{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/878 Esas<br>KARAR NO: 2025/995 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/326 Esas- 2025/19 Karar<br>TARİH: 13/01/2025<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/05/2024-30/05/2024 tarihleri arasında iş yerinde tadilat yaptığını, tadilatın bittiği günün ertesinde, 31.05.2024 tarihinde, şirkete ait 24/09/2019 tarihinden bugüne kadar tutulmuş \"Genel Kurul(Ortaklar) Toplantı ve Müzakere/Karar Defteri\"nin kayıp/çalıntı olduğunun fark edildiğini, 24/09/2019 tarihinden 27/05/2024 tarihine kadar tutulan \"Genel Kurul(Ortaklar) Toplantı ve Müzakere/Karar Defteri\"nin moloz yığınları arasında atıldığı/kaybolduğu veya tespit edilemeyen bir kişi tarafından alınmış olabileceğinin düşünüldüğünü, kaybolarak çalınarak zayi olan \"Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri\"nin, üçüncü şahısların eline geçmesi halinde, defterin niteliği de dikkate alındığında müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan mağduriyetler yaşanma ihtimalini doğuracağını beyanla davacı müvekkili şirkete ait 24.09.2019 tarihinden 27.05.2024 tarihine kadar tutulan \"Genel Kurul(Ortaklar) Toplantı ve Müzakere/Karar Defteri\"nin kaybolarak/çalınarak zayi olması sebebi ile defterin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 13/01/2025 Tarihli, 2024/326 Esas ve 2025/19 Karar sayılı kararında; \"Dava, şirket ticari defterleri hakkında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.  .... Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde, bu defterlerin ikincil örneklerinin Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da gerekle izinlere sahip kuruluş bünyesinde saklanması zorunludur. Elektronik Genel Defter Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 7. maddesinde “e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “...” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda e-defterlerin ve beratların zayi olduğunun kabul edilebilmesi için, bunların ikincil örneklerinin de temin edilememiş olması gerekmektedir. Yasal mevzuatta belirtildiği şekilde ikincil örneklerin usulüne göre saklanmaması halinde ise, tacirin basiretli bir şekilde davrandığı, gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, saklama yükümlülüğünü yerine getirdiği ve gerekli tedbirleri aldığı söylenemez. Talep eden, iş yerinde yapılan tadilat sırasında şirkete ait genel kurul toplantı ve karar defterinin zayi olduğunu iddia etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile mahkememizce yapılan araştırma neticesinde, zayi olduğu iddia edilen ticari defter dışında başka bir malın zayi olmadığı, defterin ne şekilde zayi olduğunun net olmadığı ve hırsızlığa ilişkin herhangi bir şikâyetin bulunmadığı anlaşılmıştır. Şirketin diğer ticari defterlerinin durumuna ilişkin sunulan beyan dilekçesinde, başka bir ticari defterin ve malvarlığının zayi olmadığı talep eden tarafından bildirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere ticari defterler için zayi belgesi verilebilmesinin koşulu, defterin afet veya hırsızlık gibi talep edenin elinde olmayan bir sebeple zayi olmuş olmasıdır. Ancak somut olayda talep eden şirkete ait ticari defterlerin ve muhasebe kayıtlarının farklı bir yerde tutulup korunmasına rağmen talep konusu genel kurul toplantı ve karar defterinin tadilat yapılacak iş yerinde tutulması ve korunmaması basiretli bir tutum değildir. İddia edilen olayların incelenmesinde kanun maddesinde belirtilen afet veya hırsızlık gibi elde olmayan bir olayın yaşanmadığı, talep eden şirket yöneticilerinin ticari defterlerin saklanması ve korunması görevini gerekli dikkat ve özenle yerine getirmediği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile Davanın REDDİNE karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkeme kararında ifade edildiği gibi şirkete ait ticari defterler ve muhasebe kayıtları ile iptali istenen Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri'nin farklı yerlerde tutulmadığını, diğer ticari defter ve belgelerin de,  iptali istenen defter ile aynı yerde, yani tadilatın gerçekleştirildiği iş yerinde tutulduğunu, ticari defter ve belgelerin tutulduğu yere ekteki fotoğraflarda yer verdiklerini, ticari defter ve belgelerin iş yerinde, müdüriyet bölümü olmadığından bu bölümde tutulduğunu, nitekim normal şartlarda muhasebecide duran defterlerin, muhasebeci ile müvekkili