{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ       <br>Esas-Karar No: 2022/1451 - 2023/1440<br>T.C.<br>TRABZON<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/1451 <br>KARAR NO\t: 2023/1440<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: OKTAY KAHYAOĞLU  (38062)<br>ÜYE\t\t: ALİ RIZA BAYIR            (42581)<br>ÜYE\t\t: YUSUF EREN                (125999)<br>KATİP\t\t: EVREN  ATEŞ               (121562)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2022<br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/09/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafça takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkilinin cari hesap ilişkisi uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.06.2020 havale tarihli cevaba cevap dilekçesiyle dava dilekçesindeki vakıaları değiştirmek suretiyle dava konusu alacağın dayanağının müvekkili ile davalı arasında yer alan taşıma sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca PT2298 nolu konteyner ile Rusya'ya gönderilen müvekkiline ait 22500 kg ağırlığındaki 2560 kasa kayısı emtiasının taşıma sırasında davalının kusurundan kaynaklanarak zarar gördüğünü ve tümüyle zayi olduğunu ileri sürerek oluşan zarara binaen icra takibi başlatıldığını belirtmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yersiz olduğunu, oluşan zararın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını savunarak reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; <br>Davanın, dava dilekçesinde taraflar arasındaki fatura cari hesap ilişkisi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali  talebine dayandırıldığı, davacı vekilinin yasal süresinde mahkemeye sunmuş olduğu cevaba cevap dilekçesi ile iddiasını değiştirerek davanın haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazminine dayandığını beyan ettiği, HMK'nin 141. Maddesi hükmü uyarınca davacının cevaba cevap dilekçesi ile iddiasını serbestçe değiştirebileceği dikkate alınarak dava konusu uyuşmazlığın; haksız fiil nedeniyle zarar tazminine ilişkin itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamından; taraflar arasında meyve ürününün gemi yoluyla Rusya limanına taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesi yapıldığı, bu ürünler taşınırken ürünlerde zarar ziyan meydana geldiği anlaşılmakla bu zararın meydana gelmesinde hangi tarafın kusurlu ve sorumlu veya ne oranda kusurlu ve sorumlu olduğunun tespiti uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken husustur. Bunun için dosyamız alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun denetime açık olmayışı ve hüküm kurmaya elverişli olmayışı, aynı zamanda tarafların da itirazları olması dikkate alınarak, dosya mahkemece yeniden oluşturulan aralarında bir gümrük müşaviri, bir taşıma hukuku alanında uzman hukukçu ve bir tazminat hesabı uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş ve bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda; taşıma konusu ürünün 22.500 kg kayısı olduğu, fatura incelendiğinde teslim şeklinin \"DAP\" olduğu, bu teslim şekline göre satıcı, malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir. Yani, teslim şeklinin özü alıcı ile satıcı arasındaki risk ve maliyet unsurlarına kimin katlanacağını belirleyen ticari bir bültendir. DAP teslim şeklinde, davacı talebinde olan kasa, etiketleme gibi masraflar mal bedeline giydirilmiş durumdadır; dolayısıyla teslim şekli gözetildiğinde kesilen faturanın tüm masrafları mal bedeline dahil edilmiş olduğu değerlendirilecektir. <br> İlgili bilirkişi heyet raporundan anlaşıldığı üzere; Davacı yanca davalının akdi olarak üstlendiği deniz yolu ile konteyner yükü soğuk zincir taşıma sürecinde toplam 26 kap 2560 kasa 22.500 Kg 26.550,00 USD tutarındaki malın tam zayi olduğu, sunulan hasar fotoğrafları ve sıcaklık değişimleri ile sabit olduğu, İhracat eşyasının taşıma gerecinin taahhüt edilen sıcaklıkları sağlamamasından, aracının kusurundan kaynaklı bozulmaya maruz kalmış olduğunun değerlendirildiği, Davalı taşıyanın bu kusurdan kaynaklı DAP varma yeri mal bedeli olan 26.550 USD karşılığı 151.335,00 TL tutara katlanması gerektiği, Dosyada mevcut bilirkişi raporunda zarar hesabı yapılırken hataen satış faturası bedelinin sanki ... Türkiye teslimi gibi hesaplandığı, bu nedenle satış fiyatına bir takım eklemeler yapıldığı, nihai değerlendirmesi yüce mahkemeye ait olmak üzere; satış DAP teslim şekline göre belirlenen fiyatta bu eklemelerin yapılamayacağı, Bununla birlikte teslim şekli her ne olursa olsun kararlaştırılmış bir kıstas bulunmadığından, davacı yanın eşyanın ihracatı aşamasında ... Line Gümrük Müşavirliği firmasının, ihracat hazırlık aşamasında yapılan harcamalara ilişkin kesmiş olduğu 3.685,00 TL