{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2264 Esas<br>KARAR NO: 2025/986 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2021/544 Esas  2022/699 Karar<br>TARİHİ: 22/09/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı taraftan dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ile madeni yağ kökenli ürünler satın aldığını ve tüm ürünlerin siparişi esnasında görüşülen son ödeme tarihlerinin faturalarda yazılı olduğunu, ilgili faturaların davalının ticari defterlerine işlendiğini ancak bedellerinin belirtilen tarihlerde ödenmediğini, davacı şirketin her siparişin ardından söz konusu ürünlerin bedellerini tahsil etme gayesi ile davalı ile ödeme hususunda iletişime geçmeye çalıştığını, davacının iyi niyeti neticesinde herhangi bir sonuç elde edilemediğini, en sonunda Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile söz konusu fatura bedellerini tahsil gayesi ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında ve gerekçesiz olarak borca itirazda bulunduğunu, takibe İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünde ... E. sayılı icra ilamı ile devam edildiğini beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve davalının kötü niyetli olduğundan takip çıktısının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya borcunun bulunmadığını, icra takibinde alacağa uygulanan faiz oranın geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalı adına düzenlenmiş faturaların bulunduğu,  davalıya tebliğ edildiği ve söz konusu faturalar nedeniyle davalının davacıya borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 22/09/2022 Tarih, 2021/544 Esas ve 2022/699 Karar sayılı kararında; \"Davalı tarafın ticari defterleri 20.05.2022 tarihinde mahkeme kaleminde yapılan incelemede; davalının 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ibraz edilen GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde alındığı, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin Talimat ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan inceleme neticesinde Bilirkişi S. M. Mali Müşavir ...' un 20.01.2022 tarihli raporunda 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde tasdik edildiği, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacının Alacak Talebi Yönünden: Raporun 4.b bölümünde davalı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davacı şirkete 46.348,04 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davacı şirketin de Talimat ile incelenen ticari defter kayıtlarında 46.348,04 TL tutarında davalı taraftan alacaklı gözüktüğü, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, her ne kadar davalı şirketin davacıya karşı borçlarının bulunmadığını iddia etmiş olsa da bu iddiasının ispata muhtaç kaldığı, davacının takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların gerek ticari defter kayıtları ile gerekse vergi dairesine yapılan karşılıklı BA-BS bildirim formları ile ispatlanmış olduğu, davalının davacı tarafa ödeme yapmış olduğunu ispat etmesi gerektiği, ticari defter kayıtlarında ve dosya kapsamında ödeme yapıldığına ilişkin dekont, tahsilat makbuz vs. somut belge bulunmadığından davacının takipte talep etmiş oluğu 46.348,04 TL tutarlı talebinin yerinde olduğu, dosya kapsamından temerrüt şartlarına ilişkin taraflar arasında önceden kararlaştırılmış, sözleşme, ihtarname, herhangi bir vade, faizi oranına ilişkin somut bir belge sunulmadığı, bu nedenle takip öncesi faiz talebine ilişkin hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 S.k 2/2 maddesi kapsamında yıllık % 16,75 faiz talep edebileceğinin değerlendirildiği, gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkemenin münhasır takdiri içinde kaldığını belirten raporunu mahkememize ibraz etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,Talimat mahkemesince aldırılan20.01.2022 tarihli rapor, 23.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı arasında mal alım satımına yönelik ticari ilişki bulunduğu,davacının sattığı mallara karşılık düzenlediği fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığı,davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı,Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde gerek davacının gerekse davalının ticari defterlerinde davacının davalıdan 46.348,04 TL alacaklı olduğunun belirlendiği,dolayısıyla davacının bu miktar yönünden alacak hakkına sahip olduğu,ancak takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla, faiz talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığından, davacının davasının kısmen kabulüne ,alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE  2-İstanbul Anadolu  ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ  ile takibin  46.348,04  TL asıl alacak üzerinden devamına; fazlaya ilişkin kısmın reddine;Asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına;'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılması ve takip öncesi işlemiş faizin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında temerrütün aranmaması gerektiğini, kesin vadenin söz konusu olduğunu, Mahkemece takip öncesinde davalı yanın temerrüde düşürülmediğinden bahisle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş ise de tarafların dava konusu faturalar üzerinden kesin vade hususunda anlaştıklarını, bu hususun basit bir incelemeyle dahi tespit edilebileceğini, TTK m.21/2 ifadesinde faturanın içeriğine 8 iş günü içerisinde itiraz edilmemesinin kabul anlamına geleceğinin belirtildiğini, buna göre davalının fatura içerisinde gösterilen vade tarihini de kabul etmiş sayılacağı; Bu durumda da müvekkilinden mal satın alıp tanzim edilen faturaların KDV'sini dahi indirim konusu yapan davalı yanın, sistemden gönderilen e-faturaları ticari defterlerine kaydetmesi, BA-BS formlarını vermesi, faturaların tebliği hususunda ihtilaf bulunmamakla beraber faturalardaki son ödeme tarihlerine itiraz etmemiş olmasının da tarafların takip öncesi son ödeme tarihlerinde