şirketin iş akdi bittikten sonra, muhasebici tarafından şirkete getirildiğinde geçici olarak şirkette tutulmak zorunda kalındığını, müvekkilinin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgeleri korumak için basiretli davrandığını, gerekli özeni gösterdiğini, nitekim yıllardır aynı şekilde muhafaza edilen ve hiçbir belgede, defterde zayi yaşamayan müvekkili şirketin, tadilat nedeniyle bir  defteri bulamamış olması halinde, basiretli tacir gibi hareket etmemiş olduğu kanaatini bildirmenin hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, zayi belgesi talep edilen defterin, ekstra bir durum olan tadilat sırasında kaybolmuş olabileceği gibi çalınmış da olabileceğini, bu hususun dava dilekçesinde de belirtildiğini, defterin çalındığı düşünüldüğünde dahi, hiçbir delil olmadan sırf savcılık makamını meşgul edecek bir şikayeti yapmalarının zorunlu kılınmasının da açıkça hukuka aykırı olduğunu; Dava dilekçesinde de belirtmiş oldukları üzere, davaya konu \"Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri\"nin iş yerinde yapılan tadilatta, işçiler tarafından farkedilmeden atılmış olabileceği kanaatinde olduklarını, zira müvekkili şirket tarafından defterin bulunması amacıyla gerekli tüm araştırmaların yapıldığını ve tadilatı yapan firmaya da bu hususta bir bilgileri olup olmadığının haricen sorulduğunu, nitekim tadilat yapan firma tarafından mahkeme dosyasına sunulan dilekçe de belirtildiği üzere kendilerine, bilgilerinin olmadığı ancak farkedilmeden moloz yığınları arasında atılmış olabileceğinin bildirildiğini, bu kapsamda kendileri tarafından ilgili defter hakkında zayi belgesi verilmesi talep edilirken bu hususun beyan edildiğini, müvekkilinin gerekli tüm tedbirleri almasına ve gerekli tüm özeni göstermiş olmasına rağmen meydana gelen olay nedeniyle basiretli tacir gibi davranmamış olduğunu belirtmenin açıkça hukuka aykırı olduğunu; Kendileri tarafından, zayi belgesinin sadece bu gerekçe ile talep edilmediğini, diğer bir gerekçenin ise defterin çalınmış olabileceği olduğunu, ilgili defter kayıp değilse çalındığını ancak defterin kim tarafından, ne zaman ve ne yöntemle çalındığı kendileri tarafından bilinmediğinden ve savcılık makamının faili tespit etmesine katkı sağlayacak somut bir delil bulunamadığından savcılık şikayetinin yapılmadığını, Yerel Mahkeme'nin kararının gerekçesinden hırsızlık ile ilgili savcılık şikayetinin varlığı halinde, zayi belgesi verileceğinin anlaşıldığını ancak failin tespitinin mümkün olmadığı bir olay için şikayette bulunmanın yargının yükünü arttırmaktan başka hiçbir sonuç doğurmayacağını, bu kapsamda maddi gerçeğin tespitinin mümkün olmadığı bir olayda, zayi belgesi alabilmek adına, soruşturma makamının ve yargının yükünü attırmalarını beklemenin hakkaniyete, mesleğinin gerekliliklerine ve hukuka aykırı olduğunu; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın, müvekkili şirketin tüm faaliyetlerinin durmasına, genel kurul toplantısı yapamamasına ve şirket ile ilgili hiçbir karar alınamamasına neden olduğunu, yani şirketin \"Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri\"nin olmamasının ticari hayattan silinmesi demek olduğunu, müvekkilinin elinde olmayan ekstra durumlar nedeniyle kayıp/çalıntı olan defterin muhafazası için basiretli tacir gibi davrandığını, bu kapsamda istinafa konu davanın çok önemli sonuçları olan ve her ayrıntısının titizlikle değerlendirilmesi gereken bir dava olduğunu beyanla davanın kabulü ile Yerel mahkemenin 13.01.2025 tarihli \"Davanın Reddi\" kararının kaldırılara davanın kabülüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün (01/07/2022 Tarihli 7417 sayılı Kanun ile değişik) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Somut olayda; davacı şirket genel kurul toplantı ve müzakere defterinin iş yerinde yapılan tadilat sırasında kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere, dava konusu defter TTK'nın 82/7 maddesinde öngörülen sebeplerden biri sonucunda zayi olmadığı gibi, davacının, iş yerinde tadilat yapılacağını bildiği halde saklanması gereken defteri başka bir yere nakletmek, bunun mümkün olmaması halinde ise tadilatı yapan kişileri iş yerinde bulunan deftere zarar verilmemesi konusunda uyarmak gibi basit önlemleri dahi almadığı, dava konusu defterin korunması noktasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69c7a52641d9a5b0","SID":"dd629c07df740fbc"}}