{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ       <br>Esas-Karar No: 2021/2153 - 2023/1410<br>T.C.<br>TRABZON <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2021/2153 <br>KARAR NO\t: 2023/1410<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: OKTAY KAHYAOĞLU  (38062)<br>ÜYE\t\t: ALİ RIZA BAYIR            (42581)<br>ÜYE\t\t: YUSUF EREN                (125999)<br>KATİP\t\t: EVREN  ATEŞ               (121562)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2021<br>NUMARASI\t\t: <br>DAVACI (BİRLEŞEN<br>DOSYA DAVACISI)\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>BİRLEŞEN <br>DOSYA DAVALISI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>BİRLEŞEN DOSYA\t:  Karar sayılı dava dosyası<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/09/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA:<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; davalının Barato Svili Caddesi, No:123 Batum/Gürcistan adresinde faaliyet gösteren sermayesi 500 Lari olan ... Güven Batumi Ltd. Şirketinin % 10 hissesine sahip ortağıyken şirketteki hissesinin tamamını 1.000.000 USD karşılığında davacıya sattığını, sözleşmeye istinaden 900.000 USD'nin 30 eşit taksitle, 70.000 USD'nin de 4 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının ödemeye mahsuben 15.01.2013-15.09.2015 tarihleri arasına vadeli sıralı bonolar verildiğini, söz konusu hisse devrinin dava dışı ... ile Batum'da yapılacak olan Pirincess Hotel ve Casino inşaatı için düzenlenmiş bulunan 28.11.2011 tarihli eser sözleşmesinin tamamının uygulanması şartına bağlandığını, aksi halde verilen bonoların tahsile verilmeyeceği, işin herhangi bir aşamasında durdurulması halinde sözleşmenin yeniden değerlendirileceği, o tarihe kadar yatırımcıdan alınan paranın % 10'unun davacıya ödeneceği, bu sözleşme uyarınca verilen bonoların ciro edilmeyeceği hususunun kararlaştırıldığını, hisse devri sözleşmesine ilişkin şartın gerçekleşmediğini, zira casino ve hotel inşaatının tamamlanamadığını, bu doğrultuda işin tasfiyesine ilişkin olarak fesihname ve ibraname başlıklı 21.11.2015 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bu fesihnameye istinaden ...'ın yetkilisi olduğu Aktif Batumi Ltd. Şirketinden davacının 2.500.000 USD tutarında alacaklı olduğunun kabul edildiğini, davacıya yapılan 800.000 USD ödeme haricinde geri kalan meblağın tahsili için Trabzon İcra Müdürlüğünün 2016/26709 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, bu haliyle hisse devir sözleşmesini geçerli kılacak şartın gerçekleşmediğini, müvekkilinin daha öncesinde 15.04.2014 tarihine kadar sıralı 17 adet 30.000 USD bedelli bonoların bedelini ödediğini, dava tarihi itibariyle yapılan ödemelerin 1.514,700 TL'ye tekabül ettiğini, dava dışı şirketten tahsil edilen miktar gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirlenen % 10 miktara tekabül eden 237.600,00 TL'nin de üzerinde ödeme yapıldığını, bu haliyle müvekkilinin hisse devri uyarınca herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davalıya fazla ödeme yapıldığını, tarafların sözleşme uyarınca şart olarak belirtilen işin tamamının ifa edilememesi nedeniyle bir araya gelip devir bedelini yeniden belirlemeleri gerektiği halde davalının buna yanaşmadığını, elinde bulunan boş senetlerin bir kısmının dava dışı kişilere ciro edilip verildiğini, bu senetler nedeniyle de takipler başladığını, öte yandan davalının elinde bulundurduğu diğer senetler nedeniyle de müvekkilinin risk altında olduğunu ileri sürerek sözleşme uyarınca davalıya verilen 15.05-06-07-08-09-10-11.2014 