{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2334 Esas<br>KARAR NO: 2025/1108 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2022/198 Esas - 2022/1046 Karar<br>TARİHİ: 03/11/2022<br>DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... SAN. LTD. ŞTİ'nin eşit oranda ortakları olduğunu, davalının aynı zamanda şirketi münferiden temsil etmek üzere tek yetkili olduğunu, tarafların karı koca olduklarını, ancak davacı tarafından davalı aleyhine boşanma davası açtıktan sonra şirket işleyişiyle ilgili önemli ihtilaflar çıktığını, davalı tarafın kendi kusurlu hareketleriyle şirketteki çalışma barışını bozduğunu, şirket çalışanlarına ve ortak olarak müvekkiline hakaretler ettiğini, şirkete ait malzemeye zarar verdiğini, bu nedenlerle davalının müdürlük görevinden azline ve yargılama süresince şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacı ile görülmekte olan boşanma davası nedeniyle ihtilaflar yaşandığını, şirketin iş ve işleyişiyle ilgili herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/11/2022 tarih ve 2022/198 Esas - 2022/1046 Karar sayılı kararında; \"Yargılama sırasında davacı tarafın tedbir talebi kabul edilerek mali müşavir ... dava konusu şirkete denetim kayyımı olarak atanmıştır.Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde ortaklarının davacı ile davalı olduğu, davalının şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu, şirketin merkez adresinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu anlaşılmıştır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde özetle; davacı ile davalı arasında mevcut  boşanma davası ile birlikte davalının gerek davacıya, gerekse şirket çalışanlarına yönelik hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiğini, şirketteki çalışma barışını bozduğunu, ortaklar arasında meydana gelen ihtilaf kapsamında davalının şirkete ait eşyalara zarar verdiğini, davalının olumsuz davranışları nedeniyle bir kısım şirket çalışanlarının ihtilaflı olarak şirketten ayrıldıklarını  maddi olaylara dayalı olarak beyan etmişlerdir. Davacı tarafından davalı aleyhine TTK 630/2 maddesi gereğince haklı nedene dayalı olarak şirket yöneticisinin yetkilerinin kaldırılmasını için iş bu davanın açıldığı; mahkememizce bu kapsamda değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış ise de; son oturumda hazır bulunan davalı vekilleri tanık dinletmeyeceklerini, toplanan delillere göre karar verilmesini beyan etmiş olmaları nedeniyle davalı tarafın tanıkları dinlenmemiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava konusu şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketi temsile tek yetkili müdürü olduğu, diğer ortak olan davacı ile aralarında görülmekte olan boşanma davasından sonra davalının, gerek davacıya, gerekse şirket çalışanlarına yönelik hakaret ve tehdit içerir eylem ve işlemlerde bulunduğu, davalının kusurlu davranışları nedeniyle şirketteki çalışma barışının bozulduğu, davalı tarafın şirket yöneticisi olarak görevini sürdürmesinin  gerek şirket gerekse şirket ortaklarına zarar vereceği, bu bağlamda kusurlu davranışlarıyla yönetim görevini kötüye kullanan davalının TTK 630/2 maddesi gereğince müdürlük görevine son vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ'ni münferiden temsil eden davalı ...'ın iş bu temsil yetkisinin KALDIRILMASINA, 2-Mahkememizce daha önce denetim kayyımı olarak görevlendirilen ...'nin görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda; davalının, dava konusu şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketi temsile tek yetkili müdürü olduğu, diğer ortak olan davacı ile aralarında görülmekte olan boşanma davasından sonra davalının, gerek davacıya, gerekse şirket çalışanlarına yönelik hakaret ve tehdit içerir eylem ve işlemlerde bulunduğu, davalının kusurlu davranışları nedeniyle şirketteki çalışma barışının bozulduğu, davalı tarafın şirket yöneticisi olarak görevini sürdürmesinin gerek şirket gerekse şirket ortaklarına zarar vereceği, bu bağlamda kusurlu davranışlarıyla yönetim görevini kötüye kullanan davalının TTK 630/2 maddesi gereğince müdürlük görevine son vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak hüküm bölümünde tümden \"davanın kabulüne\" gidilmesinin hatalı olduğunu, Davacı tarafın müvekkilin eşi olduğunu, halihazırda Büyükçekmece 5. Aile Mahkemesinde 2021/1236 Esas sayılı dosyada açılmış olan boşanma davasının devam ettiğini, aynı zamanda Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesinin 2022/1386 E sayılı mal rejiminin tasfiyesi davasının da devam ettiğini, açılan davanın ise maalesef davacı tarafınd boşanma davasından ve boşanma sürecinden kaynaklı hırslarını tatmin etmek için kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu davanın sonucu mal rejiminin tasfiyesi davasının beklemesi gerektiğini, aksi takdirde, aynı konuda, yani şirket hisseleri ve şirketin malvarlığı üzerinde iki ayrı mahkemede dava görülmeye devam edeceğini ve birbirinden çelişik iki ayrı kararın ortaya çıkabileceğini, aynı şirket hissesinin hem mal rejiminin tasfiyesi davasında hem de bu davada dava konusu olacağını, diğer taraftan bu davanın diğer davayı beklemeden sonuçlanması durumunda davacı şirketin tüm hisselerini ele geçireceği için mal rejimi davasının sonuçlarını müvekkil aleyhine ortadan kaldırmaya yönelik olarak, şirket mallarında kötü niyetli tasarruflar yapıp müvekkilimin payına düşecek kısmın değerini azaltabileceğini, Denetim kayyımı olarak atanan ...'nin hazırladığı raporlarından da görüleceği üzere; ortak ...'