilecek bedelden şirketin borçları ödendikten sonra kalan kısmın hissedarlara hissesi oranında dağıtılacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacı iflas alacaklısı tarafından dava konusu genel kurul kararının butlan nedeni ile hükümsüzlüğü aksi takdirde tazminata hükmedilmesi istemi ile dava açılmış ise de, davacının davalı şirketin ortağı ve pay sahibi olmadığı, aynı şirketin ortağı iken iflasına karar verilen dava dışı ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas alacaklısı konumunda olduğu,  bu nedenle işbu davada butlan davası açmaya hukuken yetkili olarak değerlendirilebilecek \"ilgililer\" arasında da kabul edilemeyeceği, değinilen maddi ve hukuki olgulara göre davacının  aktif husumet ehliyetinin mevcut olmadığı kanaatine varılmakla, davanın 6100 sayılı HMK 114/1-d.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince aktif husumet ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle  usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davacının, Müflis ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'nin kesinleşmiş sıra cetvelinde 4.073.966,35 TL bedel ile 28. sıraya kayıt ve kabul edildiğini, <br>İflas hükümleri emredici kurallar olup, iflas idaresinin veya iflas dairesinin bir takım haklardan feragat etme ve sulh olma yetkileri bulunmadığını, masanın kanuni mümessili iflas idaresi olduğunu, işbu dosyada ise basit tasfiyeye karar verildiğinden iflas idaresinin görevde olmadığını, bu bakımdan iflas tasfiye işlemleri Müdürlük tarafından ikmal edildiğini, lakin İflas Dairesinin kanuni temsilci sıfatı bulunmadığını, davacının da iflas alacaklısı sıfatı haiz olduğundan, yapılan bu haksız eylemden doğrudan zarar gördüğünü, alacaklarını alamadığını, <br>23/01/2024 tarihli genel kurul kararı ile alacaklılar zarara uğratıldığını, işbu toplantı gündeminde yer alan; “... parsel adresindeki Geçici kabulü yapılan 1 Adet (3,6 MWnı/1,2 Mwe) YENİ RES tesisinin satışının ve satış gelirinden borçların ödenerek ortaklara kar payı dağıtılmasının görüşülmesi” hususu masa menfaatini dolayısıyla masada alacaklı kaydı bulunan davacıyı yakinen ilgilendiren bir husus olduğunu, zira bu malvarlığının külliyen devri halinde, elde edilecek semen öncelikli olarak yaratılmış mizan borçlarına mahsup edilecek olup masaya herhangi bir bedel ulaşmayacağını, keza esaslı miktardaki bu malvarlığının yok edilmiş olması da müflisin hissesini bedelsiz hale getireceğini, malvarlığı değeri kadar masa zarara uğrayacağını, üstelik yapılan bu işlemin, masaya ait bir hakkın icra ve iflas kanununda ve türk ticaret kanununda yer almayan bir yöntemle ve alacaklıların bilgisi dışında tasfiye edilmesine yönelik bir eylem olduğunu, <br>İş bu toplantıya katılan İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 2017/4 dosyası nezdinde iflas masası tarafından yetkilendirilen vekilin de muvazaalı ve masa aleyhine işlemlerde bulunarak genel kurul kararının iptaline ilişkin iptal davası açılmasının önüne geçmeye çalıştığını, İstanbul 1. İflas Müdürlüğü’nün 2017/4  sayılı iflas dosyasında Av. ... masa vekili olarak atandığını, ilgili kişi Müflis şirketin hissedar olduğu ... Limited Şirketi’nin 23/01/2023 tarihinde yapılan toplantısına katılım hususunda ayrıca yetkilendirildiğini, toplantıya katılarak çekimser oy kullandığını, masanın hassasiyetlerinin toplantıda dile getirmediğini ve genel kurul kararının dava konusu edilmesi için gerekli olan muhalefet şerhinin zapta işletmediğini, işbu nedenle davalı şirketin içinin boşlatılmasına yönelik masa vekili tarafından da muvazaalı işlemler gerçekleştirildiğini, üstelik yapılan bu işlem, masaya ait bir hakkın İcra ve İflas Kanununda yer almayan bir yöntemle ve alacaklıların bilgisi dışında tasfiye edilmesine yönelik bir eylem olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; TTK'nın 447. maddesi gereğince genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti  aksi takdirde terdiden tazminat istemine ilişkindir.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün dosya kapsamında yer alan cevabi yazısı incelendiğinde; davalı ... Limited Şirketinin Ankara Ticaret sicil müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu,  şirketin ortaklarının birisinin ... A.Ş.(%51 oranında hissedar), diğerinin ise, ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. (%49 oranında hissedar) olduğu görülmüştür. <br>İstanbul 1.İflas Dairesi'nin 2017/4 iflas sayılı dosyası incelendiğinde;  davalı şirketin ortaklarından olan dava dışı müflis ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'nin  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1023 Esas ve 2/3/2017 günlü kararı ile  iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin devam etmekte olduğu, davacının kesinleşen sıra cetvelinde 4.073.966,35 TL bedel ile alacaklı olarak 28. sıraya kayıt ve kabul edildiği görülmüştür. <br>Davalı şirketin ... Enerji A.Ş'yi temsilen Av. ..., ... Enerji Yatırımları San. Tic. A.