{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı sigorta şirketi  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... İlçesi oluklu mevkiinde ... tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacı müvekkili ... kaza sonucu ağır yaralandığını, kazaya ... plakalı araç sürücüsü ... dikkatsiz ve kusurlu davranışları sebep olduğunu, ... Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davalı ... hakkında taksirle yaralama suçundan aleyhine hüküm verildiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, araçta yolcu olarak bulunan davacı ... kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin meydana gelen kırıklar nedeni ile önce ... Hastanesinde akabinde ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, bir kez ameliyat geçirdiğini, sağ omzunda parçalı kemik kırığı, yüzünde ve sırtında onlarca kesik şekilden yaralanma gerçekleştiğini, yüzünde sabit iz kalmasına neden olduğunu, sağ omzuna platin takıldığını ve kolunu eskisi gibi kullanmakta zorlandığını, vücut bütünlüğü ve psikolojisinde meydana gelen zararlar kendisini ve aile yaşantısını sarstığını ve mutlu giden yaşamı çekilmez bir hal aldığını, davacının beden gücünde sürekli azalma meydana geldiğini, davalıların haksız fiil sorumlusu olup haksız fiilin gerçekleştiği 17.07.2022 tarihi itibariyle herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düştüklerini, davacı-müvekkilin zararlarını 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tazmin etmek zorunda olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS'si kazanın meydana geldiği 17.07.2022 tarihinde davalı ... A.Ş tarafından yapıldığını, 18.11.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak kadar herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyan ederek  belirsiz alacak davası olarak 30.000,00 TL çalışma gücünün sürekli azalması (sürekli iş göremezlik) tazmınatının 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,  5.000,00 TL çalışma gücünün geçici kaybı ( geçici iş göremezlik ) tazmınatının 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 1.000,00 TL geçici bakıma muhtaçlık tazminatının (geçici bakıcı gideri) 17.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya  ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili  cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın 17.07.2022 tarihinde meydana gelen ve müvekkili ... nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kazada ağır yaralandığını belirterek maddi tazminat talepte bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yaptığını,  davacı tarafın talepleri ile ilgili olarak maddi tazminat talepleri teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusuru ve zararı kabul anlamına gelmemek üzere olayda hatır taşıması söz konusu olup bu hususunda değerlendirilmesi gerektiğini kaza sırasında davacının koruyucu ekipman kullandığına ilişkin bilgi, belge olmayıp bu durum müterafık kusur olduğundan tazminat hesabında değerlendirilmesi gerektiğini, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, meslekte kazanma gücü kaybı oranına ilişkin olarak kesin rapor bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte geçici iş göremezlik zararları ve bakıcı gideri zararları da poliçe kapsamında bulunmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, kusur raporu alınması gerekmesi halinde dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesine, geçici ve Sürekli iş göremezlik iddiasına ilişkin olarak geçerli yönetmelik çerçevesinde ... Kurulundan bilirkişi raporu alınmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili  cevap dilekçesinde özetle ;  alkol alan tarafların gecenin sonunda mekândan birlikte çıktıklarını, davacının müvekkilin arkadaşı ... ile annesi ... adına tescilli bulunan ... plakalı aracına bindiğini, davacı ... evine dönmek üzere parasının kalmadığını bu sebeple taksiye binemeyeceğini söyleyerek müvekkilinin kendisini de eve bırakması hususunda ricacı olduğunu ve müvekkilince bu ricanın kabul edildiğini, davacının aracın arkasına oturduğunu, şoför koltuğuna oturan müvekkilinin emniyet kemerini taktığını, önde yolcu koltuğunda oturan ... emniyet kemerini taktığını ve arkada yolcu koltuğunda oturan davacının emniyet kemerini takmaktan imtina ettiğini, kemerini takması konusunda müvekkili ve diğer yolcu ... davacıyı  ikna etmeye çalıştıklarını ancak alkollü olan davacının bu durumu kabul etmediğini, araçta arka koltukta oturan davacının müvekkilin sevk ve idaresinde mevcut bulunan ve arka koltuk arasında duran taşınabilir hoparlörde müziği son ses açarak arka koltukta  dans etmeye başladığını ve kemeri takılı olmayan davacının araç içerisinde zıplayarak dans etmesi sonucu müvekkilinin dikkati dağıttığını ve müvekkilinin ... istikametinde seyir ederken Karacabey adlı restaurantın bulunduğu virajda davacıya dur sakin ol çağrısı yaparken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan dağa çarptığını, çarpmanın etkisi ile aracın savrulduğunu ve bahse konu tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini,  müvekkilinin davacı ile  hiçbir husumetinin olmadığını, her ne kadar kaza tek taraflı trafik kazası ise de araç içerisinde mevcut bulunan alkollü yolcu davacının bulunduğu araçta kemer takmayarak kendi hayatını tehlikeye attığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>Davacı vekili 29.10.2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 551.842,42 TL, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 16.501,05 TL, geçici bakıcı gideri taleplerini  6.471,00 TL olmak üzere nihai taleplerini  574.814,47 TL'ye yükseltiklerini beyan etmişlerdir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Buna göre, soruşturma dosyası kapsamında  araç sürücüsü ... birlikte alkol aldıkları beyan edilmiş olup, davacı da alkol alan şahsın aracına bilerek ve isteyerek bindiğinden  zararı doğuran eyleme razı olmuştur. Bu durumda Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ve yine  yerleşik içtihatlar gereğince yargılama giderlerinin tamamı davalıya tahmil edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, davalı ... yönünden ayrı ayrı %20 hatır taşıması indirimi ve  % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak hükmedilen maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/12/2022 (başvuru + 8 iş günü) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı sigorta şirketi  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  dosyada alınan  tazminata esas maluliyet raporunun yönetmeliğe, kanuna, usule aykırı olduğunu, medikal raporda; \"Gerek söz konusu kaza sonucu gelişen skarların engelliliğe sebebiyet veren bir yaralanma olmaması, gerekse ilgili yönetmeliğin engellilik değerlendirmesinde hekimlere takdir /indirim hakkı tanımaması ve tablolarda belirtilen oranlarda değişiklik yapılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda 03.07.2024 Tarihli ... Raporunda belirtilen engellilik değerlendirmesinin tıbbi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu görülmüştür.\" hususunun belirtildiğini, ancak incelemeyi yapan heyetin \"Yüz cildinde skar dokusuna neden olan arızası için Yönetmelik EK 2, Deri Bölümü, VI. Deri Tümörleri, A.Benign Neoplazm ve Hiperplaziler; Hipertrofik skar ve keloid, 1-Hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan), özür oranı %5, ancak hastanın yara boyutları göz önüne alındığında bu oranının %3 olarak kabul edilmesinin uygun olduğu\" yönünde açıkça takdir hakkı kullandığını, yüzdeki skar dokusu nedeniyle iş göremezlik oranı çıkmayacağını, bunun ancak manevi tazminata konu olabileceği hususunun da açık olduğunu, ancak heyetçe adeta görevi  kötüye kullanılarak takdir hakkı kullanıldığını, raporda da belirtildiği üzere \"Sürekli engellilik oranının saptanabilmesi için rehabilitasyondan sonra sağ omuz eklem hareket açıklığını (fleksiyon-ekstansiyon-abdüksiyon-addüksiyon-iç rotasyon-dış rotasyon) gösteren tedavisinin yapıldığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen hastaneden alınacak yönetmeliğe uygun Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile değerlendirilmesi gerektiği\" hususunun açık olduğunu, rapora yaptıkları ayrıntılı itirazlar ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor alınması taleplerinin de  reddedildiğini ve yönetmeliğe açıkça aykırı rapora göre karar verildiğini beyan ederek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; ... Mahkemesi'nin, ... tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, 353.179,14 TL maluliyet  tazminatı, 10.560,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.141,44 TL bakıcı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, İlk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete uygun olup, söz konusu karara karşı herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, bilirkişi raporu ve ATK raporunca verilen kararların hukuka uygun olup teknik olarak belli olan hesaplamalarla hesaplandığını, Yönetmeliğe aykırı bir karar olmamakla beraber davalı tarafın yargılamayı uzatmaktan başka bir amacı olmadığının açık olduğunu beyan ederek  İlk derece mahkemesinin hukuka aykırı bir kararı olmayıp ilk derece mahkemesinin kararının onanması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava trafik kazası nedeniyle kalıcı maluliyet, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Sigorta şirketi istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini savunmuştur.<br>Dosyanın tetkikinde;  davaya konu trafik kazasında alınan trafik bilirkişi raporuna göre  araç sürücüsü davalı  ... , Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 52/l-a maddesinin “Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar...” ihlali neticesinde meydana gelen kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. <br>Kazanın oluşumunda asli kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsayan süreçte davalı ... Şirketi nezdinde geçerli ZMMS poliçesinin bulunduğu anlaşılmıştır. <br> Maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti için aldırılan ... raporuna göre ; Engellilik oranının % 5 ,  iyileşme süresinin 90 güne kadar uzayabileceği, bu sürenin 30 gününde başkasının bakımına muhtaç olduğu, belirtilmiş, kaza tarihi 17/07/2022 olup doğru yönetmelik hükümlerinin  uygulandığı görülmüştür.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmasına  göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 12/12/2024 tarihli karara karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025\t\t\t<br>...  <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a6e46da7c4df253","SID":"ae9d65bdd7832596"}}