{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br><br>TEMLİK VEREN\t:  ... <br>TEMLİK ALAN-DAVACI\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av. ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar<br>\t\t   (İtirazın İptali)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı aleyhine Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiği, borçlunun yetki itirazı öncesinde takip Marmaris 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığını, hesap özetinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ancak borçlu hesap özetine ve ihtarname içeriğine itiraz etmediğini, davalı borçlunun 21/04/2021 tarihinde gönderilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini,  davadan önce Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, .... Başvuru Büro Dosya numarası, ..... Arabuluculuk dosya numarası ile düzenlenen tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın ekte sunulduğunu, karşı tarafın delillerine karşı delil ikame haklarının saklı olduğunu,  fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile, borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ve alacaklı yararına %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama ve avukatlık ücretlerinin karşı yana yükletilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesine özetle: Dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine karar verilmesinin talep ettiklerini, huzurdaki davanın Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, davalının tüketici konumunda olduğunu, uyuşmazlık 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığını, davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, dolayısıyla ara buluculuğun tüketici arabuluculuğu olması gerektiğini, davanın öncelikle görev yönünden ve dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davalının davacı-alacaklı bankaya 21/04/2021 tarihinde 10.000 TL, 11/08/2021 tarihinde 30.000 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davacı tarafça davalıya gönderilen 22/09/2021 tarihli Örnek No: 7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde asıl alacak miktarının 56.014,52 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafından takip öncesi yapılan ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmediğini, davacının dava dilekçesinde İİK'nın 68/b maddesi uyarınca davalının 21/04/2021 tarihli ihtarname-hesap özeti içeriğine itiraz etmediğinden kesinleştiğini belirttiğini, ancak bahsi geçen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davalının davaya konu icra takip dosyasından gönderilen ödeme emri ile ihtarnameden haberdar olduğunu ve süresi içinde de dosyaya itiraz ettiğini, dolayısıyla muaccel bir borç olmadığını, davalının borca itirazında haklı olduğunu, takip tarihi itibariyle davalının ödediği miktarlar dikkate alındığında ilamsız takipte anaparanın 56.014,52 TL'ye yükselmesinin mümkün olamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere yapılan ödemelerin tamamının faize mahsup edilmesi durumunda bile anapara alacağının bu rakama ulaşamayacağını, bu nedenlerle davacının haksız ve yersiz davasının reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle; \"1- Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2- Davalının Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, 3- Takibin 28.020,69 TL asıl alacak, 13.397,54 TL işlemiş faiz, 229,72 TL vergi, 185,86 TL ihtarname gideri üzerinden Devamına, Fazlaya İlişkin Talebin Reddine, 4- Hükmolunan alacağın %20'si oranında İcra İnkar Tazminatının Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine, 5- Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Ortaca 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı Kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın görevli olan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, yerel mahkemece görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporu hükme esas alındığını, yeniden bilirkişi raporu veya ek rapor temini ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsiz mahkeme tarafından yapılan usul işlemlerinin geçersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların hatalı, eksik ve hukuka aykırı olduğunu, eksik yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, takip talebindeki tutarların esas alınması gerektiğini, Mahkemece görevsiz mahkemede alınan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki gerekçeli kararda bilirkişi raporuna ilişkin yer alan kısımlar ve hüküm fıkrasının da birbiriyle çelişkili olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İlk Derece Mahkemesi kararının yasaya, usule, olaya ve Yargıtayın yerleşik kararlarına aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemeleri olup, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde önceki istinaf talebimizden vazgeçmek ve kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça müvekkilimiz tarafından takip öncesi yapılan ödemeler asıl alacak miktarından düşülmemiş olup, davanın reddine karar verilmesi yerine kısmen kabul kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, anılan ihtarname-hesap özetinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dolayısıyla müvekkilin ihtarname ile temerrüde düştüğü hususunu kabul etmediklerini, davacı tarafça uygulanan faiz oranları ve talep edilen faiz miktarınin fahiş olduğunu, İlk Derece Mahkemesince itiraz uğramış ve görevsiz Mahkeme tarafından aldırılmış olan bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile hatalı olarak hüküm kurulduğunu, istinaf taleplerinden vazgeçmek ve kabul etmek anlamına gelmemek üzere, kabul ve red oranına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken arabuluculuk ücretinin tamamının müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin ve müvekkili lehine talep ettikleri kötüniyet tazminatının reddinin de <br>usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 20/03/2025 tarihli kararının müvekkil lehine kaldırılmasına, istinaf giderleri de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı her iki taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosyanın incelenmesinde; temlik eden davacı taraf Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ile  davalı ... arasında 08.02.2016 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı; daha sonra 27.07.2018, 23.10.2019 ve 19.04.2021 tarihlerinde sırasıyla 50.000 TL, 70.000 TL ve 100.000 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri de imzalandığı, kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi nedeni ile bankanın hesabı kat ederek davalıya borcun 24 saat içinde ödenmesi ihtarını içeren  21/04/2021 tarihli ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin adresin tevziat saatlerinde kapalı olması nedeni ile muhtara 27/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği; davalının 21.04.2021 tarihinde bankanın Ortaca şubesindeki hesabına “ ...  