tarihli 30.000 USD tutarlı, 15.01-02-03-04-05-06-07-08.2015 tarihli 30.000 USD tutarlı bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; davalının Barato Svili Caddesi, No:123 Batum/Gürcistan adresinde faaliyet gösteren sermayesi 500 Lari olan ... Güven Batumi Ltd. Şirketinin % 10 hissesine sahip ortağıyken şirketteki hissesinin tamamını 1.000.000 USD karşılığında davacıya sattığını, sözleşmeye istinaden 900.000 USD'nin 30 eşit taksitle, 70.000 USD'nin de 4 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının ödemeye mahsuben 15.01.2013-15.09.2015 tarihleri arasına vadeli sıralı bonolar verildiğini, söz konusu hisse devrinin dava dışı ... ile Batum'da yapılacak olan Pirincess Hotel ve Casino inşaatı için düzenlenmiş bulunan 28.11.2011 tarihli eser sözleşmesinin tamamının uygulanması şartına bağlandığını, aksi halde verilen bonoların tahsile verilmeyeceği, işin herhangi bir aşamasında durdurulması halinde sözleşmenin yeniden değerlendirileceği, o tarihe kadar yatırımcıdan alınan paranın % 10'unun davacıya ödeneceği, bu sözleşme uyarınca verilen bonoların ciro edilmeyeceği hususunun kararlaştırıldığını, hisse devri sözleşmesine ilişkin şartın gerçekleşmediğini, zira casino ve hotel inşaatının tamamlanamadığını, bu doğrultuda işin tasfiyesine ilişkin olarak fesihname ve ibraname başlıklı 21.11.2015 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bu fesihnameye istinaden ...'ın yetkilisi olduğu Aktif Batumi Ltd. Şirketinden davacının 2.500.000 USD tutarında alacaklı olduğunun kabul edildiğini, davacıya yapılan 800.000 USD ödeme haricinde geri kalan meblağın tahsili için Trabzon İcra Müdürlüğünün 2016/26709 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, bu haliyle hisse devir sözleşmesini geçerli kılacak şartın gerçekleşmediğini, müvekkilinin daha öncesinde 15.04.2014 tarihine kadar sıralı 17 adet 30.000 USD bedelli bonoların bedelini ödediğini, dava tarihi itibariyle yapılan ödemelerin 1.514,700 TL'ye tekabül ettiğini, dava dışı şirketten tahsil edilen miktar gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirlenen % 10 miktara tekabül eden 237.600,00 TL'nin de üzerinde ödeme yapıldığını, bu haliyle müvekkilinin hisse devri uyarınca herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davalıya fazla ödeme yapıldığını, tarafların sözleşme uyarınca şart olarak belirtilen işin tamamının ifa edilememesi nedeniyle bir araya gelip devir bedelini yeniden belirlemeleri gerektiği halde davalının buna yanaşmadığını, elinde bulunan ve sözleşme uyarınca verilen bonolardan bir kısmını sözleşmenin tanığı olan kötü niyetli davalıya verdiğini, davalının da bonoları Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/8557 ve 2017/12760 Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibine koyduğunu (tıpki mahkemenin 2015/222 Esas sayılı dosyasında davalı Hikmet Onur'a verilen bonolar gibi), müvekkilinin bu bonolar nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürerek icra takibine konu edilen 15.01.2013 tanzim ve 15.05-06-07-08-09.2014 ödeme tarihli 30.000 USD tutarlı bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve kötü niyetli dava açtığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşme uyarınca hisselerin devredildiğini, kaldı ki aksinin kabulü halinde dahi sözleşme uyarınca davalının toplam borcunun 1.190.000,00 TL olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Yusuf Ziya Yılmaz vekili birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin tanığı olduğu doğru olmakla birlikte takip konusu bonoların davacının bilgisi ve rızası