{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/03/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 29/05/2023 tarihinde müvekkilin maliki olduğu ... Plakalı araç ile ... plakalı araç arasında dikkatsiz ve tedbirsiz şekliyle  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  kaza sonucunda müvekkilin aracında ciddi anlamda maddi hasar oluştuğunu, serviste işçilikler dahil toplamda 151.789,99 TL masraf yaptığını, karşı tarafın aracının davalı ...  Sigorta A.Ş. ile sigortalandığını, ilgili davalı şirkete davalı sigorta şirketine değer kaybı ve hasar bedeli için başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL değer kaybının ve 151.789,99 TL tamir masrafının kaza tarihinden itibaren yasal faizi beraber tahsili ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, sigortalısı bulunduğu kazaya karışan ... plakalı aracın 04/04/2023 - 04/04/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS poliçesi ile  araç başına 120.000.00 TL ile sigortalandığını, müvekkil şirkete sigortalı araç, çalınan bir araç olduğundan davaya konu taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını, meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti gerektiğini, şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekine göre yapılması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi KDV'den sorumlu tutulamayacağını, aracın tamiri ekonomik değil ise pert total işlem uygulanması gerektiğini ve davacının aracındaki daha önceki hasar durumlarının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 27/12/2024 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle: 151.789,99 TL tamir masrafının kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 10.000,00 TL değer kaybı taleplerini 10.000,00 TL arttırarak 20.000,00 TL yükselttiklerini, 10.000,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, 10.000,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini harçlandırmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosya kapsamında toplanan tüm deliller, bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle \"1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE, 82.333,71,00-TL hasar bedeli ve 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 07/08/2023 tarihinden, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının ıslah tarihi olan 26/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, dosya eklenen ifade tutanakları ile sigortalımızın müvekkil şirkete iletmiş olduğu beyanından görüleceği üzere kaza anında sigortalı aracın çalınmış araç olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığına yönelik inceleme yapılmadığını, detaylı inceleme yapıldığında araçtaki hasar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığının görüleceğini, 29/05/2023 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı araç ile müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç arasındaki maddi hasarlı kaza incelendiğinde araçların çarpışma noktaları ve savrulma yönlerinin uyumsuzluk söz konusu olduğunu, ... plakalı aracın ön lastiklerinde yüksek bir zemine çarparak çıkmadan kaynaklı bir hasar bulunmadığını, ... plakalı aracın yan kısımlarındaki hasar da 29/05/2023 tarihli kazada oluşabilecek bir hasar olmadığını, detaylı inceleme yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil sigorta şirketi KDV’den sorumlu tutulamayacağını, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davaya konu talepler poliçe teminatında olmadığından dolayı müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, bu nedenlerle haklı itirazın kabulü ile Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada vermiş olduğu 05/03/2025 tarih ve ... Karar kararının kaldırılmasını, tehiri icra taleplerinin kabulünü istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosyanın incelenmesinde, 29/05/2023 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı otomobili ile gündüz vakti seyir halinde iken aracının sol ön kısımları ve sağ yan kısımları ile ışıklı <br>kavşakta ön ilerisinde kırmızı ışıkta sol şerit üzerinde bekleyen sürücü ... idaresindeki ... <br>plakalı araç ile orta şerit üzerinde bekleyen dava dışı sürücü ... idaresindeki ... <br>plakalı araçlara hızını kavşağa yaklaşırken ayarlayamayıp kaygan zeminde aracını kaydırarak iki şeridi aynı <br>anda kullanıp çarptığı, çarpmanın etkisi ile davacıya ait ... plakalı aracın soluna doğru savrularak refüje çıktığı ve daha sonra da sol ön kısımları ile trafik lambası direğine çarpıp durması sonucu dava konusu Maddi Hasarlı <br>trafik kazasının gerçekleştiği anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf, kaza nedeni ile aracında oluşan değer kaybı ve hasar bedelini Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinden talep etmekte, davalı sigorta şirketi ise sigortalısı olan dava dışı ...'a ait ... plaka sayılı aracın kaza anında çalıntı olduğundan bahisle davacının talebi teminat dışı olduğundan davanın reddini talep etmektedir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; ayrıca zarar görenin, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince trafik kazalarında motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı da dava açabileceği belirtilmiştir.<br>Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.  <br>Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). <br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere,  rizikonun teminat dışı olduğu hususunda ispat yükü sigortacıda olup, davalı sigorta şirketinin iddiasını dayandırdığı aracın çalındığı ve çalan kişi tarafından kazaya neden olunduğu, dolayısı ile davacının talebinin Genel şartlar gereği teminat dışı olduğu yönündeki iddiasını ispat için dosyaya aracın çalındığı yönünde delil sunmadığı, kaldı ki araç malikinin hırsızlık olayına ilişkin suç duyurusunda bulunduğuna dair dosyada bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla davalının aracın kaza tarihinden önce çalınmış olduğunu ispat edemediğine; yerel mahkemece davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar kayıtları dosyaya celbedilerek tanzim edilen ve hükme esas alınan  bilirkişi raporunda hata bulunmamasına ve özellikle değer kaybına ilişkin olarak hükme esas  alınan bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen şekilde hazırlanmış olmasına; Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamı ile 2918 sayılı KTK'nin 14.04.2016 tarihli 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen 90. maddesinin 1. cümlesinde yer alan \"...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan \"...ve genel şartlarda...\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, dava konusu değer kaybı zararının hesaplanmasında 2918 sayılı Kanun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanması gerekmekte olup, değer kaybı hesabında sigorta Genel Şartlarına göre hesap yapılamayacağına;  motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlı olup gerçek zararın, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsadığı, işletenler ile sigorta şirketlerinin tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmalarına ve (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerektiğine; davacı davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaparak temerrüt şartını sağladığından mahkemece 2918 Sayılı KTK 99. Maddesi gereği başvurudan itibaren 8 iş günü hesaplanarak faiz başlangıç tarihinin bulunmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 6.990,42 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.747,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.242,82 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/06/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0257e0631fb7386f","SID":"0fedf995afb71224"}}