ın özverili ve başarılı yönetimi sebebiyle şirketin zarar görmesi bir yana ...'ın yönetimi altında gittikçe artan bir karlılığa sahip olduğunu, ...'ın şirketi yönettiği süre boyunca şirketin çıkarlarını her tür çıkarın önünde tuttuğunu ve buna göre de davrandığını, bu olumlu davranışların sonuçlarının karlılık ve büyüme şeklinde ortaya çıktığını, Ticaret şirketleri ortakların, kişiliklerinden bağımsız ayrı tüzel kişiliklere tabi kuruluşlar olduğunu, kendilerine özgü haklara ve borçlara sahip bulunduklarını, şirketlerin varlıklarını sürdürmelerinde toplumun menfaatinin bulunmadığını, şirketin geleceğinin kötü niyetli ortağın yanlış, yanlı ve kasıtlı davranışlarına emanet edilemeyeceğini, ticari şirketlere ilişkin davalarda hakimin amaçlarından birinin ise, toplumun ortak değerlerinden ve ticari hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan şirketin varlığını koruyup devamlılığını sağlamak olduğunu, Davacının uzlaşmaz / hırçın tutum ve davranışları ile bizzat şirkete ve şirket çalışanlarına zarar verdiğini, hatta yarı payı kendisine ait olan şirketi adresinden tahliye etmeye çalıştığını, davacının davalı ... Ltd. Şti'ni faaliyet gösterdiği adresten tahliye etmek maksadı ile müdür ...'ın iradesini fesada uğratarak tahliye taahhüdü aldığını, hatta ortağı olduğu şirketi tahliye etmek için Büyükçekmece ... İcra Müd. ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, ... Ltd. Şirketi Müdürünün itirazı ile takibin durdurulduğunu, davacının doğrudan amacının  aralarında boşanma davası olması sebebiyle diğer ortakla eşit paya sahip olmasına rağmen kızgınlık kin ve öfke ile şirkete zarar vermek olduğunu, hatta icra takibinin durdurulması üzerine itirazı kaldırıp kendi şirketini tahliye edebilmek için Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mah. 2022/1294 E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, bu icra takibi ve itirazın iptali davasının, davacının kötü niyetli olduğunu ve amacının diğer ortak ...'a zarar verebilmek için kendi payını da hiçe sayarak şirkete zarar vermek olduğunu açık ve net biçimde ortaya koyduğunu, Davacı yanın kötüniyetli olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının yasak olduğunu, TTK gerekçesinde de sık sık belirtildiği gibi, şirketlerle ilgili kararlarda cezalandırıcı yaklaşım benimsenmemesi gerektiğini, ancak kötüniyetli olan davacının davasının kabulünün şirketin menfatine ve nihayet hakkaniyete uygun olmadığını, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararı ile cezalandırıcı yaklaşım benimsendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava; TTK'nın 630/2 maddesine dayanan haklı sebeple limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2014 tarih ve  2013/17972 Esas,  2014/4385 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere,  ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece resen göz önüne alınır. Davalı vekili tarafından 24/04/2023 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde davacının dava konusu olan ... Sanayi Limited Şirketi'ndeki hissesini davalıya devrettiğini beyan etmiş ve ekinde Büyükçekmece ... Noterliği'nin 18/04/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile davalı şirkette davalının tek pay sahibi olduğunu gösterir ticaret sicili gazetesi suretini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili tarafından da davacı tarafından dava konusu şirketteki hisselerin davalıya devredildiği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava konusu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yapılan incelemede tarafların şirkette % 50 oranında pay sahibi olduğu, her birinin paylarının itibari değerlerinin 1.750.000,00 TL olduğu, davacı tarafından sunulan pay devri sözleşmesine göre davacının şirketteki 70000 adet paya karşılık gelen 1.750.000,00 TL sermaye hak ve hissesini şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte davalıya devrettiği, söz konusu devre ilişkin şirket genel kurulunda karar alınarak ticaret siciline tescil edildiği ve ticaret sicil gazetesinde 09/05/2023 tarihinde yayımlandığı, şirketin tek ortağı olarak davalının göründüğü anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davanın konusu şirket müdürünün azli olup, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı söylenemeyecektir. Ancak, davacının yargılama devam ederken şirket ortaklığı sıfatının sona ermesi sebebiyle aktif dava ehliyetinin sona erdiği anlaşılmakla davanın aktif dava ehliyeti dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç itibariyle, davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, -BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2022 tarih ve 2022/198 Esas-2022/1046 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın aktif dava ehliyeti dava şartı eksikliği sebebiyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,-Mahkemece ... Sanayi Limited Şirketi'ne denetim kayyımı atanması kararının kaldırılmasına ve denetim kayyımının görevine SON VERİLMESİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan‬ 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,  7-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde  kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 120,50-TL  dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 341,20-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde  kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/06/2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e43d70ecdd08565a","SID":"d18cc6abff0db7c9"}}