doğrultusunda dava dışı ...'dan alacaklı olan müvekkiline devredildiğini, davacının sözleşmedeki şartın gerçekleşmediğine ilişkin iddiaların yersiz olduğunu, sözleşme uyarınca hisselerin devredildiğini, ... ile yapılan sözleşmenin tamamen uygulanması ve taraflar arasında ihtilaf çıkmasına bağlı olarak sözleşmeye yazılan şartların hükümsüz olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu şartı gerekçe gösterip dava açtığını, kaldı ki davacının şart olduğunu ileri sürdüğü sözleşme uyarınca yaklaşık 9.400.000 USD tahsil ettiğini, davacının iddiaları uyarınca bunun % 10'u olan 940.000 USD ile sözleşme uyarınca Türkiye'de yapılan ödemeye binaen 250.000 USD ilave edildiğinde davacının borcunun 1.190.000 USD'ye tekabül ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;<br>Davacı ile asıl dosya davalısı tarafından, Gürcistan'da, %90 hissesi davacıya kalan %10 hissesi ise asıl dosya davalısına ait olmak üzere  ... GÜVEN BATUMİ LTD isimli ticari şirketin kurulduğu, sonrasında davacı ile asıl dosya davalısı tarafından, asıl dosya davalısına ait %10 hissenin 1.000.000,00 USD karşılığında davacıya satışı hususunda anlaşılmış ve bila tarihli, \"Sözleme\" başlıklı, tek sayfadan oluşan adi yazılı sözleşmenin düzenlendiği, taraflar arasında yapılan bu hisse devrine ilişkin adi yazılı sözleşmede, hisse devri konusundaki anlaşmanın ... isimli dava dışı kişinin şirketi ile yapılan ve Gürcistan'da bir kumarhane inşasına ilişkin başka bir sözleşmenin tamamının yerine getirilmesi şartının getirildiği, ve bu adi yazılı sözleşmeye birleşen dosya davalısı Yusuf Ziya Yılmaz da şahit sıfatı ile  diğer şahit (Mahkememizin yargılaması ayrı yürütülen 2015/222 esas sayılı dosyasında davalı olan) Hikmet Onur ile birlikte imza attığı, her ne kadar davacı ile asıl dava davacısı arasında yapılan hisse devir anlaşmasında, hisse devrinin gerçekleşmesi ... isimli dava dışı kişinin şirketi ile yapılan ve Gürcistan'da bir kumarhane inşasına ilişkin başka bir sözleşmenin tamamının yerine getirilmesi şartına bağlanmış ve bu şart yerine getirilememiş ise de hisse devrinin noter kanalı ile gerçekleştirildiği ve asıl dosya davalısına ait %10 hissenin resmi olarak davacının uhdesine geçtiği tüm dosya kapsamından sabit olmakla birlikte taraflar arasında da ihtilaf konusu değildir. Zira davacı vekili 26/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, asıl dosya davalı vekili 17/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde asıl dosya davalısına ait %10 hissenin noter kanalı ile davacının uhdesine geçtiğini ve asıl dosya davalısının söz konusu şirket ile bir ilgisinin kalmadığını ayrı ayrı beyan ve kabul etmişlerdir. Bu durumda, davacının hem hisse devri için koyduğu şartın (kumarhane inşasının tamamlanması) gerçekleşmesini beklemeden davalının şirket hisselerini noter kanalı ile resmi yoldan üzerine geçirmesi ve hem de şart gerçekleşmedi diyerek borçtan kurtulmaya çalışması dikkat edilmesi gereken bir husustur.<br>Öncelikle Mahkememizin yargılaması ayrı yürütülen 2015/222 esas sayılı dosyasına değinmek gerekmektedir. Mahkememizin 2015/222 esas sayılı dosyası, asıl davamızın tarafları arasında yapılan hisse devri nedeni ile davacı tarafından asıl dava davalısına verilip sonrasında 2015/222 esas sayılı dosyamız davalısına ciro edilen bonolardan dolayı davacının açtığı menfi tespit davası olup, bu dosya kapsamında verilen karar temyiz edilmiş ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 30/11/2016 tarih ve 2016/3643 Esas - 2016/15332 Karar sayılı ilamı ile; \"Dava dışı ... Güven Batumi Ltd. Şti.'nin