Teslimatı” açıklaması ile 10,000 TL, 12.08.2021 tarihinde ise Genel Müdürlükteki  iban hesabına “... Teslimatı” açıklaması ile 30.000 TL ödediği, borca ilişkin ödemelerin belirlenen tarihlerde ödenmemesi üzerine, banka tarafından davalı aleyhine 23.08.2021 tarihinde Marmaris 2. İcra Dairesinin ... Esas numarası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalının süresindeki yetki itirazı ve bankanın da kabulü ile dosyanın Ortaca İcra Dairesine gönderilerek ... Esasını alarak burada takibe devam edildiği, burada gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı ile takibin durarak yasal süresi içerisinde alacaklı banka tarafından istinaf incelemesine konu itirazın iptali davasının ilk olarak Ortaca'da ikame edildiği, Ortaca 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 02/10/2024 tarihli görevsizlik ilamı ile dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.<br>1- Davaya konu sözleşmenin ''Genel Kredi Sözleşmesi'' adı altında imzalanması ve sözleşme hükümlerinin genel kredi sözleşmesi hükümlerini içermesi göz önüne alındığında, davaya konu sözleşmenin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal  kurumlara  ve  ödünç  para  verme  işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olup, ticari davalarda görevli mahkeme ticaret mahkemesi olduğundan, bu durumda eldeki davada anılan Yasa'nın 5. maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir.<br>2-Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin taksitlerinin vadesinde ödenmemesi nedeni ile bankanın hesabı kat ederek davalıya borcun 24 saat içinde ödenmesi ihtarını içeren  21/04/2021 tarihli ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin adresin tevziat saatlerinde kapalı olması nedeni ile muhtara 27/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği; ihtarnamenin tebliğe çıkarıldığı adresin borçlunun sözleşmede belirttiği adres olduğu gibi, borçlunun icra dosyasını sunduğu itiraz dilekçesinde de aynı adresi bildirdiği, bu durumda tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin ihtarnameye ilişkin tebligatın davalı borçluya tebliğ edilmediği ve temerrüdün oluşmadığı yönündeki istinaf başvurusu da yerinde değildir.<br>3-Dava konusu ve dava dilekçesi ile itirazın iptali talep edilen takibin Ortaca İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi olmasına rağmen, Mahkemece verilen kararda daha önce icra dosyasında borçlunun süresindeki yetki itirazı nedeni ile Ortaca İcra Müdürlüğüne yetkisizlik kararı ile gönderilen Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. Mahkemece verilen hüküm, infaza elverişli olmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerindedir.<br>4- Dava Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan bilirkişi incelemesi sonucu borcun belirlenmesi alacağın belirlenebilir olma niteliğini kaldırmayacağından hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu husustaki davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.<br>5-Kabule göre de, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen arabuluculuk ücretini davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verildiği; davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kabul ret oranı gözetilmeden tüm arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulması da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerindedir.<br>6-Görevsiz mahkemece alınan bilirkişi raporu hükmü esas alınamayacağı yönündeki istinaf nedenlerine gelince; görevsizlik kararı ile birlikte görevli mahkeme tarafından yeniden görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede başlayan davanın devamı niteliğindedir. Kural olarak görevsiz mahkemede tarafların yaptığı usul işlemleri geçerli olup, görevsiz mahkeme tarafından yapılan usul işlemleri ise kural olarak geçersizdir. Ancak görevli mahkeme görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri bunların tekrarlanması için başkaca bir neden yoksa hükme esas alabilir.  Bununla birlikte, görevli mahkeme yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir.  Özellikle görevsiz ve yetkisiz mahkemedeki bilirkişi raporuna itiraz edilir ve görevli veya yetkili mahkemede bu raporu yetersiz bulursa yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir.  Görevsiz veya  yetkisiz mahkemede yaptırılan bilirkişi incelemesinin görevli veya yetkili mahkemede tekrarlanması için bir sebep yoksa, görevli veya yetkili mahkeme görevsiz ve yetkisiz mahkemedeki bilirkişi raporu ile de yetinilebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ağustos 2017, sayfa 315). <br>Somut olayda, dosyada görevsiz mahkemece alınan bilirkişi raporuna tarafların itirazı bulunmakla, itirazın görevsiz mahkemece değerlendirilerek reddine karar verildiği, görevli mahkemede ise itiraz hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. Rapor incelendiğinde, davalı tarafın itiraz dilekçesinde itiraz olarak ileri sürdüğü hususlar hakkında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporuyla yetinilmeyip, davalının da itirazlarını ve yapılan ödemeleri de değerlendirecek şekilde, taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yeniden bilirkişi raporu veya ek rapor temini ile varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husustaki tarafların istinaf başvurusu yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,  <br>4-Davalı tarafından yatırılan 714,25 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>8-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat varsa, talep halinde iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/06/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fc07bece0888902","SID":"7314d7eddece5948"}}