{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/566 - 2025/848<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/566 <br>KARAR NO\t: 2025/848<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/271 E.  -  2022/444 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/271 E. - 2022/444 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2014/91712, 2010/37592, 2011/85657, 2014/83710, 2016/75147 sayılı \"...\", \"...\", \"... ...\", \"...\", \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ... ...\" ibaresini 43.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/149915 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin \"...\" ibaresini 2002 yılından itibaren ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullandığını, bu markanın müvekkili adına tescilli olduğunu ve müvekkili yatırımları sonucunda tanınır hale geldiğini, davaya konu marka başvurusunda, \"...\" ve \"...\" kelimelerinin yer değiştirilmiş hali ile aynen yer aldığını, \"...\" ibaresinin tüketici gözünde müvekkili markaları ile adeta özdeşleştiğini, tescil edilmek istenen marka başvurusunda, müvekkili markasından gerekli ayırt ediciliği sağlayacak bir unsurun bulundurmadığını, \"...\" ibaresinin farklılık yaratmaya yeterli olmadığını, \"geçici konaklama hizmetleri\" için bu tür şubeleşme ve serileşme imkanı yüksek olduğundan, müvekkili markasından yeterli ayırt ediciliği sağlamayan davaya konu başvurunun tescil edilmesi halinde, piyasada yıllardır bulunan müvekkili markasına işaret ederek itibarından yararlanacağını ve karıştırılmaya neden olacağını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-3019 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında  karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarındaki ortak kısmın \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkili başvurusunda yer alan \"...\" ibaresinin, markanın asli unsurunu oluşturduğunu, \"... ...\" ibaresinin ise yardımcı unsur olarak kullanıldığını, markaların bütünsel algılarının birbirinden açık bir şekilde faklı olduğunu, \"...\" ibaresinin, \"...\" anlamına geldiğini, bunun bir otel konsepti olduğunu, son yıllarda otelcilik sektöründe oldukça yaygın hale gelmeye başladığını, davacının tanınmışlık iddiasının kabulünün de mümkün olmadığını, markalar arasında bir benzerlik ya da karıştırılma ihtimali bulunmadığından, davacının tanınmışlık kapsamında ileri sürdüğü itirazların reddinin gerektiğini, davacının kötü niyet iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacı tarafa ait markaların aynı, aynı tür hizmetleri kapsadıkları, \"...\" şeklinde geçici konaklama hizmetlerinde yerleşik bir konseptin ve isim kullanımının mevcut olmadığı, dolayısıyla \"...\" ibaresinin ayırt edici bir kavramı işaret ettiği, her ne kadar dava konusu markanın hakim unsuru \"...\" kelimesi ise de marka içerisinde konumlandırılmış \"... ...\" ibarelerinin, bütün olarak davacı yanın 2014/91712 sayılı markasını oluşturan sözcüklerin kullanımını ihtiva ettiği, davacının sair markalarında da \"...\" ibaresinin esas unsur/unsurlardan biri olarak kullanıldığı, bu halde dava konusu markanın da \"..., ... ...\" gibi davacı markaları varken, davacı yanın yeni bir işletmesinin adı şeklinde algı yaratarak özellikle iktisadi kaynak açısından davacı taraf ile ilişkilendirilebilecek sonuçlar yaratabileceği, davacı yan markasının \"geçici konaklama hizmetleri\" açısından sektörel tanınırlığı ve bilinirliği bulunduğu, bu durumun taraf markaları arasındaki iltibas ihtimalini pekiştireceği gibi dava konusu markanın tescilinin, davacı yanın yıllara sari kullanımlar sonucunda elde ettiği ayırt ediciliği de zayıflatabilecek sonuçlar doğuracağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-3019 sayılı kararının iptaline, 2020/149915 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacı markalarının, genel görünümleri ve bir bütün olarak bıraktıkları intiba itibariyle karıştırılacak şekilde benzer olmadıklarını, başvuru markasında \"...\" ibaresinin, yazı tipi boyutu olarak en büyük ibare olduğunu, itiraza mesnet markaların hiçbirisinde de \"...