{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/729 - Karar No:2025/693<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/729 <br>KARAR NO\t: 2025/693<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2015/998 E-2023/162 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/06/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında akdedilen 25.11.2013 tarihli sözleşme ile Yuvacık HES Montaj ve Devreye Alma İşlerinin Yapımı işini müvekkilinin üstlendiğini, işin süresinin 45 gün olduğunu, ihaleye katılanlardan yer görme ve keşif işlemleri istenilmediğinden, ihale dokümanı ve ihale makamının tespitleri kapsamında 27.11.2013 tarihinde montaj işine başlanıldığını, bu durumda işin 10.01.2014 tarihinde bitmesi gerektiğini ancak idarenin kusurundan kaynaklanan engelleri ortadan kaldırmaya davacının gücünün yetmediğini, davalıya yazılan 22.01.2014 tarihli yazılarında sahadaki sorunlar belirtilerek bu sorunların giderilmesine ilişkin programın bildirilmesinin talep edildiğini, davalının taleplerine cevap vermediğini, 28.01.2014 tarihinde sahadaki sorunların tekrar idareye bildirildiğini, idarenin 30.01.2014 tarihli yazısında, malzemelerin sahaya geç gelmesi ve inşaat işlerinden ötürü montajdaki gecikmelerin kontrol elemanlarınca tutulan kayıtlara göre süre uzatımı taleplerinin değerlendirileceğinin belirtildiğini, bu tarihten sonrada taraflar arasında muhtelif yazışmalar gerçekleştiğini, 17.04.2014 tarihli saha kontrolünde eksikliklerin tespit edildiğini, ayrıca idare tarafından projelerde değişiklik yapıldığını ancak onaysız projelerde sorunlar tespit ettiklerini, davalı kurumun 25.09.2014 tarihli yazısında revize projelerin teslim edildiği, santrallerin enerji probleminin çözüldüğünü belirterek, saha çalışmasına başlanılmasının istenildiğini, müvekkilince talep edilen eksik malzemenin 13.11.2014 tarihinde teslim edildiğini, idarenin 05.01.2015 tarihli yazısında işin 24.01.2015 tarihine kadar bitirilmesinin istenildiğini, 12.01.2015 tarihli cevabi yazılarında ve 03.02.2015 tarihli yazıda sahadaki eksiklikler ve sorunların davalıya bildirildiğini, taleplerinin hiçbirinin davalı kurumca değerlendirilmediğini, suyun ne zaman verileceğine ilişkin sorularının cevapsız kaldığını, davalının eksik proje ve malzeme ile ihaleye çıktığını, sözleşme konusu taahhüdün yerine getirilmesinin fiilen ve hukuken imkansız hale gelmesi üzerine sözleşmeyi 27.02.2015 tarihinde feshettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, müvekkilinin uğradığı menfi ve müspet zararları ile hizmet alacaklarına karşılık şimdilik 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek  reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.07.2022 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL'nin 42.526,00 TL'sinin ödenmemiş olan hakediş bedeli, 7.474,00 TL'sinin ise mahrum kalınan kar bedeli olduğunu beyan etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davacı tarafın iddia ettiği gibi davalı genel müdürlükten kaynaklanan bir eksiklik, işin tamamlanmasında herhangi bir hukuki ve fiili imkansızlığın bulunmadığını, işin yüklenici tarafından tamamlanamadığını, çünkü yüklenicinin sözleşmenin 15.1 maddesine aykırı davranarak işi alt yüklenicilere yaptırmaya çalıştığını, davacı tarafın kendi personelini sahada bulundurmadığını, işin süresi dikkate alınmadan düşük bir performansla çalışıldığını, uzman personel çalıştırılmadığını ve işin olması gerektiği gibi yapılamadığını, bu nedenle işin tamamlanamadığını, davacı firmanın davalı genel müdürlük tarafından eksikliklerin tamamlanmadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın gerek sözleşmenin 18. ve devamı maddelerinde gerekse kamu ihale sözleşmelerinin temelini oluşturan yapım işleri genel şartnamesinin dördüncü bölümünde yer alan kontrol mekanizmasını dikkate almayarak sürekli tek taraflı iş ve işlemler yaptığını savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, müspet zarar talebi yönünden; tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı tarafından özetle, işin yapılması için gerekli bir takım eksikliklerin ikmalinin dosyaya mübrez müteahhit yazışmalarla davalıdan talep edilmesine rağmen giderilmemesi sebeplerine dayalı olarak Bursa 10. Noterliği'nin 27/02/2015 tarih ve 007495 sayılı ihtarname ile feshedildiği, davacı tarafından dayanılan fesih sebeplerinin teknik incelemesi bakımından mahkemece  oluşturulan bilirkişi heyetince düzenlenen 11/02/2022 ve aynı yöndeki 23/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle, işin yapılması için öncelikle davalı tarafından giderilmesi gereken eksikliklerin davalı yanca giderilmediği, bu nedenle işin süresinin uzadığı, bu minvalde davacının sözleşmeyi fesihte kusurunun olmadığı, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği yönünde bilirkişi görüşünün sunulduğu, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalının da 24. celsede son alınan 21/01/2023 tarihli ek raporu kabul ettiğine dair beyanı karşısında