{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/648 <br>KARAR NO\t: 2025/851<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...       ... <br>ÜYE\t\t: ...   ...<br>ÜYE \t\t: ...   ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/215 E.  -  2022/207 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/09/2022 tarih ve 2021/215 E. - 2022/207 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin işverenler, öğrenciler ve üniversiteler arasında ihtiyaç duyulan insan kaynağının teminini, staj ve iş bulmayı, etkinlik, çalışma ve süreçlerin organizasyonunu ve kordinasyonunu sağlayan web tabanlı bir internet yazılımı oluşturduğunu, müvekkili yazılımının Kültür Bakanlığı nezdinde, Türkiye'nin ilk ve tek üniversite-sektör işbirliği temelli staj platformu olarak 15.01.2016 tarihinden beri tescilli  olduğunu, müvekkilinin \"...\" isimleri ile her biri birbirleriyle bağlantılı olarak dört proje kapsamında faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu kapsamda öğrencilerin kendi yeteneklerini geliştirebilecekleri özel kurslara rahat erişim sağlayabilecekleri bir duyuru ve etkinlik sayfası tasarladığını, bu hizmeti de \"www... com.tr\" web sitesi altında sunduğunu, müvekkilinin bu markası ile diğer markalarını 2016 yılından beri ulusal çapta, resmi ve özel kuruluşlar nezdinde tanıttığını ve kullandığını, davalı tarafın ise müvekkilinin faaliyetlerini ve markasını kötü niyetli biçimde taklit ederek yürüttüğü faaliyetlerinde kullandığını ve bu markayı kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, bu çerçevede dava konusu 2020/73618 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibas yaratacak biçimde aynı bulunduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtiada kullanılacağını, davalının, müvekkili markasının aynısı olan bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu durumun davalının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-4382 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>        \t\t\t\t\t\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, SMK'nın 6/1 markasının somut olaya uygulanamayacağını, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacının hükümden düşen \"...+şekil\" ibareli  markası arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşsa da kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadığı, ilişkili ve bağlantılı da bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da somut olayda bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>         <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve hatalı bulunduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı Derneğin delil sunmadığının tespit edildiğini, ancak davalı Derneğin, marka işlem dosyası içeriğinde yer alan yetersiz ve ispata elverişli olmayan delillerinin dikkate alındığını, marka işlem dosyası içeriğindeki delillerin, bu davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca yasal süresi içerisinde davalı Dernek tarafından cevap dilekçesi ve delil sunulmadığını, bu nedenle gerek TÜRKPATENT nezdinde gerekse karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan aleyhe değerlendirmelerin soyut ve ispatlanamayan iddiaların kabulünün mümkün bulunmadığını, müvekkiline ait marka için davalı Dernekten önce tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalının müvekkiline ait markanın ayırt edici ve esaslı unsurunu birebir şekilde kopyalayarak kötü niyetli olarak başvuru yaptığını, zira markaların görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzer olduğunu, davalının tescil başvurusunun başından beri tamamen kötü niyetli bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmak amacına yönelik olduğunu, mahkemenin, kötü niyetin ispatlanamadığına yönelik gerekçenin, dosya kapsamı ile örtüşmediğini, dava konusu markalar üzerinden piyasaya arz edilen hizmetler karıştırılmaya mahal verecek kadar benzer ve hatta aynı olduğunu, bu durumda müvekkilinin oluşturduğu marka ile haksız kazanç sağlanmasına, müvekkilinin oluşturduğu markanın tanınmışlığından faydalanılarak aynı hizmetlerin sunulmasına ve markalar arasında iltibasa sebebiyet verildiğini, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/396 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümsüzlük davası yönünden davacı tarafça dayanılan 2020/54571 sayılı markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle, dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, söz konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali görülmediğinden, anılan davacı markasına ilişkin görülen Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/396 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesine de gerek olmadığı, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddia edilmiş ise de dosya kapsamındaki, delillerle bu iddianın ispat edilemediği, bu yönden dosyadaki uyuşmazlığın esasen anılan markanın ilk olarak kim tarafından kullanıldığına ilişkin olduğu, ancak bu kapsamda sunulan delillerin de davalının kötü niyetli olduğunu ispata yeterli görülmediği, mahkemece, marka işlem dosyasındaki delillerin değerlendirilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b6f192780d01eb5","SID":"1d5bb0ccfb18786f"}}