mutabık kaldıklarının en somut göstergesi olduğunu, işlemiş faiz yönünden nazara alınmayan hesaplamaların, 01.06.2021 olan takip tarihine kadar itirazın iptaline karar verilen dayanak faturalarda yer alan kesin vade üzerinden işlemiş faiz miktarının 3.125,38 TL olduğunu, kararın takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/544 Esas, 22.09.2022 Tarihli, 2022/699 Karar sayılı kararının sadece takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak takip öncesi faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hiçbir nam altında davacıya borcunun bulunmadığını, bu nedenle anılan alacak kalemlerinin kabülde olmaması sebebiyle yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve cari hesaba dayalı bir ticari ilişki bulunmamasına karşın mesnedi belirsiz alacak kalemleri çıkarılarak alacaklı olduğu iddiasına itibar edilemeyeceğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi borcun var olduğunu kabul eder/ispatlar mutabakatın da bulunmadığını; Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere fatura tek başına bir akit olmayıp, akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunu, faturaya dayalı bir borcun varlığının herşeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu olmadığını, bu nedenle faturada yazılı bedelin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı sürece teamül haline geldiğinin de düşünülemeyeceğini;Faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden önce borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiğini, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklindeki bir görüşün mantıki ve hukuksal dayanaktan yoksun olacağını; Somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı çekişmeli olduğu için davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerektiğini, ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı için düzenlenen belgenin fatura sayılmayacağını ve bu belgeye itiraz edilmemesinin de TTK m.21/2 fıkrası anlamında bir sonuç doğurmayacağını;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesinde, iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olarak tanımlandığını, aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının belirtildiğini, buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı ile davalı müvekkili arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını; Davacı tarafından gerek sözleşmesel, gerekse de cari ilişki nedeniyle teslim ve/veya ifa edilmiş bir mal/hizmet bulunmadığını ve sonuç itibariyle de bir teslim/ifa edilmeyen ve var olmayan ticari ilişki mesnet gösterilerek talep edilebilecek bir alacağın da söz konusu olmadığını, bununla birlikte davaya dayanak yapılan faturalardaki malların müvekkili firmaya teslim edildiğin de davacı tarafından ispatlanamadığını, huzurdaki davada malın teslim edilmiş olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekmekte olup davacı tarafın bu hususu ispata elverişli hiçbir delil ibraz edemediğini, davacının davasına dayanak yapmış olduğu irsaliyeli faturalarda müvekkili firma yetkililerinin imza, kaşe veya herhangi bir tasdik edici işaretlerinin bulunmadığını; Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, hiç bir suretle alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, itiraza konu alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu belirlendiği takdirde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, İİK.nun 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların varlığının yanında alacağın likit olmasının da gerektiğini, somut olayda alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucu bilirkişi incelemesi ile saptanacağından likit olmadığını, bu nedenle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.09.2022 tarihli ve 2021/544 E. - 2022/699 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan 5 adet mal satımına ilişkin fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını ve takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporlarında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş ve takip konusu edilen faturaların tamamının karşılıklı olarak ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturalar nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve taraflarca faturaların BA-BS formaları ile bağlı oldukları vergi dairelerine bildirildiğinin tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafından faturaların davalıya tebliğine ve fatura konusu malların teslimine dair bir delil sunulmamış ise de, faturaların, davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının, davalı tarafından tebliğ ve fatura konusu malların teslim alındığını gösterdiği, bu noktada davacının alacağını fatura ile değil HMK'nın 222. maddesindeki koşulları sağlayan ticari defterleri ile ispat ettiği, davacının alacağını cari hesap sözleşmesine dayandırmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde devam ettiği, bu itibarla Mahkemece takipte talep edilen asıl alacağın kabulüne ve alacak her iki taraf içinde muayyen ve itiraz haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Öte yandan her ne kadar davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemiş ise de, taraflar arasında karşılıklı olarak ödeme tarihi belirlenmediğinden, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturalarda belirlenen vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi mümkün değildir. Davalı taraf takipten önce ihtarname gönderilmek suretiyle temerrüde düşürülmediğinden, Mahkemece temerrüdün gerçekleşmediği yönündeki gerekçe ile işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuş, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu ise haksız bulunmuştur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.168,49 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 792,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.376,36‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b511e0eb5bd235d4","SID":"0918715c7b8b2ddc"}}