{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  37. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/2268 <br>KARAR NO\t: 2025/1520<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: Dr. ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/770 Esas - 2025/111 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br><br>Asliye Hukuk Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı Menfi Tespit davasında verilen karara yönelik, davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ile gündelik yaşamda hiçbir zaman karşı karşıya gelmediği; günlük ihtiyaçlarını karşılamak için bir araba kiralamak istediği ve ... Yatırım Danışmanlık Otomotiv A.Ş.'den bir araç kiraladığı; işbu aracı kiralarken de hayatın olağan akışında da herkesin bildiği üzere boş bir senede imza attığı; müvekkilinin araç kiralama sonrasında ... Yatırım Danışmanlık Otomotiv A.Ş.'ne verdiği; senedi davalının müvekkiline ait imzayı ihtiva eden boş kambiyo senedini ... ismiyle müvekkil aleyhine doldurduğu; söz konusu bu bedelsiz senedin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna konu edildiği ve müvekkili tarafından 2.000.000,00 TL tutarında tamamlanmamış ve dolaşıma sokmamış olduğu kambiyo senedine istinaden malvarlığı satışının geri dönülmez hukuki sonuçlara yol açacağı beyan edilmiş olup; Ankara 6.Genel İcra Dairesinin 2024/58523 sayılı icra takibine konu kambiyo senedinin geçerli olmadığının tespitine; davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kambiyo senedi ile davacının sözünü ettiği iddialar arasında doğrudan bir illiyet bulunmadığı; dava konusu senedin muhatabının da bahsi geçen dava dışı şirket olmadığı; araç kiralama işi ile uğraşan bir şirketin araç kiraladığı herkesten boş bir senet almasının ve bu şekilde ticari hayatına devam edebilmesinin mümkün olmadığı; bu sebeple ileri sürülen iddialarda çelişki bulunduğu; dava dilekçesi ekinde sunulan görüşme içerikleri ve ihtarnamelerde herhangi bir senet varlığından bahsedilmediği; senedin tanzimine ilişkin olarak taraflar arasında kaza sonrası şirketin uğramış olduğu zararla ilgili birçok görüşme yapıldığı; neticesinde zarar miktarı ile ilgili anlaşma sağlanamamasından kaynaklı olarak davacı tarafından kazalı aracın kazalı haliyle satın alınması konusunda mutabık kalındığı; ilgili senedin davacı tarafından müvekkile teslim edildiğinde tüm unsurları ile doldurularak teslim edildiği; takip konusu senedin nakden düzenlendiği; ispat külfetinin davacı tarafta olduğu ve davacının bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını aynı kuvvette yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu beyan edilmiş olup; Mahkeme nezdinde ikame olunan davanın reddine; davalının, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece; Mahkemenin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece temel ilişkinin bir araç kira ilişkisi olduğu yönünde yanılgılı bir değerlendirmeyle görevsizlik kararı verildiğini, tarafların tanışıklığı ve yargılamaya konu olan senetten önceki münasebetleri ile yargılamaya konu olan senedin tanzim sebebinin bir alakası bulunmadığını, taraflarca ifade edildiği gibi yargılamaya konu olan senedin araç kira ilişkisiyle bir illiyeti söz konusu olmadığını, 14.02.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı tarafın ve kendilerinin yerel mahkemenin görevli olduğunu, senedin arkasında bir hukuki ilişki olmadığını ve teminat senedi vasfınının bulunmadığını beyan ettiklerini, TTK kapsamında düzenlenen kıymetli evrak niteliği haiz olan, her iki tarafça bir teminat senedi iddiası bulunmayan davacı tarafça bedelsizlik iddiasında bulunulan kıymetli evrak hakkındaki tahkikat ticaret mahkemelerince yapılması gerektiğini bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak dosyanın görevli ticaret mahkemesinde görülmesini talep ettiklerini bildirerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava; Araç kira sözleşmesinden ve kambiyon senedinden kaynaklanan Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2024/58523 sayılı icra takibine konu kambiyo senedinin geçerli olmadığının tespitine; davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine ilişkin olarak açılan menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK m.1). Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.<br>01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda ”Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.<br>Açıklanan hususlar dikkate alınarak, mahkeme nezdinde açılan dava kapsamında yapılan  incelemede; dava konusu kambiyo senedinin, davacı ile dava dışı ... Yatırım Danışmanlık Otomotiv A.Ş. arasında akdedilen \"araç kiralama sözleşmesi\" doğrultusunda verildiği, uyuşmazlığın araç kira sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşılması ve bu doğrultuda dava konusu ihtilafın ticari niteliğinin bulunmaması nedeniyle; mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğrudur. Ancak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olmayıp Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan bu nedenle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin kabulü gerekir. Yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı 6100 Sayılı HMK 4/1.a maddesi kapsamında sözleşme bu nitelikleri itibarıyla kira sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığına göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı ancak Sulh Hukuk mahkemesi yerine ,Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin verilen karar hatalı olduğundan bu nedenle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE,  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarihli ve   2024/770 Esas - 2025/111 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına,<br>Davanın HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden REDDİ ile; <br>Davacı tarafından açılan iş bu dava nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin GÖREVSİZLİĞİNE; <br>Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğuna, <br> Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,<br>Yargılama harç ve giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece dikkate alınmasına, <br>Peşin alınan istinaf karar harcının istek ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>HMK 27. maddesi gereğince tarafların dinlenme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan incelemede 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/06/2025\t\t\t<br>...<br>Başkan<br> <br>Dr. ...<br>Üye<br><br>...<br>Üye<br><br> <br>...<br>Katip<br><br> <br><br>E.T./A.G./Y.İ.M.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fef0f87bfc13f05f","SID":"8fe0a757f147429e"}}