{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ       <br>Esas-Karar No: 2023/1015 - 2023/989<br>T.C.<br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1015 <br>KARAR NO\t: 2023/989<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: *<br>NUMARASI\t\t: *<br><br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 25/05/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/05/2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı/borçlu ...ile dava dışı alacaklı... A.Ş. arasında- tarihinde Genel Kredi  ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı borçlu ...'un iş bu sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde borcunu ödemeyen ve temerrüde düşen davalı- borçlulara temlik öncesi alacaklı banka tarafından ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrası borcun ödenmemesi üzerine davalı-borçlular aleyhine temlik öncesi alacaklı banka tarafından tarafından -- Müdürlüğü`nün- E. Sayılı ( Eski Esas -E. )  ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine borçlular tarafından ayrı ayrı 19/06/2015 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiğini, ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, borçluların temerrüde düşürüldüğnü, ihtarnamelerin bizzat borçlulara tebliğ edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin  haklar saklı kalmak kaydıyla davanın Kabulü ile davalı borçlular ...ve ...' un   borca ve ferilerine itirazlarının ayrı ayrı iptaline, - Müdürlüğü' nün - E. Sayılı takibinin  devamına , davalı borçluların ayrı ayrı alacağın  %20’ oranında  icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalılar  üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür. <br>CEVAP   :  <br>Davalı vekili duruşmada alınan beyanında; hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, dava konusu kredinin kullanıldığı bankanın müdürü olan kişinin bilirkişi olarak dosyaya rapor sunduğunu, raporu kabul etmediklerini, davanın reddini talep ettiği  görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Somut olayda, davalı borçlunun itirazının davacıya (icra dosyasındaki alacaklıya) tebliğ edilip edilmediği araştırıldığında, davalı/ borçlunun, borca ve yetkiye itiraz etmiş olup  itiraz dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Her ne kadar borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmemişse de, davacı/alacaklı vekilinin 16/12/2016 tarihinde yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği yine alacaklı vekilince 03/03/2017  tarihinde yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği ve yine alacaklı vekilince 01/08/2021 tarihinde yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği görülmekle davacı/ alacaklının itirazın içeriğini tam olarak öğrendiğini ve gereğini yaparak yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği görülmekle bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine \" karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek Yüksek Mahkeme kararlarından gerekse yasal düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere  itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi de itirazın alacaklıya tebliği ile başladığını, yerel mahkemenin bu yasal düzenlemeye aykırı olarak karar verdiğini, arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, dosyaya alınan  bilirkişi raporunun müvekkilinin alacağının varlığını ve davalıların kötü niyetli olduklarını ispatlayamadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İtirazın iptali davasının görülebilmesi için  yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış takibin bulunması  gerekir. Bu husus dava şartı olmakla birlikte mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davaya dayanak icra takibinde ödeme emrinin davalı borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça 19/06/2015 tarihli dilekçe ile hem borca hemde icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, davacı alacaklı vekilinin 14/02/2017 tarihli beyan dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine yağılan itirazın kabul edildiği, dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği ancak icra müdürü tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmediği görülmüştür. Yetkili icra dairesinde usulüne uygun ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmediği gibi alacağı temlik alan davacı tarafından aynı icra dosyasında takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır.<br>Bu durum karşısında mahkemece verilen kararın HMK'nun 355 ve 353/(1)-a-4. maddeleri uyarınca re'sen kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekli gözetilerek davacının sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile ** Mahkemesi'nin -- Karar sayılı hükmünün, HMK'nun 353/(1)-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nun 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi  davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer OLMADIĞINA,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br><br><br>      Başkan-                             Üye-                       Üye-                                    Katip-<br>         E-imzalı                           E-imzalı                E-imzalı                               E-imzalı<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a0e164b6e077240","SID":"edda10e9681e7c58"}}