bir kısım hisselerinin dava dışı ... tarafından davacıya satışı için sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme uyarınca satış bedeli olarak 34 adet bononun satıcıya teslim edildiğinde ve dava  konusu edilen bononun anılan sözleşme kapsamında verildiğinde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı söz konusu sözleşmeyi şahit sıfatıyla imzalamış olup, bononun hisse devri karşılığı verildiğini bilmektedir. Bu durumda her ne kadar açığa bono düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte davalı bononun düzenlenmesine ilişkin temel akdi bildiğinden meşru hamil kabul edilebilmesi ancak, sözleşmedeki edimlerin taraflarca yerine getirildiği ve halen yürürlükte olması koşuluna bağlıdır. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" gerekçesi ile bozularak gelmiş, davalı vekilinin 30/01/2017 havale tarihli karar düzeltme talebi Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 13/09/2018 tarih 2017/1202 Esas - 2018/4143 karar nolu ilamı reddedilmiştir. Yani Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bu ilamı ile, bir kısmı davamıza da konu edilen ve taraflar arasındaki hisse devir bedeli olarak verilen senetlerin bono vasfında olduğunu ancak; 2015/222 esas sayılı dosyamız davalısının adi yazılı hisse devir sözleşmesinde tanık olarak yer alması nedeni ile bononun düzenlenmesine ilişkin temel akdi bildiğinden meşru hamil kabul edilebilmesinin ancak, sözleşmedeki edimlerin (yani hisse devrinin resmi şekilde noter kanalı ile gerçekleştirilmesinin) taraflarca yerine getirildiği ve halen yürürlükte olması koşuluna bağlı olduğunu belirtmiştir.<br>Asıl ve birleşen davamıza konu edilen bonoların, davacı ile asıl dosya davalısı arasındaki hisse devir sözleşmesinin bedeli olarak verildiği ve taraflar arasında yapılan adi yazılı, hisse devrine ilişkin sözleşmeden sonra noter kanalı ile resmi sözleşme yapılarak asıl dosya davalısının bahsedilen %10 hissesinin davacıya devredildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Yani Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/222 esas sayılı dosyamız kapsamında verdiği ilamında belirtilen edimler (asıl dosya davalısının %10 hissesinin davacıya devri) de gerçekleşmiştir. Bu durum karşısında davacımız asıl dosya davalısına ve (bir kısım bonoları ciro yolu ile alan) birleşen dosya davalısına karşı dava konusu bonolar nedeni ile borçlu olup menfi tespit davalarının ayrı ayrı reddi gerekmektedir. Bir an için aksi düşünülecek olur ise; yani menfi tespit davalarının kabulü gerektiği düşünülecek olur ise, davacımız hem 1.000.000,00 USD değer biçtikleri, asıl dosya davalısının Gürcistan'da kurulmuş olan ... GÜVEN BATUMİ LTD isimli şirketindeki %10 hissesini resmi yoldan üzerine almış, hem de bu hisseler karşılığı girdiği borçtan kurtulmuş olacak ki, bu durum adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olmakla birlikte davacının sebepsiz zenginleşmesine de yol açacak olduğundan hukuk düzenimizce kabulü mümkün değildir.<br>Yapılan açıklama, anlatım ve kabuller doğrultusunda asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm  kurulmuştur.