Ş.'yi temsilen iflas masası temsili Av. ... katılımıyla 23/01/2024 tarihinde yapılan çağrılı olarak yapılan olağanüstü genel kurulunda, 2024/1 sayılı karar ile alınan kararlardan gündemin üçüncü maddesinde \"... parsel adresindeki Gecici Kabulu yapılan 1 Adet (3,6 MWm/1,2 MWe) YENİ RES tesisinin satışının %51 olumlu, %49 çekimser oy kullanmıştır. Gündemin üçüncü maddesi %51 oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen şartlar ve amaca uygun olası satış gelirinden borçların ödenerek bakiye bedelinin ortaklara T.T.K hükümlerine uygun olarak derhal dağfıtılmasına yönelik karar ise oy birliği kabul edilmiştir.\" şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>\tDavacı tarafça, dava dışı müflis ... Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.'den alacaklı olduğu, alacaklı olduğu müflis şirketin ortağı olan davalı şirketin 23/01/2024 tarihli genel kurul kararında gündemin üçüncü maddesinde görüşülen ve oylanan kararın davacının alacağına ulaşmasına engel mahiyette olup, butlanı gerektiğinden bahisle davalı şirketin 23/01/2024 tarihli olağan üstü genel kurul kararlarının butlan olduğunun tespiti ile iptaline söz konusu talebi kabul görmez ise tazminata hükmedilmesini talep ettiği, davalı şirket tarafından davacının eldeki davada aktif husumetinin olmadığının savunulduğu, mahkemece davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ilgili karara karşı davacının istinafa geldiği görülmüştür. <br>\tDavacının istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın davacının davalı şirketin 23/01/2024 tarihli olağan üstü genel kurul kararlarının butlanı davasında aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\tHusumet konusu, taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların  husumet konusunda  bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir.<br>Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.<br>Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288).<br>Diğer taraftan, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda \"sıfat\" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava  ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur.<br>Somut olayda, davacının davalı şirketin ortaklarından olan müflis ... Enerji şirketinin iflas alacaklısı olduğu, davacının davalı şirketin ortağı veya pay sahibi olmadığı, davalı şirketin iflas alacaklısı sıfatıyla davalı şirket genel kurulunda alınan kararın batıl olduğunun tespitini talep ettiği  çekişme konusu değildir.<br>6102 sayılı TTK'nun 447 maddesinde; ''Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,  c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,  kararları batıldır.''  şeklinde düzenleme yer almaktadır.<br>Butlan, genel kurul kararının içeriği itibariyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olmasını ifade ettiği hâlde yokluk, hukuki işlemin kurucu şekli unsurlarını düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle hukuki işlemin varlık kazanamamasını ifade eder.TTK'nın 447.maddesi genel kurul kararlarının butlanı halleri düzenlemiştir. Her ne kadar TTK'nın 445-451. maddeleri arasında genel kurul kararlarının iptali ile butlanı düzenlenmiş, yokluk yaptırımında söz edilmemiş ise de bu durum yokluğun bir hukuki işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı, Kanunun koyucunun sadece iptal edilebilirlik  ve butlan yaptırımına  yer vermek istediği  şeklinde anlaşılmamalıdır. Bir hukuk işlemin varlık şartlarını belirleyen  Kanun koyucunun, o işlemin  yokluğu ve yaptırımına da onay vermiş olduğunun kabulü gerekir (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2020, s.28-29,37).<br>Butlan, genel kurul karanın içeriği itibariyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olmasını ifade ettiği halde yokluk, hukuki işlemin kurucu şekli unsurlarını düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle hukuki işlemin varlık kazanamamasını ifade eder (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s.28-29). Örneğin hiç çağrı yapılmadan toplanan bir genel kurul, çağrısız genel kurulun koşularını taşımıyorsa, bu toplantıya genel kurul toplantısı denilemeyeceği gibi, alınan kararlar da genel kurul kararı olmayacaktır; yani, alınan bu kararlar yok hükmünde olacaktır. <br>Yokluk ve butlan hallerinde dava hakkı ilgililere, diğer bir anlatımla bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlara aittir. Bunlar, başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve yönetim kurulu üyeleridir. Bu bağlamda paylar üzerinde tesis olunan rehin hakkı ve intifa hakkı sahipleri sözü geçen kararın sakatlığının saptanmasında menfaatleri bulunduğu taktirde ilgililer kapsamına dahil sayılmalıdır. (Emsal Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 28/03/2024 tarih, 2023/533 E,  2024/2571 K sayılı ilamı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12/03/2008 tarih,  2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamı)<br>  Somut davada davacı davasını davalı şirketin iflas alacaklısı olmasına  dayandırarak açmış bulunduğundan ve yukarıda izah edildiği üzere  iş bu davada butlan davası açmaya hukuken yetkili olarak değerlendirilebilecek ilgililer arasında da kabul edilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacının davasının aktif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2025<br><br>Başkan-       Üye -                         Üye -                     Zabıt Katibi <br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bdff69cde15484ba","SID":"d20a78c55bdf4a3c"}}