{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/147 <br>KARAR NO\t: 2025/1021<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:10/11/2023<br>NUMARASI\t:2020/237 Esas - 2023/1040 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVA\t:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:15/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t:28/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :26/06/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Gebze İcra Dairesinin 2018/52032 Esas sayılı dosyasından kendisi ile birlikte ... ve ... isimli  kişiler hakkında Finansbank Kayseri Yeni Sanayi Şubesindeki hesaptan keşide edilen 20.10.2018 tarihli ve 40.000,00-TL tutarlı çekle ilgili  kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibine giriştiğini ancak çekte alacaklı olarak kendi adı yazılı ise de bu kişinin kendisi olmadığını, kendisi adına sahte olarak senet düzenlendiğini, çekte ciro bölümünde kendisine ait olduğu ileri sürülen imzanın dahi kendisine ait olmadığını, çekte keşideci olarak görünen ... ile  herhangi bir alışverişi olmadığını, çekte alacaklı görünen ...'in kendisi olmadığını, böyle bir çeki cirolamadığını, sahtecilik hususunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu beyanla, icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının adresi Gebze olması nedeniyle icra takibinin Gebze İcra Dairesine açıldığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, dava konusu çekin davalıya cirantalardan olan ...'dan geçtiğini, davalının çeki alacağına mahsuben aldığını, daha önceki ciranta olan davalının ve çekin keşidecisinin imzasının onlara ait olup olmadığının bilmesinin mümkün olmadığını savunarak, haksız ve kötü niyetli açılmış olan davanın öncelikle yetki ve görev yönünden reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, davacının Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2018/52032 Esas sayılı dosyasında dayanak QNB FinansBank Kayseri Yeni Sanayi Şubesi, 20/10/2018 tarihli, \"...\" seri numaralı, 40.000,00-TL bedelli çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yine dava konusu çekin davalıya cirantalardan olan ...'dan geçtiğini, davalının çeki alacağına mahsuben aldığından daha önceki ciranta olan davacının ve çekin keşidecisinin imzasının onlara ait olup olmadığı bilmesi mümkün olmadığını, davacı imza inkarını İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde yapabilecekken her ne kadar buna bir engel yoksa da yargılama giderleri konusunda davalının zararına bir durum oluşturmakla, davacı taraf daha az masraflı bir usulü kullanmadığını, yargılama devam ederken de davaya konu çek borcu, çek sahibi tarafından haricen ödenmiş olup davanın konusu kalmadığını, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden en azından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne  karar verilmiş olmakla yasa gereği davalının mahkeme masraflarından ve vekalet ücretinden de  sorumlu olacağını beyan ederek, davalı yanın istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2023 tarih, 2020/237 Esas -  2023/1040 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takip dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından Gebze İcra Dairesinin 2018/52032 esas sayılı takip dosyasına konu edilen Finansbank Kayseri ili Yeni Sanayi Şubesine ait, 20/10/2018 keşide tarihli, 40.000,00-TL miktarlı çek üzerinde kendisine atfen atılı keşideci imzasının eli ürünü olmadığı iddiası ile eldeki dava açılmış, Mahkemece, davacının huzurda alınan imza örnekleri ile kurum ve kuruluşlardaki tatbike medar imzaları temin edilerek ATK raporu alınmış, ATK Fizik İhtisas Dairesinin tanzim ettiği ve çek üzerindeki imzanın, davacının eli ürünü olmadığı kanaatini içeren 07/06/2023 tarihli rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.<br>İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Dosya içerisinde hükme esas alınan 07/06/2023 tarihli ATK raporu incelendiğinde, inceleme konusu ve mukayese imzaların tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in el ürünü olmadığının tespit edilmiştir.<br>ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, davaya konu çekteki atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, mutlak def'i olan sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, hükme elverişli ATK raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde ve davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Her ne kadar davalı tarafça çekin haricen ödendiğini, davanın konusuz kaldığını belirtmiş ise de davacı tarafça bir ödeme yapılmadığının davanın esasını etkilemeyecektir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 2.732,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 683,85-TL'nin mahsubu ile kalan 2.048,55-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2529dba55fc2860b","SID":"9f8e774100835a53"}}