<br>\" şeklindeki gerekçelerle açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı hukuki değerlendirmelere istinaden yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen \"Sözleşme\" başlıklı davacı Hasan Güven ile asıl davanın davalısı ... arasında dava dışı ... Güven Batumi Ltd. Şirketinin % 10 hissesinin (...'ya ait olan kısmı) 1.000.000 USD karşılığında davacıya satımına ilişkin olarak sözleşme imzalandığı, birleşen davanın davası Yusuf Ziya Yılmaz ile dava dışı Hikmet Onur'un bu sözleşmeyi şahit sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmede hisse devrine istinaden 900.000 USD'nin 30 eşit taksitle 70.000 USD'nin 4 eşit şekilde ödeneceğinin kararlaştırılarak buna ilişkin ödeme planının düzenlendiği, bu doğrultuda davacı tarafından 15.01-02-03-04.2013 vadeli 17.500 USD, 15.04-05-06-07-08-09-10-11-12.2013, 15.01-02-03-04-05-06-07-08-09-10-11-12.2014, 15.01-02-03-04-05-06-07-08-09.2015 vadeli bonoların asıl davanın davalısı ...'ya verildiği, bonoların bir kısmına yönelik ödeme yapıldığı sabittir. Taraflar arasındaki sözleşmede aynen \"Ancak söz konusu sözleşme ...'la yapılan sözleşmenin tamamı uygulanırsa yani bir ihtilaf çıkmazsa uygulanacaktır. Aksi durumda verilen senetler tahsile verilmeyecektir. Sözü edilen ihalenin herhangi bir seviyede durdurulması ve işimize son verilmesi halinde durdurulduğu tarihten itibaren sözleşme yeniden değerlendirmeye alınacaktır ve ihtilaf tarihine kadar geçerlidir. İşverenle müteahhit arasında ihtilaf çıktığı takdirde ihtilaf tarihine kadar alınan paranın % 10'u ödenir, verilen çekler geçersiz sayılır. Ayrıca verilen çekler üçüncü kişiye ciro edilemez. Devir edilmesi durumunda söz konusu paranın defaaten ödenir. Söz edilen işin bitimine kadar işverenlerle ... Güven arasında sorumluluğu devam edecektir. Söz konusu inşaat ödemelerinin en az 750.000 USD Türkiye'de ödenmesi durumunda ...'ya 250.000 USD ilave ödeme yapılacaktır.\" şeklinde hükme yer verildiği anlaşılmaktadır. <br>Davacının dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamında davacı Hasan Güven ile asıl davanın davalısı ...'nın dava dışı ...'ın yöneticisi olduğu Aktif Batumi Ltd. Şti.'nin yaptıracağı hotel ve casino inşaatını yapmak üzere Gürcistan'da ... Güven Batumi Ltd. Şti. adı altında şirket kurdukları, bu şirket ile dava dışı Aktif Batumi Ltd. Şirketi arasında inşaat işinin yapılmasına dair eser sözleşmesi imzalandığı, ne var ki inşaat işinin tamamlanamayıp bu sözleşmenin 2015 yılında fesih edildiği, ancak ... Güven Batumi Şirket ortakları olan davacı ve davalı arasında yaşanan olaylar sonrasında davalının şirketteki hissesini davacıya devretmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, devir bedeli olarak 1.000.000 USD ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu doğrultuda davacı tarafından davalı ...'ya asıl ve birleşen davaya konu edilen bonoların verildiği, ne var ki \"Sözleşme\" başlıklı belgede yer alan ve yukarıda izah edilen hükümler doğrultusunda ve devir bedelinin ödenmesine ilişkin olarak şartların gerçekleşmediğinden bahisle bonoların bedelsiz kaldığı iddiasıyla asıl ve birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>İstinaf incelemesi sırasında benzer mahiyette görülen (Aynı sözleşme uyarınca davalı ...'ya verilen ve ... tarafından sözleşmede şahit sıfatıyla imzası bulunan dava dışı Hikmet Onur'a teslim edilen bir kısım senetler uyarınca açılan) Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dava dosyasının sonucu bekletici mesele yapılmış, bu dosyanın Yargıtay'dan dönüşü beklenilmiştir. Nihayetinde bekletici mesele yapılan dosyaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/913 Esas-2023/1151 Karar sayılı ilamı uyarınca bozma kararı verilmiştir. Bozma kararında aynen \"Mahkemece, davacı ile dava dışı ... arasında yapılan hisse devir anlaşmasında, hisse devrinin gerçekleşmesinin ... isimli dava dışı kişinin şirketi ile yapılan sözleşmesinin tamamının yerine getirilmesi şartına bağlandığı, her ne kadar sözleşme tamamen yerine getirilmese de