{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/561 - Karar No:2025/702<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/561 <br>KARAR NO\t: 2025/702<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2019<br>NUMARASI\t\t: 2015/392 E-2019/103 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/06/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı arasında TOKİ Nevşehir ili, Hacıbektaş ilçesi, 25 Yataklı Engegre Hastanesi ile Altyapı ve Düzenlenmesi İkmal İnşaatının, projesinde belirtilmiş olan yangin ihbar, CCTV, seslendirme, uydu sistemi (HEAD-END), telefon santrali, sıramatik, hemşire çağrı ve data sistemi işlerinin malzeme temini ve devreye alınması işlerinin yapılması hususunda 140.000,00 TL + 25.200,00 TL KDV (toplam 165.200,00 TL) üzerinden sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin yapımını üstlendiği işin tamamı eksiksiz yerine getirdiğini, yapılan işlerin mukabilinde davalıya 09.07.2014 tarihinde düzenlenen faturalara davalı tarafından 8 günlük şfmfl süre içerisinde itiraz edilmemek suretiyle fatura içeriğinin ve tutarlarının kesinleştiğini, davalı tarafından 148.680,57 TL ödeme yapıldığını ve bakiye 16.520,00 TL müvekkilinin alacağı bulunduğunu, işbu nedenle davalı aleyhine Ankara 15. İcra müdürlüğü'nün 2015/8408 sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının/ borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, mahkemece tarafların defter ve belgeleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu, müvekkilinin davalıdan 16.520,00 TL alacağı bulunduğunun  anlaşılacağını ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde işin bedelinin KDV hariç olmak üzere 140.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, aynı maddesinin ikinci fıkrasında \"bu fiyata sistemlerin çalışabilmesi için gerekli kablolama ve sistem zayıf akım panoları kablolama dedektör tabanı gaz dedektörü buton ve siren montajları ile TV DK iç spilitte uç elemanların montajları hariç diğer malzemelerin montajları, kurulum devreye alma ve testleri dahildir.\" denilmek suretiyle 140.000,00 TL'lik miktarın içinde neler olacağının belirlendiğini, davacının kusurlu olduğunu, davacının müvekkiline kestiği davaya konu faturalarda bir kısım malzemeleri bahse konu sözleşmeye göre müvekkiline sözleşmedeki süre zarfında temin etmesi ve hemşire çağrı sistemini çalışır vaziyete getirmesi gerektiğini ancak bu cihazların davacı tarafça inşaat alanına getirilmeyerek zamanında teslim edilmediğini, sözleşmenin 5.maddesinde teslim yükümlülüğünün düzenlendiğini, hemşire çağrı sistemindeki eksikliğin ... yetkili teknik servisinin arıza bakım ve teslim formunda farkedilmiş olup, bu hususta davacıya Ankara 24. Noterliği'nin 24.03.2015 tarih ve 08635 yevmiye no'lu ihtarnamenin gönderildiğini ancak davacı tarafça eksikliğin giderilmediğini, buna rağmen fatura kesildiğini, faturanın kabul edilmediğinin davacıya bildirildiğini, müvekkilinin hemşire çağrı sistemini 3.kişiye yaptırdığını, davacının kestiği faturalarda mazleme temin ettiği gerekçesiyle miktar talep edemeyeceğini, müvekkilinin 4.800,23 TL bedel ile malzemeleri satın aldığını, yine sözleşmenin cezai şart başlıklı 7.maddesi gereğince edimlerini gereği gibi ifa etmemesinden dolayı davacının cezai şart ödemesi gerektiğini, yani 10.000,00 TL cezai şart ve 4.800,00 TL'lik zararın karşılanması olmak üzere toplam 14.800,00 TL müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinin KDV hariç 140.000,00 TL götürü bedel  nitelikte olup, davacının yaptığı işten kaynaklanan alacağı mevcut ise bunun davacı tarafından gerçekleştirildiği kabul edilen işin tüm işe oranının, daha doğrusu işin tamamlanma oranının belirlenmesinden sonra tamamlanma oranına karşılık gelen iş bedelinin belirlenmesi, hesaplanan iş bedelinden yapılan ödemenin düşülmesi sureti ile davacı alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, bu ilkeden hareketle hazırlanan 14/11/2018 tarihli