\" ibaresinin mevcut olmadığını, dava konusu markada vurgulanmak istenen ibarenin de \"...\" ibaresi olduğunu, ayrıca başvuruda, karakteristik şekil unsurunu da içerdiğini, \"... ...\" ibarelerinin ise tali biçimde ve  \"...\" ibaresine göre küçük yazı tipi ile yazıldığını, \"...\" ibaresini içeren davacının itiraz markalarının bütünsel ayırt ediciliğe sahip olduğunu, \"...\" anlamına gelen \"'...\" ibaresinin, bir otel konseptine atıf niteliği taşıdığını, \"...\" ibaresinin ise coğrafi menşe bildirdiğini, turizm açısından maruf yer adı olması nedeniyle, söz konusu ibarenin ticari alanda kullanımının serbest olduğunu, somut olayda markalar benzer olmadığından, SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların da oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.   <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olan kısmın \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkili başvurusunda yer alan \"...\" ibaresinin, markanın asli unsurunu oluşturduğunu, \"... ...\" ibaresinin tali unsur olarak kullanıldığını, markalar arasındaki temel farklılık ve ayırt ediciliğin öncelikle bu durumdan kaynaklandığını, müvekkili başvurusunu oluşturan şekil, imaj vb. tüm unsurlar bir bütün olarak incelendiğinde, davacıya ait markalarla müvekkili başvurusu arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede bir benzerlik olmadığının açıkça görüldüğünü, başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin, yeterli ayırt ediciliği sağladığını, markalarda yer alan \"...\" ibaresinin, Türkçe'de \"...\" anlamına geldiğini ve bir otel konseptini tanımladığını, \"...\" ibaresinin, tek bir şirketin tekelinde bırakılmasının, haksız rekabete yol açacağını ve eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için markalar arasında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varıldığı takdirde ise davacının ileri sürdüğü tanınmışlık iddiası üzerinde gerekli incelemeler yapılırken bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin, ayrıca SMK'nın 6/5 maddesi gereğince haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarının zedelenmesi ya da markanın ayırt edici özelliğinin zedelenmesi ihtimallerinden birinin somut olayda meydana gelip gelmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, somut olayda bu ihtimallerden hiç birinin mevcut olmadığını, kaldı ki bu yönden davacı tarafça dosyaya sunulan bir delilin de bulunmadığını, bu nedenle tamamen soyut anlatımlardan ve varsayımlardan ibaret olan, davacının \"tanınmışlık\" ve \"haksız yarar sağlanabileceği\" hususlarına yönelik tüm iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/149915 sayılı \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\", \"... ...\" ibareli markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurlarını oluşturan ibarelerin dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen \"...\" ibaresinin de yeterli ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olmadığı, en azından taraf markalarının ilişkilendirilmesini ya da davalı başvurusunun, davacı otellerinin şubesi olarak algılanmasını bertaraf etmeyeceği, her ne kadar \"...\" ibaresinin bir otel konsepti adı adı olduğu savunulmuş ise de içinde turizm sektörü bilirkişisi de bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, özellikle ülkemiz tüketicisi ve yine sektördeki kullanım yaygınlığı itibariyle  \".../ müze ...\" kavramının yerleşik bir otel konsepti olduğu kanaatine varılamadığının, bu <br>kavramın tüketici algısında doğrudan ve tereddütsüz olarak otel konseptine yönelik somut <br>algılar yaratır kavramlardan olmadığının, başka bir ifadeyle \"...\" ya da \"müze\" otel ibaresinin aynı yönde bir algıyı tüketicide yaratmadığının açıklandığı, ayrıca bir an için \"...\" ibaresinin 43.2 sınıftaki hizmetler bakımından bir otel konseptini tanımladığı ve ayırt ediciliğinin zayıf olduğu kabul edilse dahi davacının bu ibareye ilgili sınıfta kullanımla ayırt edicilik kazandırdığı, buna göre davalıların anılan savunmasının yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90\"ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d59b6dd6296b12ca","SID":"90e2b160c9bf9d88"}}