bu durumunun davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmasına göre, 11/02/2022 ve aynı yöndeki 23/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği ve davalıdan kar kaybı talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak, 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde kesinti yönetime uygun olarak olarak yapılan hesaplama sonrasında bulunan 2.200,00 TL kar mahrumiyetinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, davacının bakiye iş bedeli alacağı istemi yönünden ise; taraflar arasındaki 25/11/2013 tarihli sözleşmenin 220.000,00 TL götürü bedel üzerinden akdedildiği, götürü bedelli işlerde yüklenici yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olup tahmin edilen miktardan fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici bedelin arttırılmasını isteyemeyeceğinden Yargıtay 6. (Kapatılan 15.) Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihat ve uygulamalarında götürü bedelli işlerde; ödenmeyen imalât bedeli ya da fazla ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenebilmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve ayıplar dikkate alınmak ve düşülmek sureti ile işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranı tespit edilip ve bu oranın götürü bedele uygulanması gerektiği(Emsal: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28/04/2022 gün ve 2021-3436/2508 sayılı kararı), bu ilkeler ışığında bilirkişi heyetince düzenlenen 23/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacı tarafından işin fiili tamamlama oranının %90 olduğu, buna göre davacının hakedişinin (220.000,00 TL x %90=) 198.000,00 TL + 35.640 TL KDV (%18) = 233.640,00 TL olacağı, davacıya 217.074,00 TL (KDV dahil) ödendiği, buna göre davacının alacağı (233.640,00 TL - 217.074,00 TL=) 16.566 TL olduğu, sonuç olarak, davacının 16.566,00 TL bakiye iş bedeli ile 2.200,00 TL kar mahrumiyeti müspet zararını davalıdan talep etmekte haklı olduğu, temerrüt tarihi bakımından ise,  6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunlu olup, somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, davadan önce davalının  TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat olunmadığı gözetilerek (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 10/07/2014 tarih ve 2013-6140/4870 sayılı ilamı), davanın kısmen kabulü ile 16.566,00 TL iş bedeli, 2.200,00 TL kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 18.766,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.  <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararında davanın kısmen kabulüne karar verilerek  müvekkili idare tarafından davacıya 16.566,00 TL iş bedeli ve 2.200,00 TL kar mahrumiyeti olmak üzere 18.766,00 TL ödemesine hükmedildiğini, mahkemenin işbu kararının hukuka aykırı olup, müvekkili idare yönünden bozulması gerektiğini, davaya cevap ve bilirkişi raporlarına beyan dilekçesilerinde ifade edildiği üzere, davacının taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeyi feshetmesinin (sözleşmeden dönmesi) haksız feshi oluşturduğunu, ilgili sözleşmenin 25. maddesi  yüklenicinin ancak mücbir sebep ve mali acz sebebiyle sözleşmeyi feshedebileceğini hususunun hükme bağlandığın ancak bu hususun mahkemece göz ardı edildiğini, sözleşmenin feshinin haksız sebebe dayandığını, davacının üstlenmiş olduğu edimlerini eksik ifa ile yerine getirdiğini ve uhdesinde bulunan işleri tamamlamaktan imtina ettiğini, bunun yanı sıra,  davacının dava konusu iş sebebiyle sahada bulundurması gereken personeli bulundurmadığını, bilirkişi heyeti raporunda ve mahkeme kararında taraflarınca davacıya iletilen yazışmaların hukuki delil olarak kabul edilmediğini, yazışmaların \"yazıların bir kısmının davacıya gönderilip, gönderilmediği anlaşılmadığından\" ibaresi ile davada bertaraf edilerek hukuki savunma hakkının ihlal edildiğini, e-posta yoluyla gönderilmiş olan davacının sahada yeterli personeli bulundurmadığına ilişkin olarak sunulan yazışmaların mahkemece kabul edilmediğini, söz konusu yazışmaların, karşı taraf yetkililerinin geçerli adreslerine gönderildiğini, bu nedenle sunulan yazışmaların geçerli delil olarak dosya kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece kabul edilmeyerek, savunma hakkının engellendiğini, bu nedenle davacının kusur oranını doğrudan etkileyen delillerin göz ardı  edildiğini, bununla birlikte davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini, haksız fesih dolayısıyla davacının müspet zarar ve mahrum kalınan kar kaybına yönelik talep hakkının bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karış davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.281,91 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL + 145,00 TL olmak üzere toplam 324,9‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 957,01‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  <br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ba1d8dd1a4b4a6c","SID":"289eea3ebf2fd286"}}