tutarı da talep edebileceği (faturadaki KDV mahsuba tabi olduğundan hesaba katılmamıştır) netice olarak davacı yanın, 757.335+3655,00= 155.020,00 TL talep edebileceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz etmiş ve taşımaya ilişkin eksper raporunda taşınan ürünlerin %29.5 İnin zayi olduğunun belirtildiği ancak bilirkişilerce bu durumun değerlendirilmediğinin belirtmiştir. Mahkemece davalı vekiline ilgili hususu belirten eksper raporunu sunması için süre verilmiştir. Sunulan eksper raporu mahkemece incelendiğinde; taşınan ürünlerin eksper tarafından denetim sonuçlarına göre; ürünün %29,5'i çürüme nedeniyle zayi olmuşken, %69,5'i diğer kusurlar nedeniyle zayi olmuştur.Dolayısıyla eksper raporu göstermektedir ki, ürünlerin tamamı farklı sebeplere dayalı olarak zayii olmuştur. Bu nedenle alınan bilirkişi heyet raporunun usule ve esasa uygun olduğu, denetime açık olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının davasının bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçelerle;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 155.020,00 TL yönünden İPTALİNE. Takibin bu tutar üzerinden DEVAMINA. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,<br>3-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından REDDİNE,<br> karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ve hatalı hukuki değerlendirmelerle karar verildiğini, alıcı firmanın eksperi olan Schimdt ve Olofson Şirketi tarafından teslim sırasında yapılan ekspertiz sonucunda düzenlenen raporda \"Sıcaklık ihlali malların kalitesini etkilememiştir, kalite düşmesinin ana sebepleri sevkiyat öncesi faktörlerdir.\" şeklinde beyanda bulunulmasına karşın bu hususun gözetilmemesinin isabetsiz olduğunu, öte yandan dosya kapsamıyla tam zayinin gerçekleştiğinin ispat edilemediğini, müvekkilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddinde isabet bulunmadığını, alıcı firma tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükümleri uyarınca davanın yazılı yargılama hükümlerine tabi olmasına, HMK'nun 141. maddesi uyarınca davacının dayanmış olduğu vakıaları serbestçe değiştirmesine hukuken engel bulunmamasına, icra dosyasında yer alan takip talebinde takibe konu alacağın dayanağına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı gibi bu konuda herhangi bir belgenin de ibraz edilmemesine, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu hususunun ihtilafsız olmasına, dosya kapsamına ibraz edilen belgeler uyarınca dava konusu taşınan malların tam zayi olduğunun anlaşılmasına, zayi hususunun taşıma sırasında malların gerekli sıcaklık koşulunda taşınmamasına bağlı olduğunun mevcut delillerle ortaya konulmasına, her ne kadar davalı vekilince yargılama sırasında alıcı firma eksperi tarafından tutulduğu belirtilerek dosyaya sunulan belge uyarınca zayinin taşıma sırasındaki sıcaklık değişimlerinden değil bu aşama öncesinde gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de taşıyıcı olan davalının taşınmak üzere kendisine teslim edilen malların vasıf ve niteliğini kontrol etmek ve bu doğrultuda gönderene gerekli ihtarları yapma yükümlülüğünün bulunmasına, dosya kapsamında taşıma öncesinde dava ve takibe konu malların hasarına yönelik olarak davalı yanca davacıya herhangi bir ihtarda bulunulduğu ispat edilememekle bu haliyle taşınan eşyanın davalıya hasarsız ve sağlam şekilde teslim edildiğinin karine sayılmasına, bu husus gözetildiğinde her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan ve davalı yanca sunulan belgelere itibar edilemeyecek olmasına, öte yandan mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan açıklamaların somut olaya uygun, taraf ve yargı denetimine açık ve uyuşmazlığı çözer nitelikte olduğunun anlaşılmasına, zayi olan malların kg miktarı gözetildiğinde her halükarda sınırlı sorumluluk uyarınca ödenecek meblağın mahkemece hükmedilen fatura bedelinin ve diğer bedellerin toplamının üzerinde kaldığının sabit olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.01.2022 tarih ve Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurularının HMK’nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin alınan harcın mahsubuyla bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, yine istinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin alınan harcın mahsubuyla bakiye 7.942,05-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesine ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Oktay KAHYAOĞLU<br>Başkan<br>38062<br> e-imzalıdır.<br>Ali Rıza BAYIR<br>Üye<br>42581<br> e-imzalıdır.<br>Yusuf EREN<br>Üye<br>125999<br> e-imzalıdır.<br>Evren ATEŞ<br>Katip<br>121562<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1848dcc87da7a941","SID":"9bc825abed35c4f4"}}