şirketin hisse devrinin davacı adına (... Güven Batumi Ltd. Şti.) gerçekleştiği, bu durumda hisse devri şartının gerçekleşmesi beklenmeden davacının hem şirket hisselerini üzerine almasının hem de borçtan kurtulmaya çalışmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın  reddine karar verilmiştir. Ancak davalının tanık olarak bulunduğu sözleşmede hem şirket hisselerinin devri hem de ...'la yapılan sözleşmenin tamamen uygulanması halinde sözleşmenin uygulanacağı, sözleşme kapsamında verilen senetlerin bedelinin ödeneceği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece şirket hissesinin %10'unun devredilmiş olmasının davanın reddini gerektirdiği incelemesi yerinde olmayıp  eksik inceleme ile karar verilmiştir. Dairemizin ilk bozma ilamında; \"...Davalı söz konusu sözleşmeyi şahit sıfatıyla imzalamış olup, bononun hisse devri karşılığı verildiğini bilmektedir. Bu durumda her ne kadar açığa bono düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte davalı bononun düzenlenmesine ilişkin temel akdi bildiğinden meşru hamil kabul edilebilmesi ancak, sözleşmedeki edimlerin taraflarca yerine getirildiği ve halen yürürlükte olması koşuluna bağlıdır. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" hususu belirtilmiş olup sözleşme kapsamında yer alan ve sözleşmenin uygulanmasının ve dava konusu bonoların ödenmesinin şartı olarak yer alan, \"...söz konusu sözleşme ...'la yapılan sözleşmenin tamamı uygulanırsa yani bir ihtilaf çıkmazsa ve tamamlanırsa uygulanacaktır. Aksi durumda verilen senetler tahsile verilmeyecektir.\" hükmü nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmekte, bu kapsamda Batum Mahkemesi tarafından verilen karar ile davalının ödemeye ilişkin sunduğu belgeler tartışılıp ...'la yapılan sözleşmenin tamamen uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" denilmiştir. <br>HMK'nun 166/1. maddesinde \"Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Yukarıda yapılan izahatlardan anlaşıldığı üzere gerek istinaf incelemesine konu dava dosyası ile istinaf aşamasında bekletici mesele yapılan ve Yargıtay bozmasına konu Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu hususu sabittir. Zira bütün davaların konusu \"Sözleşme\" başlıklı tarihsiz belge uyarınca ve hisse devri sözleşmesine istinaden verilen senetlerdir. Tüm davalara konu verilen senetler uyarınca davacının borçlu olup olmadığına, varsa borç miktarına ilişkin değerlendirmelerin bir bütün halinde yapılması, açılan davalar uyarınca farklı kararların ortaya çıkmaması açısından zarurettir. <br>O halde ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; istinaf incelemesine konu bu dosyanın Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/311 Esasında (Bozma öncesi) görülen dosya ile birleştirilmesi, yukarıda belirtilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tüm dosyalar yönünden gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Açıklanan bu durum karşısında asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-4-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2016/433 Esas-2021/396 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-4-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın asıl ve birleşen dosyanın davacısına İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Oktay KAHYAOĞLU<br>Başkan<br>38062<br> e-imzalıdır.<br>Ali Rıza BAYIR<br>Üye<br>42581<br> e-imzalıdır.<br>Yusuf EREN<br>Üye<br>125999<br> e-imzalıdır.<br>Evren ATEŞ<br>Katip<br>121562<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e225af77e337abb2","SID":"d2e1f75748517a94"}}