ikinci ek raporda davacı tarafından gerçekleştirilen işin tüm işe oranının %99 olarak belirlendiği, sözleşmeye konu iş bedelinin KDV hariç 140.000,00 TL olup, KDV'de eklendiğinde iş bedelinin 165.200,57 TL olduğu, bu miktara gerçekleşme oranı uygulandığında davacının talep edebileceği alacağının 163.548,56 TL kadar olabileceği, davalı tarafından yapılan 148.680,57 TL ödeme davacı alacağından mahsup edildiğinde halen davacının davalıdan 14.867,99 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle,  davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8408 sayılı icra takibine yönelik itirazının 14.867,99 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlı avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacının koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteği ile fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasındaki sözleşme ile yapılan işi davacının kusurlu ve eksik bir şekilde ifa ettiğini, davacının gereken ekipmanları zamanında müvekkiline teslim etmediğini ve yapmadığı işin faturasını müvekkili üzerine atma çabası içinde olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, davacının hizmet veya mal teslim ettiği iddiasında ise bunu ispatla mükellef olduğunu, düzenlenmiş bir faturanın bulunmasının, malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, birçok Yargıtay kararında da bu hususun belirtildiğini (Yargıtay 3.HD'nin 07.03.2002 tarih ve 2002/1542 E- 2002/2137 K), ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının söz konusu malları teslim etmediğinin ortada olup, bu durumun da dosyaya sunulan tutanakla kayıt altına alındığını, davacı tarafından ifa edilmeyen edimleri müvekkili şirketin Kıraç İletişim  ... firmasından temin etmek zorunda kaldığını, müvekkilini maddi zarara uğratanın davacı olduğunu, müvekkiline teslim edilmeyen malzemelerin bedelinin talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkiline teslim edilmeyen malzemelerin faturalarını delil olarak göstererek takip yapılmasının da hukuken haksız ve mesnetsiz olduğunu, alınan bilirkişi raporlarına itirazlarına ilişkin gerekli incelemelerin yapılmadığını, itirazları değerlendirilmeyen bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hak kaybına neden olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda; dava dilekçesinde ayrıntılarıyla izah edildiği üzere, müvekkili ile davalı arasında 140.000,00 TL + 25.200,00 TL KDV olmak üzere toplam 165.200,00 TL bedelli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin yapımını üstlendiği işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, nitekim yapılan işlerin davalıya 09.07.2014 tarihinde düzenlenen ve birer örneği daha önceden dava dosyasına sunulan faturalara davalı tarafından yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmemek suretiyle fatura içeriği ve tutarların kesinleştiğini, ek olarak davalının  müvekkili ile arasında Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davanın müvekkili şirket aleyhine davalı tarafça başlatılan haksız icra takibine ilişkin olarak görülen menfi tespit davası olup davanın, müvekkili şirket lehine sonuçlandığını, bu bağlamda ilgili kararın hem müvekkili şirketin davalı yana herhangi bir borcu olmadığını hem de müvekkili şirketin davalı yana karşı sözleşmeden doğan bütün sorumluluklarını yerine getirdiğine dair bir tespit hükmü olduğunu, bu bakımdan da işbu davada, davalı tarafça müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği iddiasını çürüten nitelikte olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi ... tarafından sunulan raporda da her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu \"defterler incelendiğinde müvekkil ... şirketinin davalı ... firmasından 16.520,00-TL tutarında alacağı olduğu\" hususunun tespit edildiğini ve bu davadaki taleplerini destekleyici nitelikte olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili Av. ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliği üzerine davacı vekilince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulmuştur. <br>\tDosyanın incelenmesinde; Av. ... tarafından verilen Ankara 47. Noterliği'nin 12/06/2018 tarih ve 16731 yevmiye no'lu vekaletnamenin 11.06.2021 tarihine kadar süreli olduğu, gerekçeli karar tebliğ tarihi (21.05.2022) ve istinaf talep tarihi (30.05.2022) itibariyle vekaletnamenin süresinin dolduğu anlaşılmakla, istinaf tarihini kapsayacak şekilde yeni vekaletname verilmesi ve Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/902 Esas sayılı dava dosyası ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8408 sayılı icra dosyasının temini için  Dairemizin 28.05.2024 tarih ve 2022/968 Esas- 2024/473 Karar sayılı geri çevirme kararı verildiği, mahkemece Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/902 Esas sayılı dava dosyası ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8408 sayılı icra dosyasının temin edilerek gönderildiği ancak davalı ......Ltd.Şti vekili Av. ...'in güncel vekaletnamesinin temin edilerek dosyaya kazandırılmadığı, Dairemizin 28.11.2024 tarih ve 2024/612 Esas- 2024/958 Karar sayılı geri çevirme kararı ile vekaletnamenin temini, temin edilememesi durumunda usulü işlemlerin tamamlanmasına karar verildiği, Av. ... tarafından güncel vekaletnamenin sunulmadığı, 25.12.2024 tarihli vekillikten çekilme dilekçesinin sunulduğu, mahkemece vekillikten çekilme dilekçesinin ve davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinin davalı ......Ltd.Şti'ye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Dairemizin 17.04.2025 tarih ve 2025/137 Esas- 2025/438 Karar sayılı kararı ile gerekçeli kararın ve Av. ... ... tarafından verilen istinaf dilekçesinin eklenmesi suretiyle davalı asil ......Ltd.Şti'ye meşruhatlı davetiye çıkarılarak ve ayrıca çıkarılacak meşruhatlı davetiyesine Av. ... tarafından verilen verilen istinaf dilekçesine muvafakatlerinin olup olmadığı hususunda yazılı beyanda bulunulması yönünde şerh düşülmesine, Av. ... tarafından verilen istinaf dilekçesine muvafakat verildiğinin yazılı olarak bildirilmesi ve yeniden istinaf dilekçesi verilmemesi durumunda veya Av. ... tarafından verilen istinaf dilekçesine muvafakat edildiğine ilişkin yazılı beyanda bulunulmaması ve yeni bir istinaf dilekçesi verilmesi durumunda ise gerekli usuli işlemlerin tamamlanarak dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verildiği, mahkemece davalı ......Ltd.Şti'ye gerekçeli kararın ve Av. ... tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinin 19/05/2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak davalı tarafça Av. ... tarafından sunulan istinaf başvurusuna ilişkin muvafakat edilip edilmediğine dair yazılı beyanda bulunulmadığı gibi, yasal süresi içinde yeni bir istinaf dilekçesi de verilmediği anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, mahkemece verilen 11/02/2019 tarih ve 2015/392 Esas- 2019/103 Karar sayılı karara karşı davalı tarafça usulüne uygun yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı sonucuna varılmıştır.  HMK'nın katılma yoluyla istinaf başvurusunu düzenleyen 348/2. maddesine göre, istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. Bir diğer deyişle, katılma yolu ile istinaf istemi, asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlıdır  davacı vekilince verilen katılma yoluyla istinaf başvurusunun ise, asıla tabi olup, davalı tarafça usulüne uygun istinaf bulunmadığından, davacı istinafının bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı tarafın usulüne uygun bir istinaf başvurusu bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı tarafın istinafı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK'nın 348/2 maddesi gereğince usulden reddine, <br>\t3-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçları ile istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2cba2341a4c1deb","SID":"173f409051fc7831"}}